POLİTİKA - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 13:01

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Barbar İsrail yönetiminin nasıl durdurulacağı Türkiye’nin meselesidir"

A
A
A
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Barbar İsrail yönetiminin nasıl durdurulacağı Türkiye’nin meselesidir"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Afrika’nın yoksul halklarının yoksulluğundan nasıl kurtarılacağı Türkiye’nin meselesidir. Filistin’de, Gazze’de hakkın, hukukun nasıl sağlanacağı; barbar İsrail yönetiminin nasıl durdurulacağı Türkiye’nin meselesidir. Dünyanın her yerinde var olan ve artık insanlık için bir kabusa dönüşen çevre tahribatının ve iklim krizlerinin nasıl önleneceği Türkiye’nin meselesidir, Türkiye’nin aydınlarının meselesidir" dedi.


TBMM desteğiyle bir üniversite tarafından düzenlenen "Çağdaşlaşma: Küresel Karşılaştırmalar ve Alternatif Arayışlar Işığında Türk Modernleşmesi" sempozyumu başladı. İstanbul Şişli’de bir otelde gerçekleştirilen ve iki gün sürecek olan sempozyuma TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, alanında yetkin akademisyenler, araştırmacılar ve davetliler katıldı.



"Gerçekten zor bir zamandan geçiyoruz"


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan sempozyumun açılışında konuşan Kurtulmuş, bu zamanın tarih boyunca yaşanan en kırılgan dönemlerden biri olduğunu ifade ederek, "Gerçekten zor bir zamandan geçiyoruz. Bu zaman belki de tarih boyunca yaşanan en kırılgan dönemlerden birisidir. Büyük alt-üst oluşların yaşandığı bir dönemdeyiz. Savaşların, çatışmaların, iç çatışmaların, gerilimlerin olduğu bir süreçteyiz. İnsanlık tarihi boyunca yaşanmış en önemli açlık, kuraklık ve kıtlık krizlerini de maalesef birlikte yaşıyoruz. Aynı şekilde çevre felaketinin, hemen bütün dünya için, sadece bir bölge için değil bütün dünya için fevkalade zor ve hayati bir sorun haline geldiği bir dönemdeyiz. Öte yandan bu açlık, kıtlık ve çevre krizlerinin de, siyasal kriz ve baskıların da zorladığı bir süreç olarak önümüze fevkalade yoğun bir şekilde yaşadığımız uluslararası göçmen krizi geliyor. Bütün bunların hepsini alıştığımız sözlerle tanımlamak, alıştığımız sözlerle bunlara çözüm bulmak mümkün değildir. Zaten öyle olmuş olsaydı, insanlık bunların hepsine çözüm bulabilirdi. Şunu çok açık söyleyebiliriz ki bugün dünyada yaşadığımız doğal afetler dışındaki bütün sorunların tamamı, insan eliyle üretilmiş sorunlardır. Dolayısıyla insan eliyle üretilmiş bu sorunları çözecek olan da yine insanın niyeti, gayreti, fikri çabası ve ümit ederim ki bu gayretler sonucu ortaya koyduğu teklifleriyle şekillenecek istikamettir. Bu anlamda şimdiye kadarki tecrübemizi en iyi şekilde değerlendirmemiz gerektiğini ifade etmek istiyorum" dedi.



"Türk modernleşmesinin en önemli alanlarından birisi de demokrasidir"


Cumhuriyet’e kadar uzanan süreç içerisinde Türk modernleşmesinin en önemli alanlarından birisin de demokrasi olduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Modernleşme başka bir şey, çağdaşlaşma başka bir şey, batılılaşma bambaşka bir şeydir. Bunların hepsini birbirine karıştırarak ve Batı’yı gözümüzde büyük bir hedef gibi görüp ona taklide çalışmak, köklerimizden uzaklaşmaktır. Biz bu anlamda köklerimizin üzerinde hem de 22. yüzyıla yakışır yeni bir çıkışı yapabilecek milli bir tecrübeye sahip olduğumuza da inanıyorum. Kökü mazide olan atiyi kurabilmek, Türkiye’nin ve Türk dünyasının fikirsel, zihni mücadelesine bağlıdır; kabiliyetine ve çabasına bağlıdır. Bunu ortaya koyabileceğimize, böyle bir tecrübemizin olduğuna inanıyorum. Ayrıca Cumhuriyet’e kadar uzanan bu süreç içerisinde Türk modernleşmesinin en önemli alanlarından birisi de demokrasidir. Demokrasiyi göz bebeğimiz gibi korumak mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin, devletin milletle bütünleşme sürecinin en önemli göstergelerinden birisi, demokrasi alanındaki ilerlememizdir. Çok kolay gelmedik bugüne. Zorluklar içerisinde bu mücadele verildi. Türkiye’de darbelerin olduğu, başbakanların idam edildiği, hükümetlerin ’birkaç tane general istiyor’ diye düşürüldüğü dönemleri hep birlikte yaşadık. Hatta demokrasi ve siyaset alanı, sadece elit bir grubun işi, onların sahip olduğu kendi özel alanları olarak görüldü, tanımlandı ve ne yazık ki nice büyük badirelerden bu şekilde geçilmiş oldu. Ama her zaman demokrasiye yöneldiğimizde esasında sadece demokratik kazanımlar elde etmedik. Demokrasiye yöneldiğimizde, milletle devletin yaklaştığını, hatta demokrasinin gelişmesiyle birlikte milletle devletin bütünleşmeye başladığını gördük. Türkiye’nin modernleşme serüveni içerisinde en önemli kurumlarımızdan, araçlarımızdan birisi de şüphesiz demokrasidir. Demokrasiyi gözümüzün nuru gibi koruyacağız, geliştireceğiz, antidemokratik bütün uygulamaları ayıklamaya gayret edeceğiz ve demokrasimizi dünya ölçeğinde örnek bir demokrasi haline getireceğiz" şeklinde konuştu.



"Demokrasimizi dünyada örnek bir demokrasi haline getireceğiz"


"Demokrasimizi dünyada örnek bir demokrasi haline getireceğiz" diyen Kurtulmuş, "Türk modernleşmesini çok zengin bir birikimin üzerinde, büyük bir milli kimlik üzerinde güçlendireceğiz ve bu anlamda devletle millet arasındaki bağları, köprüleri daha da kuvvetlendireceğiz. Bunun en somut göstergesi olan demokrasimizi dünyada örnek bir demokrasi haline getireceğiz ve ümit ediyorum ki dünyaya olan sözümüzü de en güçlü şekilde söyleyeceğiz. Bizim bildiğiniz gibi devlet felsefemizin içerisinde üç tane temel husus vardır. Bunlardan birisi; ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’. İkincisi ise ‘Devlet-i Ebet Müddet’ fikridir. Üçüncüsü ise ‘Nizam-ı Alem’ meselesidir. Bizim anlayışımızda mutlaka aleme nizam vermek düsturu vardır. Biz sadece kendimiz için, sadece kendimizin hayrına değil; bütün insanlığın hayrına olan sözü söylemek, bütün insanlığın huzuru için gayret etmekle kendimizi görevlendirilmiş bir millet olarak kabul ederiz. Bu üçünün üzerinde de ne zaman başarılı olarak kendimizi inşa ettiysek, Allah’ın izniyle dünyada da sözü kuvvetli bir ülke olduğumuzu hep tarihî olarak tecrübe ettik. Şimdi bundan sonra da yeryüzündeki bütün zorluklara karşı sözümüzü geliştirmek, bunu da bizim bu modernleşme ve tarihî birikimimiz içerisinden aldığımız fikri güçle gerçekleştirmek zorundayız" diye konuştu.



"Filistin’de, Gazze’de hakkın, hukukun nasıl sağlanacağı; barbar İsrail yönetiminin nasıl durdurulacağı Türkiye’nin meselesidir"


TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Afrika’nın yoksul halklarının yoksulluğundan nasıl kurtarılacağı Türkiye’nin meselesidir. Filistin’de, Gazze’de hakkın, hukukun nasıl sağlanacağı; barbar İsrail yönetiminin nasıl durdurulacağı Türkiye’nin meselesidir. Dünyanın her yerinde var olan ve artık insanlık için bir kabusa dönüşen çevre tahribatının ve iklim krizlerinin nasıl önleneceği Türkiye’nin meselesidir, Türkiye’nin aydınlarının meselesidir. Bu çerçevede, bu geniş kapsamda önümüze belki çok fazla ev ödevi koyacağız ama önce kendi içimizde, köklerimize sağlam basarak, kökü mazide olan bir atiyi gerçekleştiren anlayışla yolumuza devam edeceğiz" dedi.


Program fotoğraf çekiminin ardından açılış paneli ile devam etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Julian Schuster: "Öğrenmemiz gereken, kendimizi geliştirmemiz gereken alanlar var" Freiburg Teknik Direktörü Julian Schuster, UEFA Avrupa Ligi finalinde 3-0 mağlup oldukları maçın ardından yaptığı açıklamada öğrenmeleri ve kendilerini geliştirmeleri gereken alanlar olduğunu söyledi. İstanbul’un ev sahipliğinde düzenlenen UEFA Avrupa Ligi finalinde Alman temsilcisi Freiburg, Beşiktaş Park’ta oynanan maçta İngiliz ekibi Aston Villa’ya 3-0 yenildi. Karşılaşmanın ardından Freiburg Teknik Direktörü Julian Schuster, düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu. "Son adımı atamadık" Duran topların karşılaşmada çok önemli bir rol oynayacağını tahmin ettiklerini belirterek sözlerine başlayan Schuster, "Sezonun gidişatında zaten bu şekilde gördük. Bu tür pozisyonlara karşı savunma ortaya koymak hep zorlu olageldi. Tabii devre arasına gitmeden önce geriye düştük. Böyle bir durumda bulunduğunuzda dezavantajlı bir duruma gelmiş oluyorsunuz ve olumsuz bir şey olduğunda, negatif bir durumla karşı karşıya kaldığınızda ilk golle kadar gidişat daha olumluyken, ilk golü yedik. İkinci golden sonra da durum daha da zorlaştı. Çünkü zaten ilk golü yediğinizde dahi odağınızı kaybetmemek daha da zorlaşıyor. İkinci gol bu durumu daha da tırmandırıyor. Kırılma noktasına doğru sizi sürüklüyor. 2-0 geriye düştükten sonra, devre arasında aslında takımın gerçek karakterini görebildik. Bir gole ihtiyacımız vardı o noktada. Maça tekrar konsantre olmak, tekrar inanmak gerekti. ‘Çevirebilir miyiz?’ diye düşündük ama maalesef bu gerçekleşmedi. Takım tabii ki ne kadar profesyonel olduğunu bir kez daha gösterdi. Böyle bir rakip karşısında tabii kazanmak zor. Üzgünüz, tabii ki. Son adımı atamadık. Çok iyi bir his olduğunu söyleyemeyeceğim. Sezon boyunca da gördük ki bu tecrübeden de bir şeyler çıkarabiliriz, bir şeyler öğrenebiliriz. Ki bunu yapacağız. Daha da iyi bir noktaya geleceğiz. Kim olduğumuzu biliyoruz, neyi başarabileceğimizi biliyoruz, kapasitemizin ne olduğunu biliyoruz. Sezon esnasında bu ilerlemeleri kaydettik ve bu anda, bu günde, bu akşamda bize daha iyi bir takım olma anlamında yardımcı olacak" diye konuştu. "Böyle bir takıma karşı maç kazanmanın ne kadar zor olduğunu gösterdiler" Aston Villa’yı tebrik eden Alman çalıştırıcı, "Çok etkileyici bir Avrupa Ligi sezonu geçirdiler. Tabii böyle bir takım haliyle sahada sizi zorluyor. Çok iyi bir takım olduklarını gösterdiler ve onlara karşı, böyle bir takıma karşı maç kazanmanın ne kadar zor olduğunu gösterdiler. Tabii belki bir miktar vakit geçtikten sonra Avrupa Ligi sürecine dönüp bakıp, ‘Çok özel bir süreç oldu’ deriz. Taraftarımızla birlikte çok özel anlar yaşadık. Bugünkü atmosfer keza inanılmazdı. Ve taraftarımızın gösterdiği destek için müteşekkiriz. Freiburg’u Avrupa sahnesine tabiri caizse çıkardılar, daha fazla insanın takımı tanımasına vesile oldular. Bizi destekleme biçimleri gerçekten inanılmazdı" dedi. "Öğrenmemiz gereken, kendimizi geliştirmemiz gereken alanlar var" İlk yarıyı gole kadar iyi oynadıklarını aktaran Schuster, "Daha iyi çözümler bulabilirdik, fırsatlar oluşturabilirdik. Topa hakimiyet konusunda tabii daha iyi olabilirdik. Çok top kaybettik. Bu da geliştirmemiz gereken bir husus. Öğrenmemiz gereken, kendimizi geliştirmemiz gereken alanlar var. Bugünkü maç da bu amaç için, konumda bir daha iyi bir noktaya gelmek adına... Maça tabii daha yakından tekrar bakmak gerekecek ve çıkarabileceğimiz tüm dersleri yeni sezona aktarmak gerekecek. Buradan hareketle de ne tür değişikliklere gideceğiz? Duran topları daha farklı mı değerlendirmeye çalışacağız? Ne açıdan daha iyi olabiliriz? Bunlara bakacağız. Sezon boyunca da düşüş yaşadığımız bazı alanlar bunlar. Tabii ki oyuncularla da fikir alışverişi içerisinde doğru çözümleri bulmaya çalışacağız. Biraz vakit geçtikten sonra bu dersleri mutlaka bu akşamdan, bu maçtan çıkaracağız ve daha iyi bir takım haline geleceğiz diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Taraftarımızla gurur duyuyorum" Taraftarlara da destekleri için teşekkür eden Julian Schuster, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Güzel savunma yapmayı bildik. Ama çok da fazla pozisyona imkan vermedik. Bu bizim için pozitifti. İlk şans, şık bir golle biz yakalayabildik. Tabii bu tür kritik maçlarda geriye düşmediğiniz takdirde şansınızı muhafaza edebiliyorsunuz. Karşınızdaki rakip son derece disiplinli olduğunda savunmada keza, zor bir maç oynamış oluyorsunuz. Ben oyuncularımla, personelimle, hocalarımla, herkesle gurur duyuyorum. Tabii ki taraftarımızla da gurur duyuyorum. Kulübü gerçekten aslında bu tür anlarda tanıyorsunuz. İlla ki final maçları anlamında söylemiyorum ama işler kötü gitmeye başladığında, sarpa sarmaya başladığında taraftarın gerçek karakterini, gerçek yüzünü görüyorsunuz. Atmosfer maç öncesinde, maç esnasında inanılmazdı. Taraftarın maç boyunca sizin yanınızda olduğunu çok güzel görmesi, yaşaması çok güzel bir şey. Çok zorlu bir pozisyonda olsanız bile maç içerisinde, iyi olmasanız bile." "Bu yolculuk çok özel bir yolculuktu" Son olarak Freiburg’un UEFA Avrupa Ligi yolculuğu değerlendiren Schuster, "Bu yolculuk çok özel bir yolculuktu. Muhtemelen zorluk yaşadık sezonun başında. Tabii birtakım planlar yapıyorsunuz uluslararası arenaya çıkmadan önce ve oyuncuların bu durumla baş etme biçimi inanılmazdı. Bugün burada olmaktan, özel bir his... Bu tür maçlar, bu tür zorlu anlar, bu tür zorlu mücadeleler, böylesine kaliteli takımlarla oynamak sizin kendi kalitenizi sahaya çıkarabileceğiniz, ön plana koyabileceğiniz anlar. Geriye düşseniz bile kendi özelliklerinize güvenmeniz lazım ve rakip takımın özellikleri karşısında ezilmemek lazım. Cevap veremezseniz 1-0 geriye düşmüş olabilirsiniz, çok doğal. Ama sonra devre arasına 1-0 gitmek ayrı bir durum. Tüm bu düşünceleri, hissiyatı sahaya taşıyıp o baskı altında performansı göstermek önemli olan. Bu da bizim bir, bu akşamdan çıkarımımız olacak. Aynı doğru mental yapıda, doğru düşünce yapısında olmak önemli. Bugün buradan çıkaracağımız bir ders bu, kendimizi ileride daha iyi bir noktaya taşımak adına. Kaybettiğinizde de aslında buna bir fırsat gözüyle bakmanız lazım, bizim yaklaşımımız bu" diyerek sözlerini noktaladı.
Tokat AFAD Başkanı Pehlivan: "Taşkın tedbiri kapsamında 464 hanede tahliye yapıldı" Tokat’ta taşkın riskine karşı yürütülen çalışmalar kapsamında kente gelen AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, yıkımı gerçekleştirilen ÇEDAŞ Köprüsü bölgesinde incelemelerde bulundu. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı (AFAD) Ali Hamza Pehlivan, Yeşilırmak’taki su seviyesinin yükselmesi ve Almus Barajı’ndan gelebilecek suyun oluşturabileceği taşkın riskine karşı alınan tedbirleri değerlendirmek üzere kente geldi. İlk olarak taşkın tedbiri kapsamında yıkımı tamamlanan ÇEDAŞ köprüsüne gelen Pehlivan’a Tokat Belediye Başkanı Yazıcıoğlu tarafından bölgede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. "Bugün itibariyle 454 hanede tahliye çalışması yapıldı" İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, kent genelinde risk azaltmaya yönelik kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, "DSİ ekipleri tarafından taşkın korumaya yönelik tahkimatlar yapıldı. Çok şükür bu ana kadar herhangi bir can kaybımız olmadı. Yaralanmamız olmadı. Risk azaltmanın bir boyutu da tahliyeler. Bugün itibariyle 464 hanede tahliye çalışması yapıldı. Yaklaşık 850 vatandaşımız kamu misafirhanelerinde misafir edildi" dedi. Hayvan tahliyelerine de önem verildiğini ifade eden Pehlivan, "10 bin 333 büyükbaş hayvan, yaklaşık 3 bin 500 küçükbaş hayvan ve 2 bin 500 civarında arı kovanının tahliyesi gerçekleştirildi" diye konuştu. "250 ihbarın 206’sı su baskını" 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yaklaşık 250 ihbar ulaştığını belirten Pehlivan, bunların 206’sının su baskını yaşanan evlerle ilgili olduğunu kaydederek, tüm ihbarlara ekipler tarafından müdahale edildiğini söyledi. Su baskını yaşanan evlerde AFAD, belediye ve valilik koordinasyonunda tahliyeler yapıldığını aktaran Pehlivan, 42 iş yerinde de tahkimat ve tahliye çalışması gerçekleştirildiğini ifade etti. "Su seviyesinin artmasına karşı her türlü önlemi aldık" Kentte muhtemel taşkın riskine karşı birçok noktada koruma çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Pehlivan, "Almus Barajı’nın dolusavaktan gelmesi muhtemel, beklenenden fazla su seviyesinin artması riskine karşı her türlü önlem alındı. Bugün itibariyle bu önlemler sayesinde çok şükür herhangi bir kaybımız yok" ifadelerini kullandı.