SPOR - 06 Mart 2026 Cuma 14:29

Trendyol Süper Lig’de pazar ve pazartesi günü oynanacak maçların hakemleri belli oldu

A
A
A
Trendyol Süper Lig’de pazar ve pazartesi günü oynanacak maçların hakemleri belli oldu

Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında pazar ve pazartesi günü oynanacak müsabakalarda düdük çalacak hakemler açıklandı.


Trendyol Süper Lig’de 25. hafta heyecanı yarın, 8 Mart Pazar ve 9 Mart Pazartesi günü oynanacak maçlarla yaşanacak. Daha önce yarın oynanacak mücadelelerin hakemlerini duyuran Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), bugün de pazar ve pazartesi yapılacak müsabakalarda görev alacak hakemleri açıkladı.


Trendyol Süper Lig’de 25. haftada programı ve maçları yönetecek hakemler şöyle:



Yarın


16.00 RAMS Başakşehir - Göztepe: Yasin Kol


20.00 Galatasaray - Beşiktaş: Ozan Ergün



8 Mart Pazar


13.30 Çaykur Rizespor - Antalyaspor: Oğuzhan Aksu


13.30 Gaziantep FK - Fatih Karagümrük: Ömer Tolga Güldibi


16.00 Konyaspor - Kasımpaşa: Ümit Öztürk


20.00 Fenerbahçe - Samsunspor: Oğuzhan Çakır



9 Mart Pazartesi


16.00 Eyüpspor - Kocaelispor: Gürcan Hasova


20.00 Kayserispor - Trabzonspor: Cihan Aydın


20.00 Corendon Alanyaspor - Gençlerbirliği: Reşat Onur Coşkunses


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yener İnce: "Verilen karara itiraz etmeyeceğim" Galatasaray Kulüp Doktoru Yener İnce, PFDK tarafından verilen 45 günlük hak mahrumiyeti cezası sonrası yaptığı açıklamada, "Kişiliğimin ve değer anlayışımın temelinde, adaletin herkese eşit şekilde uygulanması gerektiği inancı vardır. Bu sebeple verilen karara itiraz etmeyeceğim" dedi. Galatasaray Kulüp Doktoru Yener İnce, bahis oynadığı gerekçesiyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından verilen 45 günlük hak mahrumiyeti cezası sonrası sosyal medya hesabından açıklama yayınladı. İnce, "Takım doktoru olarak meslek hayatım boyunca görevimi daima etik ilkelere bağlı kalarak ve sorumluluk bilinciyle yerine getirdim. Yaklaşık 3-4 yıl önce, o dönem kulüp sponsorumuz olan şirket platformunda ve yasal zeminde açılmış bir hesap üzerinden son derece sınırlı ve münferit birkaç işlem yapılmıştır. O dönemde bunun bir ihlal teşkil edebileceğini bilmediğimi özellikle belirtmek isterim. Bildiğiniz üzere bu konu federasyonun disiplin sürecine ilişkin bir husustur. Bu nedenle konunun kamuoyuna doğru ve sağlıklı şekilde aktarılması büyük önem taşımaktadır. Kişiliğimin ve değer anlayışımın temelinde, adaletin herkese eşit şekilde uygulanması gerektiği inancı vardır. Bu sebeple verilen karara itiraz etmeyeceğim. Adaletin futbolun tüm paydaşlarına eşit, tutarlı ve tereddütsüz biçimde uygulanacağına olan inancımı muhafaza ediyorum" dedi.
Sakarya Bakan Uraloğlu: "İran, ABD ve İsrail savaşı masum sivillerin hayatını tehdit ediyor" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sakarya’da TÜRASAŞ personeli, siyasi parti temsilcileri ve üniversite öğrencileri iftarda buluştu. Bakan Uraloğlu, "Ortadoğu’da patlak veren İran, ABD ve İsrail savaşı masum sivillerin hayatını tehdit ediyor, küresel ticaret ve enerji güvenliğini de bir anlamda sarsıyor. Ama herkes bilsin ki bu son hadiseler karşısında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizin duruşu çok nettir. Türkiye tüm provokasyonlara rağmen diplomasiden ve barıştan yanadır ve bu tavrını ortaya çok net bir şekilde koymuştur" dedi. Sakarya’daki temasları kapsamında demiryolu sanayisinin kalbi olan TÜRASAŞ tesislerinde incelemelerde bulunan Bakan Uraloğlu, milli hızlı trenin raylarla buluşma sevincini çalışanlarla paylaştı. TÜRASAŞ personeli, siyasi parti temsilcileri ve üniversite öğrencileri iftarda bir araya gelen Uraloğlu, Ortadoğu’da yaşanan gerilimden Türk hava sahasına yönelen füze olayına, deniz ticareti güvenliğinden yerli sanayinin önemine kadar birçok kritik konuya değindi. "Her türlü olaya karşı da hazırlıklı olduğumuzu özellikle söylemek isterim" Bölgedeki barış ve istikrarın kırılganlığına dikkat çeken Bakan Uraloğlu, "Bugün Ramazan ayının huzur ve maneviyat dolu günlerinde bile bölgemizde barış ve istikrarın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha görüyoruz. Ortadoğu’da patlak veren İran, ABD ve İsrail savaşı masum sivillerin hayatını tehdit ediyor, küresel ticaret ve enerji güvenliğini de bir anlamda sarsıyor. Ama herkes bilsin ki bu son hadiseler karşısında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizin duruşu çok nettir. Türkiye tüm provokasyonlara rağmen diplomasiden ve barıştan yanadır ve bu tavrını ortaya çok net bir şekilde koymuştur. Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşürülen İran’a ait balistik füze olayını da hatırlayalım. İran’dan ateşlendi ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek Türk hava sahasına yönelen bu füze, NATO hava savunma unsurları tarafından zamanında etkisiz hale getirilmiştir. Hamdolsun can kaybı ve yaralanma söz konusu olmadı. Olayın doğrudan Türkiye’yi hedefleyen bir operasyon olmadığı anlaşılmıştır. Buna rağmen Türkiye, her türlü provokasyona, muhtemel saldırı tehditlerine kapılmadan soğukkanlılıkla ve milli çıkarlarını gözeterek hareket etmektedir. Her türlü olaya karşı da hazırlıklı olduğumuzu özellikle söylemek isterim" dedi. "Bölge hali hazırda yüksek risk taşıyor" Bölgedeki deniz ticareti ve gemi güvenliği konusundaki son durumu da paylaşan Uraloğlu, "Hürmüz Boğazı’nda da gelişmeleri anbean takip ediyoruz. Bölgede Türk bayraklı gemimiz olmamakla birlikte sahibi Türk olan gemilerimiz var. Bunları yakından takip ediyoruz. Şu anda Basra Körfezi’nde yüzlerce gemi bekliyor. Bazı ticari gemilerde hasar bildirimi de duyuyoruz. Bölge hali hazırda yüksek risk taşıyor. Gemilerin seyir durumlarını yakından takip etmelerini ve ihtiyaç halinde gerekli merciler ile temas halinde olmaları gerektiğini bildirdik, yakından da takip ediyoruz. Denizcilerin güvenliği ve ticaret filomuzun korunması için gerekli tüm diplomatik ve idari tedbirleri kararlılıkla almaya devam ediyoruz" diye konuştu. "Bugün 2002 Türkiye’si ile kıyaslanamayacak bir konuma geldik" Türkiye’nin 2002 yılından bu yana her alanda çağ atladığını vurgulayan Bakan Uraloğlu,"Gelecek nesillerimize daha güçlü bir Türkiye bırakmak için her alanda yatırımlara imza attık. Ülkemiz sosyal anlamdan ekonomiye, hukuktan dış politikaya, eğitimden sağlığa, savunma sanayisine, ulaşımdan çevre ve şehirciliğe, üretimden teknolojiye her alanda çağ atladı çok şükür. Hizmetlerimiz ile halkımızın karşısına çıktık ve bugün 2002 Türkiye’si ile kıyaslanamayacak bir konuma geldik. Bugünleri öngörerek teknolojik anlamda çağın gerektirdiği bütün donanımlara sahip olmak için var gücüyle çalışan ve her adımını planlayan bir Türkiye inşa ettik. Çünkü yerli sanayimiz olmazsa, kendi araç ve gereçlerimiz olmazsa, üretemezsek olmazsa olmazdı. Bunları beraberce yapıyoruz. Bunları düşünemezseniz küresel oyuncu olamazsınız" şeklinde konuştu.
Karaman Bakan Tekin: "Fatma öğretmenin adı görev yaptığı okula verildi" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin adının, Fatma Nur Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak değiştirildiğini söyledi. Bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Karaman’da AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Milli Eğitim Bakanı Tekin, Çekmeköy’de görevli olduğu okulda bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybeden biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in ailesine başsağlığı diledi. Tekin, Çelik’in görev yaptığı Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin adının, Fatma Nur Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak değiştirildiğini kaydetti. Tüm Türkiye’de eğitim yatırımları alanında büyük hizmetler yapıldığını dile getiren Bakan Tekin, AK Parti hükümeti döneminde eğitimde büyük bir atılım gerçekleştirildiğini belirterek, "Eğitim-öğretimle ilgili gerçekten devrim niteliğinde işler yapmışız. 2002 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Cumhuriyetin yüzüncü yılına mektuplar projesi başlatıyor. 2023’de o mektuplar PTT aracılığıyla bana geldi. Öğretmenlerimiz ’İnşallah cumhuriyetin 100. yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatabilirim, çocuklarımız tuvalet ihtiyacını gidermek için okulun dışına çıkmak zorunda kalmazlar, okulumuzda bir tane bilgisayar olur’ yazmışlar. Çok eski değil, 2002’de yazılmış bu mektuplar. Şu an 650 bin dersliğimizin tamamında internet erişimi sağlanan akıllı tahtalar var. Birleşmiş Milletlerin raporunda dünyada neredeyse bütün sınıflarında etkileşimli tahta olan tek ülke Türkiye diyor. Bu ülkenin çocukları kara tahtalara, 80 kişilik sınıflara, tuvaleti olmayan okullara mahkum olmamalı dedik ve gerçekten çok güzel okullar yaptık" dedi. Eğitimde demokratikleşme konusunda da büyük işler başardıklarını belirten Bakan Tekin, 2002’den önce kıyafetin okula girmede problem oluşturduğunu söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 2008’de Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığı bir anayasa değişikliğini hatırlatan Tekin, "MHP ve AK Parti o gün bir anayasa değişikliği yapıyor. Yaptığımız tek şey şu, ’başörtüsüyle üniversiteye girmek için problem olmasın, kimse kıyafetinden dolayı eğitim öğretim hakkından mahrum edilemez’ diyoruz. Şimdi ben diyorum ki, bir muhalefet partisi bundan niye rahatsız olabilir? Eğer Cumhuriyet Halk Partisi o gün yanlış yaptık, özür diliyoruz diyorsa çıksın özür dilesin. Desinler ki o gün öyle düşündük. Bugün böyle bir anayasa değişikliğini biz de istiyoruz. O gün ’Bugün öğrenciye serbest kılıyorsunuz ama yarın kamu çalışanları da örtünürse ne yapacağız, bu laikliğe aykırı’ demişsiniz. Şimdi soruyorum, kamu çalışanları başını örttüğü zaman laikliğe aykırı bir şey yapmış mıdır? 2008’de bunu laikliğe aykırı görüyordunuz. Bugün hala laikliğe aykırı görüyor musunuz? Eğer o gün yanlış yaptıysanız özür dileyin. ’Üniversite öğrencileri başını örterek üniversiteye giderse toplumun huzuru bozulur’ demişler. LGBT’yi savunuyorsunuz. LGBT’yi savunmak toplumun huzurunu bozmuyor da başını örtmek mi bozuyor?" diye konuştu. Bakan Tekin, vatanseverlik, yardımseverlik, dayanışma, insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti gibi kavramların yerleşmesi açısından Milli Eğitim Bakanlığının önemli olduğunu kaydetti. Okullarda Ramazan’ın doyasıya yaşanması için "Maarifin Kalbinde Ramazan" genelgesini yayımladıklarını aktaran Bakan Tekin, etkinliklerin gönüllülük esasına göre ve mahremiyet ilkesine saygı gösterilerek yapıldığını söyledi. Genelgeye müteakip yayımlanan bildiriye karşı suç duyurusunda bulunduğunu dile getiren Milli Eğitim Bakanı Tekin, "Çocuklarımız Ramazan’ı toplumla beraber yaşasınlar diye bir genelge yayımladık. Kıyamet koptu. 168 kişi bir bildiri yayımladı. Arkadaşlar, toplumun yüzde 99’u Ramazan’a saygı gösteriyor. Milletimin değerlerine, milletimin milli birlik ve beraberlik şuuruna bu şekilde hakaret eden bir kişiyi yargıya taşımak durumundayım. Milletin değerlerine hakaret ettikleri için suç duyurusunda bulundum" dedi. Tekin, toplantının ardından İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen iftar programına katıldıktan sonra Karaman’dan ayrıldı.