GÜNDEM - 16 Mart 2026 Pazartesi 13:40

Tuna Ortaylı’dan babası İlber Ortaylı’ya hüzün dolu veda

A
A
A
Tuna Ortaylı’dan babası İlber Ortaylı’ya hüzün dolu veda

İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi’nde bir tören düzenlendi. Konuşması sırasında gözyaşlarını tutamayan İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı, "Dün odasına girdiğimde masanın üzerinde kalan yarım tashihi görmek içimi acıttı. Düşününce hayatını dolu dolu yaşamış ama hala yaşamaya doyamamış bu adamla baba olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçireceği çok vakit, gülünecek çok anlar vardı" dedi.


İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı bugün son yolculuğuna uğurlanacak. Fatih Camii’nde son yolculuğuna uğurlanacak İlber Ortaylı için ilk tören yıllarca çalıştığı Galatasaray Üniversitesi’nde yapıldı. Tören öncesi bölgede güvenlik önlemi alınırken, uzun kuyruklar oluşturan vatandaşlar üniversiteye alınırken kimlik kontrolünden geçirildi. Törende siyaset, sanat ve spor camiasından çok sayıda isim bulundu. Törene AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Muhammed Uludağ, İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Ortaylı’nın yakınları, akademisyenler, öğrencileri katıldı. Tören İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.


Tören esnasında İlber Ortaylı’nın avukat arkadaşı Tayfun Akca Topuz fenalaştı. Topuz’a tören alanında bulunan sağlık ekipleri müdahale etti. Topuz, tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı.



Tuna Ortaylı’dan babasına hüzün dolu veda


İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı, "Bugün burada babam İlber Ortaylı’nın yaptığı bütün işler arasında en kıymet verdiği akademisyenlik mesleği için bir şeyler söylemek istiyorum. Akademik kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışında birçok yerde hocalık yaptı. Konferans ve sempozyumlarda konuşmaları oldu. Sadece ülke için ulusalarası akademik camiada da çok sevilen ve sayılan bir meslektaşınız oldu. Öğrencilerinden büyük sevgi ve saygıyla söz ederdi. Çalışmaya başladığı ilk yıldan itibaren burada tanıdığı farklı kuşaklardan meslektaşlarıyla yaptığı derin entellektüel konuşmalardan çok besleniyordu. Kendi genç meslektaşları için övgülerde buluyordu. Onlarla akran gibi kahkahalarla gülerdi. Hastane sürecinde etrafı kitapları, sözlükleri ve gazetelerle çevriliyken bir yandan da çıkacak kitabının tavsirini yapıyordu. Dün Kronik Kitap’taki odasına girdiğimde masanın üzerinde kalan yarım tashihi görmek içimi acıttı. Düşününce hayatını dolu dolu yaşamış ama hala yaşamaya doyamamış bu adamla baba olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçireceği çok vakit, gülünecek çok anlar vardı. Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum. Umarım sizler de İlber Hocayı düşününce kendisiyle yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur" diye konuştu.



"Her lisanla verdiği güçlü mesajlarla Türk’lüğe, Türkiye’ye, bütün ulusuna, milletine büyük hizmetler vermiştir"


Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "İlber hocayı budan 35 yıl önce tanıdım. Bana hep Tatar kardeşim diyordu. Kendisi bir Kırım Tatarı ben de öyle. Ortak bir özelliğimiz vardı. Yıllar sonra Cumhurbaşkanı olduktan sonra kendisini sık sık arayıp Kıbrıs’a davet ettim. Her davete geldi. Üniversitelerde konuşmalar yaptı. En son 12 Haziran günü yeni Cumhurbaşkanı yerleşkesinde o büyük 500 kişilik salonu tıka basa doldurduk. Kendine has üslubuyla çok güzel konuşmalar yaptı, tavsiyelerde bulundu. Bazıları farklı anladı ama o kalbinden konuştu. O gerçek bir Türk milliyetçisiydi. Sadece Türkiye’de yaşayan vatandaşlar için değil Balkanlar’da diğer ülkelerde Türk devletlerinde ve de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki kardeşlerin davasına inanmış ve engin bilgisiyle Kıbrıs Türkü’nün verdiği mücadelenin ne kadar asil bir mücadele olduğunu, egemenlik temelinde kendi devletiyle bu yolu yürümesi gerektiğini orada ifade etmiş. Bunlar hep kayıtlara geçmiş. Her lisanla verdiği güçlü mesajlarla Türk’lüğe, Türkiye’ye bütün ulusuna, milletine büyük hizmetler vermiştir. Mekanı cennet olsun nur içinde yatsın" dedi.


Tiyatro sanatçısı Prof. Zeliha Berksoy ise, "İlber benim 19 yaşımdan beri arkadaşımdı. 60 yıllık bir dostluktu. Çok kıymetli ve alışılmışın dışında bir tarihçiydi. Tarihi yer ve yurdunda, 5 kıtada takip ederdi. Üniversitedeki tüm kitaplara hakim, insan ilişkilerine inmiş ve dünyayı gezmiş bir bilim adamıydı. Müthiş bir bilgi birikimi vardı. Akılalmaz bir hafızaya sahipti. Tüm bilim insanlarıyla da yakın dostluğu vardı. Öğrencileri, gençleri çok sevdi, onları yetiştirmek için memleketinden asla ayrılmadı. Canı istese dünyanın en iyi üniversitelerinde yer alırdı ama o memleketinde ömrünü geçiren, milletine bağlı yüce ruhlu bir insandı. Allah rahmet eylesin" dedi.


Tayfun Topuz Akca ise, "İlber Ortaylı ile en son 15 gün önce telefonda görüştüm. İyi olduğunu söyledi. Dilekleri, duyguları, temmennilerini aktardı. Eşim de onun gibi profesördü. Onları arka arkaya kaybettim. İlber’in hiçbir arzusu yoktu. Hepimizin arzumuz da onun varlığını sürdürmesiydi. Onunla dolu dizgin vakit geçirebilmeyi anımsamayı istemiştik. İlkokul çocukları bile onun düşüncelerinden neler öğrettiler. Zekası çocuklara sirayet etmişti. Dostluğumuz 30 yıla dayanıyordu. Hepimizin başı sağ olsun" diye konuştu.



"Herkes ortak bir hüzünde birleşti"


Ortaylı’nın kitaplarını okuyarak büyüdüğünü söyleyen Mete Şafak, "Tarihe ilgiydim. Onun kitaplarını okuyarak büyüdüm. Tarihe çok katkısı olan biriydi. Akademideki bilgiyi halka anlattı. Yeri uzun süre doldurulamaz. Herkes ortak bir hüzünde birleşti. Ben de onu anmak için buraya geldim" diye konuştu.


İlber Ortaylı’nın 60 yıllık arkadaşı olduğunu söyleyen Füsun Özbilgen de, "Üniversite yıllarından arkadaşımdı. Bambaşka, kendine özel, zeki, müthiş hafızası olan, espirili olan hayaty keyifle yaşayan bir insandı. Çok büyük bir değerdi. Kaybından çok büyük acı duyuyorum. Bu okulun bahçesinde güzel anılarımız var. Ama buraya kadarmış. Derin bir acı duyuyorum. Herkesle dost herkesle müthiş iletişim kuran biriydi. Benim tanıdığım İlber çok özel bir insandı" dedi.


Salih Güngör Musaoğlu ise, "İlber Hocanın vefatı beni çok fazlasıyla üzdü. Ve çok değerli bir bilimadamıydı. Çok üzüntülüyüm. Mekanı cennet olsun. Ülkemin başı sağolsun" şeklinde konuştu.



Tuna Ortaylı’dan babası İlber Ortaylı’ya hüzün dolu veda

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Çameli’nin doğal güzellikleri GoTürkiye platformuna resmen girdi Denizli’nin doğasıyla büyüleyen ilçesi Çameli, sürdürülebilir turizm vizyonuyla uluslararası tanıtım ağında yerini aldı. GoTürkiye platformuna dahil edilen ilçe, artık dünyanın dört bir yanından gezginlere kapılarını dijital ortamda açıyor. Denizli’nin doğal güzellikleriyle öne çıkan ilçesi Çameli, turizm alanında önemli bir başarıya daha imza attı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı tarafından yönetilen ve Türkiye’nin dijital turizm vitrini olarak bilinen GoTürkiye platformu, Çameli’yi resmi destinasyonları arasına dahil etti. Son yıllarda ekoturizm, yayla turizmi ve doğa sporlarıyla dikkat çeken ilçe, platformda "Sürdürülebilir Turizm Destinasyonu" kategorisinde yer aldı. Çameli; el değmemiş doğası, zengin kültürel mirası ve yöresel mutfağıyla artık hem Türkçe hem de İngilizce içeriklerle uluslararası gezginlere tanıtılıyor. GoTürkiye üzerinden hazırlanan içeriklerle birlikte Çameli’nin doğal rotaları, yaylaları, konaklama imkanları ve bölgeye özgü deneyimler dünyanın dört bir yanındaki turistlerin erişimine açıldı. Böylece küresel seyahat planları yapan ziyaretçiler, ilçenin sunduğu doğa ve kültür zenginliklerine tek tıkla ulaşabilecek. Çameli’nin uluslararası bir turizm platformunda yer alması, ilçenin tanınırlığını artırmanın yanı sıra bölge ekonomisine de önemli katkılar sağlaması beklenen bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Çameli Belediyesi ve turizm paydaşlarının yürüttüğü sürdürülebilir turizm çalışmaları sayesinde ilçenin, doğa turizmi alanında daha geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor. Bu gelişme sadece Çameli için değil, Denizli turizmi için de önemli bir adım olarak görülüyor. Doğal güzellikleri ve alternatif turizm potansiyeliyle dikkat çeken Çameli’nin, önümüzdeki dönemde uluslararası ziyaretçi sayısını artırması bekleniyor.
Aydın Söke’nin özel çocuklarından Şırnak’taki kardeşlerine sıcak hediye Aydın’ın Söke ilçesinde hayata geçirilen "İki Yaka Tek Yürek" Kardeş Okul Hediyeleşme Projesi kapsamında özel ihtiyaçlı öğrenciler, Şırnak’ın Silopi ilçesindeki kardeş okuldaki arkadaşları için hazırladıkları hediyeleri büyük bir özenle paketledi. El emeği ürünler ve duygu dolu mektuplarla hazırlanan hediyeler, iki şehir arasında gönül köprüsü kuracak. Söke Kent Konseyi Engelli Meclisi tarafından yürütülen proje kapsamında, Arden Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi öğrencileri Şırnak’ta bulunan Özel Ceylan Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi öğrencileri için çeşitli hediyeler hazırladı. Öğrenciler kendi elleriyle ördükleri bere, atkı ve eldivenleri hazırlarken; resim, boyama çalışmaları ve duygu kartlarıyla da hediyelerini daha anlamlı hale getirdi. Hazırlanan paketlere öğrencilerin kaleme aldığı mektuplar ve mesajlar da eklendi. Projenin paydaşları arasında bir yün evi de yer alıyor. Proje ile Söke’deki öğrenciler ile Şırnak’ın Silopi ilçesindeki kardeş okul arasında sosyal dayanışma ve paylaşma kültürünün güçlendirilmesi hedefleniyor. Hediyelerin paketlenmesi sırasında Söke İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Uğurlu da öğrencileri yalnız bırakmadı. Öğrencilerle birlikte hediyeleri paketleyen Uğurlu, projenin öğrencilerin sosyal ve duygusal gelişimi açısından son derece değerli olduğunu belirterek emeği geçen herkesi tebrik etti. Milli Eğitim Müdürü Mustafa Uğurlu; "Burada örülen bereleri, Şırnak’taki çocukları giyeceğini düşünmek bile çok güzel. Gerçekten duygulandım. Böyle bir projede yer almak beni çok mutlu etti ve duygulandırdı" dedi. Söke Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanı Sevinç Cebel, proje sayesinde öğrencilerin empati, paylaşma ve iletişim becerilerinin güçlendiğini, farklı şehirlerde yaşayan çocuklar arasında güçlü bir kardeşlik bağı kurulduğunu ifade etti. Hazırlanan el işlerinin özel öğrenciler tarafından üretildiğine de dikkat çeken Sevinç Cebel, "başarabilmek için engelin olmadığını da göstermiş olduk" dedi. Söke’de hazırlanan hediyeler kısa süre içinde Şırnak’taki kardeş okula gönderilecek. Hediyelerin ulaşmasının ardından öğrenciler sınıflarında paketleri birlikte açacak ve bu anlamlı dayanışmanın mutluluğunu paylaşacak. "İki Yaka Tek Yürek" projesiyle Söke’den Şırnak’a uzanan bu gönül köprüsü, kilometrelerce mesafeye rağmen aynı duyguda buluşmanın en güzel örneklerinden biri oldu.
Manisa Sarıgöl’de ölü kol hastalığıyla mücadele başladı Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üzüm bağlarında görülen "ölü kol" hastalığına karşı üreticiler ilaçlama çalışmalarına başladı. Özellikle son günlerde etkili olan yağışlı hava nedeniyle bağlarda hastalık riskinin arttığını belirten üreticiler, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün uyarıları doğrultusunda önlem alıyor. Sarıgöl’de üzüm üretiminin en önemli geçim kaynaklarından biri olduğunu belirten üreticiler, bağların sağlıklı kalması için erken dönemde yapılan ilaçlamanın büyük önem taşıdığını ifade etti. İlçe genelinde birçok üretici, bağlarında bordo bulamacı ve göztaşı uygulaması yaparak hastalığın yayılmasını önlemeye çalışıyor. Sarıgöllü üzüm üreticisi Mustafa Akciğer, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yaptığı uyarıların ardından hemen harekete geçtiklerini belirterek, "Havaların yağışlı geçmesi bağlarda hastalık riskini artırıyor. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün ölü kol hastalığına karşı yaptığı uyarının ardından bağlarımızda ilaçlamaya başladık. Bağlarımızı korumak için erken önlem almak çok önemli" dedi. Uzmanlar ise ölü kol hastalığının bağlarda verim kaybına yol açabildiğini belirterek, üreticilerin budama sonrası ilaçlama ve bakım çalışmalarını aksatmaması gerektiğini vurguladı. Sarıgöl’de üzüm üreticileri, sezon boyunca bağlarını kontrol ederek gerekli koruyucu mücadele yöntemlerini uygulamaya devam edeceklerini ifade etti.