EKONOMİ - 05 Mart 2026 Perşembe 10:44

Turkcell’den MWC 2026’da yerli firmalarla stratejik iş birliği anlaşmaları

A
A
A
Turkcell’den MWC 2026’da yerli firmalarla stratejik iş birliği anlaşmaları

Turkcell, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2026) Türk teknoloji markalarıyla stratejik iş birliği anlaşmalarına imza attı. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun önemli bir parçası olan imzalar yerli teknoloji ekosistemini güçlendirmeyi ve 5G çağında kritik bileşenlerdeki dışa bağımlılığı en aza indirmeyi amaçlıyor.


Turkcell, Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2026) teknoloji üreten ulusal markalarla bir dizi stratejik iş birliği anlaşmasına imza attı. Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yerli teknoloji ekosistemini güçlendirmeye devam eden Turkcell, Ar-Ge, yazılım, teknoloji ve hizmet iş birliklerine yenilerini ekledi. Geçtiğimiz yıl yerli teknoloji firmaları ile yapılan iş birliklerinin ardından bu yıl Barselona’da atılan imzalar, yerlileşme vizyonunun yeni halkalarını oluşturuyor.


"Amacımız, 5G çağında kritik bileşenlerde dışa bağımlılığı azaltmak"


Turkcell’in, yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesini temel bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade eden Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, şunları söyledi: "Turkcell olarak önceliğimiz, bir yandan müşterilerimize en iyi hizmeti sunarken, bir yandan da yerli teknoloji ekosistemini desteklemek. Böylece, kritik bileşenlerde dışa bağımlılığı azaltarak Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunu güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda gerçekleştirdiğimiz iş birliklerinden doğan sinerji ve üretilen yerli teknolojiler, Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda kritik rol oynuyor. Türkiye 5G’ye geçmek için gün sayarken, yerli ve milli şirketlerin bu süreçteki rolünü ve payını artıracak adımlar atıyoruz. Turkcell olarak 5G’ye geçişte yerlilik oranını en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Söz konusu iş birliği anlaşmaları, teknoloji üreten Türkiye hedefine büyük katkı sağlayacaktır."


Turkcell ve Ottomotive’den lityum akülerde akıllı yönetim


Turkcell Barselona’da, lityum akü dönüşüm projesi kapsamında yerli üretici Ottomotive ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Ottomotive’in gelişmiş Batarya Yönetim Sistemi (BMS) ile Turkcell’in Akıllı Enerji Yönetimi Platformu’nun (SYNERGY) entegre edildiği bu sistem sayesinde, şebekelerdeki lityum aküler uzaktan takip edilerek çok daha güvenli ve verimli bir şekilde yönetilebiliyor. Voltaj, sıcaklık, sağlık durumu ve şarj/deşarj analizleri gibi kritik parametreler gerçek zamanlı olarak değerlendiriliyor. Bu sayede olası arızalar henüz enerji kesintisi yaşanmadan tespit edilebiliyor. Operasyonel maliyetlerde önemli verimlilik sağlarken, servis sürekliliğini de artırıyor.


Yerli 5G yolculuğunda i2i Systems ile güç birliği


Türkiye’nin yerli ve milli 5G hedefleri doğrultusunda Turkcell, i2i Systems ile olan iş birliğini bir üst seviyeye taşıdı. Tamamen yerli mühendislik kabiliyetleriyle geliştirilen 5G Çekirdek Şebeke çözümlerinin, doğrudan Turkcell’in 5G altyapısında kullanılacak şekilde ticarileştirilmesi hedefleniyor. İmzalanan bu stratejik mutabakat, şebeke teknolojilerindeki yerlilik oranının artmasına önemli bir katkı sağlayacak. Türkiye’nin küresel ölçekte rekabetçi bir 5G ekosistemi oluşturması ve 6G vizyonunu hayata geçirmesi açısından kritik bir eşik olacak.


Sekom iş birliği ile geleceğin otonom ağlarına geçiş


Turkcell, ağ ve bulut servisleri alanında ise Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketlerinden Sekom ile "Sekans DHCP" ürünü kapsamında yeni bir anlaşma imzaladı. Ağ otomasyonu, yedeklilik ve ölçeklenebilir IP yönetimi yetkinliklerini ileri seviyeye taşıması hedeflenen bu iş birliğiyle, yerli çözümlerin yaygınlaşmasına önemli bir katkı sağlanıyor. Kurumsal kablosuz ağ müşteri ortamlarında devreye alınarak Turkcell altyapısına entegre edilen Sekans DHCP çözümü, dinamik IP adres dağıtımı ve merkezi yönetim gibi özellikleriyle operasyonel verimliliği artırırken geleceğin otonom ağlarına geçiş sürecini de destekleyecek.


Kron ile güvenli ve otomasyon odaklı merkezi altyapı


Turkcell, siber güvenlik ve dijital altyapı alanında uzun yıllardır şebekesinde kullandığı Kron’un SPT ve NPT çözümleriyle, operasyonel süreçlerini güçlendirmeyi sürdürüyor. Ağ ve IT altyapılarına erişimlerin merkezi olarak yetkilendirilmesini ve güvenli kimlik yönetimini sağlayan bu çözümler, manuel müdahaleyi azaltarak süreçlerin çok daha güvenli ve izlenebilir yürütülmesine imkân tanıyor. Sistemin, yeni iş birliği kapsamında yapay zekâ destekli analiz ve karar mekanizmalarıyla zenginleştirilerek Türkiye’nin dijital güvenlik kapasitesini artırması hedefleniyor.


TechNarts ile yapay zekâ destekli operasyon yönetimi


Hizmet kalitesini ve müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla teknolojik yenilikleri destekleyen Turkcell, bilgi teknolojileri alanının öncü oyuncularından TechNarts ile iş birliğini genişletiyor. Turkcell mühendisleri ve TechNarts’ın ortak çalışmasıyla hayata geçirilen operasyon destek sistemi STAR, bütünleşik şebekelerin tek platform üzerinden izlenmesini ve yönetilmesini sağlıyor. Yapay zekâ destekli keşif, trafik artış oranlarının tahminlenmesi ve proaktif arıza bildirimi gibi gelişmiş yetkinlikler sunuyor. Platformun, önümüzdeki dönemde yeni nesil otomasyon yetenekleriyle daha da genişletilmesi planlanıyor.


TTG International ile sürdürülebilir enerji iş birliği


Enerji verimliliğini ve çevresel sürdürülebilirliği odak noktasına alan Turkcell, TTG International ile enerji yönetimi alanındaki dijital dönüşüm ve otomasyon çalışmalarını derinleştiriyor. Sahalardaki enerji altyapısının merkezi olarak izlenmesini ve yönetilmesini sağlayan Akıllı Enerji Yönetim Sistemi (SYNERGY), yeni nesil batarya ve solar sistemlerin entegrasyonuyla daha dayanıklı bir yapıya kavuştu. İş birliğinin bir sonraki aşamasında, platformun otomasyon seviyesinin artırılması ve yapay zekâ destekli analiz kabiliyetlerinin daha geniş ölçekte devreye alınması hedefleniyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk Telekom, 2025 yılı finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı Türk Telekom, 242,2 milyar TL konsolide gelir ve 99,4 milyar TL konsolide FAVÖK elde etti. Şirket, 2025 yılını 75,8 milyar TL’lik yatırım performansıyla tamamlayarak bu alandaki güçlü konumunu devam ettirdi. 2025 yılında Türk Telekom’un net karı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 107,6 reel artışla 23 milyar TL olarak gerçekleşti. Şirket, toplam abone sayısını 2025’te 56,6 milyona yükseltti. Türk Telekom, 2025 yılı finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Buna göre,konsolide gelirleri yıllık bazda yüzde 14,5 reel artışla 242,2 milyar TL’ye yükselen şirketin FAVÖK’ü yüzde 20,2’lik güçlü reel artışla 99,4 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK marjı ise yıllık bazda 200 baz puan iyileşerek yüzde 41 ile son 4 yılın en yüksek seviyesine geldi. Şirket, 2025 yılını 75,8 milyar TL’lik yatırım performansıyla tamamlayarak bu alandaki konumunu devam ettirdi. Bu finansal sonuçların, şirketin uzun vadeli altyapı yatırımlarının, disiplinli mali yönetiminin ve değer odaklı büyüme stratejisinin somut bir göstergesi olduğu belirtildi. Açıklamaya göre, 2026 yılına ilişkin hedeflerini de açıklayan Türk Telekom, operasyonel gelirlerinde yüzde 8-9 bandında büyüme, konsolide FAVÖK marjında yüzde 41-42 aralığında seyreden bir oran ve yatırım harcamalarının satış gelirlerine oranında yüzde 33-34 seviyelerinde bir performans öngörüyor. Şirket 56,6 milyon abonesiyle sektördeki konumunu pekiştirirken, 5G’de abone başına en yüksek kapasite kullanım hakkına sahip operatör olarak 1 Nisan’daki 5G lansmanının ardından yeni dönemin de öncüsü olmayı hedefliyor. Şirket, güçlü fiber altyapısını 5G çağında stratejik bir kaldıraç olarak kullanarak; aralıksız devam eden yatırımları ve müşteri deneyimini odağına alan dijital çözümleriyle mobil pazardaki istikrarlı büyümesini 2025 yılında da sürdürdü. Altyapı gücünü mobil performansa yansıtan şirket, 2025 yılında mobildeki yükselişini pekiştirdi. Finansal ve operasyonel sonuçları değerlendiren Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "2025 hem Türk Telekom hem de sektörümüz açısından dönüm noktası niteliğinde bir yıl oldu. Sabit hat imtiyaz sözleşmemiz 25 yıllığına uzatıldı ve 5G ihalesinde mobil iş kolumuzu üstün müşteri deneyiminin bir sonraki evresine taşıyacak değerli frekansları elde ettik. Bu gelişmeler orta vadeli görünümü önemli ölçüde netleştirerek büyüme stratejimizin sağlam bir zemine oturmasını sağladı. Bu iki kritik konuda belirsizliğin ortadan kalkmasıyla, Türkiye’de yaşanan dijital dönüşümünün öngörülebilirliğini ve sürekliliğini de sağlamış olduk. Öte yandan 2025 yılını son derece başarılı finansal ve operasyonel sonuçlar ile tamamladık. yüzde 11,5’lik faaliyet gelir büyümesi yüzde 10 olan öngörümüzün üzerinde seyrederken, yüzde 41 FAVÖK marjı yıllık 200 baz puan iyileşme gösterdi. Yatırım harcamalarının satış gelirlerine oranı yüzde 29 olan tahminimizle uyumlu şekilde yüzde 28,8 seviyesinde gerçekleşti. Artan network kalitemiz ve müşteri deneyimi odaklı çalışmalarımızın sonucu olarak mobilde tarihi rekorlara imza attık ve mobil abone pazar payımızda süregelen yükseliş ile sektördeki sıralamayı değiştirdik. Sonuç olarak 2025’te attığımız adımlarla önemli kazanımlar elde ederek şirketimizi bir sonraki büyüme evresine hazır duruma getirmeyi başardık" dedi. "Herkes için en kapsayıcı 5G deneyimini sunacağız" Şahin, fiberdeki liderliğin ve mobilde yakalanan ivmenin, 5G ile birlikte toplumsal faydayı daha geniş kesimlere ulaştırma hedefinin temelini oluşturduğunu belirterek şöyle konuştu: "Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden Türk Telekom olarak güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle, yaşamın tüm alanlarında insanı merkeze alan çalışmalar yürütüyoruz. Ülkemizi kararlılıkla geleceğe taşırken, en büyük sorumluluklarımızın başında dijital çağın olanaklarını 81 ilin her köşesinde, tüm bireyler için erişilebilir kılmak geliyor. 1 Nisan’da hayatımıza 5G’nin getireceği fırsatlar, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme vizyonumuzu yeni bir boyuta taşımamızı sağlayacak. 5G ihalesinde mobil iş kolumuzu üstün müşteri deneyiminin bir sonraki evresine taşıyacak değerli frekansları elde ettik. Bugüne kadar sağlıktan sanayiye, tarımdan spora, kültür-sanattan eğlenceye farklı alanlarda öncü 5G uygulamalarımızla herkes için 5G anlayışımızı ortaya koyduk; bu anlayışın somut örneklerinden biri olan 5G Engelsiz Tribün projemizle görme engelli vatandaşlarımızın statlarda aynı renklere gönül verdiği futbolseverlerle eş zamanlı aynı heyecanı hissedebilmesini sağladık. İştiraklerimiz, 5G alanında yetkin mühendislerimiz ve milli sorumluluk anlayışımızla, herkes için 5G anlayışımız doğrultusunda yaşamın tüm alanlarını ve geleceği iyileştiren projelerimizi sürdürüyoruz." Mobil pazarda büyüme ivmesi sürüyor Açıklamaya göre şirket, güçlü fiber altyapısını 5G çağında avantaja dönüştürerek stratejik yatırımları ve müşteri odaklı dijital çözümleriyle mobil pazardaki istikrarlı büyümesini 2025 yılında da sürdürdü. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun yayımladığı 2025 yılı üçüncü çeyrek verilerine göre müşteri sayısında mobil pazarda ikinci sıraya yükselen şirket, Mobil Numara Taşıma’da da son dört yıldır en fazla müşteri kazanan operatörlerden oldu. Ebubekir Şahin, sabit internet gücünü mobil iş koluna taşıma stratejisi doğrultusunda sürdürülebilir büyüme sağladıklarını belirterek, son dört yıldır sektörün en çok yatırım yapan şirketi olarak 2025 yılında da Türkiye’nin dijital geleceği için güçlü yatırımlarını devam ettirdiklerini belirtti. Bu yükselişin stratejik ve istikrarlı bir değer artışı olduğunu vurgulayan Şahin, "Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom olarak, yapay zeka destekli müşteri deneyimi yönetimiyle müşterilerimizin ihtiyaçlarını öngörerek, proaktif bir anlayışla bu ihtiyaçlara yönelik ürün ve teklifler tasarlamayı ve her temas noktasında müşterilerimize değerli hissettiren bir ekosistem sunmayı sürdürüyoruz" diye konuştu. "Sürdürülebilirlik alanındaki hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz" Ebubekir Şahin, şirketin sürdürülebilirlik çalışmalarını da değerlendirdi. Sürdürülebilirliği Türk Telekom’un temel stratejilerinden biri olarak gördüklerini vurgulayan Şahin, "Sürdürülebilirliği bir yükümlülük değil, Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla gücünü geleceğe taşıma iradesi olarak görüyoruz. İklim kriziyle mücadele, enerji verimliliği ve kaynakların bilinçli kullanımı alanlarında yürüttüğümüz kapsamlı çalışmaların bir sonucu olarak, dünyanın en büyük çevre raporlama platformu olan Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda en yüksek not olan ‘A’ skorunu bu yıl da alarak ‘Global A’ listesindeki yerimizi koruduk. Ayrıca ilk kez katıldığımız Su Programı’nda ise A- notu alarak başarımızı perçinledik. 2020 baz yılına göre Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarımızı 2030’a kadar yüzde 45 azaltma ve 2050’de Net Sıfır’a ulaşma hedeflerimiz doğrultusunda ilerlerken; emisyon hesaplamalarımızı güçlendiren veri iyileştirmeleri, risk ve fırsat çalışmaları ve çalışan seviyesine indirdiğimiz sürdürülebilirlik KPI’ları ile kurumsal dönüşümümüzü derinleştiriyoruz. Teknoloji ve inovasyon gücümüzle hem çevresel etkilerimizi azaltıyor hem de ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine somut katkı sunuyoruz" dedi. 5G’nin teminatı geniş fiber ağ Açıklamaya göre şirket, güçlü fiber altyapısındaki gücünü mobile aktaran Türk Telekom 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı LTE baz istasyonlarının oranını yüzde 61’e çıkardı. Dünyada 2030 için hedeflenen oranın şimdiden üzerine çıkan Türk Telekom, uzun yıllardır devam eden 5G’ye yönelik yatırımları ve farklı alanlardaki öncü çalışmalarıyla 5G’ye en hazır operatör durumunda. Şirket, kültür-sanat alanında, 5G teknolojisini yeni nesil deneyimlerle buluşturuyor. Ana destekçisi ve teknoloji sponsoru olduğu Atatürk Kültür Merkezi’ni 5G altyapısıyla güçlendiren şirket, kültür-sanatın dijitalleşmesine katkı sunuyor. 5G ile VR teknolojisinin bir araya getirildiği uygulamalar sayesinde, gösterilere geç kalan izleyiciler AKM’deki Türk Telekom Lounge alanında performansların ilk bölümünü salonla eş zamanlı olarak izleyebiliyor. Spor alanında ise Türkiye’de ilk kez bir maç yayını 5G teknolojisiyle seyircilere sunularak yeni nesil yayın deneyimleri hayata geçirildi. Endüstriyel alanda da çalışmalarını sürdüren şirket, Türkiye’nin ilk milli endüstriyel 5G şebekesi, limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım sistemleri gibi uygulamalarla sanayi ve lojistik alanlarında dijital dönüşümü destekliyor.
Ankara MSB: "(ABD-İsrail-İran) "Tarafları saldırılara bir an önce son vermeye ve sorunları diyalog yoluyla çözmeye davet ediyoruz" Milli Savunma Bakanlığı, ABD ve İsrail tarafından yapılan saldırılarla başlayan İran’da yaşanan gelişmelere ilişkin tarafları, saldırılara bir an önce son vermeye ve sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğine vurgu yaptı. MSB haftalık basın bilgilendirme toplantısı Bakanlıkta gerçekleştirildi. Toplantıda MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından, İran’dan ateşlenen ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’ye yönelik balistik mühimmat, terörle mücadele, hudut güvenliği, İsrail ve ABD tarafından İran’a yapılan saldırılarla başlayan İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla şiddetlenen çatışmalara ilişkin son gelişmeler paylaşıldı. Tuğamiral Aktürk, İran’dan ateşlenen ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’ye yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO haba ve füze savunma unsurlarınca zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirildiğini ifade etti. "Kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu bir kez daha vurguluyoruz" Mühimmatın imha edilmesi sonrasında Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşen parçanın önleme faaliyeti kapsamında kullanılan hava savunma mühimmatına ait olduğunun belirlendiğini aktaran Aktürk, "Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma meydana gelmemiştir. Türkiye, vatandaşlarının ve hava sahasının güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını ve kapasitesini en üst düzeyde muhafaza etmekte; bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen sorumlu yaklaşımını sürdürmektedir. Ancak kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu bir kez daha vurguluyor; gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle yakın koordinasyon içinde takip ediyoruz" diye konuştu. Türk Silahlı kuvvetlerinin, Türkiye’nin huzur, güvenlik ve istikrarı için gerçekleştirdiği faaliyetlere de değinen Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde; 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir. Terör örgütü tarafından kullanılan tünel sistemlerinin imhasına yönelik çalışmaların başarıyla devam ettiği Suriye Harekât Alanlarında ise Menbic bölgesinde imha edilen 2 kilometrelik tünelle birlikte imha edilen tünel uzunluğu 761 kilometreye ulaşmıştır" açıklamasında bulundu. "Türkiye-İran hudut hattında herhangi bir yığılma veya olağan dışı hareketlilik bulunmamaktadır" Kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğine değinen Tuğamiral Aktürk, "Hafta boyunca; 126 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 200 olmuş, hafta içerisinde engellenen bin 495 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 11 bin 760’a ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde; Van ve Hakkâri hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 116 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Diğer yandan, İran ile İsrail-ABD arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle Türkiye-İran hudut hattında herhangi bir yığılma veya olağan dışı hareketlilik bulunmamaktadır. İran sınırımız dâhil olmak üzere tüm hudutlarımızda yoğun güvenlik tedbirleri uygulanmakta olup doğabilecek risklere karşı devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak gerekli önlemler alınmaktadır" dedi. İsrail ve ABD tarafından İran’a yapılan saldırılarla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla şiddetlenen çatışmaları yakından takip ettiklerinin altını çizen Aktürk, "Masum sivillerin hayatına ve bölgemizin huzur ve istikrarına kasteden çatışmaların derhâl sonlandırılmasını temenni ediyoruz.Bölgemizdeki meselelerin barışçıl yöntemlerle çözülmesi için gerekli katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu ve sorunların ancak diyalog yoluyla çözülebileceğini bir kez daha vurguluyoruz" ifadelerine yer verdi. Öte yandan Aktürk, yerli ve millî savunma sanayi ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin imkan ve kabiliyetlerinin artırılması çalışmaları çerçevesinde hafta içerisinde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi tarafından çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmat teslimatının gerçekleştiğini aktardı. Aktürk’ün açıklamalarının ardından MSB tarafından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularına yönelik açıklamalar yapıldı. "Tarafları saldırılara bir an önce son vermeye ve sorunları diyalog yoluyla çözmeye davet ediyoruz" İran’daki son duruma ilişkin MSB tarafından yapılan açıklamada, "Türkiye olarak önceliğimiz bölgemizdeki saldırıların durdurulması, kalıcı ateşkesin tesis edilmesi ve tüm ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesidir. Bu kapsamda; tarafları saldırılara bir an önce son vermeye ve sorunları diyalog ile diplomasi yoluyla çözmeye davet ediyoruz" ifadeleri kullanıldı. İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasıyla başlayan ve devam eden gelişmelere bağlı olarak İran’dan Türkiye sınırlarına doğru kitlesel göç hareketlerinin olduğuna ilişkin yapılan sosyal medya paylaşımlarının ve haberlerin gerçeği yansıtmadığı kaydedilen açıklamada, "Hudut güvenliğimiz; sınırlarımızı korumak, yasa dışı geçişleri engellemek ve terörist faaliyetleri önlemek amacıyla "Hudut namustur" anlayışıyla 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz bir şekilde; Cumhuriyet tarihinin en yoğun teknolojisi, en etkili ve kademeli tedbirleri ile sağlanmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgesel gelişmelere karşı her türlü senaryoya karşı gerekli önlemleri devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak almaktadır. İran’dan Türkiye’ye yönelik kitlesen göç hareketlerinin olduğuna ilişkin manipülatif içeriklerle kamuoyunda algı oluşturmayı amaçlayan paylaşımlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi. Açıklamada, Türkiye’nin komşu ülkelerin bölünmesinden değil toprak bütünlüklerinin korunmasından yana olduğunun altı çizilerek, "Bu çerçevede, terör örgütü PJAK gibi etnik bölücülüğü körükleyen yapıların faaliyetleri sadece İran’ın güvenliğini değil, aynı zamanda bölgenin genel huzur ve istikrarını da olumsuz etkilemektedir. Terör örgütü PJAK’ın İran’da yürütttüğü faaliyetleri ve bölgedeki gelişmeleri devletimizin ilgili kurumları ile koordineli olarak yakından takip etmekteyiz" denildi. Ayrıca açıklamada, Türkiye’nin dün olduğu gibi bugün de KKTC’nin yanında ve destekçisi olduğu vurgulanarak, Türkiye olarak Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı garantörlüğün verdiği yetkileri kullanmaktan çekinilmeyeceğine de dikkat çekildi.
İstanbul Kuba Camii, kentsel dönüşümle yeniden yapılıyor Kentsel dönüşümün başarılı bir şekilde yürütüldüğü Bağcılar’da yenilenen son yer Kuba Camii oldu. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı gerçekleştirilen caminin temeli atıldı. Bir yılda bitmesi planlanan camide aynı anda 759 kişi namaz kılabilecek. Kentsel dönüşüm konusunda İstanbul’da en ilk sıralarda yer alan Bağcılar’da konutların yanında okullar ve ibadethaneler de yıkılarak daha güçlü şekilde inşa ediliyor. Bu kapsamda riskli olduğu için kısa bir süre önce yıkılan Kirazlı Mahallesi’ndeki Kuba Camii’nin temeli düzenlenen törenle atıldı. 45 camiyi daha kentsel dönüşümle ilçeye kazandıracağız Kuran-ı Kerim okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmasını yapan İlçe Kaymakamı Abdullah Uçgun, "Hayırlı işlere imza atıyoruz. İnşallah kısa zamanda bu cami burada yükselecek" dedi. Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız ise "Belediye olarak riskli camilerimizin projesini yapıyoruz, yıkımını gerçekleştiriyoruz ve hafriyat alımını yapıyoruz. Temelini de atıyoruz. 45 cami daha var belirli periyotlarla bunları da kentsel dönüşümle ilçemize kazandıracağız. Süreci cami derneğimizle birlikte takip ediyoruz" şeklinde konuştu. Aynı anda 759 kişi ibadet edebilecek Konuşmaların ardından ilçe yöneticileri birlikte butona basarak Kuba Camii’nin temeline ilk harcı attı. Toplam 1416 metrekarelik alana inşa edilen camide bordum kat, zemin kat, mahfil katı ve harim alanı yer alıyor. Zemin kat içinde mescit ve abdesthaneler bulunuyor. İnşaat tamamlandıktan sonra açılacak olan camide aynı anda 759 kişi ibadet edebilecek. Bağcılar Belediyesi ve cami derneğinin katkılarıyla yapılacak yeni caminin temel atma törenine; Bağcılar İlçe Müftüsü Ömer Kayhan, AK Parti İlçe Başkanı Mikail Çakır, meclis üyeleri, birim müdürleri, din görevlileri, muhtar ve mahalle sakinleri de katıldı.