GÜNDEM - 09 Şubat 2026 Pazartesi 10:07

Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu

A
A
A
Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu

Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu. Erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi olurken, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi oldu.



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu. Erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi olurken, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,02’sini erkekler, yüzde 49,98’ini ise kadınlar oluşturdu.


Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, ülkemizde ikamet eden yabancı nüfus(1) bir önceki yıla göre 38 bin 968 kişi artarak 1 milyon 519 bin 515 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,3’ünü erkekler, yüzde 50,7’sini kadınlar oluşturdu.


Nüfus artış hızı binde 5 oldu


Yıllık nüfus artış hızı 2024 yılında binde 3,4 iken, 2025 yılında binde 5 oldu.


İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı yüzde 93,6 oldu


Türkiye’de 2024 yılında yüzde 93,4 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2025 yılında yüzde 93,6 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,6’dan yüzde 6,4’e düştü.


Nüfusumuzun yüzde 67,5’ini yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ikamet edenler oluşturdu


Mekânsal Adres Kayıt Sistemi’nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, "yoğun kent, orta yoğun kent ve kır"(2) ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.


Bu sınıflamaya göre, Türkiye nüfusunun yüzde 67,5’inin yoğun kent, yüzde 15,8’inin orta yoğun kent ve yüzde 16,8’inin ise kır olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde yaşadığı görüldü.


Türkiye’de 33 ilin nüfusu azaldı


Ülkemizde 2024 yılında bir önceki yıla göre 40 ilin nüfusunda azalma görülürken, 2025 yılında 33 ilin nüfusunun azaldığı görüldü.


İstanbul’un nüfusu 15 milyon 754 bin 53 kişi oldu


İstanbul’un nüfusu, bir önceki yıla göre 52 bin 451 kişi artarak 15 milyon 754 bin 53 kişi oldu. Türkiye nüfusunun yüzde 18,3’ünün ikamet ettiği İstanbul’u, 5 milyon 910 bin 320 kişi ile Ankara, 4 milyon 504 bin 185 kişi ile İzmir, 3 milyon 263 bin 11 kişi ile Bursa ve 2 milyon 777 bin 677 kişi ile Antalya izledi.


Nüfusu en az olan il 82 bin 836 kişi ile Bayburt oldu


Bayburt, 82 bin 836 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Bayburt’u, 85 bin 83 kişi ile Tunceli, 90 bin 392 kişi ile Ardahan, 138 bin 807 kişi ile Gümüşhane ve 157 bin 363 kişi ile Kilis takip etti.


Türkiye’de nüfusu 1 milyonu aşan ilk ilçe Esenyurt oldu


İlçelere göre nüfus dağılımı incelendiğinde, İstanbul ili Esenyurt ilçesinin 1 milyon 3 bin 905 kişi ile ilk sırada yer aldığı görüldü. Buna göre Türkiye’de ilk defa bir ilçenin nüfusu 1 milyonu geçmiş oldu. Esenyurt İlçesini sırasıyla 957 bin 792 kişi ile Gaziantep ili Şahinbey ilçesi, 952 bin 198 kişi ile Ankara ili Çankaya ilçesi, 931 bin 722 kişi ile Ankara ili Keçiören ilçesi ve 905 bin 880 kişi ile Gaziantep ili Şehitkamil ilçesi takip etti.


Nüfus piramidindeki yapısal değişim devam etti


Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanmaktadır. Türkiye’nin 2007 ve 2025 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görülmektedir.


Türkiye nüfusunun ortanca yaşı 34,9’a yükseldi


Ortanca yaş, nüfusu oluşturan kişilerin yaşları yeni doğan bebekten en yaşlıya doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Ortanca yaş aynı zamanda nüfusun yaş yapısının yorumlanmasında kullanılan önemli göstergelerden biridir.


Türkiye’de 2024 yılında 34,4 olan ortanca yaş, 2025 yılında 34,9’a yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 33,7’den 34,2’ye, kadınlarda ise 35,2’den 35,7’ye yükseldiği görüldü.


Ortanca yaşı en yüksek olan il Sinop, en düşük olan il Şanlıurfa oldu


Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop’un 44 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip il olduğu görüldü. Sinop’u, 43,5 ile Giresun ve 43,3 ile Kastamonu izledi. Diğer yandan 21,8 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa’yı, 23,3 ile Şırnak ve 25 ile Siirt takip etti.


Kadınlarda ve erkeklerde en yüksek ortanca yaşa sahip il Sinop oldu


Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 43 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 21,3 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 44,9 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şanlıurfa 22,3 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan il oldu.


Hiç evlenmeyenlerin oranının erkeklerde daha yüksek olduğu görüldü


Ülkemizde 2009 ve 2025 yılı cinsiyete göre medeni durumun dağılımı incelendiğinde, erkeklerde hiç evlenmeyenlerin oranının kadınlara göre daha yüksek olduğu, kadınlarda ise eşi ölenlerin ve boşananların oranının erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Diğer yandan büyük çoğunluğu oluşturan evlilerin oranının 2009 ve 2025 yılında her iki cinsiyette de birbirine yakın oranlarda olduğu görüldü.


Çalışma çağındaki nüfusun oranı yüzde 68,5 oldu


Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında yüzde 66,5 iken 2025 yılında yüzde 68,5 oldu. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı yüzde 26,4’ten yüzde 20,4’e gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise yüzde 7,1’den yüzde 11,1’e yükseldi.


Toplam yaş bağımlılık oranı azaldı


Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2024 yılında yüzde 46,1 iken 2025 yılında yüzde 46’ya düştü. Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, yüzde 30,6’dan, yüzde 29,7’ye gerilerken, çalışma çağındaki birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise yüzde 15,5’ten yüzde 16,2’ye yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’de 2025 yılında, çalışma çağındaki her 100 kişi, 29,7 çocuğa ve 16,2 yaşlıya bakmaktadır.


Türkiye’de kilometrekareye 112 kişi düşerken İstanbul’da 2 bin 943 kişi düştü


Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan "bir kilometrekareye düşen kişi sayısı", Türkiye genelinde 112 kişi oldu. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 943 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek olan ilimiz oldu. İstanbul’u 633 kişi ile Kocaeli ve 395 kişi ile en küçük yüz ölçümüne sahip il olan Yalova izledi.


Nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi, 19 kişi ile Ardahan ve 21 kişi ile Erzincan ve Gümüşhane izledi. Diğer yandan yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu ise 59 olarak gerçekleşti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Vali Dr. Erdinç Yılmaz’a ’Sivrihisar Fahri Hemşehrilik Beratı’ takdim edildi Sivrihisar Belediye Meclisi’nin oy birliğiyle aldığı karar neticesinde Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’a ’Sivrihisar Fahri Hemşehrilik Beratı’ düzenlenen törenle takdim edildi. Program, Eskişehir Valiliği’nde gerçekleştirildi. Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’a ’Sivrihisar Fahri Hemşehrilik Beratı’ takdim etti. Törende, Vali Yılmaz’ın geçmişte görev yaptığı Sivrihisar’a olan katkıları ve ilçeyle kurduğu güçlü gönül bağına dikkat çekildi. "Valimizin ilçemize büyük katkılar sunacağına inanıyorum" Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, törende yaptığı konuşmada, "Oy birliği ile aldığımız bir karar neticesinde fahri hemşehrilik beratı vermek için toplanmış bulunuyoruz. Değerli Valimiz, Sivrihisar Kaymakamlığı süresince ilçemizde değerli, kıymetli hizmetleri olduğundan dolayı Eskişehir’e geleceğini duyduktan sonra büyük bir sevinç ve heyecan duymuştuk. O günlerde 22. Dönem Milletvekilimiz Sayın Fahri Keskin Beyefendi ile beraber olduğumuz bir anda kendisinin böyle bir önerisi oldu. Biz de meclis üyelerimizle birlikte bir karar almak istedik. Valimiz de iyi ki var, iyi ki ilimizde, iyi ki bizlerle beraber. Valimizin burada bu dönemde görev yapması ilçemiz için de ileriye dönük çok büyük katkı sunacağına inanıyorum ve kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Sivrihisar’ın benim hayatımda yeri ve kıymeti çok büyük" Berat takdiminden dolayı büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ise, duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Ben tabii böyle bir hemşehrilik beratıyla, bu hemşehrilik beratının verilecek olmasına gerçekten büyük bir heyecan, gurur, mutluluk duyuyorum. Sivrihisar’ın benim hayatımda yeri, kıymeti çok büyük. Sivrihisarlı hemşehrilerim de zaten beni hep Sivrihisarlı gördüler, Sivrihisarlı kabul ettiler. Ben de onların bir hemşehrisi olarak kendimi hep öyle gördüm, öyle yakın hissettim. Osmaniye’de 5 yıl 7 ay çalıştıktan sonra Eskişehir’imize vali olarak gelmenin de mutluluğunu, gururunu yaşadım. Tabii hem Sivrihisar hem Eskişehir Tepebaşı bana çok şey kazandırdı, bana çok uğurlu gelen bir il olarak öyle düşündüm. Bugün de sizlerin sevgisini kazanmış olmak, sizlerin takdiriyle, böylesi bir hemşehrilik beratıyla ödüllendirilecek olmamızdan gerçekten mutluyum."
Bolu Mudurnu’da geleneksel ‘Birikme Gecesi’nde güldüren anlar Bolu’nun Mudurnu ilçesinde Osmanlı döneminden günümüze miras kalan ‘Birikme Gecesi’ geleneği sürdürülüyor. Sahnelenen sezonun son orta oyununda 5 yaşındaki Ömer Halis Akıllı’nın kendisine abur cubur almayan muhtar babasını oyunun hakemine şikayet edip, eline ıslak havluyla vurduğu anlar, salonu kahkahaya boğdu. Mudurnu’ya bağlı Delice köyü Bayramlı Mahallesi’nde bir araya gelen köy sakinleri, Osmanlı döneminden beri süregelen ‘Birikme Gecesi’ isimli orta oyununda buluştu. Tarihi ilçeye miras kalan orta oyunlarında vatandaşlar doyasıya eğlendi. Kış aylarında düzenlenen gecenin bu dönemki son oyunu gerçekleşti. Sobanın etrafında toplanan vatandaşlar, yaklaşık 20 farklı oyunu oynayarak eğlenceli vakit geçirdi. Yüzlerce köy sakininin katıldığı gecede yemekler yenilerek, oyun sonrası sohbet edildi. Geceye damga vuran oyun Gecenin en dikkat çeken anları ise geleneksel ‘Buyur Bey’ oyunu sırasında yaşandı. Köy muhtarı Erkan Akıllı’nın 5 yaşındaki oğlu Ömer Halis Akıllı, oyun gereği ‘Bey’ rolündeki kişiye babasını şikayet etti. Küçük Ömer Halis’in babasının kendisine kızdığını ve abur cubur almadığını söylemesi üzerine oyunun kuralı gereği babasına ceza kesildi. Elindeki ıslak havluyla babasının eline üç kez vuran küçük çocuğun o halleri ve köylülerin kahkahaları kameraya yansıdı.
Antalya Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürü Çelik: "Sigarayı bırakmak için en doğru zaman şimdi" Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, "Sigarayı bırakmayı ertelemeyin, sağlığınızın sizi mecbur etmesini beklemeyin. Sigarayı bırakmak için en doğru zaman şu andır. Kendiniz ve aileniz için yeni bir başlangıç yapın" dedi. Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde her yıl 9 Şubat’ta tütün kullanımının zararları konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak ve sigara kullanan bireyleri bırakmaya teşvik etmek amacıyla kutlanan "Dünya Sigarayı Bırakma Günü" kapsamında bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, sigara kullanımının başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kanser türünün yanı sıra kalp ve damar hastalıkları ile KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) gibi ciddi solunum yolu hastalıklarının ortaya çıkmasında en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu vurgulayarak, tütün ürünlerinin her yıl milyonlarca insanın sağlığını tehdit ettiğini söyledi. Elektronik sigara, nargile ve ısıtılmış tütün ürünleri dâhil olmak üzere tüm tütün ürünlerinin zararlı olduğuna dikkat çeken Çelik, bu ürünlerin içeriğinde bulunan kanserojen maddelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını ifade etti. Tütün dumanına maruz kalmanın güvenli bir düzeyinin bulunmadığını belirten Çelik, kullanım sıklığı arttıkça kanser ve diğer sağlık risklerinin de önemli ölçüde arttığını kaydetti. Tütün kullanımına başlama yaşının giderek düştüğüne dikkat çeken Çelik, tütün kullanan her 10 kişiden 9’unun sigaraya 18 yaşından önce başladığını belirterek, erken yaşta edinilen bu alışkanlığın yaşam boyu süren ciddi sağlık sorunlarına neden olduğunu söyledi. "Sigara bağımlılığı tedavi edilebilir" Sigara bağımlılığının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Dr. Çelik, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara devlet tarafından ücretsiz destek sağlandığını vurguladı. Çelik, "Müdürlüğümüze bağlı Sağlıklı Yaşam Merkezleri bünyesinde hizmet veren Sigara Bırakma Poliklinikleri, vatandaşlarımıza hem tıbbi hem de danışmanlık desteği sunmaktadır. Ayrıca ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı üzerinden de ücretsiz danışmanlık hizmeti verilmektedir" dedi. Antalya genelinde toplam 34 sigara bırakma polikliniğinin hizmet verdiğini belirten Çelik, Gazipaşa’da da sigara polikliniğinin hafta içi pazartesi günleri mesai saatleri içerisinde hizmet vermeye devam ettiğini ifade etti. "Sağlığınızı ertelemeyin" Sigaranın her anının hem yaşam süresinden hem de insanın sevdikleriyle geçireceği sağlıklı zamanlardan çaldığını vurgulayan Dr. Eşşe Çelik, vatandaşlara şu çağrıda bulundu: "Sigarayı bırakmayı ertelemeyin, sağlığınızın sizi mecbur etmesini beklemeyin. Sigarayı bırakmak için en doğru zaman şu andır. Kendiniz ve aileniz için yeni bir başlangıç yapın." Pazar yerinde farkındalık çalışması 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü etkinlikleri kapsamında Gazipaşa’da pazar yerinde bilgilendirme çalışması yapıldı. İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, sigaranın zararları ve bireylerin yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri hakkında vatandaşlara bilgi vererek farkındalık oluşturdu.
Bursa Ruh sağlığına mahalleden dokunuş: Pilot uygulama Bursa’da başladı Bursa Uludağ Üniversitesi Bilim ve Doğa Topluluğu öncülüğünde yürütülen Ruh Sağlığı Okuryazarlığı Projesi’nin pilot uygulaması Karaman Mahallesi’nde hayata geçirildi. Akademisyenler, öğrenciler ve mahalle sakinlerini bir araya getiren proje, ruh sağlığına yönelik farkındalığı tabana yaymayı hedefliyor. Projenin genel koordinatörlüğünü ve Bursa Uludağ Üniversitesi Bilim ve Doğa Topluluğu Başkanlığı’nı yürüten Zeynep Göksu İnayet, pilot uygulamanın ilk aşamasında 50 kişilik öğrenci grubuyla kapsamlı bir panel gerçekleştirildiğini belirtti. Panelde Nilüfer Kent Konseyi Başkanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sosyolog Doç. Dr. Berkay Aydın, Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Psikolog Dr. Didem Acar ve Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Psikolog Merve Karaburun konuşmacı olarak yer aldı. Türk Psikologlar Derneği ve Genç Psikologlar Meclisi paydaşlığında gerçekleştirilen panelde, ruh sağlığı okuryazarlığının önemi çok yönlü olarak ele alındı. Mahallede farkındalık için poster atölyesi Projenin ikinci aşaması ise Karaman Mahallesi Muhtarlığı ile Karaman Kadın Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği iş birliğinde gerçekleştirildi. Aralık ayında düzenlenen Ruh Sağlığı Okuryazarlığı Paneli’nin kazanımları doğrultusunda Karaman Mahallesi’nde Poster Hazırlama Atölyesi düzenlendi. Atölyede mahalle sakinleri ile topluluk üyesi üniversite öğrencileri bir araya gelerek, ruh sağlığı temalı posterler hazırladı. Hazırlanan posterlerin pilot çalışma bölgesi olan Karaman Mahallesi’nde ilerleyen süreçte farkındalık oluşturmak amacıyla kullanılacağı ifade edildi. Atölyeye katılan Karaman Mahallesi’nde yaşayan kadınlar, ruh sağlığına dair merak ettikleri sorulara uzmanlar ve öğrenciler aracılığıyla yanıt buldu. Samimi ve etkileşimli bir ortamda gerçekleşen etkinlikte katılımcılar keyifli ve öğretici anlar yaşadı. Proje ekibi, Karaman Mahallesi’ndeki pilot uygulamanın ardından farklı mahalle muhtarlıklarıyla iş birliği yaparak, üçüncü etaba geçmeyi planlıyor. "Mahallemiz adına gurur duyuyoruz" Karaman Mahallesi Muhtarı Hatice Avcı, pilot mahalle olarak seçilmelerinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Karaman Mahallesi’nin böylesine anlamlı ve toplumsal faydası yüksek bir projede pilot bölge olarak seçilmesi bizler için büyük bir mutluluk. Özellikle kadınlarımızın ve gençlerimizin ruh sağlığı konusunda bilinçlenmesini çok önemsiyoruz. Bu tür çalışmalar, mahalle kültürünü güçlendirdiği gibi bireylerin kendilerini daha güvende ve değerli hissetmelerini sağlıyor" dedi. Avcı, üniversitelerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan iş birliklerinin mahalleler için önemli bir kazanım olduğuna dikkat çekerek, projede emeği geçen akademisyenlere, öğrencilere ve organizasyon ekibine teşekkür etti.