GÜNDEM - 07 Şubat 2026 Cumartesi 23:21

Türkiye’nin en büyük 3. TBM’si görevini başarıyla tamamladı

A
A
A
Türkiye’nin en büyük 3. TBM’si görevini başarıyla tamamladı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sarıyer-Kilyos Tüneli Projesi için düzenlenen TBM Çıkış Töreni’nde yaptığı konuşmada, "Seyahat süresini 35 dakikadan sadece 5 dakikaya indireceğiz. Böylece zamandan 3,3 milyar lira, akaryakıttan 700 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 4 milyar lira tasarruf edeceğiz" dedi.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sarıyer - Kilyos Tüneli Projesi için düzenlenen TBM Çıkış Töreni’ne katıldı. Törende Uraloğlu’nun yanı sıra projede emeği geçen çalışanlar ile protokol de yer aldı. Karayolları Genel Müdürlüğü’nce ilk kez kullanılan ’TBM’ makinesi tören alanında yeniden çalıştırıldı, dakikalar sonra kazı çalışmalarını tamamlayarak alkışlarla tünelin sonuna ulaşıldı.



"Türkiye’nin en büyük 3.TBM’i kullanılarak büyük bir başarıya imza atıldı"


Törende konuşan Bakan Uraloğlu, "Özellikle metro ve demiryolu tünellerinde sıkça kullandığımız TBM teknolojisini, Sarıyer-Kilyos Tüneli projesinde Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda ilk kez kullanıyoruz. Bu proje, karayolu tünellerinde tünel açma makinesinin ilk ve tek uyguladığı onemli bir adım olmakla birlikte, Avrasya Tüneli ve Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Hattı Eşme - Salihli arasındaki T-1 Tüneli’nden sonra, burada 13,65 metrelik çapıyla Türkiye’nin en büyük 3.TBM’i kullanılarak büyük bir başarıya da imza atıldı. Çift tüp uzunluğu toplam 13 bin 715 metre olan tünelimizin yapımını en kısa sürede tamamlamak için Yeni Avusturya Tünel Açma, kısa adıyla ’NATM’ metodu, yani delme patlatma şeklinde ve TBM teknolojisi olmak üzere 2 yöntemi eş zamanlı uyguluyoruz. Bugün itibariyle de 2024 yılının Aralık ayında başladığımız TBM ile 4 bin 800 metrelik kazma çalışmasını bitirerek başarıyla tamamlamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.



"Projemizin tamamlanmasıyla İstanbul’un kuzeyindeki ulaşım kökten değişecek, şehrimizin altyapısı çok daha güçlenecektir"


Çift tüp toplam uzunluğu 13 bin 715 metre olan tünelin 10 bin 833 metresini, yaklaşık yüzde 79’unu delmiş bulunduklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Geri kalan 2 bin 882 metrelik kesimin açılmasını da NATM yöntemiyle sürdürüyoruz. Şu anda sahada 180 adet makine/ekipman ve 879 adet personel ile çalışmalara devam ediyoruz. İnşallah Sarıyer - Kilyos tünelimizin yapım çalışmalarını bu yıl tamamlama hedefiyle 7 gün 24 saat aralıksız sürdürüyoruz. Projemizin tamamlanmasıyla İstanbul’un kuzeyindeki ulaşım kökten değişecek, şehrimizin altyapısı çok daha güçlenecektir. Projemizle Maslak, Levent, Beşiktaş ve Büyükdere Caddesi gibi İstanbul’un en kalabalık, en canlı iş ve finans merkezleri, Sarıyer-Çayırbaşı Tüneli ve hemen akabindeki Sarıyer - Kilyos Tüneli vasıtasıyla doğrudan Kuzey Marmara Otoyolu’na bağlanabilecek, İstanbul Havalimanı ile İstanbul’un iş merkezleri arasındaki bağlantı hızlanacaktır" şeklinde konuştu.



"Seyahat süresini 35 dakikadan sadece 5 dakikaya indireceğiz"


Bakan Uraloğlu, "Projemiz sayesinde seyahat süresini 35 dakikadan sadece 5 dakikaya indireceğiz. Böylece zamandan 3,3 milyar lira, akaryakıttan 700 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 4 milyar lira tasarruf edeceğiz. Bu düşüncelerle Sarıyer-Kilyos tünelimizin yapım çalışmalarını yürüten ve TBM çalışmalarını başarıyla tamamlayarak projeyi bu aşamaya getiren işçisinden mühendisine tüm yüklenici firma ve Karayolları Genel Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür ediyor, başarılarının devamını temenni ediyorum. Rabbim kazasız belasız tamamlamayı nasip etsin" ifadelerini kullandı.



Türkiye’nin en büyük 3. TBM’si görevini başarıyla tamamladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri’de aracın, refüjdeki yayaların arasına daldığı kazada kamerada Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde SUV aracın refüjde bekleyen yayaların arasına girmesiyle 3 kişinin yaralandığı trafik kazasında yaralanan Aysel Ö., kazanın yarış sebebiyle gerçekleştiğini iddia ederek, "Araç yarışıyordu aşırı hızlı geliyordu" dedi. Öte yandan kazanın görüntüsü bir aracın yol kamerasına yansıdı. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Beyazşehir Mahallesi Gesi Caddesi’nde meydana gelen kazada, H.G.A. idaresindeki 38 AOB 801 plakalı araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak tramvay durağının yanında yolun karşı tarafına geçmek için refüjde bekleyen yayaların arasına daldı. Kazada Aysel Ö., D.B. ve T.B. yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edilmişti. Yaralılar ambulans ile hastanelere kaldırılırken, polis ekipleri de yolu kapatarak inceleme yaptı. Ayrıca tramvay durağında da maddi hasar oluştu. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. "Kaza yarış sebebiyle gerçekleşti" Öte yandan kazada yaralanan ve tedavisinin ardından taburcu olan Aysel Ö., kazanın yarış sebebiyle gerçekleştiğini iddia etti. Kaza sonrası sürücü tarafından hiçbir şekilde özür almadığını ve bu duruma üzüldüğünü belirten Aysel Ö., "Markete gittim ve alışveriş yaptım. Birkaç kişiyle karşıya geçmek için bekliyorduk. Araçların geçmesini bekledik. O sırada bir aracın hızla geldiğini fark ettim. Araç üzerime geldi ve tek hatırladığım ‘eyvah’ dediğim. Araç yarışıyordu. Çünkü aşırı hızlı geliyordu. Direkt refüje çıktı. Hastanede röntgenlerimi çektiler. Göğüs kafesimde kırıklar olduğunu söylediler. Omzumun çıktığını söylediler. Kafatasımda aşırı kanama vardı. Beni kimse aramadı. Kaza yapan kişiler ‘neyiniz var? İstemeyerek oldu" gibi hiçbir şey söylemediler. Şu anda kendi sağlığımı düşünemiyorum. Ben eşimden ayrıyım. Oğlumla yaşıyorum. Şu anda dükkanım kira ve çalışan bir kadınım. Ben nasıl ayakta duracağım. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Bir insan bir inana zarar veriyorsa cezalandırılmalı" ifadelerini kullandı. Ayrıca, aracın bir otomobilin arkasından ilerlediği ve birden refüje çıktığı kazanın görüntüleri de bir aracın yol kamerasına yansıdı.
Muş Muş’ta şebeke suyunda bakteri tespit edildi, vatandaşlar çeşmelere akın etti Muş İl Sağlık Müdürlüğünün kent merkezindeki içme suyunda bazı değerlerin sınırların üzerine çıktığını açıklaması üzerine vatandaşlar çeşmelere yöneldi. Muş İl Sağlık Müdürlüğü, kent merkezinde kullanılan belediyeye ait şebeke suyuna yönelik yapılan analizlerde bazı parametrelerin mevzuatta belirlenen sınır değerlerin üzerine çıktığını açıkladı. Yetkililer, sonuçlar normale dönene kadar şebeke suyunun içme ve yemek yapımında kullanılmaması gerektiğini duyurdu. Açıklamanın ardından kent merkezinde yaşayan vatandaşlar, içme suyu ihtiyacını karşılamak için merkez ve mahallelerde bulunan çeşmelere yöneldi. Araçlarıyla Mongok Çeşmesi’ne gelen vatandaşlar, bidonlara doldurdukları suları evlerine taşıdı. Muş İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, son günlerde kamuoyunda ve sosyal medya platformlarında yer alan iddialar üzerine içme suyuna yönelik kapsamlı incelemeler gerçekleştirildiği belirtilerek, "Son günlerde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında ilimiz içme suyuna ilişkin gündeme gelen iddialar üzerine Müdürlüğümüz tarafından gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılmıştır. Bu kapsamda Muş merkez içme suyu sisteminin farklı noktalarından alınan numuneler yetkili laboratuvarlara gönderilerek analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda bazı parametrelerin mevzuatta belirtilen sınır değerlerin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen veriler, içme suyu altyapısından sorumlu kurum olan Muş Belediyesi ile paylaşılmış; gerekli bilgilendirme ve ikazlar yapılmıştır. Uygunsuzluğun kaynağının tespiti ile bakım-onarım ve teknik iyileştirme süreçlerinin belediye tarafından ivedilikle yürütülmesi talep edilmiştir. Müdürlüğümüzce süreç yakından takip edilmekte olup, izleme ve denetim faaliyetleri sürdürülmektedir. İçme suyuna ilişkin uygunsuzluklar giderilinceye kadar vatandaşlarımızın sağlığının korunması amacıyla analiz sonuçları normale dönünceye kadar bu süreçte şebeke suyunun içme, yemek hazırlama ve ağızdan temas gerektiren amaçlarla doğrudan kullanılmaması, zorunlu hallerde ise en az 10 dakika kaynatıldıktan sonra soğutularak kullanılması gerekmektedir. Kaynatılmamış şebeke suyunun diş fırçalama ve benzeri doğrudan ağız teması gerektiren işlemlerde kullanılmaması önemle tavsiye edilmektedir" denildi. Çeşmeden su almaya gelen Abdulaziz Yalçın, yetkililerden yeni ve olumlu bir açıklama gelene kadar su ihtiyaçlarını bu şekilde karşılayacaklarını ifade ederek, "Şu anda mağdur durumdayız. Mongok Çeşmesi’nden su almaya geldik. İl Sağlık Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamaya göre şebeke suyunda yüksek bakteri tespit edildi. Bu nedenle şebeke suyunu tüketemiyoruz. Mecburen şebeke suyuyla abdest alıyoruz. İnşallah namazımız kabul olur. Sağlık Müdürlüğü ’Su temizdir, tüketebilirsiniz’ şeklinde yeni bir açıklama yapana kadar bu sudan bidonlarla alıp evlerimize taşıyacağız. Belediye Başkanlığından şu ana kadar herhangi bir açıklama yapılmadı. Bizler de Sağlık Müdürlüğü’nün uyarılarını dikkate alarak hareket ediyoruz" dedi. Evlerde ve iş yerlerinde şebeke suyundan gelen kötü koku üzerine durumu yetkililere bildirdiklerini söyleyen Burhan Sayılgan, "Evlerimizde ve iş yerlerimizde şebeke suyundan kötü koku aldık. Bu sorunun giderilmesi için durumu yetkililere bildirdik. Yapılan incelemeler sonucunda Sağlık Bakanlığı ve Muş İl Sağlık Müdürlüğü’nden gelen raporlar, suda bakteri tespit edildiğini ortaya koydu. Ayrıca ikinci bir analiz için numunelerin Ankara’ya gönderildiği ve sonuçların beklendiği belirtildi. Şu anda evlerimizde ve iş yerlerimizde arıtma cihazları kullanıyoruz. Çünkü arıtma olmadan bu suyla başa çıkmak mümkün değil. Suyun tehlikeli olduğunu düşünüyoruz; içindeki virüsün ne olduğu ve kaynağının nereden geldiği bilinmediği için endişe yaşıyoruz. Kimseyi bu konuda suçlamıyoruz ancak yetkililerden bir an önce çözüm üretilmesini bekliyoruz. Halkımız mağdurdur durumda" diye konuştu.