GÜNDEM - 14 Ekim 2023 Cumartesi 09:06

“Türkmenlerin Türkiye’den temennisi uzun vadeli politikalar”

A
A
A

Irak ve Suriye’deki Türkmenlerin yaşadığı problemlerin ele alındığı kongrede konuşan Irak Türkmeneli Dernekler Federasyonu Başkanı Mehmet Tütüncü, “Türkiye’den temennimiz bölgeye her zaman dikkatle bakması ve gelecekle ilgili uzun vadeli politikalar üretip, gelişmelere hazırlıklı olmasıdır” dedi.

İstanbul Esenyurt Üniversitesi, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi tarafından düzenlenen “Büyük Türkmeneli Kongresi” ile Irak ve Suriye’de bulunan Türkmenlerin içinde bulunmuş oldukları sıkıntılar ele alındı. Moderatörlüğünü Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Sait Yılmaz’ın yaptığı kongreye; Mütevelli Heyeti Başkanı Orhan Özyurt, Rektör Vekili Prof. Dr. Saadetdin Herdem, Irak Türkmeneli Dernekler Federasyonu Başkanı Mehmet Tütüncü, Suriye Türkmen Dernekler Federasyonu Başkanı Dr. Tarık Sulo Cevizci katıldı.

Irak Türkmeneli Dernekler Federasyonu Başkanı Mehmet Tütüncü, gelecekte Türkmenleri ortak tehlikelerin beklediğini ifade ederek, “Türkmenler sıkıntılı bir süreç yaşıyor. Irak ve Suriye Türkmenleri Osmanlı’dan sonra son yüzyıl içinde iki farklı ülkede kaldılar. Türkiye’nin dışında kalmak mecburiyetinde kaldılar. Günümüzde bölgeler parçalanmaya giden bir pozisyon aldı. Gelecekle ilgili ortak kaygılarımız var. Her iki bölgedeki Türkmenler akraba topluluklardır. Gelecekte de bizleri ortak tehlikeler bekliyor” dedi.

“Bölgedeki harita değişikliği Türkiye için de büyük risk”

Türkmenlerin bölgede yaşadığı sıkıntıları anlatan Mehmet Tütüncü, “En büyük faktörlerden biri İran. İran’ın bölgede Şiiliği yayma politikası var. PKK/PYD’nin bölgede hayal ettikleri ‘uydu devlet projesi’ var. Bunlara karşı ortak bir tavır almak ve politika geliştirmek gerekiyor. Varlığımızı, kültürümüzü ve dilimizi korumak için o bölgede iş birliğinde bulunacağız. Bu iş birliği ne Irak’ın ne de Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozmak anlamında değil, aksine bizler bu ülkelerin mevcut statüsünün korunmasından yanayız. Ancak bizlere rağmen bir bölünme olacaksa orada muhakkak Türkmenler de söz sahibi olacak. Başka grupların güdümünde kalmadan kendi iradeleriyle ata topraklarında geleceklerini tayin etmede karar sahibi olacaklalardır. Bunun için de hazırlıklı olmak lazım. Bölgeyi bir takım riskli gelişmeler bekliyor. Temennimiz bir an önce savaşın ve kaosun ortadan kalkması, barışın, huzurun sağlanmasıdır. Orada yaşayan vatandaşlarımız da bu güvenlikten nasibini almalıdır. Bu durum uzun yıllardır bölgeye çok büyük zararlar veriyor. Bölgedeki harita değişikliği Türkiye için de büyük risk oluşturuyor” diye konuştu.

“Türkiye bütün Türklerin anavatanıdır”

Türkmenlerin Türkiye’den beklentilerini de anlatan Tütüncü, “Türkiye bütün Türklerin anavatanıdır. Bölgede cereyan eden hadiselerde Türkiye’nin aktif rol oynamasını bekliyoruz. Özellikle Suriye konusunda Türkiye’nin aldığı rol azımsanmayacak bir meseledir. Türkiye gecikmeli de olsa bölgede inisiyatif aldı. Ayrıca Irak politikasında da Türkiye’nin aktif rol oynaması gerekiyor. Biz her zaman bu ülkelerin barış ve iş birliği içinde politika sürdürmelerinden yanayız. Aksi halde okyanus ötesinden gelen birileri bölgeyi dizayn etmeye çalışır. Bu dizayndan ise en büyük zararı maalesef bölgede yaşayan halklar görür. Bu açıdan Türkiye’den temennimiz bölgeye her zaman dikkatle bakması ve gelecekle ilgili uzun vadeli politikalar üretip ona göre gelişmelere hazırlıklı olmasıdır” şeklinde konuştu.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Tuzluca tuz mağaralarında bayram yoğunluğu yaşandı Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde bulunan tuz mağaraları, şifalı havası ve doğal yapısıyla Kurban Bayramı tatilinde de yoğun ilgi gördü. Solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiği belirtilen mağara, 9 günlük bayram tatilinde 16 binin üzerinde yerli ve yabancı turisti ağırladı. Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde yer alan tuz mağaraları, bayram tatilinde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olmaya devam ediyor. Doğal tuz oluşumları ve yer altındaki etkileyici atmosferiyle dikkat çeken mağara, özellikle astım, bronşit ve nefes darlığı gibi solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılan havası dolayısıyla sağlık turizmi açısından da önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Bayram tatillerinde yoğun ziyaretçi ağırlayan tuz mağaraları, 4 günlük Kurban Bayramı’nda yaklaşık 10 bin kişiyi misafir ederken 9 günlük bayram tatilinde ise toplamda 16 binin üzerinde yerli ve yabancı turisti ağırladı. Aileleriyle birlikte bölgeye gelen ziyaretçiler hem mağaranın doğal güzelliklerini keşfediyor hem de şifalı olduğu değerlendirilen havasından faydalanma imkanı buluyor. Tuz mağarası gişe personeli Cemil Gümüştekin, Kurban Bayramı ile birlikte açılış saatlerinde değişikliğe gittiklerini belirterek, "Çalışma saatlerimiz yaz uygulamasında sabah 09.00 ile akşam 18.00 arasındadır. Kışın ise sabah 08.00’de açıp akşam 17.00’ye kadar hizmet veriyoruz. Bayram dolayısıyla sabah 08.00 gibi açıyoruz. Akşam kapanış saatimiz ise ziyaretçi yoğunluğuna göre değişiyor. Bazen 19.00, bazen de 20.00’ye kadar açık kalıyoruz. Yoğunluk oldukça fazla. Bu yoğunluğun pazartesi gününe kadar devam etmesini bekliyoruz" dedi. Tuz mağarasının fotoğraflardan daha güzel olduğunu söyleyen Erkan Güzel ise, "Biz Bitlis’in Tatvan ilçesinde oturuyoruz. Doğu turuna çıktık. Önce Iğdır’a geldik, ardından Kars tarafına doğru geçeceğiz. Yol üzerindeyken tuz mağarasını da görmek istedik. Gezi öncesinde internette Iğdır’da gezilebilecek yerleri araştırırken tuz mağarasını gördük. Fotoğraflarda güzel görünüyordu ancak buraya geldiğimizde fotoğraflardan çok daha etkileyici olduğunu gördük. Burası kesinlikle görülmesi gereken bir yer. İnsan içeri girince gerçekten büyüleniyor. Oldukça etkileyici ve keyifli bir ortamı var" diye konuştu. Arkadaşlarının tavsiyesi ile tuz mağarasına geldiğini belirten Alaattin Günal, "Giresun’dan geliyorum. Iğdır’daki arkadaşlarımızın tavsiyesi üzerine Tuzluca tuz mağarasını ziyaret ettik. Daha önce hiç görmemiştim. Iğdır’a geldiğimizde, misafir olduğumuz aile dostlarımız burayı görmeden dönmememiz gerektiğini söyledi. Geldik ve gördük. Gerçekten devasa bir mağara. Herkese tavsiye edeceğim yerlerden biri. Çok güzel bir tuz mağarası" dedi. Ailesi ile fırsat bulduğunda sürekli tuz mağarasına geldiğini ifade eden Beran Kaylan, "Ben Iğdır’da yaşıyorum. Tuzluca ilçesi yakın olduğu için her yıl buraya geliyoruz. Her gelişimde buranın daha da geliştiğini görüyorum. Çok güzel bir yer. Türkiye’nin 81 ilindeki herkesin gelip burayı görmesini tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. Tuz mağarasının birçok rahatsızlığa iyi geldiğini söyleyen ve Kars’tan gelen Baran Genç ise, "Tuzluca mağarasını gezmeye geldik. Burası çok güzel ve görülmeye değer bir yer. Herkesi buraya davet ediyoruz. Kendi memleketimiz olmasına rağmen çok sık gelemiyorduk. Birkaç kişi bize tavsiye etti. Özellikle bazı rahatsızlıklara iyi geldiği söyleniyor. Bacak ağrısı çekenler ve nefes darlığı yaşayan kişiler için faydalı olduğunu duyduk. Bu nedenle hastalarımızı da sağlıklarına kavuşmaları ümidiyle buraya getirdik. Burayı herkese öneriyoruz" dedi. Gişe görevlisi Necmettin Bozyiğit, yaz aylarında da vatandaşların mağara içerisinin serin olması nedeniyle tuz mağarasını ziyaret ettiğini belirterek, mağaranın yılın her döneminde yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Bozyiğit, "Mağara, 2021 yılından bu yana aktif olarak hizmet veriyor ve halka açık. Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından ziyaretçiler geliyor. KOAH, bronşit ve astım hastalarına iyi geldiği belirtiliyor. Yaz-kış mağara içerisindeki sıcaklık yaklaşık 12 derece oluyor. Bu nedenle kışın sıcak, yazın ise serin bir ortam sunuyor" ifadelerine yer verdi. Iğdır turizminin önemli destinasyonları arasında yer alan tuz mağaralarının, her yıl artan ziyaretçi sayısıyla bölge ekonomisine de katkı sunduğu bildirildi.