EKONOMİ - 09 Ağustos 2022 Salı 15:44

TurkNet’ten ‘taahhütsüz’ internet

A
A
A
TurkNet’ten ‘taahhütsüz’ internet

İnternet servis sağlayıcısı TurkNet, internet hızı ve taahhüt gibi internet kullanıcılarını mağdur eden durumları duyurmak için “Onaylamıyorum” reklam kampanyasını başlattı.

İnternet servis sağlayıcısı TurkNet, internet hızı ve taahhüt gibi internet kullanıcılarını mağdur eden durumları duyurmak için “Onaylamıyorum” reklam kampanyasını başlattı.



İnternet servis sağlayıcısı TurkNet, dünya standartlarında Gigabit hızlardaki interneti, başta teknopark ve üniversiteler olmak üzere Türkiye’deki her hane için ulaşılabilir hale getirmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda kendi fiber altyapısında geliştirdiği GigaFiber yatırımlarına aralıksız devam eden TurkNet, şu anda 11 büyükşehirde fiber altyapı sunuyor. Şirket, yıl sonunda 1 milyon, 2024 yılında ise Türkiye genelinde 4 milyon haneye ulaşmayı hedefliyor. İnternet kullanıcılarına dünya standartlarındaki Gigabit hızlarda, kaliteli ve özgür bir internet deneyimi sağlamak için aralıksız yatırım yaptıklarını belirten TurkNet Ceo’su Cem Çelebiler, “Bu kampanyayla sabit internette tüketiciyi bloke eden, üretimi ve eğitimi yavaşlatan sektörel problemlerin altını çiziyoruz. Yeni reklam kampanyamızın, kullanıcı deneyimi ve ihtiyaçları için gerçek bir ses olacağına inanıyoruz. Tüm internet kullanıcılarına #ÖzgürlüğeGeçişYapın çağrısı yapıyoruz” dedi.



“Ülkemizi dünya standartlarında, hızlı ve özgür internet ile buluşturmak istiyoruz”


İnternet kullanıcılarına dünya standartlarında Gigabit hızlarda, özgür bir internet deneyimi yaşatmayı amaçladıklarını belirten TurkNet Ceo’su Cem Çelebiler, “TurkNet olarak, kotasız, taahhütsüz ve hızlı internet sunuyoruz. Amacımız, tüm internet kullanıcılarına dünya standartlarında, 1000 Mbps’ye kadar eşit indirme ve yükleme hızında, kaliteli bir internet deneyimi sunabilmek, sektörde ‘ezber bozan’ marka olarak üniversite ve teknoparklardan başlayarak GigaFiber altyapımızı her gün genişletiyoruz. Bağımsız internet hız ölçüm şirketi Speedtest’in açıkladığı 2022 yılı ikinci çeyrek raporuna göre Türkiye’nin internet hızında 181 ülke arasında 103. Sırada. Daha kaliteli, daha üretken bir toplum, bilim ve teknolojide daha iyi bir yerde olmak için yüksek hızda internet şart. Düşük hızlar ne öğrenciye ne iş insanına ne akademisyene ne mühendise yetiyor. Bağımsız marka araştırmamıza göre; Türkiye’de her 100 kişiden 73’ü, düşük hızlı internet yüzünden problem yaşıyor. İnternet hızımızı en az 4’e katlamalıyız. Türkiye, dünyada internet hızında ilk 20’de olmayı hak ediyor. Şirketimiz olarak bu tabloyu değiştirmek istiyoruz. Bu ülkedeki herkese dünya standartlarında internet deneyimi yaşatmak istiyoruz” şeklinde konuştu.



“Hızlı internete geçtiğimizden bu yana dernekte işlerimiz hızlandı”


TurkNet tarafına gerçekleştirdikleri deneyim merkezinden bahseden Bümed Başkanı Hülya Cesur, “Biz TurkNet’in ilk sınırsız ve yüksek hızlı internetinin deneyim merkezi olduk. Eğitim demek özgürlük demek. Kampüsün içinde özgürlük anlamında internet alanı bizim için çok değerli. Bunun ötesinde Bümed deneyim merkezi. Çünkü burası iş dünyasının, Boğaziçi camiasının, akademisyenlerin ve öğrencilerin buluştuğu platform. Burada ciddi projeler üretiliyor. İnternetin sınırlı olması ciddi bir problem teşkil ediyordu. Biz ekstra hızlı internete geçtiğimizden bu yana dernekte işlerimiz hızlandı. Derneğimiz olarak ihtiyaç haritası oluşturduk. Bu proje öğrencilerin ihtiyaçlarını girdikleri bir platform. Buraya ciddi anlamda eğitimlerini devam ettirmek için internet, tablet, fatura, yurt, burs gibi giriyor. Bunun için tek tek ödenmesi yerine TurkNet ile işbirliğine gittik. TurkNet bir grup öğrencilerin eğitim hayatı boyunca internetini ödemek için kollarını sıvadı” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.