ASAYİŞ - 23 Mayıs 2026 Cumartesi 15:19

Ümraniye’de takılan serum sonrası hayatını kaybeden genç kızın ailesinden tıp merkezi önünde eylem

A
A
A
Ümraniye’de takılan serum sonrası hayatını kaybeden genç kızın ailesinden tıp merkezi önünde eylem

Ümraniye’de grip şikayetiyle gittiği özel tıp merkezinde alerjisi olduğu belirtilmesine rağmen takılan serum sonrasında hayatını kaybeden 28 yaşındaki Gamze Yıldız’ın ailesi, hastane önünde eylem başlattı. Hastane yönetimini zincirleme ihmalkarlıkla suçlayan acılı anne, "Bunlar kasap, bunlar tüccar, bunlar sadece para, kan emici" dedib


Ümraniye’de boğaz ağrısı şikayetiyle gittiği özel tıp merkezinde iddialara göre alerjisi olduğu belirtilmesine rağmen takılan serum sonrasında hayatını kaybeden 28 yaşındaki Gamze Yıldız’ın ailesi, tıp merkezi önünde protesto eylemi başlattı.


Grip şikayetiyle başvurduğu sağlık merkezinde fenalaşarak yaşamını yitiren Gamze Yıldız’ın ölümünün ardından sır perdesi aralanmayı beklerken, genç kadının yakınları bugün Ümraniye’deki özel tıp merkezi önünde toplandı. Ellerinde Gamze Yıldız’ın fotoğrafları ve adalet talebi içeren pankartlar taşıyan aile, tıp merkezinde nöbetçi doktor bulunmadığını ve müdahalenin yetkisiz personel tarafından yapıldığını ifade etti.


Tıp merkezi önünde sessizce eylem yaparak tepki gösteren aile, kızlarının ölümünde zincirleme ihmaller zinciri olduğunu savunarak yetkililerin acilen harekete geçmesini talep etti. Çevredeki vatandaşların da destek verdiği eylem sırasında, tıp merkezi önünde sivil polis ekiplerinin güvenlik önlemi aldığı görüldü.


"Entübe edecekler edemiyorlar, ciğere vereceklerine mideye veriyorlar"


Kızının ölümüne yol açan ihmaller zincirini gözyaşları içinde anlatan acılı anne Suna Doğantekin, "Kızım 29 Mart’ta soğuk algınlığı sebebiyle buraya geliyor. İlaçlara alerjisi olduğunu söylüyor. Ona rağmen kızıma ilaç karışımı yapıyorlar. Ondan sonra nefes alamıyor. Entübe edecekler entübe edemiyorlar, ciğere vereceklerine mideye veriyorlar. Kalbi duruyor, kalbi çalıştıramıyorlar. Tesadüfen Göztepe’den bir doktor buradaymış. Bakıyor bir panik hali görüyor, müdahale ediyor ama o da edemiyor. Sonra 112’yi arıyorlar, 112 geliyor. Ümraniye Devlet Hastanesi’ne sevk ediliyor kızım. Hatta ambulansta 12 dakika boyunca kalbi çalıştırılıyor. Yoğun bakımda ilk Ümraniye Devlet Hastanesi’nde kaldı, sonra Ataşehir’de özel bir hastaneye kaldırıldı ve bir ay yoğun bakımda kaldı. Kızımın kanı değişti, her yeri delik deşik oldu. En sonunda hayatını kaybetti" dedi.


"Bunlar kasap, bunlar tüccar, bunlar sadece para, kan emici başka bir şey değil"


Hedeflerinin tıp merkezinin kapatılması olduğunu vurgulayan ve devlet yetkililerine seslenen anne Doğantekin, "Ben de burası kapatılsın, herkes layığıyla cezasını alsın diye hakkımızı aramaya başladım. Şimdi Adli Tıp sonucunu bekliyoruz. Ama şimdiki önceliğimiz burası kapatılsın. Benim canım yandı başkalarının canı yanmasın. Benim zaten evladım gitti. Ben herkese ses olmak istiyorum. Böylece adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. Sonuna kadar gideceğim, hiç durmayacağım. Ne zaman kapatılırsa; karda kışta, yaz olsun kış olsun, hasta olayım ben buradayım. Hep burada olacağım. Bu tıp merkezlerine bir dur denilsin. Daha fazla denetim olsun. İnsan sağlığı bu kadar kolay değil. Ben yoğun bakım kapısında bir ay boyunca yattım ama maalesef ki kızımızı kaybettik. Zaten o yaşasaydı kendi hakkını çok güzel alırdı. Kendisi melek oldu. O güçlü bir çocuktu, ben de annesiyim ben de güçlü bir insanım. Hiçbir şekilde yılmayacağım. Buradayım. Tehditlere hiçbir şekilde göz yummayacağım. İçeriden bazen bakışlarla tahrikler var, onlara da boyun eğmeyeceğim. Beni yıldıramayacaklar. Ben bu adalet savaşını kazanacağım. Bunlar asla bir tıp merkezi olamaz, sağlıkçı olamazlar. Sağlıkçıların hakkını yiyorlar. Tıp okumak öyle kolay değil. Bunlar kasap, bunlar tüccar, bunlar sadece para, kan emici başka bir şey değil. Ve bir an önce kapatılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.


"Çevreden gelenlerin iddialarına göre burada daha önce de can kayıpları olmuş"


Tıp merkezinin önünde bekleyişlerini sürdürürken çevre esnafından ve vatandaşlardan benzer şikayetler aldıklarını belirten teyze Burcu Doğantekin ise, "Eylemimiz devam ediyor. Kapatılana kadar da sürecek. Sesimizin duyulmasını istiyoruz. Bunu birçok kez söyledik ama buraya hala gidip gelen insanlar var maalesef. Yarın öbür gün aynı durumun yaşanıp yaşanmayacağını bilmiyoruz. Burada da insanlar yanımıza geliyor. Çevreden daha önce buraya gelmiş insanlardan çoğu kişinin buradan şikayeti var. Bunların iddialarına göre birkaç can kaybı olmuş yanlış tedaviden dolayı. Bir beyefendi geldi abisi için konuştu; beyefendi diş ağrısından geliyor, kan sulandırıcı kullanıyormuş, kullandığı halde dişini çekmişler maalesef kurtulamamış. Bir hanımefendi geliyor, farklı bir tedavi uyguluyorlar, başka bir hastaneye gidiyor ve o hastanede bir teşhis konuluyor, o da 26 gün yoğun bakımda kalıyor. Burada bir kadın var, aileye bir teklifte bulunmuş, ’hastane masraflarını biz karşılayalım’ demiş. Vefat eden kadının annesi bu süreçte çok yıprandığı için haklarını aramamışlar, ’Allah’a havale ediyoruz’ diye kalmışlar. Onlara da sesleniyorum; burada gelip bize anlatıyorlar, davalarını söylüyorlar, CİMER’e yazdıklarını söylüyorlar ama devamını getirmiyorlar. Burada bu durumu yaşayan çok insan var. En çok onlara seslenmek istiyorum, burayı artık hepimizin duyurması gerekiyor. Bir daha böyle şeyler yaşansın istemiyoruz" şeklinde konuştu.


"Kimin ne iş yaptığı belli değil, önlük bile giymeden işlem yapıyorlar"


Merkezdeki denetimsizliğe ve yetkisiz personel çalıştırıldığı iddialarına dikkat çeken teyze Doğantekin, "Eylemimiz burası kapatılana kadar ve bunlar cezalarını alana kadar bitmeyecek. Otopsi sonucunu bekliyoruz, bu da sanıyorum biraz uzun zaman alacak. Gamze’den de bağımsız olarak CİMER şikayetlerine, yorumlara bakılırsa çok ciddi sıkıntılar var. Bir hanımefendi buraya tansiyonunu ölçtürmeye gelmiş, tansiyonunu hasta bakıcının ölçtüğünü söyledi ve bir daha buraya bu sebepten dolayı gelmediğini belirtti. Burada kimin ne iş yaptığı belli değil. Önlük giyip işler yapıyorlar, hatta önlük giymeden bile kadın tansiyon ölçüp gidiyor. Bizim kızımıza da zaten serumu yapan bir teknisyen. Hiçbir yetkisi olmayan biri. Bu olay 29 Mart’ta oluyor, biz 28 Nisan’da o teknisyenin hala burada çalıştığını bilmiyoruz. Şu an burada mı bilmiyorum ama böyle bir işlemi yaptıktan sonra hastanenin ona da bir yaptırımı olmadı, çalışmaya devam etti. Bu sürede başkalarına da serum yapmış olabilir, daha öncesinde de yapıyormuş" dedi.



Ümraniye’de takılan serum sonrası hayatını kaybeden genç kızın ailesinden tıp merkezi önünde eylem

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Kula’da zincirleme trafik kazası: 8 yaralı, 1 gözaltı Manisa’nın Kula ilçesinde 1 tır, 1 traktör ve 3 otomobilin karıştığı zincirleme trafik kazasında toplam 8 kişi yaralandı. Kaza sonrası tır sürücüsü gözaltına alınırken, yaralılar ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Kaza, Kula - Eşme karayolu Eroğlu Mahallesi yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 45 AFT 548 plakalı traktörün sürücüsü Hasan Sakarya, Eşme yönünden Kula istikametine seyir halindeyken yavaşlayarak yol kenarında durmak istedi. Bu sırada traktörün arkasından gelen 48 VY 995 plakalı Honda marka otomobilin sürücüsü Yıldıray Ünlü de traktörün yavaşladığını fark ederek hızını düşürdü. Ancak aynı yönde seyreden 64 AEL 208 plakalı tırın sürücüsü Mustafa Güleç, önünde yavaşlayan otomobile çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan 48 VY 995 plakalı Honda marka otomobil, önündeki traktöre çarparken, arkadan gelen Aslı Yüksel idaresindeki 64 HH 749 plakalı otomobil ile Muhammet Çetin idaresindeki 64 KU 110 plakalı otomobil de kazaya karıştı. Kazada araçlarda büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Meydana gelen zincirleme kazada 48 VY 995 plakalı otomobil sürücüsü Yıldıray Ünlü ile araçta yolcu olarak bulunan İsmail Ünlü ve Yaşar Yiğit ile traktör kasasında bulunan Aynur Gökdemir, Raz Açıkgöz, Ayşe Gökdemir, Sabahat Ece ve Teslime Dallı yaralandı. Kazayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, ambulans ve jandarma ekipleri sevk edildi. Toplam 8 yaralı, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerin ardından Kula Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Kazanın ardından jandarma ekipleri bölgede güvenlik önlemi alırken, trafik bir süre kontrollü olarak sağlandı. Öte yandan, kazaya neden olduğu iddia edilen 64 AEL 208 plakalı tırın sürücüsü Mustafa Güleç’in gözaltına alındığı öğrenildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Kayseri Kayseri’de tatil dönüşü trafik yoğunluğuna emniyetten önlem Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, bayram tatili dönüşü trafik yoğunluğunun ve trafik kazalarının önlenmesi amacıyla 30 Mayıs saat 13.00 ile 1 Haziran saat 01.00 arasında Kayseri-Kırşehir arasında D-260 karayolunun kamyon, çekici ve tanker cinsi araçların arada kalan girişler dahil seyirlerine izin verilmeyeceği duyuruldu. Emniyet müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, "İçişleri Bakanlığı’nın talimatları doğrultusunda Kurban Bayramı tatili nedeniyle ülkemiz genelinde taşıt trafiğinin yoğunlaşacağı göz önünde bulundurularak, trafik yoğunluğunun olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi ve ölümlü/yaralanmalı trafik kazalarının önlenmesi amacıyla bayram tatili dönüşü trafik yoğunluğunun azaltılabilmesi için; 30.05.2026 Cumartesi günü saat 13.00 ’den itibaren 01.06.2026 Pazartesi günü saat 01.00’e kadar D-260 karayolunda Kayseri ilinden Kırşehir iline kadar kamyon, çekici ve tanker cinsi araçların arada kalan girişler dahil seyirlerine izin verilmeyecektir. Ancak, yaş meyve/sebze, canlı hayvan, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri gibi bozulabilir gıdalar, dondurulmuş gıdalar, canlı ve kesme çiçek, ilaç, tıbbi malzeme, ambalajlı su ürünleri, posta/süreli yayın, hayvan yemi ile akaryakıt ürünlerinin tedarik süreçlerinde aksaklıkların yaşanmaması amacıyla bu ürünleri taşıyan kamyon, çekici ve tanker cinsi araçların öncelikle ana arterler haricindeki güzergahlarda, zorunluluk halinde ise ana arterler üzerinde en az süreyle olmak üzere seyirlerine izin verilecektir" ifadelerine yer verildi.