GÜNDEM - 15 Mayıs 2024 Çarşamba 13:04

Ünlü köpek eğitmenine emlakçı şoku: 200 bin TL dolandırıldı

A
A
A

Ümraniye’de ev sahibi olmak isteyen ünlü köpek eğitmeni Dede Alptekin, emlakçı tarafından 200 bin TL dolandırıldı. Alptekin, emlakçının ‘ev sahibinin bacanağına borcu var’ demesiyle 200 bin TL’yi elden emlakçıya verdi. Suçlamayı kabul etmeyen emlakçı ise, "Belki kendisi parayı bir yerde kaybetmiştir ya da düşürmüştür. Belki de parayı yemiştir, bilemiyorum" dedi.

Olay, geçtiğimiz ay Ümraniye’de meydana geldi. İddiaya göre, internetteki satılık ev ilanına müşteri olan ünlü köpek eğitmeni Dede Alptekin, emlakçı E.Y. ile iletişime geçti. Alptekin, ev sahibinin il dışında olmasından dolayı yetkilerin kendinde olduğunu belirten emlakçı E.Y. ile 2 milyon 950 bin TL’ye anlaştı. Alptekin ev sahibi ile iletişim kurmaya çalışsa da emlakçı tarafından engel olundu. Döviz olan parasını bozduran ünlü eğitmen Alptekin 2 milyon 750 bin TL’sini bankaya 200 bin TL’sini ise emlakçının yönlendirmesi üzerine ev sahibinin borcundan dolayı bacanağına verdi. Eve taşınan Alptekin günler sonra komşusunun aracılığıyla ev sahibi ile iletişim kurdu. Ev sahibinden evin fiyatının 2 milyon 750 bin TL olduğunu, bacanağa borç yalanıyla 200 bin TL dolandırıldığını öğrendi. Emlakçı ile iletişim kurmaya çalışan Alptekin çeşitli bahaneler ile emlak ofisi tarafından geçiştirilirken daha sonra telefonları engellendi. 200 bin TL olan hakkını arayan ünlü köpek eğitmeni Alptekin yetkililerden yardım bekliyor.

“Beni mülk sahibiyle görüştürmedi”

Emlakçı tarafından dolandırıldığını iddia eden Dede Alptekin, “İnternet sitesi üzerinden gördüğüm ilanla emlakçıya ulaştım. Evi inceledim, beğendim. Emlakçı 3 milyon liraya evin satışını gerçekleştirebileceğini söyledi. Diğer yandan evin sahibi şehir dışında yaşıyordu. Emlakçıya çok ısrar etmeme rağmen beni mülk sahibiyle görüştürmedi. Evi de beğendiğimiz için kaçırmak istemedik, durumu kabul ettik. Elimizdeki dövizleri bozduk ve emlakçı ile birlikte tapuya gittik. 2 milyon 750 bin lirayı mülk sahibinin banka hesabına yatırdım. Emlakçı komisyonu haricinde kalan 200 bin lirayı ise emlakçı, mülk sahibinin bacanağına borcu olduğunu söyleyerek elden teslim aldı ve kendisinin teslim edeceğini söyledi. Ben hem 200 bin lirayı elden teslim ettim emlakçıya hem de komisyon ücretine ayrıca ödedim. İlerleyen zamanlarda mülk sahibi ile tanışma fırsatım olunca vermiş olduğum paranın bacanağına gitmediğini ve ortada böyle bir borç olmadığını öğrendim. Emlakçıya tekrar ulaşarak beni mağdur ettiğini söyledim emlak ofisine gittim fakat kendisine hiçbir şekilde ulaşamadım. Vermiş olduğum komisyon haricinde 200 bin lira gibi bir kaybım var. Bu duruma bir çözüm getirilmesini istiyorum, konuyla ilgili görüşecek bir yetkili karşıma çıkmıyor.” diye konuştu.

“Belki de parayı kendisi yemiştir”

Hakkındaki iddialara ilişkin cevap veren emlakçı E.Y. ise suçlamayı kabul etmeyerek, "Biz sadece hizmet bedelimizi aldık. Kendisinden 20 bin lira aldık. 90 bin lira da, ayrıca yüzde 4 artı KDV hizmet bedeli alma hakkımız var. Toplamda 110 bin lira gibi bir rakam aldık. Hem kendisinin hem de satıcının komisyonunu ondan temin ettik" diye konuştu. Muhabirin, ‘satıcının komisyon tutarı da mı alıcıya yansıtıldı?’ sorusu üzerine ise, önce ‘hayır yansıtılmadı’ dedi, ardından ‘evet alıcıya yansıtıldı’ diye karşılık verdi. Emlakçı N.Y., bacanak iddialarına ise, "Böyle bir şey olmadı. Biz kendisinden sadece 110 bin lira aldık. Belki kendisi parayı bir yerde kaybetmiştir ya da düşürmüştür. Belki de parayı yemiştir onu da bilemiyorum. Ayrıca siz bunları bana ne hakla soruyorsunuz?" dedi.

Aykut Zor - Abdul Samet Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul MediaMarkt kahve posalarını ileri dönüştürerek karbon ayak izini azaltıyor MediaMarkt, geçtiğimiz yıl 6’ncısı gerçekleşen MediaMarkt Startup Challenge’ta ilk 10’a kalan girişimlerden Wastespresso ile ileri dönüşüm başlatarak, karbon ayak izini azaltma konusunda önemli bir adım attı. İş birliği kapsamında şirketin genel merkezinde, biriktirilen kahve posalarının yeniden kullanılabilir ürünlere dönüştürülmesi sağlanacak. Avrupa’nın önde gelen elektronik perakendecilerinden MediaMarkt, “Daha İyiye” sürdürülebilirlik vizyonu kapsamında, kahve posalarını sürdürülebilir biyo-malzeme teknolojisi çözümleri ile ileri dönüştürerek kullanan ve veri odaklı atık yönetimi çözümleri sunan yerli sosyal girişim olan Wastespresso ile iş birliği yaparak karbon ayak izini azaltma konusunda önemli bir adım attı. MediaMarkt Startup Challenge yarışmasının geçtiğimiz yıl final listesinde yer alan Wastespresso, kahve odaklı mikro atık yönetimi, karbon ayak izi hesaplama ve raporlama hizmetleri sunarak, kahve posalarından ileri dönüştürülmüş sürdürülebilir ürün ve hammadde üretiyor. Şirket çalışanları sürdürülebilirliğe ve döngüsel ekonomiye katkı sunacak Yapılan açıklamaya göre şirketin kendi çalışanlarını dahil ettiği sürdürülebilirlik projesi kapsamında, MediaMarkt Genel Merkezi’nde haftalık olarak toplanan kahve posaları ileri dönüştürülerek birçok sektörün kullanımına uygun sürdürülebilir malzemeler elde ediliyor. Tüm bu operasyonun aylık Karbon Ayak İzi Azaltım Raporu hazırlanıyor ve oluşturulan çevresel etki bu şekilde ölçülebilir hale geliyor. İleri dönüştürülmüş ürünler arasında ısıya ve yıkamaya dayanıklı çok kullanımlık bardak, yüzde 100 biyobozunur pipet, paket olarak alınan kahvenin dökülmesini önleyen tıkaç yer alıyor. İş birliği süresince şirketin genel merkezinde her pazartesi günü itibari ile biriken kahve posaları, cuma günleri Wastespresso ekibine teslim edilecek. Her ayın sonunda Wastepresso iş birliği ile kahve posalarının çöpe atılması yerine yenilikçi biyomalzemelere dönüştürülmesi sonucunda ne kadar sera gazının atmosfere salımının önüne geçildiği raporlanacak, çevresel etki ölçümlenecek. Pilot projenin başarılı olmasıyla birlikte bir sonraki aşamada, kahve posası toplama operasyonunun önce İstanbul’daki mağazalara daha sonra da İzmir ve Ankara’daki mağazalara genişletilmesi hedefleniyor. Perakende Günleri boyunca toplanan kahve posaları ileri dönüştürülecek MediaMarkt ve Wastespresso iş birliği kapsamında, 29-30 Mayıs tarih aralığında iki gün sürecek ve Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek Perakende Günleri boyunca toplanan kahve posaları, Wastespresso tarafından döngüsel iş modellerine dahil edilecek. Etkinlikte kahve servisi ise ileri dönüştürülmüş çok kullanımlık bardaklarla katılımcılara hediye edilecek. Katılımcılar diledikleri zaman aynı bardakla bara gelerek tekrar kahve alabilecek. Proje kapsamında çalışanları ve kamuoyu nezdinde farkındalık oluşturmak isteyen şirket, döngüsel ekonomiye fayda oluşturan bu iş birliğini hayata geçiren Türkiye’deki ilk elektronik perakendecilerinden oldu.
İstanbul Tamamen yıkılan Katip Sinan Ağa Mescidi ihya ediliyor Fatih Belediyesi 1970’li yıllarda tamamen yıkılan Katip Sinan Ağa Mescidini ihya ediyor. 16. yüzyıl yapısı olduğu düşünülen ve içerisinde Katip Sinan Ağa’nın mezarının bulunduğu mescidin rekonstrüksiyon çalışmaları tamamlanırken, tarihi yapının bulunduğu boş arazi havadan görüntülendi. Fatih Küçükayasofya Mahallesi’nde bulunan Katip Sinan Ağa Mescidi, 137 ada ve 7 parsele inşa edildi. Mescit kısmı bağdadi tekniğinde, bodrum katı ise moloz taşlarla inşa edilen yapının 16. yüzyılda yapıldığı öngörülüyor. Yarım dairesel nişli bir mihrap bulunan Katip Sinan Ağa Mescidi, 1960’lı yıllara harap halde ulaştı. 1970’li yılların başında tamamen yıkılan tarihi mescidin içinde 2. Beyazıt’ın mutfak katibi olan Katip Sinan’a ait mezar bulunuyor. Tamamen yıkılan Katip Sinan Ağa Mescidi, Fatih Belediyesi tarafından ihya edilecek. Mescidin yıkılmadan önce çekilen fotoğraf ve çizimleri, yerinde yapılan araştırma kazısı sonuçları baz alınarak 2023 yılında başlatılan rekonstrüksiyon çalışmaları tamamlandı. Koruma Kurulu’ndan onayları alınan Katip Sinan Ağa Mescidi, en kısa sürede ihya edilerek tarihe kazandırılacak. Tarihi mescitte yapılan kazı çalışmaları ve boş arazi havadan görüntülendi. “1970’li yılların başında yapı tamamen yıkılıyor” Katip Sinan Ağa Mescidi hakkında bilgi veren Arkeolog Murat Sav, “Katip Sinan Camii daha doğru mescidi çünkü bu tür yapılar genelde mahalle odağında yapılır. Her mahallenin bir mescidi olur. O odakta inşa edilmiş yapılardan bir tanesi. Her ne kadar hakkında çok detaylı bilgilere sahip olmasak bile, daha çok tekke, mescit yapılanması gibi görüyoruz. Ne zaman yapıldığı çok net değil. Fakat Katip Sinan isminden hareketle, 16. yüzyılın başlarına denk geliyor. Fakat son haliyle elde edilen belgeler ve bilgiler, yapının 19. yüzyıla ait olduğunu gösteriyor. Asıl olan 19. yüzyıla ait bir yapı söz konusu. Burası Marmara Denizi’ne doğru eğimli. O nedenle de bir kod farkı oluşuyor. Bu kod farkını da altına bir meşruta yaparak değerlendirmişler. Hemen üst tarafa da mescit yapısını eklemişler. Mescidin de mimari açıdan şöyle bir özelliği var; günümüze bu tarz mescitler çok az ulaştı. 1970’li yılların başında yapı tamamen yıkılıyor. O tarihe kadar da harabe olarak geliyor. O tarihten günümüze kadar da yeri duruyor. Güney cephesinde, arka tarafında banisine ait bir mezarı var. O da günümüze kadar ulaşmış. En eski kaynaklarda Sinan Ağa Mescidi olarak geçiyor. Katip Sinan ile ilgisi çok net kurulamıyor aslında. Mimari açıdan bağdadi dediğimiz teknikle yapılmış. Alt taraf moloz taşlarla inşa edilmiş. Bunun üst tarafı da aralarda ahşap kirişlerin kullanıldığı, çaprazların atıldığı ve aralarda bu yapıya özgü olarak tuğlalarla boşlukların kapatıldığı sonrada çıtalar çakılarak üst tarafının sıvalı bir hale getirilmesiyle elde edilen bir teknik. 1960’lı yılların sonlarına kadar bu alanda ağırlıklı olarak ahşap ve hatta bağdadi tekniğinde konutlar vardı. Günümüzde betonarme binaların ortaya çıkması 1970’li ve 1980’li yıllarda oldu. Haliyle mescidinde içerisinde olduğu o tarihî doku ne yazık ki günümüzden 60-70 yıl önce tamamen yitirildi” dedi. “İhya sürecine en kısa sürede başlamayı hedefliyoruz” Katip Sinan Ağa Mescidi’nin ihya sürecini anlatan Fatih Belediyesi Palan ve Proje Müdürü Sümeyye Koç, “Fatih Belediyesi olarak 2023-2024 yıllarını kapsayan bir envanter çalışması yürütüyoruz. Hala da yürümeye devam ediyor. Bu kapsamda tarihi cami ve mescitlerimize ilişkin birçok tarihi harita ve envanter kayıtlarını inceledik. Bunlara ilişkin Fatih Sur içi bölgesinde 544 caminin varlığına ulaşmış olduk. Bütün kayıtlarda bunlar çıkıyorlar. Bu mevcut camilerin tabii bir kısmı depremlerde, yangınlarda, düzensiz imar faaliyetlerinde günümüze ulaşamamış durumdalar. Fatih ilçesinin 2012 imar başlı koruma kurulu imar planında 370 adet caminin varlığı bilinmekte. Bunlar plana işlenmiş. Bugün 2023 yılında Fatih’in planlarında işli 400’den fazla camimiz bulunmakta. Bunların 70 tanesi bugüne hiç ulaşamamış durumda. Yani yerinde camiyle ilgili herhangi bir çalışma bulunmuyor. Bu süre kapsamı içerisinde biz yerinde olmayan camilerle alakalı Fatih Belediyesi olarak projelendirme ve ihya çalışmalarını başlattık. Bugün bulunduğumuz Küçükayasofya Mahallesi’ndeki Katip Sinan Camiisi’de proje süreçlerini, kazı çalışmalarını, envanter bilgilerini yürüttüğümüz ve yakın tarihte de ihya çalışmalarına başlamayı planladığımız eserlerden bir tanesi. Fatih Belediyesi’nin kültürel mirası korumaya yönelik yaptığı bu çalışmalar, ihyaları tamamlandığı zaman eserlerinde hayat bulmasını sağlayacak. Katip Sinan Mescidi’ne ilişkin çalışmalarımız 2023 yılında başladı. Kazılarını yürüttük. Uzman ekipler çerçevesinde, İslam Eserleri Müzesi’nin denetiminde kazı çalışmaları yürütüldü. Kazı sonrasında rölöveleri alındı. Tüm bilgi, belge ve envanter çalışmaları kapsamında restitüsyonlar ve rekonstrüksiyon projeleri hazırlatıldı. 2023 yılı içerisinde onayları koruma kuruluna tarafından sağlandı. Vakıf eseri olan bu alanın hem tahsisinin sağlanması hem de envanter çalışmalarının yapılması Fatih Belediyesi ve Koruma Kurulu koordinasyonunda yürütülmekte. İhya sürecine de en kısa sürede başlamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Samsun ’Dünyanın en iyi ekmeği’ seçilen ‘Bafra pidesi’nin sırrı SAMSUN (İHA) – Tadı, dünyadaki lezzet otoriteleri tarafından da tescillenen Samsun’un coğrafi işaretli yiyeceklerinden ‘Bafra pidesi’ lezzetiyle olduğu kadar hazırlanışı ve pişirilmesi ile de diğer pidelerden ayrılıyor. ‘Dünyanın En İyi Yemekleri Listesi’nde ‘En İyi Ekmekler’ kategorisinde ilk 2 sırayı Samsun’a ait lezzetler paylaştı. Gastronomi dünyasının önemli kaynaklarından biri olan Taste Atlas’ın ‘Top Ten Breads’ listesinde ilk 2 sırayı Bafra ve Samsun pideleri aldı. Bafra Pidesi ve Samsun Pidesi adıyla listede ilk 2 sırada yer alan Samsun lezzetleri, Brezilya’nın pao de queijosunu, Malezya’nın roti canaisini, Kolombiya’nın pan de bonosunu, Azerbaycan’ın qutabını, İtalya’nın piadina romagnolasını ve Hindistan’ın butter garlic naan ile amritsari kulchasını geride bıraktı. Lezzeti ile dünyayı da hayran bırakan pidelerin sırrını Samsun’daki pide ustası Necati Koçak anlattı. Bafra pidesinin şekil olarak kano ya da şeker kamışına benzediğini, 1 metre uzunluğundaki pidenin kalınlığının 2,5 santim olduğunu ifade eden Koçak, 1 gün dinlendirilen mayalı hamurun iç harcının yağsız pişmiş kıyma ile çiğ ince doğranmış soğanla hazırlandığını, soğanların fırında hamurun içinde pişerek pideye lezzet kattığını ve 25 dakika piştikten sonra çıtır pidenin üstüne sürülen köy tereyağının da son rötuş olduğunun altını çizdi. “Pideyi tadan vatandaşlar çok beğeniyor” Tescilli lezzeti tadan herkesin çok beğendiğini ifade eden pide ustası Necati Koçak, “10 yıldır pide ustasıyım. Bafra pidesinin lezzetini insanlarımıza tattırmak için hizmet veriyoruz. Pidenin iç harcında kavrulmuş yağsız kıymayı çiğ, ince doğranmış soğanla karıştırıp hazırlıyoruz. Bu harcı pide hamurunun içerisine doldurup, olabildiğince ince ve uzun şekilde odun fırınına atıyoruz. Pide 25 dakika boyunca ağır bir şekilde çıtırdayacak durumu gelene kadar gevrek bir şekilde pişiriyoruz. Pidenin en önemli özelliği ise hamurunun ince, uzun ve gevrek olmasıdır. Köy tereyağı ile birlikte lezzeti daha da artıyor. Pideyi tadan vatandaşlar oldukça beğeniyor. Yurt dışındaki misafirlerine bile gönderiyorlar. İsteyenlere pideyi şoklayıp, soğuk bir şekilde gönderiyoruz. Bu şekilde hem yurt dışına hem de diğer illere pide gönderiyoruz. Sabah, öğlen, akşam ve gece fark etmeksizin bu lezzeti keyifle yiyorlar. Pidenin hamuru 1 gün dinleniyor. 170 gram hamurun mayası gelip, kabardıktan sonra açıp, iç harcını dolduruyoruz. Ağır ağır pişen pideyi fırından aldıktan sonra tereyağını sürüp, müşterilerimize afiyetle servis ediyoruz” dedi. “7 yıldır Samsun’dayım, lokantaya her gittiğimde pideden başka bir şey yemiyorum” Samsun’a şehir dışından gelmesine rağmen Bafra pidesini tüm yemeklerden daha çok sevdiğini dile getiren Ali Karabenli, “Pide, tek kelime ile ‘mükemmel’ diyebilirim. Bafra pidesi çok hoşuma gidiyor. Yaklaşık 7 yıldır Samsun’da ikamet ediyorum. Lokantaya gittiğimde pideden başka bir şey yemiyorum. Bafra pidesinin dünyanın en iyi ekmeği seçildiğini duydum. Bu beni hiç şaşırtmadı. Ben de pideyi çok sevdiğimden arkadaşlarımı da her zaman pide yemeye davet ediyorum” diye konuştu. “Bu pide kesinlikle Türkiye’deki en iyi yemeklerden birisi” İlk kez tatmasına rağmen Bafra pidesinin dünyadaki en iyi yemekler listesine Türkiye’den girecek birkaç yemekten birisi olduğuna karar verdiğini belirten Mersin’den Samsun’a gezmeye gelen Ümit Alparslan, “Mersin’den arkadaşımı ziyarete geldim. O da beni Samsun’da pide yemeye getirdi. Bafra pidesi tattık. İlk defa denediğim bir lezzet. Bence de çok güzel bir yemek olmuş. Hamuru çıtır çıtır ediyor. İçindeki kıyma harcı çok güzel. Üzerine sonradan tereyağı sürülmüş. Isırdığımda tereyağının damladığını görüyorum. Gerçekten çok başarılı bir yemekmiş. Görünümü de çok enteresan. Kızartılmış şeker kamışını andırıyor. Tatlı görüntüsü var ve lezzeti de ona göre çok güzel. Bence Türkiye’de dünyanın en iyileri arasında sayılabilecek birkaç yemek var, Bafra pidesi de onlardan birisi” şeklinde konuştu. Bafra pidesi, pişirilip şoklandıktan sonra dondurulup, yurt dışına ve diğer şehirlere de gönderiliyor. Fırında ısıtılan pideler, üstüne tereyağı sürüldükten sonra yeni fırından çıkmış gibi afiyetle tüketiliyor.