SAĞLIK - 01 Nisan 2026 Çarşamba 09:36

Uzmanı uyardı: "Mide kanseri 50 yaş altını da etkiliyor"

A
A
A
Uzmanı uyardı: "Mide kanseri 50 yaş altını da etkiliyor"

Mide kanserinin en sık 60-70 yaş aralığında görüldüğünü belirten Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hakan Uzunoğlu, " Son yıllarda genç yaş grubunda mide kanseri vakalarında artış söz konusudur. Epidemiyolojik çalışmalar, özellikle 50 yaş altı bireylerde mide kanseri görülme sıklığında az da olsa artış olduğunu göstermektedir" dedi.


Mide kanserinin midenin iç yüzeyini döşeyen mukozadan gelişen kötü huylu bir tümör olduğunu belirten Medical Park İstanbul Onkoloji Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hakan Uzunoğlu, hastalığın en sık görülen tipinin adenokanser (bez hücrelerinden gelişen kanser türü) olduğunu ve tüm mide kanserlerinin yaklaşık yüzde 95’ini oluşturduğunu söyledi.


"Hareketsiz yaşam ve işlenmiş gıda tüketimi artışta rol oynadı"


Son yıllarda genç yaş grubunda mide kanseri vakalarında artış gözlendiğine dikkat çeken Doç. Dr. Uzunoğlu, "Epidemiyolojik çalışmalar, özellikle 50 yaş altı bireylerde mide kanseri görülme sıklığında az da olsa artış olduğunu göstermektedir. Stresli ve hareketsiz yaşam tarzı, işlenmiş hazır gıdaların fazla tüketilmesi, sebze ve meyve tüketiminin azalması, obezite ve diyabet gibi metabolik hastalıkların erken yaşta görülmesi ile Helicobacter pylori enfeksiyonlarının yaygınlığı bu artışta etkili faktörler arasında yer almaktadır" diye konuştu.


Endoskopi ve gelişmiş görüntüleme yöntemlerinin daha sık kullanılmasının da tanı oranlarını artırdığını vurgulayan Doç. Dr. Uzunoğlu, "Bu durum erken evrede tanı koyma ve hastalığın fark edilmesini sağladığı için olumlu bir gelişmedir. Erken evrede yakalanan mide kanserinde kür şansı belirgin şekilde artmaktadır" dedi.


"Belirtiler erken dönemde sinsi seyrediyor"


Mide kanserinin erken evrede genellikle belirti vermediğini ifade eden Doç. Dr. Uzunoğlu, "Hastalık başlangıç döneminde hazımsızlık, bulantı, şişkinlik ve mide ağrısı gibi gastrit ve dispepsiye benzeyen şikâyetlerle ortaya çıkabilir. Bu nedenle çoğu hasta bu belirtileri önemsememekte ve tanı gecikebilmektedir" şeklinde konuştu.


"İştahsızlık ve kilo kaybına dikkat"


İleri evrelerde daha belirgin bulguların ortaya çıktığını aktaran Uzunoğlu, "Hastalığın ilerlemesiyle birlikte iştahsızlık, kilo kaybı, kusma, yutma güçlüğü ve kansızlık gibi daha ciddi belirtiler görülebilmektedir" açıklamasında bulundu.


"Uzun süren hazımsızlık uyarı işareti olabilir"


Uzun süre devam eden mide ağrısı ve hazımsızlığın önemsenmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Uzunoğlu, "Bu şikâyetler çoğu zaman gastrit gibi iyi huylu hastalıklara bağlıdır. Ancak 3-4 haftadan uzun sürmesi, istemsiz kilo kaybı, kansızlık, yutma güçlüğü ve sürekli kusma gibi alarm bulgularının eşlik etmesi durumunda mutlaka ileri tetkik yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.


Özellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkan yeni mide şikâyetlerinin endoskopik olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Uzunoğlu, "Ailesinde mide kanseri öyküsü bulunan veya tedaviye rağmen şikâyetleri geçmeyen hastalarda endoskopik inceleme geciktirilmemelidir" dedi.


"Tanı konma süreci"


Gastroskopinin mide kanserinde tanı ve taramada altın standart yöntem olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Uzunoğlu, "Gastroskopi sayesinde mide iç yüzeyi doğrudan görülmekte ve şüpheli alanlardan biyopsi alınarak kesin tanı konulabilmektedir. Ayrıca tümörün yerinin belirlenmesi cerrahi planlama açısından da büyük önem taşımaktadır. Yüksek riskli bireylerde tarama amaçlı gastroskopinin erken tanıyı mümkün kılar. Premalign dediğimiz henüz kansere dönüşmemiş lezyonlar bile bu sayede saptanabilmekte ve tedavi edilebilmektedir" dedi.


"Cerrahi seçenekler"


Mide kanserinde kür sağlayan tek tedavi yönteminin cerrahi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Uzunoğlu, şu bilgileri paylaştı:


"Hastalık mide ile sınırlıysa ve uzak organlara yayılım yoksa küratif cerrahi uygulanır. Bu durumda tümör ve çevresindeki lenf nodları temiz cerrahi sınırlarla çıkarılır. Lokal ileri evre hastalarda önce kemoterapi uygulanır. Kemoterapiden sonra hastalıkta gerileme sağlanan olgularda cerrahi tedavi uygulanması sağkalımı uzatmaktadır. Metastatik durumlarda ise cerrahinin amacı değişir. Uzak yayılım bulunan hastalarda kanama, delinme ve tıkanıklık gibi komplikasyonları önlemek ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla palyatif cerrahi yapılabilmektedir."


"Kapalı cerrahi daha hızlı iyileşme sağlıyor"


Laparoskopik yöntemlerin mide kanseri cerrahisinde giderek daha sık kullanıldığını kaydeden Doç. Dr. Uzunoğlu, "Kapalı yöntemle yapılan ameliyatlarda daha küçük kesilerle işlem yapılmaktadır. Böylece hastalarda daha az ağrı, daha kısa hastanede kalış süresi ve günlük yaşama daha hızlı dönüş sağlanmaktadır. Bu yöntem enfeksiyon ve kesi yeri fıtığı riskini de azaltır. Ayrıca daha iyi kozmetik sonuçlar elde edilmektedir" diye konuştu.


"Ameliyat sonrası beslenme hayati önem taşıyor"


Ameliyat sonrası beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Uzunoğlu "İlk hafta sıvı gıdalarla başlanır, daha sonra püre ve katı gıdaya geçilir. Midenin büyük bölümü veya tamamı alındığı için az ve sık öğünler tercih edilmeli, yiyecekler iyi çiğnenmeli ve sıvı ile katı gıdalar aynı anda tüketilmemelidir. Basit şekerlerden kaçınılmalı ve protein ağırlıklı beslenilmelidir. Demir, folat ve B12 vitamini eksikliği açısından hastalar düzenli aralıklarla kan tahlilleriyle izlenmelidir" dedi.


"Riski azaltmak mümkün"


Mide kanserinin tamamen önlenebilir bir hastalık olmadığını belirten Doç. Dr. Uzunoğlu, şunları söyledi:


"Ancak Helicobacter pylori enfeksiyonunun tedavi edilmesi, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması, sigara ve alkol kullanımından uzak durulması ve obezitenin kontrol altına alınması riski önemli ölçüde azaltmaktadır. Risk grubundaki bireylerin düzenli tarama yaptırması önemlidir. Ailesinde mide kanseri öyküsü bulunanlar, atrofik gastrit, intestinal metaplazi ve displazisi olanlar ile daha önce mide ameliyatı geçirmiş kişiler düzenli endoskopik kontrollerini aksatmamalıdır" dedi.


"Yeni tedavi yöntemleri umut veriyor"


Son yıllarda mide kanseri tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını anlatan Doç. Dr. Uzunoğlu, "Klasik cerrahi, kemoterapi ve radyoterapiye ek olarak hedefe yönelik akıllı ilaçlar, immünoterapi, minimal invaziv cerrahi teknikler ve genetik testler sayesinde hastaya özel tedavi planlaması yapılabilmektedir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Başkan Sadıkoğlu, hibe desteklerinin artmasını talep etti Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı tarafından Hatay’da düzenlenen panelde konuşan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, depremzede firmaların artan finansman sıkıntısına dikkat çekerek, desteklerin artırılmasını ve geri ödemesiz hibe şeklinde sunulmasını talep etti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Hatay’da düzenlenen "Birlikte Daha Güçlü Yeniden İnşa: Deprem Sonrası Süreçte AB Toparlanma Desteği ve PACE Projesi Konferansı"na katılım sağladı. "Umutları Yeniden İnşa Etmek İçin Ekonomiyi Canlandırmak" adlı panelde konuşan Başkan Sadıkoğlu, 6 Şubat sonrası yürütülen çalışmalar ile süreç içerisinde ortaya çıkan yeni sorun ve ihtiyaçlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Desteklerin hibe olarak sunulmasını istiyoruz." Desteklerin artırılması gerektiğini vurgulayan Başkan Sadıkoğlu, "Başta Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler olmak üzere, afet sonrası bölgemize sağlanan destekler için teşekkür ediyoruz. Bu katkılar, zor bir süreçten geçen işletmelerimiz için son derece kıymetlidir. Ancak sahadaki gerçeklik bize şunu açıkça gösteriyor; bu desteklerin hem kapsamının hem de etkisinin artırılmasına ihtiyaç var. Özellikle depremzede firmalarımızın ciddi bir nakit akışı sıkıntısı yaşadığı bu dönemde, desteklerin ağırlıklı olarak hibe modeliyle sunulması büyük önem taşımaktadır. Çeşitli kurumlar aracılığıyla sağlanan geri ödemeli destekler elbette can suyu niteliğindedir. Ancak mevcut şartlarda birçok işletmemiz için yeni bir borç yükü anlamına da gelmektedir. Bu nedenle beklentimiz; işletmelerimizin yeniden ayağa kalkmasını hızlandıracak, üzerlerindeki finansal baskıyı artırmayacak şekilde, daha fazla hibe destek mekanizmasının devreye alınmasıdır. Unutulmamalıdır ki; bu süreçte verilecek doğru destekler sadece işletmeleri değil, bölge ekonomisinin tamamını ayağa kaldıracaktır" dedi. Avrupa Birliği (AB) destekli projeler Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Torunoğlu, Hatay Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu’nun da birer konuşma yaptığı panel sonrası TSO’lar tarafından hazırlanarak onaylanan pilot projelerin imzaları atıldı. Malatya’da istihdam ve dijitalleşme projesi hayata geçiyor Başkan Sadıkoğlu, Malatya TSO tarafından PACE projesi kapsamında hazırlanan, Alman Uluslararası İş Birliği Kurumu (GIZ) desteğiyle hayata geçirilecek olan "Güçlü Kadınlar ve Güçlü KOBİ’ler: Malatya İstihdam ve Dijitalleşme Projesini imzaladı. Proje hakkında bilgi veren Başkan Sadıkoğlu, "Hatay’da, Meclis Başkanımız Hakan Er ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız Batuhan Demirel ile birlikte katıldığımız programda önemli bir projeyi başlattık. Alman Uluslararası İş Birliği Kurumu (GIZ) desteğiyle hayata geçirdiğimiz projemizle; depremden etkilenen KOBİ’lerimizin yeniden güçlenmesini, kadın istihdamının artırılmasını ve işletmelerimizin dijitalleşme süreçlerinin desteklenmesini hedefliyoruz. Eğitim, danışmanlık ve dijital pazarlama destekleriyle üyelerimizin ve girişimcilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Proje paydaşlarımıza ve çalışma arkadaşlarıma değerli katkıları için teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Hatay Depremin izlerinin silindiği Hatay’da 4 bin 67 öğretmen ve öğrenci robot yarışmasında yarışacak Depremin izlerinin silindiği Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışması 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın katılımıyla başladı. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması başladı. Antakya ilçesinde bulunan Antakya Spor Kompleksi’nde düzenlenen ve teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışma, 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın katılımıyla kıyasıya mücadele başladı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve Hatay Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mehmet Öntürk’le birlikte yarışmacıları gezerek başarılar diledi. "Çocuklarımızın ürettiklerini, hayallerini biz burada görüyoruz, şehrimizin depremin ardından bu günlere gelmesi yürütülen çalışmaların göstergesidir" Bu yıl ki Hataybot Robot yarışması geçen yılkine göre 3 kat daha fazla katılımın olduğunu ifade eden Hatay Valisi Masatlı, "Asırların felaketiyle birlikte şehrimiz her bakımdan ağır yaralar almıştı. Biz burada sadece fiziki mekanların değil, başta gençlerimiz olmak üzere şehrimize hayat vereceğini ve yaşatacağını biliyorduk. Özellikle Teknofestle beraber ülkemizde ve şehrimizde TEKNOFEST gençliği oluştu. Çocuklarımız; düşünen, hayal eden, kendine göre icat yapan ve bunu somut hale getirerek hayata geçiren gençler oldular. Bizlerde gençlerimizin teknolojiyi sadece tüketen değil de üreten olmaları açısından onların, ufuklarına katkı sunmak için birinci HATAYBOT robot yarışmasını yapmıştık ve çok başarılı geçmiştik. Daha sonra geçen yıldan aldığımız heyecanla bu yıl ikincisi planladık ve ikinci HATAYBOT robot yarışmasını başladık. Ben gençlerimizi bu şekilde görünce gururlanıyorum ve duygusallaşıyorum. Bu yarışmanın şehrimiz açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hataybot robot yarışmasının Türkiye’de iller içerisindeki en büyük yarışmalardan biridir. Hem yarışmacı sayımız hem de takım sayımız 3 kat arttı. Bu yıl 4067 öğretmen ve öğrenciden oluşan 1540 takım oluşturdular. Geçen yılı geliştirerek devam ediyoruz. Üçüncü senede geliştirerek sürdürmek istiyoruz. Çocuklarımızın ürettiklerini, hayallerini biz burada görüyoruz. Şehrimizin depremin ardından bu günlere gelmesi yürütülen çalışmaların göstergesidir. Bu manada şehrin yöneticisi olarak benden gururlu ve benden mutlu kimse yoktur, biz çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Adıyaman Emekliye ayrılan okul müdürüne veda Adıyaman’da, emekliye ayrılan okul müdürü Bekir Tunç için veda programı düzenlendi. Adıyaman İl Millî Eğitim Müdürü Ali Tosun, Şehit Akif Güleş İmam Hatip Ortaokulu’nda emekliye ayrılan okul müdürü Bekir Tunç için düzenlenen veda programına katıldı. Uzun yıllar öğretmen ve okul müdürü olarak eğitim camiasına hizmet eden Bekir Tunç için gerçekleştirilen programda duygu dolu anlar yaşandı. Programa öğretmenler, öğrenciler ve eğitim yöneticileri katıldı, eğitime adanan yıllara vefa örneği sergilendi. İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tosun yaptığı konuşmada, vefanın eğitim camiasındaki önemine dikkati çekerek, "Nezaketiyle, gayretiyle, tecrübesiyle bir meslek büyüğümüzü emekli olması dolayısıyla veda ediyoruz. Tabii vedanın vefaya dönüşmesi çok önemli. Eğitim camiası olarak vefayı gelecek nesillere de yaşanabilir bir şekilde aktarmamız gerekiyor. Bugün öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz bu vefayı çok güzel bir şekilde gösterdi. Yaklaşık iki buçuk senedir birlikte çalıştığımız değerli hocamız; gayretiyle, beyefendi kişiliğiyle, tecrübesiyle ve son güne kadar verdiği emeğiyle bizlere örneklik teşkil etti. Elinize, emeğinize sağlık diyor; sağlıkla ve huzur içerisinde bir emeklilik hayatı diliyor, eğitim camiamız adına teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Program kapsamında Bekir Tunç’a eğitime sunduğu değerli katkılar dolayısıyla plaket takdim edilirken, hatıra fotoğrafları çekildi.