SAĞLIK - 19 Şubat 2026 Perşembe 11:03

Uzmanından kilo uyarısı: "Enerjiyi iftarda değil, sahurda alın"

A
A
A

Ramazan’da doğru beslenmenin hem oruç süresince enerji sağlamak hem de kilo alımını kontrol etmek için büyük önem taşıdığını belirten Diyetisyen Tuana Topsakal, "Sahuru düzgün bir şekilde yaparsak ve iftarda da porsiyon kontrolüne dikkat edersek kilo almayı minimumda tutabiliriz" dedi.

Ramazanın başlamasıyla birlikte, oruç ibadetini gerçekleştirenlerin beslenme alışkanlıkları da değişiklik gösterdi. Bu değişimi doğru şekilde yönetmek hem ramazan boyunca enerjiyi korumaya hem de kilo kontrolünü sağlamaya yardımcı oluyor. İstanbul Beykent Üniversitesi Hastanesi Diyetisyen Tuana Topsakal, ramazan boyunca iftardan çok sahura önem verilmesi gerektiğini belirterek, "Bizim için hem sahur hem iftar çok önemli. Tüm gün bize enerji verecek olan öğün sahur olduğu için, normal bir beslenme düzeninde nasıl kahvaltıyı ön plana çıkarıyorsak ramazanda da sahuru ön plana çıkarmalıyız. Tabağımızda mutlaka hem proteinler hem kompleks karbonhidratlar hem de bir lif grubunu bulundurmalıyız. Protein grubundan yumurta, yoğurt, peynir tüketilebilir. Kompleks karbonhidratlardan yulaf ya da tam tahıllı ekmekler tercih edilebilir, lif kaynağı olarak ise sebze ve meyvelere yer vermek gerekir" dedi.

Kilo yönetimi için ara verin

"Hem kilo yönetimi hem de açlığı kontrol altına alabilmek için iftarda şunlara dikkat etmek çok önemli" diyen Topsakal, şu tavsiyelerde bulundu:

"İftarımızı açtığımızda bol suyumuzu içip 2-3 dakika beklemeliyiz. O suyu bir sindirmemiz gerekiyor. Ardından mideyi biraz ısıtacak, mide bağırsak sistemini harekete geçirecek bir çorbayla başlamayı tercih ediyoruz. Çorbayı içtikten sonra kilo yönetimi yapmak isteyen danışanlarımıza 5-10 dakika bekleyip ana yemeğe öyle geçmelerini tavsiye ediyoruz. Ana yemekte de hem protein hem karbonhidrat hem sebze grubunu aynı tabakta toplamak önemli."

"Yeterli bir sahur yapmayınca iftarda fazla tüketim yapıyoruz"

Özellikle sahurda doğru şekilde beslenmenin kilo kontrolü açısından büyük önem taşıdığının altını çizen Diyetisyen Tuana Topsakal, "Kilo almanın sebebi şu, eğer sahuru düzgün bir şekilde yapamazsak gün içindeki kan şekerinin düşüşü, akşam yeterli enerjiyi alabilmemiz için bize kapı açıyor. Vücudu, gün boyu alamadığımız enerjinin hepsini tüketmeye zorluyor. Bu yüzden akşam porsiyon kontrolü yapamadığımız, kan şekeri dengesini sağlayamadığımız durumlarda iftarda fazla tüketim yapıyoruz ve kilo alıyoruz. Eğer sahuru düzgün bir şekilde yaparsak ve iftarda da porsiyon kontrolüne dikkat edersek kilo almayı minimumda tutabiliriz" dedi.

Sindirim için lif tüketimine dikkat

Tatlının iftardan 1-2 saat sonra tüketilmesi gerektiğini söyleyen Topsakal, "İftarı yaptıktan sonra 1-2 saat ara vermek gerekir. O aradan sonra hala canımız tatlı istiyorsa önceliğimiz meyveler ve bitki çayları, ardından hafif az şekerli sütlü bir tatlı olabilir" dedi. Topsakal, sağlıklı bir sindirim sistemi içinse lifli gıda tüketiminin önemini vurguladı. Toplum olarak gün içinde yetersiz lif tüketildiğini belirten Topsakal, "Bu nedenle bağırsaklarda durgunluk, midede şişkinlik yaşayabiliyoruz. Bu yüzden lif tüketimi daha önemli. Beyaz ekmekler, basit şekerlerden yapılmış ürünleri tercih etmek yerine, tam tahıllı lifli ürünleri tercih edip porsiyonuna dikkat edilirse bağırsak ve sindirim sistemi rahatlar. Bitki çayları da bu konuda destek olabilir" diye konuştu.

"Pideyi avuç içi kadar tüketin"

Ramazan sofralarının vazgeçilmesi olan pidenin tüketimi konusunda da uyaran Topsakal, "Biz genelde pideyi çok önermesek bile tabii ki ramazan boyunca arada bir tercih edilebilir. Eğer kişinin diyabet hastalığı, şeker tanısı, insülin direnci yoksa bir avuç içi boyutunda pideyi bir öğününde tüketebilir. Ama tercihimiz her zaman tam tahıllı ürünlerden yana" dedi.

"Çay, kahve miktarı kadar ekstra su tüketin"

Aşırı kafein tüketiminin ramazanda susuzluğa neden olduğunu belirten Diyetisyen Tuana Topsakal, "Kişi yeterli su tüketmediği halde çok fazla çay, kahve tüketirse ertesi gün tutacağı oruçta ekstra zorlanabiliyor. Çünkü vücutta dehidrasyon, yani su kaybı oluyor. Yeterli suyu tükettikten sonra normal miktarlarda çay ve kahve şekersiz şekilde tercih edilebilir. Bir kişinin kilo başına 30 ml su tüketmesini istiyoruz. Bu şekilde hesaplarsak kişiye bağlı olarak günde 1.8 litre, 2 litre ya da 2 buçuk litre su içilmesi gerekir" dedi. Gün içinde 200-300 miligramdan fazla kafein tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Topsakal, günde en fazla 2-3 kupa kahve ve 4-5 fincan çay içilmesi gerektiğini belirtti. Topsakal, "Gün içerisinde yeterli suyunuzu için. İçtiğiniz çay ve kahve fincanı kadar ek su tüketin. Böylece vücudun susuz kalmasını engellemiş olursunuz" diyerek sözlerini noktaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Kul Dilemma’ filminin galası ilgiyle karşılandı Beyoğlu’ndaki Tarihi Atlas Sineması’nda ‘Kul Dilemma’ filminin galası yapıldı. 10 Nisan’da vizyona girecek filmin galasını oyuncular ve davetliler birlikte izledi, film ilgiyle karşılandı. Beyoğlu’nda bulunan Tarihi Atlas Sineması içerisinde 10 Nisan’da izleyiciyle buluşacak olan ve izleyenlere farklı türden gerilim yaşatmayı hedefleyen "Kul Dilemma" filminin galası gerçekleşti. Galaya filmin Yönetmeni Mehmet Emin Yıldırım, Yapımcı Tufan Şengül, filmin oyuncularından Mustafa Konak, Yiğit Çelebi, Gürkan Öz, Özlem Çınar, Sadi Celil Cengiz, Tayfun Sav ve çok sayıda davetli katıldı. 3 gün sonra vizyonda olacak film, gösterimde katılımcılardan büyük beğeni aldı. "Çok güzel bir iş çıkardığımızı düşünüyorum" Mehmet Fetihler Sultanı dizisiyle ekranlarda bilinen genç ve yetenekli oyuncu Mustafa Konak, filmdeki oynadığı karaktere ve film sürecine değindi. Konak, "Karakter güzel bir karakterdi yani hiç konuşmamasına rağmen o sahnedeki derinlikleriyle beni etkileyen bir karakter oldu. Bu role uygun görüldüm, bu sayede şu an buradayım. Böyle bir filmde yer almak benim için çok kıymetli bir deneyim. Yani Kemal karakterinden bahsedecek olursam konuşmayan, filmde de hiç konuşmuyor zaten, daha böyle kendi kafasında hayat yaşayan bir karakter. Ekipteki herkes çok güzeldi. Çok güzel bir iş çıkardığımızı düşünüyorum. Emeği geçen tüm ekibe, yönetmenimize, yapımcımıza herkese çok teşekkür ediyorum" dedi. Mehmet Fetihler Sultanı dizisi hakkında kendisine yöneltilen soruya ise Konak, "Orası hakkında konuşmasak daha iyi olur çünkü şu an Kul filmine geldik madem, burayla konuşalım o zaman hiç oraya girmeyelim" yanıtını verdi. Sanatçı Tayfun Sav ise oynadığı karaktere ve filmin diğer projelerden farklı olduğuna değinerek, "Bu rol gerçekten benim arzu ettiğim bir karakterdi ve kasta uygun bir rol. Okuma provasında baktığımız zaman gerçekten insanlar kendi karakterlerin içindeki rollere cuk oturuyordu. Küçük oyuncumuz da çok şekerdi, çok sevimliydi. Bir de sürpriz oyuncularımız var. Hayatın parçasında olan renklerden bir tanesi. Rolüm biraz müzik gibiydi. O müziğin içinde şartlar ve koşullar insanı olduğu için performansımız daha da güzel oldu. Takdir seyircinin. Korku ve gerilim filmi Türkiye’de korku üzerine kuruluyor. Bu bir tık üstü, gerilimin daha farklı bir versiyonu. Seyirci gerilime yönelirse aralanan hikayeler çok daha farklı oluyor. Gizemli, ihtiyacı olan bir film bu ve benim düşünceme göre biz bir ilki başlattık. Devamı da gelir başka yapımcılar tarafından" dedi. "Farklı farklı türlerde işler yapmak istiyoruz" Farklı türden işler ortaya koymak istediğini dile getiren filmin yapımcısı Tufan Şengül, "Bu bizim ilk projemiz, heyecan doluyuz. Amacımız sektörde yetenekli işler yapmak. Farklı farklı türlerde işler yapmak istiyoruz ve kendimizi sektöre farklılıklar getireceğiz. Birincil amacımız bu" dedi. "Mustafa yakışıklı, işini bilen, işinde gerçekten büyük şeyler yapan bir kardeşimiz" Genç oyuncu Mustafa Konak’ın içerisinde bulunduğu projeyi desteklemek amacıyla galada bulunduğunu söyleyen oyuncu Mustafa Kaya ise, "Vallahi biz şu an Şehzade Mustafa’nın yeni çektiği projeye destek amaçlı buradayız. İzlemedik, inşallah güzel bir iş çıkmıştır. Yani herkese emeğine sağlık. Gerçekten inanıyorum, güzel bir proje olmuştur. Mustafa bizim canımız. İnşallah iyi bir izlenim bırakır. Mustafa yakışıklı, işini bilen, işinde gerçekten büyük şeyler yapan bir kardeşimiz" şeklinde konuştu. "Mustafa burada da elinden gelenin en iyisini yapmıştır" Mustafa Konak’a desteğini belirten oyuncu Ümit Çırak ise, "Ben bugüne kadar Mustafa’nın bir sürü projesinde kendisine elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Bu projede birlikte çalışmadık ama bundan önceki bir sürü projesinde birlikte çalıştık. Kendisine elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Bu yıllardır devam eden birliktelik, epey bir yıldır birlikte devam ediyoruz. Biliyorum ki Mustafa burada da elinden gelenin en iyisini yapmıştır. Umarım bütün seyirciler de onun yeteneğini ve oyunculuğunu beğenirler. İyi seyirler diliyorum" dedi. "Türkiye seyircisinin çok alışık olmadığı bir şeyi yapmaya çalışıyorum" Son olarak konuşan filmin yönetmeni Mehmet Emin Yıldırım, "Bu projenin en önemli özelliği Türkiye’de gerilim yapmaya çalışmak. Tam korku değil, dramatik anlatı yapısını kullanıyorum ama birilerini korkutmaya da çalışmıyorum. Arada böyle gerginlik oluşturarak Türkiye seyircisinin çok alışık olmadığı bir şeyi yapmaya çalışıyorum. Bence en büyük farkı bu. Mustafa çok yakışıklı bir çocuk. Yüzü çok güzel. İki tane farklı ifadeyi kullanabilir. Hem güzel yüzlülüğü yakışıklı, kastına uygun hem de isterseniz onun gözlerini büyük gösterip daha iyi bir oyunculukla korku ve gerilim filmlerinde oynatabilirsiniz. Dramatik anlatıyı istediğiniz gibi yönlendirebileceğiniz bir yüze sahip. Ayrıca iyi bir oyuncu. Bizim filmimizde oynadığı için çok teşekkür ederim, çok mutluyum. Bence güzel iş yaptık" dedi.