EKONOMİ - 12 Mart 2026 Perşembe 10:15

Yaşlı nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu

A
A
A
Yaşlı nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu

Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda yüzde 20,5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu.



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Yaşlılar verisi paylaştı. Buna göre, yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda yüzde 20,5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2020 yılında yüzde 9,5 iken, 2025 yılında yüzde 11,1’e yükseldi. Yaşlı nüfusun 2025 yılında yüzde 44,7’sini erkek nüfus, yüzde 55,3’ünü kadın nüfus oluşturdu.


Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5, 2040 yılında yüzde 17,9, 2060 yılında yüzde 27,0, 2080 yılında yüzde 33,4 ve 2100 yılında yüzde 33,6 olacağı öngörüldü.


Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5, 2040 yılında yüzde 18,2, 2060 yılında yüzde 28,8, 2080 yılında yüzde 38,5 ve 2100 yılında yüzde 42,8 olacağı öngörüldü.


Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,4, 2040 yılında yüzde 17,5, 2060 yılında yüzde 25,5, 2080 yılında yüzde 29,8 ve 2100 yılında yüzde 28,2 olacağı öngörüldü.


Yaşlı nüfusun yüzde 62,9’unun 65-74 yaş grubunda yer aldığı görüldü


Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020 yılında yaşlı nüfusun yüzde 63,8’inin 65-74 yaş grubunda, yüzde 27,9’unun 75-84 yaş grubunda ve yüzde 8,4’ünün 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü. Yaşlı nüfusun 2025 yılında yüzde 62,9’unun 65-74 yaş grubunda, yüzde 29,3’ünün 75-84 yaş grubunda ve yüzde 7,8’inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü.


Yaşlı nüfusun yüzde 0,1’ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2025 yılında 8 bin 290 oldu.


Türkiye nüfusunun yaş yapısı değişti


Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10,0’ını geçmesi nüfusun yaşlanmasının bir göstergesidir. Türkiye’de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfusa göre daha yüksek bir hız ile artış gösterdi.


Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan "demografik dönüşüm" sürecinde olan Türkiye’de, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma ile birlikte sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması ile nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi. Çocuk ve gençlerin toplam nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı artış gösterdi. Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere göre hala genç bir nüfus yapısına sahip olsa da, yaşlı nüfus sayısal olarak oldukça fazladır.


Türkiye nüfusunun ortanca yaşı yükseldi


Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Nüfusun yaşlanması ile ilgili bilgi veren göstergelerden biri olan ortanca yaş, 2020 yılında 32,7 iken 2025 yılında 34,9 oldu. Ortanca yaş 2025 yılında erkeklerde 34,2, kadınlarda 35,7 olarak gerçekleşti.


Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre ortanca yaşın 2030 yılında 37,1, 2040 yılında 41,4, 2060 yılında 48,0, 2080 yılında 51,5 ve 2100 yılında 52,2 olacağı öngörüldü.


Yaşlı bağımlılık oranı 2025 yılında yüzde 16,2 oldu


Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2020 yılında yüzde 14,1 iken bu oran 2025 yılında yüzde 16,2’ye yükseldi.


Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı bağımlılık oranının 2030 yılında yüzde 19,5, 2040 yılında yüzde 26,5, 2060 yılında yüzde 45,5, 2080 yılında yüzde 61,9 ve 2100 yılında yüzde 61,6 olacağı öngörüldü.


Türkiye, yaşlı nüfus oranına göre sıralamada 194 ülke arasında 75’inci sırada yer aldı


Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2025 yılı için dünya nüfusunun 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişi, yaşlı nüfusun ise 856 milyon 880 bin 405 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun yüzde 10,4’ünü yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla yüzde 36,0 ile Monako, yüzde 30,0 ile Japonya ve yüzde 25,1 ile İtalya oldu. Türkiye, 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı.


Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu


Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 21,7 ile Sinop oldu. Bu ili yüzde 21,1 ile Kastamonu, yüzde 20,0 ile Giresun izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise yüzde 3,8 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 4,5 ile Şanlıurfa, yüzde 4,7 ile Hakkari izledi.


Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10,0 ve üzerinde olduğu il sayısı 2025 yılında 62 oldu.


Bir birey 65 yaşına ulaştığında yaşaması beklenen ortalama ömür 18,0 yıl oldu


Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,2 yıl oldu.


Türkiye’de 65 yaşına ulaşan bir kişinin beklenen yaşam süresi ortalama 18,0 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,3 yıl, kadınlar için 19,6 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 11,0 yıl iken 85 yaşında 5,8 yıl oldu.


Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü


Türkiye’de 2025 yılında toplam 26 milyon 977 bin 795 haneden 7 milyon 46 bin 560’ında en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü. En az bir yaşlı fert bulunan hanelerin oranı yüzde 26,1 oldu.


Türkiye’de 1 milyon 836 bin 496 yaşlının tek başına yaşadığı görüldü


En az bir yaşlı fert bulunan 7 milyon 46 bin 560 hanenin 1 milyon 836 bin 496’sını tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Bu hanelerin yüzde 73,5’ini yaşlı kadınlar, yüzde 26,5’ini ise yaşlı erkekler oluşturdu.


Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il Balıkesir oldu


En az bir yaşlı fert bulunan haneler içinde tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 34,3 ile Balıkesir oldu. Bu ili yüzde 34,1 ile Çanakkale, yüzde 33,7 ile Burdur izledi. Bu oranın en düşük olduğu il ise yüzde 8,3 ile Hakkari oldu. Bu ili yüzde 13,8 ile Batman, yüzde 15,0 ile Van izledi.


Yaşlı fertlerin yüzde 37,9’unun en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü


Yaşlı fertlerin 15 ve daha yukarı yaştaki yaşayan çocukları ile ikamet ettikleri yerlere göre yakınlıkları incelendiğinde ve birden fazla çocuğu olan yaşlı fertlerin en yakın mesafede ikamet eden çocuğunun ikamet yeri dikkate alındığında, 2025 yılında yaşlı fertlerin yüzde 37,9’unun en az bir çocuğu ile aynı adreste, yüzde 5,9’unun çocuğu ile aynı binada, yüzde 6,8’inin aynı cadde veya sokakta, yüzde 8,3’ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, yüzde 15,0’ının çocuğu ile aynı ilçede ve yüzde 9,3’ünün çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Yaşlı fertlerin yüzde 9,9’unun aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, yüzde 1,7’sinin Türkiye’de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.


Yaşlı fertler yaş grubuna göre incelendiğinde, 75 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 36,4’ünün, 85 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 39,9’unun, 90 ve daha yukarı yaştaki fertlerin yüzde 43,0’ının en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü.


Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin yüzde 14,3’ünün aynı ilde yaşayan çocuğunun olmadığı görüldü


Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin 2025 yılında yüzde 10,1’inin en az bir çocuğu ile aynı binada, yüzde 12,8’inin aynı cadde veya sokakta, yüzde 13,3’ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, yüzde 22,8’inin çocuğu ile aynı ilçede ve yüzde 14,2’sinin çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin yüzde 14,3’ünün aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, yüzde 2,7’sinin Türkiye’de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.


Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 40,9 ile Çankırı oldu. Bu ili yüzde 39,8 ile Kastamonu, yüzde 39,3 ile Sinop izledi. Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en düşük olduğu il ise yüzde 4,1 ile İstanbul oldu. Bu ili yüzde 4,8 ile Gaziantep, yüzde 5,2 ile Şırnak ve Şanlıurfa izledi.


Okuma yazma bilen yaşlı nüfus oranı 2024 yılında yüzde 88,4 oldu


Yaşlı nüfus içinde okuma yazma bilenlerin oranı 2024 yılında yüzde 88,4 iken okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 11,6 oldu. Yaşlı nüfus eğitim durumuna göre incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun yüzde 46,7’sinin ilkokul mezunu, yüzde 10,4’ünün ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, yüzde 10,4’ünün lise veya dengi okul mezunu, yüzde 9,0’ının yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.


Okuma yazma bilen yaşlı erkeklerin oranı yüzde 97,0 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 81,5 oldu. Bitirilen tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.


Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4,2 katı oldu


Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Yaşlı erkek nüfusun 2025 yılında yüzde 1,5’inin hiç evlenmemiş, yüzde 83,8’inin resmi nikahla evli, yüzde 4,2’sinin boşanmış, yüzde 10,6’sının eşi ölmüş olduğu görülürken yaşlı kadın nüfusun yüzde 2,9’unun hiç evlenmemiş, yüzde 47,5’inin resmi nikahla evli, yüzde 4,7’sinin boşanmış, yüzde 44,9’unun ise eşi ölmüş olduğu görüldü.


Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlıların oranı yüzde 22,8 oldu


Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9’unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken yaşlı nüfus için bu oranın yüzde 22,8 olduğu görüldü.


Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlı nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın yaşlı erkeklerde yüzde 21,8, yaşlı kadınlarda ise yüzde 23,6 olduğu görüldü.


Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı 2024 yılında yüzde 13,1 oldu


İşgücü İstatistiklerine göre, işgücüne katılma oranı 2020 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus için yüzde 49,3 iken 2024 yılında yüzde 54,2 oldu. Bu oran yaşlı nüfus için 2020 yılında yüzde 10,0 iken 2024 yılında yüzde 13,1 oldu. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran yaşlı erkek nüfusta 2024 yılında yüzde 21,4 iken yaşlı kadın nüfusta yüzde 6,5 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının 2020 yılında yüzde 2,7 iken 2024 yılında yüzde 2,9 olduğu görüldü.


Çalışan yaşlı nüfusun 2024 yılında yüzde 56,9’u tarım sektöründe yer aldı


İşgücü istatistiklerine göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun yüzde 56,9’unun tarım, yüzde 32,0’ının hizmetler, yüzde 7,7’sinin sanayi, yüzde 3,4’ünün ise inşaat sektöründe yer aldığı görüldü.


Yaşlılar 2024 yılında en fazla dolaşım sistemi hastalıklarından hayatını kaybetti


Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2024 yılında ölen yaşlıların yüzde 39,9’u dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı ikinci sırada yüzde 17,2 ile solunum sistemi hastalıkları, üçüncü sırada yüzde 14,1 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler takip etti.


Ölüm nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arası en büyük farkın iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde olduğu görüldü. İyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı yüzde 18,1 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 10,1 oldu.


Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2024 yılında yüzde 3,0 oldu


Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2020 yılında 13 bin 714 iken 2024 yılında 10 bin 742 oldu. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2020 yılında yüzde 3,7 iken bu oran 2024 yılında yüzde 3,0 oldu.


Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında Alzheimer hastalığından ölen yaşlı erkeklerin oranı yüzde 2,2 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 3,8 oldu.


İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 53,2 oldu


Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, İnternet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2020 yılında yüzde 27,1 iken bu oran 2025 yılında yüzde 53,2’ye yükseldi. İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla İnternet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2025 yılında yüzde 61,3 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 46,1 oldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir İhracat artıyor, ancak kârlılıklar düşüyor Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir sanayisinin zorlu küresel şartlara rağmen üretim ve ihracattaki artışının sürdürdüğünü, ancak kârlılıkların azaldığını ifade etti. Türkiye’nin 2026 yılı Ocak-Şubat dönemine ilişkin dış ticaret verileri açıklandı. Buna göre Türkiye’nin ihracatı söz konusu dönemde yüzde 1,2 oranında azalarak 41,38 milyar dolar olurken, ithalat ise yüzde 3,1 artışla 58,96 milyar dolar seviyesine ulaştı. Böylece dış ticaret açığının devam ettiği bir tablo ortaya çıktı. Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan Eskişehir ihracat rakamlarını değerlendiren Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir sanayisinin zorlu küresel şartlara rağmen üretim ve ihracattaki artışının sürdürdüğünü, ancak kârlılıkların azaldığını ifade etti. Eskişehir sanayisi düşük faizli ihracat desteği talep ediyor Başkan Kesikbaş, Eskişehir’in ihracat performansını değerlendirirken sanayicilerin düşük faizli finansman ihtiyacına dikkat çekti. Kesikbaş, "Eskişehir’de faaliyet gösteren firmalarımız 2026 yılı Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,05 artışla 323,6 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ocak-Şubat döneminde ise ihracatımız yüzde 3,88 artarak 637,1 milyon dolara ulaştı. Türkiye genelinde ihracatın gerilediği bir dönemde Eskişehir’in artış kaydetmesi sanayimizin gücünü göstermektedir" dedi. Kesikbaş, ihracatın sürdürülebilirliği için ihracatçı firmalara yönelik düşük faizli kredi ve finansman desteklerinin artırılması gerektiğini vurguladı. Rekabetçiliğimizi artıracak destekler gerekli Türkiye’nin ithalat rakamlarının ihracattan daha yüksek olmasının dış ticaret açığının devam ettiğini gösterdiğini vurgulayan Kesikbaş, bu tabloyu tersine çevirmek için ihracatçıların desteklenmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Kesikbaş, "Katma değerli üretimi artıran verimlilik, teknoloji ve küresel entegrasyon odaklı teşviklerin güçlendirilmesi, ihracat finansmanına erişimin kolaylaştırılması ve sanayicimizin rekabet gücünü artıracak politikaların kararlılıkla uygulanması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Vergi yapısı ve enflasyon dinamikleri ekonomik istikrarı belirliyor Kesikbaş ayrıca mevcut ekonomik şartlara ilişkin yapısal bazı başlıklara da dikkat çekti. Türkiye’de gıda enflasyonunun halen dramatik seviyelerde seyretmesinin hem hanehalkı refahını hem de maliyet yapısını olumsuz etkilediğini belirten Kesikbaş, üretici üzerindeki KDV yükünün de rekabetçiliğe ciddi zarar verdiğini ifade ederek KDV’nin tüketim aşamasında tahsil edildiği bir sistemin yeniden münazara edilmesi gerektiğini söyledi. Çalışan üzerindeki yüksek vergi yükünün hafifletilmesinin ise hem istihdamı destekleyeceğini hem de kayıt dışılığın azaltılmasına katkı sağlayacağını vurguladı. Kesikbaş, bu alanlarda atılacak yapısal adımların enflasyonun düşürülmesi ve ekonomik istikrarın güçlendirilmesi açısından kritik olduğunu ifade etti. Sanayicimiz jeopolitik risklere karşı korunmalı Bölgemizde devam eden çatışmaların küresel ticaret dengelerini etkilediğine dikkat çeken Kesikbaş, "Jeopolitik riskler, lojistik ve enerji maliyetleri, tedarik zincirlerini doğrudan etkiliyor. Türkiye’nin ve Eskişehir sanayisinin bu süreçten en az etkilenmesi için ticaret diplomasisinin güçlendirilmesi, alternatif pazarlara erişimin artırılması ve sanayicimizin korunması büyük önem taşıyor" dedi. Kesikbaş sözlerini, "Eskişehir sanayisi üretmeye, ihracat yapmaya ve ülkemizin ekonomik gücüne katkı sağlamaya aynı kararlılıkla devam edecektir" diyerek tamamladı.
İstanbul Z3 Technology yeni kamera arayüz kartını duyurdu Z3 Technology, LYNRED ATI640 ile yüksek performanslı entegrasyon sağlayan CIB-ATI640’ı tanıttı. Z3 Technology, LYNRED ATI640 gelişmiş deklanşörsüz termal görüntüleme modülü için CIB-ATI640 Kamera Arayüz Kartının piyasaya sürüldüğünü duyurdu. CIB-ATI640, LYNRED ATI640 kameranın arkasına doğrudan monte edilerek hassas mekanik hizalama sağlıyor. LYNRED ATI640’tan hem LVDS dijital video hem de MIPI CSI-2 çıkışlarını destekleyerek Z3 Çift Kamera Kodlayıcıları veya Tek Kamera Kodlayıcıları ile sorunsuz entegrasyon sağlıyor. Z3 kodlayıcılar Yapay Zeka Yeteneklerini desteklerken düşük Boyut, Ağırlık ve Güç (SWaP) ile tasarlandı. Z3 Technology, LLC CEO’su Aaron Caldwell, "CIB-ATI640’ın eklenmesi, LYNRED ATI640 kullanıcılarına Z3’ün Mission Ready kamera video kodlayıcı ürünlerini kullanarak termal video verilerini işlemek, analiz etmek, kaydetmek ve yayınlamak için kolaylaştırılmış bir çözüm sağlıyor" dedi. İnsansız Sistemler için, güç sınırlamaları önemli zorluklar oluşturabiliyor. CIB-ATI640 kamera arayüz kartı üzerinden bağlanan Z3 Technology’nin düşük SWaP değerine sahip gömülü kodlayıcıları ile geliştiriciler, LYNRED ATI640 kamera kontrollerine tam uzaktan erişim sağlarken aynı zamanda PTZ (kaydırma/eğme/yakınlaştırma) işlevlerini kontrol eden tek ve modern bir bağlantıya sahip oluyor. Bu entegrasyon, insansız sistemlerin verimli bir şekilde ve minimum güç tüketimiyle çalışmasını sağlıyor. LYNRED Çekirdek İş Birimi Direktörü Eric Mallet, "CIB-ATI640, ATI640 modülünün gelişmiş gömülü ekosistemlere sorunsuz bir şekilde entegre olmak üzere nasıl tasarlandığını gösteriyor" dedi. "ATI640’ın yüksek performanslı deklanşörsüz termal görüntülemesini Z3 Teknolojisiyle birleştiren sistem geliştiricileri, insansız ve zorlu operasyonel ortamlar için kompakt, göreve hazır termal görüntüleme çözümlerinin dağıtımını hızlandırabilir."
Bilecik Bilecik’te bodrum katta kaçak yemek üretimine zabıta baskını Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, bodrum katta uygun olmayan şartlarda yemek üretimi yapan şahsın faaliyetini sonlandırdı. Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, gıda güvenliği kapsamında yürüttüğü denetimlerde Osmangazi Mahallesi’nde bir apartmanın bodrum katında yapılan uygunsuz yemek üretimini tespit etti. Alınan bilgi üzerine harekete geçen ekipler, söz konusu adreste inceleme gerçekleştirdi. Yapılan kontrollerde bodrum katta hijyen ve üretim şartlarına uygun olmayan ortamda yemek üretimi yapıldığı belirlenirken, ekipler tarafından faaliyet sonlandırıldı. Zabıta Müdürü Mücahit Öndersev, yapılan denetim hakkında verdiği bilgide, Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin 7 gün 24 saat esasına göre her zaman görevlerinin başında olduğunu hatırlatarak, ‘’Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü olarak özellikle gıda sektörüne yönelik incelemelerimiz ve takibimizi büyük bir hassasiyetle sürdürüyoruz. Güneş Toki olarak bilinen mahallemizde yürüttüğümüz çalışmayla bodrum katında yemek üretildiği bilgisini aldık. Ekiplerimiz derhal olaya müdahale ederek, gerekli incelemeyi yaptıktan sonra buradaki faaliyet sonlandırıldı" İfadelerini kullandı. Yaptığı açıklamada halk sağlığının önemine değinen Öndersev, ‘’Ekiplerimiz, hafta içi ve sonu olmak üzere her zaman görevlerinin başında yer alıyor ve bu tür uygunsuzluklara müdahale ediyor. Vatandaşlarımızdan da özellikle bu tür durumlara karşı daha duyarlı olmalarını tavsiye ediyoruz. Çünkü halkın sağlığı her şeyin önünde gelmektedir. Yemek üretilen alanın birçok yönden uygunsuz olması bu tür konulara daha duyarlı olmamızı gerektiriyor’’ dedi.
Mersin Tarsuslu minikler yerel yönetimleri yerinde öğrendi Mersin’in Tarsus ilçesinde Musa Bengi İlkokulu 2. sınıf öğrencileri, yerel yönetimlerin işleyişini yerinde öğrenmek amacıyla Tarsus Belediyesini ziyaret etti. Belediye meclis salonunda gerçekleşen programda öğrenciler hem belediyenin görevleri hakkında bilgi aldı hem de merak ettikleri soruları yöneltti. Program, öğrencilerin coşkuyla seslendirdiği İstiklal Marşı ile başladı. Çocukların güçlü ve uyumlu performansı salonda duygulu anlar yaşattı. Marşın ardından öğrencilerle sohbet eden Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, çocukların enerjisinin kendisini mutlu ettiğini söyledi. Ziyaret kapsamında öğrencilere belediyelerin şehir yaşamındaki rolü anlatıldı. Parklar, oyun alanları, temizlik çalışmaları ve sosyal yaşam alanları gibi belediyelerin yürüttüğü hizmetler örneklerle paylaşıldı. Günlük yaşamlarında kullandıkları parklar ve kent alanları üzerinden yerel yönetimlerin şehirdeki önemini daha yakından tanıma fırsatı bulan öğrenciler, aynı zamanda merak ettikleri soruları da yöneltti. Belediye başkanının görevlerine de değinen Başkan Boltaç, yerel yönetimlerin temel amacının kentte yaşayan insanların hayatını kolaylaştırmak olduğunu belirterek, "Bir belediye başkanının en önemli görevi, yaşadığı şehirde insanların hayatını kolaylaştırmaktır. Parkların düzenlenmesi, çocukların güvenle oynayabileceği alanların oluşturulması, yolların yapılması ve temizlik hizmetleri bunun önemli bir parçasıdır" dedi. Program boyunca öğrenciler, belediye başkanının nasıl seçildiğinden belediyenin hangi görevleri yürüttüğüne kadar birçok konuda sorular yöneltti. Bazı öğrencilerin ileride belediye başkanı olmak istediklerini söylemesi ise salonda gülümseten anlar yaşattı. Çocuklara tavsiyelerde de bulunan Boltaç, "Hayatta hangi mesleği seçerseniz seçin, yaptığınız işi en iyi şekilde yapmaya çalışın. Çünkü Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır" ifadelerini kullandı. Ziyaretin en anlamlı anlarından biri ise öğrencilerin Başkan Boltaç için hazırladığı akrostiş şiiri paylaşması oldu. Başkan Boltaç’ın isminin harfleriyle oluşturulan şiirde öğrenciler, Tarsus’a duydukları sevgiyi ve Başkan Boltaç’a yönelik düşüncelerini dile getirdi. Şiirin kendisi için çok anlamlı olduğunu belirten Boltaç, "Bu benim aldığım en anlamlı hediyelerden biri. Hepinizin emeğine sağlık. Bunu çerçeveletip odamın en güzel köşesinde saklayacağım" diye konuştu. Program sırasında öğrenciler yalnızca sorular sormakla kalmadı, okul bahçelerindeki parkın onarılması ve oyun alanlarının iyileştirilmesi yönündeki taleplerini de dile getirdi. Başkan Boltaç, öğrencilerin talebini Park ve Bahçeler Müdürlüğüne ileterek konunun değerlendirilmesini istedi. Program kapsamında Tarsus Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri de öğrencilere gıda denetimleri hakkında bilgi verdi. Fırınlar, pastaneler ve okul kantinlerinde yapılan hijyen kontrolleri anlatılırken, alışveriş yaparken son tüketim tarihine dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı. Samimi ve interaktif ortamda gerçekleşen ziyaret, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.