GÜNDEM - 15 Mayıs 2025 Perşembe 16:55

Yedikule Hisarı’nda 13. Fetih Kupası Lansman Toplantısı düzenlendi

A
A
A
Yedikule Hisarı’nda 13. Fetih Kupası Lansman Toplantısı düzenlendi

Beyoğlu Okmeydanı Okçular Vakfı tarafından 27-29 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 13. Fetih Kupası’nın Lansman Toplantısı Fatih Yedikule Hisarı’nda düzenlendi. Fetih Kupası’nın kalbi olan Okçular Vakfı’nın öneminde değinen Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, "Okçular Tekkesi 50 binin üzerinde gencimiz okçulukla tanıştırdı. Şu anda hem geleneksel ve olimpik de makaralı ile beraber 500’e yakın aktif lisans sporcumuz kulüp bünyesinde müsabakalara katılıyor" ifadelerini kullandı.


Beyoğlu Okmeydanı Okçular Vakfı tarafından 27 -29 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 13. Fetih Kupası’nın Lansman Toplantısı Fatih Yedikule Hisarı’nda düzenlendi. Toplantıya, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Valisi Davut Gül, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, Okçular Vakfı Başkanı Hüseyin Ersan Topbaş, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat katıldı.


"Fetih Kupası kültürü ve sporu geleneği ve rekabeti bir araya getiren eşsiz bir organizasyon"


Programda konuşan Okçular Vakfı Başkanı Hüseyin Ersan Topbaş, "Okmeydanı‘nda bulunan tesisimiz Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesine uygun olarak okçuluk talimleri, kültür ve sanat etkinlikleri ile yarışmalarla ve turnuvalarla 365 gün yaşayan bir mekan oldu. Bu turnuvaların en önemlisi, Uluslararası Fetih Kupası. Fetih Kupası kültürü ve sporu geleneği ve rekabeti bir araya getiren eşsiz bir organizasyon. Spor yönüyle baktığımızda modern, geleneksel ve makaralı olmak üzere üç farklı disiplininde onlarca ülkeden, yüzlerce sporcunun katıldığı ve bu yıl 45 ülkeden 730 sporcunun kayıtlarını yaptırdığı Dünya Okçuluk Federasyonu‘nun yarışma takviminde bulunan ve sporculara dünya sıralama puanı kazandıran, okçuluk camiasının geleneksel sporlara gönül veren herkesin yakından takip ettiği, ilgilendiği ve katılım gösterdiği önemli bir turnuvadır" dedi.


"Okçular Vakfı ata sporlarının tarih,, kültürel ve sportif boyutlarını korumak, yaşatmak ve bu değerleri gelecek nesillere aktarma konusunda çok değerli bir çaba ortaya koymaktadır"


Okçular Vakfı’nın önemine vurgu yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Şanlı tarihimize ve medeniyetimize karşı sorumluluğumuz aynı zamanda tarihin bize bıraktığı mirası muhafaza etmektir. İşte bu sorumluluk çerçevesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak medeniyetimize dair her bir eserin ihyası bizim en temel önceliklerimizden biri olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir yandan yurt içindeki eserlerimizi koruyup ayağa kaldırırken diğer yandan ülkemizden kaçırılan dünyanın dört bir yanındaki 10 binden fazla eseri bulup tekrar ülkemize kazandırdık. Bu bağlamda kurulduğu günden bu yana çok kısa süre içinde örnek çalışmalar hayata geçiren Okçular Vakfı ata sporlarının tarihî, kültürel ve sportif boyutlarını korumak, yaşatmak ve bu değerleri gelecek nesillere aktarma konusunda çok değerli bir çaba ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu.


"Okçular Vakfı sadece değerli bir mirası hatırlatmakla kalmıyor"


Konuşmasına devam eden Bakan Ersoy, "Okçular Vakfı, kökleri yüzyıllar öncesine dayanan, aynı zamanda medeniyetimizin kültürel mirasının önemli bir parçası olan geleneksel sporlarımızı tanıtmak ve geleceğe taşımak amacıyla özveriyle çalışmaktadır. Burada bir hususun daha altını özellikle çizmek istiyorum. Ata mirası olan geleneksel sporlarımız sadece fiziksel bir mücadele değil aynı zamanda medeniyetimizin ahlaki değerlerini, dayanışma düşüncesini ve rakibe gösterilen saygının da bir yansımasını ifade etmektedir. Bu açıdan Okçular Vakfı sadece değerli bir mirası hatırlatmakla kalmıyor. Bunun yanında uluslararası organizasyonlar sayesinde kültürümüzün ve medeniyetimizin inceliklerini tanıtma konusunda da kültürel diplomasiye önemli katkılar sağlamaktadır. Bugün tanıtımını yapmaktan onur duyduğumuz Uluslararası Fetih Kupası da bunun en somut örneklerinden biri olarak dikkat çekmektedir. 43 farklı ülkeden 710 sporcunun katılımıyla bu yıl 13’cüsü gerçekleşecek olan turnuvanın geleneksel sporlarımızın hak ettiği ilgiyi görmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması için önemli bir adım olacağına yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.


"Türkiye dünya okçuluğu bakımından ileride bulunmaktadır"


Türkiye’nin spor organizasyonu konusunda yol kat ettiğini söyleyen Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "2020 Tokyo Olimpiyatlarında altın madalya Mete Gazoz ile kazandı. Yine 2024 Paris’te Paralimpik’te Sporcumuz Öznur Cüre girdi, olimpiyat şampiyonu oldu, altın madalya kazandı. Yine Elif Bera bir çıkış yakaladı ve yakalayan sporcularımız kazandı. Bizim açımızdan Türkiye dünya okçuluğu bakımından ileride bulunmaktadır. Dünya okçuluğunun merkezi durumundadır. Antalya’da yapılan müsabakalar, uluslararası geleneksel modern olimpiyat oyunları açısından çok önemli. Bizim açımızdan da Türkiye spor organizasyonları yapma noktasında yaptığı yatırımlarla inanılmaz bir yol kat etti" dedi.


"13’üncü düzenlenen Fetih Kupası gerçekten bir gelenek"


13’üncü defa düzenlenen kupanın gelenek haline geldiğini söyleyen Bakan Bak, "Türkiye şu anda Cumhurbaşkanımız liderliğinde spor tesisi devrim yaşamaktadır dünyanın en modern tesisleri İnşaatı, kapalı spor salonları, yüzme havuzları, stadyumlar diğer tesisler atletizm pistleri başta olmak üzere dolayısıyla spor turizm açısından çok önemli. İfade edildiği gibi bu 13’üncü düzenlenen Fetih Kupası gerçekten bir gelenek. Dünya Okçuluk Federasyonu’nun takviminde yer alan pek çok ülkenin gelmek istediği sporcunun katılmak istediği tarihi kültürle beraber önemli bir organizasyon. Bu organizasyona 43 ülkeden 710 sporcu katılıyor. Bu noktada emek veren Okçular Vakfı‘na özellikle tabii bir teşekkür ediyorum. Türk Sporuna ulaşmak ve iş olarak çok büyük destek veren Türk hava Yolları’nın teşekkür ediyorum" diye konuştu.


"Nasıl ki Mete Gazoz altın madalya aldıktan sonra olimpiyatlardan onun menzil taşı Okmeydanı‘nda dikildiyse Öznur‘un da menzil taşını inşallah dikmiş olacağız"


Programda konuşan Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, "Sadece Okçular Tekkesi 50 binin üzerinde gencimiz okçulukla tanıştırmış. Şu anda hem gelenekselde ve olimpik de makaralı ile beraber sanıyorum 500’e yakın aktif lisans sporcumuz kulüp bünyesinde müsabakalara katılıyor. 2020 - 2024 Paralimpik Oyunları’nda ülkemize madalyalar kazandırdı sporcularımız. 2024 Paris’te sporcumuz bronz madalya aldı ve olimpik yayda ve inşallah bu 13. Fethi Kupası’nda Paralimpik altın madalya alan sporcumuz Öznur Cüre girdi diye de tarihteki menzil taşı dikme geleneğini tekrarlayacağız. Nasıl ki Mete Gazoz altın madalya aldıktan sonra olimpiyatlardan onun menzil taşı Okmeydanı‘nda dikildiyse Öznur‘un da menzil taşını inşallah dikmiş olacağız" dedi.


"Tarihte bir kadın okçu için dikilen ilk menzil taşı olması özelliğiyle de dikkat çekici bence onun için Öznur‘a nice başarılar diliyoruz"


Konuşmasına devam eden Bilal Erdoğan, "Bu geleneği de canlandırmış devam ettirmiş olacağız. Öznur için dikilen menzil taşı aynı zamanda tarihte bir kadın okçu için dikilen ilk menzil taşı olması özelliğiyle de dikkat çekici bence onun için Öznur‘a nice başarılar diliyoruz. Devamındaki sporcularımıza da altın madalyayı olimpiyatlarda alırlarsa yüzyıllara tarihi dünyanın en önemli okçuluk merkezinde onların da birer menzil taşı olabileceğini buradan hatırlatmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.


"Bir spor müsabakası olmanın ötesinde anlama sahiptir"


Programda konuşan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, "2013’ten beri, bu gaye etrafında faaliyetler yürüten, çığır açıcı işlere imza atan; bizim de çalışmalarını iftiharla takip ettiğimiz bir vakfımız. Vakfın çatısı altında; tarih ve medeniyetimizin bir mirası olarak okçuluk başta olmak üzere, tüm ata sporlarımızı tarihi, kültürel ve sportif yönleriyle yaşatmak için uluslararası çapta organizasyonlar gerçekleştiriliyor. Bunların başında, Vakfımızın uhdesinde gelenekselleşen ve bu yıl 13.’sü gerçekleşecek olan Fetih Kupası gelmektedir. Fetih Kupası, kurumsallaşan yapısıyla, bugüne kadar binlerce gencin hayatına dokunan, önlerinde yeni ufuklar açan bir organizasyon. Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, ‘Bir spor müsabakası olmanın ötesinde anlama sahiptir’ şeklinde konuştu.


Programda konuşan Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat da Milli Sporculara her türlü desteğin verildiğini söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.