GENEL - 24 Ağustos 2017 Perşembe 11:59

Servisçiler, Alperen’in ardından bir kez daha haykırdı

A
A
A
Servisçiler, Alperen’in ardından bir kez daha haykırdı

İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Odası Başkanı Basri Bostancı, kreşe gittiği servis aracında unutulduğu için hayatını kaybeden minik Alperen’in ölümünün ardından korsan taşımacılığa tekrar dikkat çekerek önerilerini Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’a sunacağını açıkladı.

İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Odası Başkanı Basri Bostancı, kreşe gittiği servis aracında unutulduğu için hayatını kaybeden minik Alperen’in ölümünün ardından korsan taşımacılığa tekrar dikkat çekerek önerilerini Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’a sunacağını açıkladı.


İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Odası Başkanı Basri Bostancı, kreşe gittiği servis aracında unutulduğu için hayatını kaybeden 3 yaşındaki Alperen Sakin’in babası Serkan Sakin ile basın toplantısı düzenledi. Bostancı, vatandaşları S plakalı araçlardan hizmet almaya çağırırken, “Korsan taşımacılığa ’dur’ demenin zamanı geldi de geçti. Artık sabırlar taştı. Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri korsan taşımacılıktır. Bu alandaki sıkıntıyı yıllardır her platformda dile getirdik. Şimdi de konuyu Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım’a sunacağız” dedi.



“8 bini aşkın korsan araç var”


Türkiye’de 8 bini aşkın korsan araç olduğunu vurgulayan Bostancı, şöyle konuştu:


“Her birinde ortalama 20 kişi olsa 170 binlere, 200 binlere varan bir yolcu taşımacılığı söz konusu. Tabii ki bizim araçlarımız da denetlensin ama yanımızdan korsan geçiyor elleyen yok. Bizim araçlarımız zaten S plakalı. Burada artık tribüne oynama zamanı, Hatice’yi konuşma zamanı geldi geçti. Biz neticeye bakıyoruz. Başka Alperenler ölmesin. Anaokul, etüt, kreş ve buna benzer okulların, servis taşımacılığını rant aracı olarak görmemesi lazım. Anaokul, etüt, kreş gibi özel okulların servis taşımacılığı yapmasını engellememiz lazım.”



“Kanun maddeleri düzenlenmeli”


Korsan taşımacılık yapan araç suçüstü yakalansa dahi araç sahibi direksiyonda olmadığından 60 gün bile trafikten men edilmediğini ifade eden Bostancı, bu sebeple 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanununun ek 2-3 maddesinin acilen düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Sorunun çözümü için mobil denetim ekipleri kurulması gerektiğini kaydeden Bostancı, “Herkes işi ehline vermeli. O eğitim kurumlarının görevi eğitim vermek. Servis taşımacılığı bizim işimiz. Artık korsan taşımacılığa ‘dur’ diyoruz. Önemli olan ceza yazmak değil, denetim yapmak. Yeterli bir denetim olsaydı bu olaylar yaşanmayacaktı” diye konuştu.



“Başka Alperenler ölmesin”


Alperen’in babası Serkan Sakin de, “Benim burada bulunma sebebim, başka Alperenlerin ölmemesi için. Devletimiz büyük bir devlet. Kanunlarımız işliyor. Herkes cezasını bulacak. Bu saatten sonra tek amacımız başka Alperenler ölmesin. Hiçbir anne ve babanın ciğeri yanmasın. İnşallah korsan taşımacılığı konusunda kanunlar çıkarılır ve kimsenin bırakın canının yanmasını, başı bile ağrımaz” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk firma, düşman İHA’larını avlayacak "avcı dron" geliştirdi Türk FPV dron şirketi, düşman İHA ve dronlarını havada imha edecek "avcı dron" geliştirdi. Avcı dronun yalnızca elde değil, farklı platformlardan da kullanılabileceğini belirten Mehmet Öztekin, "Bu sistem kara araçlarından, deniz platformlarından, hatta küçük bir bot üzerinden bile rahatlıkla kullanılabilir. Aynı zamanda hava platformlarından bırakılabilecek şekilde de tasarlıyoruz" dedi. Modern savaşın doğasını kökten değiştiren insansız sistemler, yeni nesil "avcı" (interceptor) dronlarla farklı bir boyuta taşınıyor. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı ile birlikte düşük maliyetli, yüksek hızlı ve hedefe kilitlenebilen sistemlerin sahadaki etkisi artarken, Türk savunma sanayisi bu alanda da iddiasını ortaya koyuyor. Türkiye’nin ilk önleme (interceptor) dronu Skydagger tarafından geliştirildi. Hava tehditlerine karşı anlık reaksiyon göstererek imha edebilen avcı dron operasyonel kabiliyeti de artıracak. Avcı dron insansız hava araçlarını, kamikaze dronları veya mini-mikro dron sürülerini tespit edip, havada imha etmek için tasarlandı. Avcı dron, mühimmatlı olarak 10 dakika maksimum uçuş süresi ve saatte 320 km/s ulaşabilen yüksek sürati sayesinde hava tehditlerine karşı anlık reaksiyon gösterebiliyor. Bünyesinde çift kamera bulunduran avcı dron, 500 gramlık harp başlığıyla hedefe doğrudan çarparak yüksek imha gücü sağlıyor. "320 kilometre hıza ulaşan avcı dron geliştirdik" Skydagger Genel Müdürü Mehmet Öztekin, geliştirdikleri yeni nesil interceptor dron sistemine ilişkin detayları paylaştı. Öztekin, sistemin yüksek hız ve etkin hedef imha kabiliyetiyle öne çıktığını belirterek, "Sektörde benzer platformlar var ancak biz daha yüksek hız, daha fazla menzil ve daha büyük harp başlığına odaklandık. Düz uçuşta 320 kilometre hıza ulaşabiliyoruz. Hedefe dalış anında bu hız 350-360 kilometre seviyelerine çıkıyor" dedi. Dünyada benzer ölçekte yaklaşık 30-35 farklı platform bulunduğunu ifade eden Öztekin, geliştirdikleri sistemin özellikle performans değerleriyle ayrıştığını vurguladı. "Tüfek gibi elde ateşlenebilecek" Sistemin en dikkat çeken özelliklerinden birinin kullanım kolaylığı olduğunu belirten Öztekin, platformun elde taşınarak ateşlenebileceğini söyledi. Öztekin, "Bu sistemi adeta bir tüfek gibi düşünün. Personel, hedefi gördüğü anda yönlendirerek ateşleyebilecek. Kalkışı manuel olarak hedef doğrultusunda yapılıyor. Bu da sahada büyük esneklik sağlıyor" diye konuştu. Sistemin iki farklı çalışma prensibine sahip olduğunu belirten Öztekin, bu kabiliyetlerin sahadaki etkinliği artırdığını dile getirdi. "Hedefe kilitlenip otonom imha yapıyor" İlk kullanım senaryosunda operatörün görsel temasla hedefe kilitlenme sağladığını ifade eden Öztekin, şunları söyledi: "Yakın mesafede gördüğünüz hedeflerde hem gündüz hem termal kamerayla görüntü kilitleme yapıyorsunuz. Kilit atıldıktan sonra sistem tamamen otonom şekilde hedefe yöneliyor ve imha görevini gerçekleştiriyor. Kalkıştan itibaren süreci kendisi yönetebiliyor." "Radar destekli yönlendirme ile hedefe ulaşıyor" İkinci senaryoda ise sistemin radar verileriyle yönlendirildiğini belirten Öztekin, şu bilgileri verdi: "Radar, hava tehdidini algılıyor ve enlem, boylam, yükseklik bilgilerini yer istasyonuna aktarıyor. Bu veriler pilotun önüne düşüyor. Sistem, yönlendirici imleçlerle operatörü hedef bölgesine götürüyor. Görsel temas sağlandıktan sonra yine kilitleme yapılarak hedef etkisiz hale getiriliyor." "500 gramlık harp başlığıyla etkili imha gücü" Sistemin harp başlığına ilişkin de bilgi veren Öztekin, toplamda yaklaşık 500 gramlık bir mühimmat yapısına sahip olduğunu belirtti. Öztekin, "Bunun yaklaşık 100 gramı patlayıcı, 280 gramı ise bilya şeklinde tahrip unsurlarından oluşuyor. Bu yapı sayesinde hedef üzerinde yüksek etki oluşturabiliyoruz" dedi. "Her platformdan kullanılabilecek şekilde tasarlandı" Yeni nesil interceptor dronun yalnızca elde değil, farklı platformlardan da kullanılabileceğini belirten Öztekin, sistemin çok yönlü kullanımına dikkat çekti. Öztekin, "Bu sistem kara araçlarından, deniz platformlarından, hatta küçük bir bot üzerinden bile rahatlıkla kullanılabilir. Aynı zamanda hava platformlarından bırakılabilecek şekilde de tasarlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Seri üretim hedefi yüz binler" Üretim süreçlerinde yüksek adetli imalata odaklandıklarını belirten Öztekin, enjeksiyon ve 3D üretim tekniklerini birlikte kullandıklarını söyledi. Öztekin, "Dünyada bu tür sistemler genelde 3D printer ile üretiliyor. Ancak biz seri üretim hedeflediğimiz için enjeksiyon yöntemine geçiyoruz. Tasarımlarımızı buna uygun hale getiriyoruz. Amacımız yüz binler seviyesinde üretim yapmak" diye konuştu.
Adana Eyleme katılan öğretmenlerin öğrencileri okuldan geri döndü Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede dün meydana gelen saldırının ardından eğitim sendikalarının aldığı iş bırakma kararı bugün bazı illerde etkisini gösterdi. Adana’da bazı öğretmenler eyleme katılırken, bir kısmı ise görevlerinin başında yer aldı. Alınan karar doğrultusunda birçok öğretmen bir günlüğüne iş bırakma eylemi yaparken, merkez Seyhan ilçesindeki İsmet İnönü İlkokulu’nda da farklı görüntüler ortaya çıktı. Okulda görev yapan öğretmenlerin bir kısmı eyleme katılarak derse girmezken, bazı öğretmenler ise derslerine devam etti. Öğretmeni derse giren öğrenciler eğitimlerine devam ederken, eyleme katılan öğretmenlerin öğrencileri ise okula geldikten sonra geri dönmek zorunda kaldı. Velilerin de durum karşısında kısa süreli şaşkınlık yaşadığı gözlendi. Veli Süleyman Kalkan, "Öğretmenimizle görüştük, ’çocukları getirin’ demişti; ancak biz de temkinli olmaya çalışıyoruz. Öğretmenlerin eylemini haklı buluyorum. Onlar da can güvenliklerini korumak amacıyla böyle bir eylem yapıyorlar" dedi. Veli Şükrü Tokmak ise çocuğunun öğretmeni eyleme destek verdiği için okula getirdiği oğlunu geri götürmek zorunda kaldı. Tokmak, "Sıkıntılar olduğu için buradaki bazı öğretmenler de bu durumu protesto etmek için gelmediler. Bu, onların doğal olarak haklarıdır. Çok kötü bir durum, olmaması lazımdı. Maalesef ülkemizde çok fazla olmaya başladı. Amerika’yı sanırım örnek alıyoruz. Orada da bu tür olaylar oluyor. Okullarımızın güvenliğinin artırılması gerekiyor" diye konuştu.
Kütahya Kütahyalı imam görev yaptığı camileri hat ve nakkaş sanatı ile süslüyor Kütahya’da görev yapan imam hatip Osman Arslan, 25 yıldır görev yaptığı tüm camilerde hat ve süsleme sanatını ücretsiz olarak icra ettiğini söyledi. Arslan, sanat yolculuğunun imam hatip yıllarında aldığı eğitimle başladığını belirtti. İmam hatip eğitimi sırasında seçmeli olarak karşılaştığı derslerin kendisinde iz bıraktığını ifade eden Osman Arslan, o dönem bu eğitimin önemini tam kavrayamadığını ancak zamanla bu bilginin sahada karşılık bulduğunu söyledi. Göreve başladıktan sonra camilerde gördüğü eksikliklerin kendisini harekete geçirdiğini dile getiren Arslan, "Camilerde ihtiyaç duyulan süsleme ve hat yazılarını, öğrendiğimiz tekniklerle yapmaya başladık" dedi. Yaklaşık 25 yıldır görev yaptığı camilerde nakkaş sanatını icra ettiğini belirten Arslan, bu çalışmaları bugüne kadar hiçbir ücret almadan gerçekleştirdiğini vurguladı. Arslan, ilk çalışmalarını Kütahya’nın Domaniç ilçesine bağlı Sarıot köyünde yeni yapılan bir camide gerçekleştirdiğini ifade ederek, "İçi boş olan camiye hat yazıları ve süslemeler yaptık. Daha sonra farklı köy ve mahalle camilerinde mihrap, yazı ve süsleme çalışmalarımız oldu" diye konuştu. Sarıot, Turgutlar, Mescidi-i Aksa ve son olarak da Terziler Camii’nde de önemli çalışmalar yaptığını aktaran Arslan, bazı camilerde çapı 2 metreye ulaşan büyük hat yazılarına imza attığını söyledi. Cami içlerinin genellikle boya ve badana sonrası sade bırakıldığını ifade eden Arslan, hat ve nakkaş sanatının mekâna farklı bir ruh kattığını belirterek şunları söyledi: "Bu süslemeleri yaptığımızda caminin içi daha ferah bir ortama kavuşuyor. Cemaatimizin huzur içinde ibadet etmesine vesile olduğunu düşünüyorum." Arslan, bugüne kadar görev yaptığı tüm camilerde bu sanatı yaşatmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.