ASAYİŞ - 05 Aralık 2011 Pazartesi 09:24

5. KATTAN ATLAYARAK ÖLDÜ

A
A
A
5. KATTAN ATLAYARAK ÖLDÜ

İzmir’in Alsancak semtinde yaşayan ve uzun süredir psikolojik sorunları olduğu iddia edilen 45 yaşındaki Oğuz Köken, oturduğu evin 5. kat penceresinden aşağı atladı. Köken, olay yerinde yaşamını kaybetti.
Olay, gece saat 02.30 sıralarında Kültür Mahallesinde bir binada meydana geldi. Yaşlı olan annesi Aysel Köken ile birlikte yaşayan emlakçı Oğuz Köken, girdiği bunalım sonucu oturdukları evin 5. kat penceresinden aşağı atladı. Beton zemine düşen Köken, ağır yaralandı. Olayı gören çevredeki vatandaşlar durumu polise ve sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine gelen sağlık ekipleri Köken’in yaşamını yitirdiğini belirledi. Talihsiz adamın uzun süredir psikolojik sorunlarının bulunduğu iddia edildi.
Köken’in ardında herhangi bir not bırakmadığı belirlendi.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da yaşananlar, dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "İran’da yaşananlar başta İran halkına, bölge halkına çok büyük zararlar vermekle birlikte dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti ziyaretleri kapsamında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı ziyaret etti. Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde baş başa görüşen ikili, görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenledi. ABD/İsrail ve İran arasında yaklaşık 2 aydır süren savaşın Türkiye’deki her kalem ürünün artmasına sebebiyet verdiğini belirten Özel, "İsrail’in Filistin’e yönelik soykırıma varan katliamları, buna karşı her zaman gerek ortak mitinglerde gerek altına ortak imza attığımız bildirilerde Filistin’in yanında ve arkasında her iki partinin de tarihsel tutumlarını, tutarlılıkla sürdürdüklerini teyit ediyoruz. Bunun yanında İran’a yapılan saldırılar, özellikle ilk gün 165 kız çocuğunun ölümüne sebebiyet veren vahşi saldırıyı hep birlikte bütün dünyayı imza kampanyasına davet eden bir metne Davutoğlu’nun daveti üzerine imza koymuştuk. O günden bugüne de gelişmeleri takip ediyoruz. Dün kararlaştırılan ateşkes ne kadar umut vericiyse, İsrail’in yine kural tanımaz, kanun tanımaz, sözüne güvenilmez tutumunu dün akşam bir kez daha yaşadık. İran’da yaşananlar başta İran halkına, bölge halkına çok büyük zararlar vermekle birlikte dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor. Türkiye ekonomisi de son derece kırılgan, krizlere dirençsiz, hazırlıksız haliyle maalesef İran’da yaşananların petrol fiyatlarını yukarıya çeken her aşaması Türkiye’de de başta pompa fiyatlarını akaryakıtta, sonra elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 25’lik zamla da iğneden ipliğe tüm ürünlerin fiyatlarını artırıyor" diye konuştu. "Son husus da ara seçim gündemine ilişkindir" CHP olarak Türkiye’nin erken seçim sürecine girmesi gerektiğini ifade eden Özel, "Son husus da ara seçim gündemine ilişkindir. Her ne kadar Sayın Erdoğan ‘Gündemimizde ara seçim yok’ dediyse de bugün Sayın Meclis Başkanı’nın da teyit ettiği gibi anayasada hiç şüphe uyandırmayacak, tartışma oluşturmayacak kesin bir dille ‘Meclis’te boşanan milletvekillerinin yerine ara seçim yapılır’ maddesi vardır ve ara seçim yapılmadığında bir anayasa ihlali bütün Meclis’in sırtındadır" şeklinde konuştu. "İran’daki binlerce sivilin öldürülmesine şiddetle karşı olduğumuzu ifade etmek istiyorum" İran’a yapılan ağır saldırıların kabul edilemez olduğunu, İran ve bölge halklarının daima yanında olduklarını dile getiren Erbakan ise, "Yapılan görüşmede, Amerika ve İsrail tarafından İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı yapılan hukuksuz, haksız ve vahşi saldırılar ele alındı. İran’daki kız çocuklarından tutun, binlerce sivilin öldürülmesine, katledilmesine, şehit edilmesine, şiddetle karşı olduğumuzu, kınadığımızı, lanetlediğimizi ifade etmek istiyorum. Daha önce de bunu Yeniden Refah Partisi olarak ifade ettik. Büyük İsrail hedefleri ve Siyonizm’in hedefleri doğrultusunda, bölgeyi de dünyayı da olumsuz şekilde etkileyen bir olayla karşı karşıyayız. Özgür Özel’in ifade ettiği gibi bu savaşın bölgemize ve özellikle Türkiye’de ekonomiye olan etkilerini de ele aldık. Avrupa ülkelerinde, batılı ülkelerde bizden bu savaş bölgesine çok daha uzaklığı olmalarına rağmen belki daha az etkilenecek olmalarına rağmen nasıl tedbirler alındığına ilişkin fikir alışverişinde bulunduk" ifadelerine yer verdi.
Ankara AK Parti’de devir teslim: Nilhan Ayan göreve başladı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Başkanlığı görevine getirilen Nilhan Ayan, düzenlenen devir teslim törenin ardından görevine başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Başkanı Sevilay Tuncer’in yerine Nilhan Ayan getirildi. Ayan, AK Parti Genel Merkez binasında düzenlenen devir teslim töreniyle görevine resmen başladı. Genel Başkan Yardımcısı Ayan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tensipleriyle göreve layık görülmenin gururunu yaşadığını ifade ederek, "Şahsıma bu kıymetli göreve tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyor; çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve insan odaklı şehircilik anlayışını daha ileri taşımak için aziz milletimize hizmet yolunda var gücümüzle çalışacağımızı ifade ediyorum. Hizmet bayrağını devraldığım Sayın Sevilay Tuncer Başkanımıza da bugüne kadar göstermiş olduğu gayretleri ve başarılı çalışmalarından dolayı hassaten teşekkür ediyorum. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda, AK Parti’mizin huzur ve güven veren sancağı altında şehirlerimizi geleceğe taşıyan eser ve hizmet siyaseti anlayışımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. Nilhan Ayan kimdir? Ayan, 5 Şubat 1980 yılında İstanbul’da doğdu. 1998’de Acıbadem Özel Doğuş Lisesi’nden, 2002 yılında Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. 2009’da Uluslararası ilişkiler alanında yüksek lisansını tamamladı. 2002-2005 yılları arasında haber editörlüğü ve muhabirliği yaptı. 2011-2012’de sabah ve gece haberlerinde editörlük ve spikerlik yaptı. 2020-2023 yılları arasında Kızılay Kadın İstanbul İl Başkanlığı yaptı. 2021 yılında İstanbul Üniversitesi Kentsel Dönüşümü eğitimi aldı. 2022 yılında IFRC İlk Yardım sertifikası aldı. 2023 yılında Harvard Üniversitesi Early Childhood Development: Global Strategies for Implementation eğitimi aldı. Nilhan Ayan evli ve bir çocuk annesidir. Orta seviyede İspanyolca, ileri seviye’de İngilizce bilmektedir.
İstanbul Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan: "Benim yaptığım yegane iş İmamoğlu’nun seçim kampanyasına dışardan yardım etmek" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan, "Benim İBB’de herhangi bir unvanım, fikrim ve sorumluluğum yok, imza yetkim, herhangi bir ihaleye de karışmışlığım yok. Benim yaptığım yegane iş İmamoğlu’nun seçim kampanyasına dışardan yardım etmek. Ekrem İmamoğlu benim patronum değildir benim dostum ve yol arkadaşımdır. Sayın İmamoğlu’na destek vermek benim için bir onur ve vatan görevidir" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 19. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görüldü. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada sanık Melih Geçek’in çapraz sorgusu yapıldı. Ekrem İmamoğlu duruşmada söz verilmesi üzerine sanık Melih Geçek’e soru sordu. İmamoğlu’nun "Göreve geldiniz. Kısa da olsa birlikteliğimiz oldu Melih Bey. Size ‘şunu genel müdür yardımcısı yap, şunu kadrona al, şunu şöyle çalıştır’ gibi bir talimatım geldi mi?" sorusuna sanık Geçek böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyleyerek cevap verdi. Ekrem İmamoğlu’nun "İstanbul Senin ile ilgili kafanda bir tereddüt oluştu mı? Zihninde karanlık bir nokta oluştu mu?" sorusuna ise sanık Geçek, "Oluşsaydı söylerdim başkanım. O slogan yerleşmişti, biz de benimsedik" cevabını verdi. Öte yandan duruşma savcısı, İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı tutuksuz sanık Erol Naim Özgüner hakkında iddianamedeki 13. eylem olan ‘İBB Hanem’ yönünden ‘kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi’ suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesini talep etti. Ardından savunmasına geçilen tutuklu sanık Necati Özkan’ın iddianamede örgüt yöneticisi Hüseyin Gün ile uçtan uca şifreli gizli mesajlaşma uygulamaları ile yurt dışında bulunan şahıslara bilgi aktardığı belirtilmişti. Necati Özkan’ın Akmerkez’de bulunan ofisinde farklı tarihlerde, İBB ve iştiraklerinde görevli olan üst düzey yönetici, örgüt üyesi şüpheliler ile belediyeden usulsüz iş alan reklam şirketlerinin yetkilileri olan bazı şahıslarla toplantı yaptığı da iddianamede açıklanmıştı. Ekrem İmamoğlu’nun hiyerarşisi içerisinde vatandaşların kişisel bilgilerinin ele geçirildiği, yabancı istihbarat servisi elemanlarına aktarıldığı ve Necati Özkan’ın da buna iştirak ettiği iddianamede ifade edilmişti. "Sayın İmamoğlu’na destek vermek benim için bir onur ve vatan görevidir" İddianamede yer alan suçlamalara karşı savunması sorulan Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Özkan, "Operasyonlardan sonra soruşturmaya 800 insandan fazla kişi dahil edilmiş. 5’ini seçilmiş siyasetçi olduğu için tanıyorum, 6 kişiyi de iş dünyasından tanıyorum. 23 kişiyi de İBB’de oldukları için tanıyorum. Geri kalanıyla hiçbiri irtibatım yok. Benim İBB’de herhangi bir unvanım, fikrim ve sorumluluğum yok, imza yetkim, herhangi bir ihaleye de karışmışlığım yok. Benim yaptığım yegane iş İmamoğlu’nun seçim kampanyasına dışardan yardım etmek. Ekrem İmamoğlu benim patronum değildir benim dostum ve yol arkadaşımdır. Sayın İmamoğlu’na destek vermek benim için bir onur ve vatan görevidir. Ekrem İmamoğlu’nun yönettiği; Murat Ongun ve diğer suç örgütü üyeleriyle gizli toplantılara iştirak ettiğim ileri sürüldü. Aynı zamanda bazı toplantılara Ak Merkez’de bulunan ofisimde ev sahipliği yaptığım, buraları yönettiğim ya da katıldığım tevdi raporunda belirtilen usulsüz ihaleler, hizmet alımları ve haksız olarak kazanılan paranın aklanması suretiyle örgüte haksız kazanç sağlandığı iddia edildi. Sonra iddianame aşamasına gelindi. İddianamede şunu gördük: Paraşütle bu davaya indirilen Hüseyin Gün diye bir şahıs var. Bu sefer suçlama şuna dönüştü ‘Hüseyin Gün’e bağlı olarak hareket eden özel vasıflı üye’. Ancak bunlar yapılırken o gizli toplantılar, usulsüz ihaleler, usulsüz hizmet alımları ve sahte fatura gibi iddiaların hiçbirisi kalmadı. Bunlarla ilgili herhangi bir somut eylem ya da isnat da bulunmuyor hepsi yok olup gittiler. Dolayısıyla sormak istiyorum, iddianamede yer verilmeyen bu iddialar, eğer benim tutuklanmamı gerektirecek ağırlıktaysa neden dava konusu yapılmadı? Neden herhangi bir aşamada bana bunlarla ilgili tek bir soru bile sorulmadı? Hakikat dışı gerekçelerle, asla ciddiye alınamayacak bir içerikle ‘siyasi casusluk’ diye bir casusluk davası icat edildi. Bana bu iftira atıldı. Ve casusluk gibi milli güvenliğimiz adına, devletimiz adına, ülkemiz adına son derece ciddiye alınması gereken bir konu sulandırıldı ve haftalarca medyaya malzeme haline getirildi. İlk duyduğum zaman anlayamadım. Bir sabah televizyonu açtım Merdan Yanardağ hakkında casusluk iddiası falan. Alt yazı geçiyor, sonra Necati Özkan var, İmamoğlu var. Yani ne casusluk davası? Bir de Hüseyin Gün var. Ya kim bu Hüseyin Gün? Bu adam kim? Size her şey adına yemin ederim adamı hatırlayamadım" ifadelerini kullandı. "Bana örgüte üye olmamla ilgili tek bir soru bile sorulmadı" Sanık Özkan savunmasının devamında, "Böyle bir örgütün varlığından söz edebilmek için her şeyden önce örgütle organik bir bağınızın olduğunun somut delillerle kanıtlanması lazım. Sorgulamanın hiçbir aşamasında bana örgüte üye olmamla ilgili tek bir soru bile sorulmadı. Tutuklandıktan sonra avukatlarım belgeleri getirdiğinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tutuklamaya ilişkin sevk yazısını gördüm. Orada az önceki ifadenin bir benzeri yer alıyor: ‘Murat Ongun’a bağlı hareket eden örgüt üyesi şüphelisi Necati Özkan.’ Suç örgütü lideri İmamoğlu, yöneticisi Murat Ongun ve diğer üyelerle gizli toplantılara iştirak ettiğim, Ak Merkez’deki ofisimde bu toplantılara ev sahipliği yaptığım, hatta usulsüz ihaleler ve hizmet alımları organize ettiğim söyleniyor. Bu iddialarla tutuklanıyorum. Dayanak ise 20 yıllık Ak Merkez yönetiminden hukuka aykırı şekilde alınan ziyaretçi kayıtları ve kamera görüntüleridir. Bunlar bana hiç sorulmadı. Ak Merkez’de gizli toplantılar yapıyor musunuz? İnsanlar size geliyormuş, orada ihaleye fesat karıştırıyormuşsunuz, bunu nasıl, kiminle, hangi gün yaptınız? Toplantılara kimler katıldı, ne konuştunuz, parayı nasıl paylaştınız?" diye tek bir soru gelmedi" dedi. Duruşma Necati Özkan’ın iddianamede yer alan eylemlere karşı savunmasıyla devam edilmek üzere 13 Nisan Pazartesi gününe ertelendi.