Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
İmren Alaçatıspor’dan yarımadaya ilk profesyonel basketbol sahası
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:48:00
İmren Alaçatıspor, spor altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımları kapsamında yarımadanın ilk profesyonel basketbol sahasının yapımına başladı. Kulüpten yapılan açıklamada, altı kauçuk kaplı ve tartan zeminli olarak inşa edilen yeni nesil sahanın yapım çalışmalarının hızla sürdüğü bildirildi. Sporcu sağlığı ve oyun kalitesinin ön planda tutulduğu projede, darbe emici zemin sayesinde sakatlanma risklerinin en aza indirilmesi hedefleniyor. Kaymaz yüzey yapısıyla sporculara maksimum performans imkanı sunacak olan modern tesisin, dört mevsim kullanılabilecek standartlarda özel olarak tasarlandığı ifade edildi. Genç sporcuların gelişimine büyük önem verdiklerini belirten kulüp yetkilileri, hayata geçirilen bu modern tesisle Alaçatı’da geleceğin yıldız basketbolcularının yetişmesini hedeflediklerini kaydetti. Yeni profesyonel basketbol sahasının kısa süre içerisinde tamamlanarak bölgedeki sporseverlere üst düzey bir oyun deneyimi sunması bekleniyor.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:02
Urla’da 12. Enginar Festivali coşkusu
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışını yaptı. Renkli bir kortejle başlayan festivalde Urla sokakları sanat ve gastronomiyle doldu taştı. Başkan Tugay, kent turizmi için arkeoloji ve gastronomiyi birleştirme çağrısı yaptı. İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. "İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir" Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, "İzmir’in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali’nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihi olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye’de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor" diye konuştu. "Urla’nın önce kökenini bilmek lazım" Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihi ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, "Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz" dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, "Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız" diye konuştu. "İzmir’de yaşamaya her zaman özeniyorlar" Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, "Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor" dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, "Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor" diye konuştu. "Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız" İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir’le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin ’İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman ’Güzel günler göreceğiz çocuklar’ şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur" diye konuştu. "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak" Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir" diye konuştu. "Urla’da toprak konuşur, emek büyür" Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, "Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır" dedi. İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Tarım Gastronomi ve Turizm" başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere rağmen kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, "İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz" dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. "Ege Bölgesi adeta bir maden" Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, "Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden" dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda konserler yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:36
Sabrın mürekkeple imtihanı; hattatın ’mürekkep yalatan’ yolculuğu
Geleneksel yazı sanatının yaşayan ustalarından Hattat İlkay Kanar, 28 yıllık sanat hayatının perde arkasını araladı. Kanar, kağıdın bir yıl süren hazırlık evresinden zemzemle dövülen mürekkebe ve kalem yongalarının hazin vasiyetine kadar hat sanatının bilinmeyenlerini anlattı. Yazı sanatına 28 yılını veren ve 67 çeşit yazı stilinde maharet sahibi olan Edirneli Hattat İlkay Kanar, bu kadim sanatın bilinmeyenlerini anlattı. Sanatın sadece estetik bir kaygıdan ibaret olmadığını vurgulayan Kanar, "Hattatlık bir İslam sanatıdır; icazet sadece kaleme değil, hattatın ahlakına verilir" diyerek sanatın manevi boyutuna dikkat çekti. Kağıdın ’ahar’ ile imtihanı tam bir yıl sürüyor Hattatlıkta kullanılan malzemelerin tamamen doğal ve el işçiliğiyle hazırlandığını belirten Kanar, sıradan bir kağıdın yazılabilecek bir eser yüzeyine dönüşme sürecini anlattı. Asitsiz kağıtların önce çay, kahve ve bitki özleriyle boyanarak eskitildiğini ifade eden Kanar, yüzeye sürülen nişastanın pişirilip bir gün bekletildiğini, ardından yumurta akı ve şap ile hazırlanan karışım sürülerek ’aharlama’ işlemi yapıldığını kaydetti. Kanar, bu işlemler bittikten sonra kağıdın yazıya hazır hale gelmesi için en az bir yıl, tercihen bir buçuk yıl dinlenmesi gerektiğini belirtti. "Çok mürekkep yaladım" sözünün gerçek hikayesi Halk arasında "Çok okudum, tecrübeliyim" manasında kullanılan "Çok mürekkep yaladım" deyiminin aslında bir özeleştiri olduğunu ifade eden Kanar, bu doğru bilinen yanlışın hikayesini şu sözlerle paylaştı: "Yazının sonuna gelmişken mürekkep kağıda damlarsa, hiçbir kimyasal kullanamazsınız. O hatayı dilinizle yalayarak temizlersiniz. Bu yüzden ’Çok mürekkep yaladım’ demek, aslında ’Ben çok hata yaptım’ demektir." 20 bin tokmak darbesiyle gelen mürekkep Eski hattatların mürekkeplerini de bizzat hazırladığını hatırlatan Kanar, duman isinin arap zamkı ve zemzem suyuyla karıştırılarak havanlarda dövüldüğünü söyledi. Her tokmak darbesinde bir zikir çekildiğini anlatan Kanar, yaklaşık 20 bin darbe vurulduktan sonra mürekkebin yüzyıllarca dayanacak o eşsiz kıvama ulaştığını ifade etti. Masadaki ölüm hatırlatıcısı: Kalem yongaları Hattatlığın en dramatik ve etkileyici geleneğinin kalem yongalarında saklı olduğunu belirten Kanar, 28 yıldır kalemlerini açarken biriktirdiği ahşap parçalarını masasında sakladığını söyledi. Bu geleneğin vasiyet niteliği taşıdığını vurgulayan Kanar, "Bu yongalar, hattat vefat ettiğinde naaşının yıkanacağı suyu ısıtmak için yakılır. Masamızda duran o küçük yongalar bize ölümü, dürüstlüğü ve insanca yaşamayı hatırlatır. Rant peşinde koşmamayı, yalan söylememeyi öğütleyen sessiz bir psikolog gibidirler" diye konuştu. Yazı yolculuğunun sabır ve edep üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Kanar, bu sanatın sadece kağıda dökülen bir mürekkep değil, ruhu terbiye eden bir yolculuk olduğunu sözlerine ekledi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:44
Orhun Ene: "Hem fiziksel hem de mental olarak hazır olmamız gerekirdi"
Aliağa Petkimspor Başantrenörü Orhun Ene, Bahçeşehir Kolejii mağlubiyetin ardından, "Sahamızda kaybettiğimiz için üzgünüz. Bu tarz bir oyuna hem fiziksel hem de mental olarak hazır olmamız gerekirdi" dedi. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 29. haftasında, sahasında Bahçeşehir Koleji’ne 9576 mağlup olan Aliağa Petkimspor’da Başantrenör Orhun Ene, karşılaşmanın ardından değerlendirmelerde bulundu. Mağlubiyetten duyduğu üzüntüyü dile getiren Ene, şu ifadeleri kullandı: "Sahamızda kaybettiğimiz için üzgünüz. Üst üste aldığımız iki galibiyetin ardından, bu maçın da ilk yarısının son 4 dakikasına kadar fena bir oyun sergilemedik. Ancak sonrasında Bahçeşehir Koleji’nin sertliğine reaksiyon veremedik. Bu tarz bir oyuna hem fiziksel hem de mental olarak hazır olmamız gerekirdi. Şimdi önümüzde zorlu bir Beşiktaş maçı var ve o da benzer bir sertlikte geçecek. Kısa sürede köklü değişiklikler yapmak zor olsa da, hızlıca toparlanıp bir reaksiyon göstermeyi değerlendireceğiz. Amacımız kalan iki maçımızdan en az birini kazanmak. Bunun için mental olarak hazırlanıp tüm gayretimizi sahaya yansıtacağız."
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:48
İmren Alaçatıspor’dan yarımadaya ilk profesyonel basketbol sahası
İmren Alaçatıspor, spor altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımları kapsamında yarımadanın ilk profesyonel basketbol sahasının yapımına başladı. Kulüpten yapılan açıklamada, altı kauçuk kaplı ve tartan zeminli olarak inşa edilen yeni nesil sahanın yapım çalışmalarının hızla sürdüğü bildirildi. Sporcu sağlığı ve oyun kalitesinin ön planda tutulduğu projede, darbe emici zemin sayesinde sakatlanma risklerinin en aza indirilmesi hedefleniyor. Kaymaz yüzey yapısıyla sporculara maksimum performans imkanı sunacak olan modern tesisin, dört mevsim kullanılabilecek standartlarda özel olarak tasarlandığı ifade edildi. Genç sporcuların gelişimine büyük önem verdiklerini belirten kulüp yetkilileri, hayata geçirilen bu modern tesisle Alaçatı’da geleceğin yıldız basketbolcularının yetişmesini hedeflediklerini kaydetti. Yeni profesyonel basketbol sahasının kısa süre içerisinde tamamlanarak bölgedeki sporseverlere üst düzey bir oyun deneyimi sunması bekleniyor.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:02
Urla’da 12. Enginar Festivali coşkusu
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışını yaptı. Renkli bir kortejle başlayan festivalde Urla sokakları sanat ve gastronomiyle doldu taştı. Başkan Tugay, kent turizmi için arkeoloji ve gastronomiyi birleştirme çağrısı yaptı. İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. "İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir" Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, "İzmir’in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali’nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihi olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye’de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor" diye konuştu. "Urla’nın önce kökenini bilmek lazım" Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihi ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, "Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz" dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, "Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız" diye konuştu. "İzmir’de yaşamaya her zaman özeniyorlar" Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, "Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor" dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, "Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor" diye konuştu. "Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız" İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir’le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin ’İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman ’Güzel günler göreceğiz çocuklar’ şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur" diye konuştu. "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak" Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir" diye konuştu. "Urla’da toprak konuşur, emek büyür" Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, "Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır" dedi. İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Tarım Gastronomi ve Turizm" başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere rağmen kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, "İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz" dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. "Ege Bölgesi adeta bir maden" Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, "Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden" dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda konserler yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:36
Sabrın mürekkeple imtihanı; hattatın ’mürekkep yalatan’ yolculuğu
Geleneksel yazı sanatının yaşayan ustalarından Hattat İlkay Kanar, 28 yıllık sanat hayatının perde arkasını araladı. Kanar, kağıdın bir yıl süren hazırlık evresinden zemzemle dövülen mürekkebe ve kalem yongalarının hazin vasiyetine kadar hat sanatının bilinmeyenlerini anlattı. Yazı sanatına 28 yılını veren ve 67 çeşit yazı stilinde maharet sahibi olan Edirneli Hattat İlkay Kanar, bu kadim sanatın bilinmeyenlerini anlattı. Sanatın sadece estetik bir kaygıdan ibaret olmadığını vurgulayan Kanar, "Hattatlık bir İslam sanatıdır; icazet sadece kaleme değil, hattatın ahlakına verilir" diyerek sanatın manevi boyutuna dikkat çekti. Kağıdın ’ahar’ ile imtihanı tam bir yıl sürüyor Hattatlıkta kullanılan malzemelerin tamamen doğal ve el işçiliğiyle hazırlandığını belirten Kanar, sıradan bir kağıdın yazılabilecek bir eser yüzeyine dönüşme sürecini anlattı. Asitsiz kağıtların önce çay, kahve ve bitki özleriyle boyanarak eskitildiğini ifade eden Kanar, yüzeye sürülen nişastanın pişirilip bir gün bekletildiğini, ardından yumurta akı ve şap ile hazırlanan karışım sürülerek ’aharlama’ işlemi yapıldığını kaydetti. Kanar, bu işlemler bittikten sonra kağıdın yazıya hazır hale gelmesi için en az bir yıl, tercihen bir buçuk yıl dinlenmesi gerektiğini belirtti. "Çok mürekkep yaladım" sözünün gerçek hikayesi Halk arasında "Çok okudum, tecrübeliyim" manasında kullanılan "Çok mürekkep yaladım" deyiminin aslında bir özeleştiri olduğunu ifade eden Kanar, bu doğru bilinen yanlışın hikayesini şu sözlerle paylaştı: "Yazının sonuna gelmişken mürekkep kağıda damlarsa, hiçbir kimyasal kullanamazsınız. O hatayı dilinizle yalayarak temizlersiniz. Bu yüzden ’Çok mürekkep yaladım’ demek, aslında ’Ben çok hata yaptım’ demektir." 20 bin tokmak darbesiyle gelen mürekkep Eski hattatların mürekkeplerini de bizzat hazırladığını hatırlatan Kanar, duman isinin arap zamkı ve zemzem suyuyla karıştırılarak havanlarda dövüldüğünü söyledi. Her tokmak darbesinde bir zikir çekildiğini anlatan Kanar, yaklaşık 20 bin darbe vurulduktan sonra mürekkebin yüzyıllarca dayanacak o eşsiz kıvama ulaştığını ifade etti. Masadaki ölüm hatırlatıcısı: Kalem yongaları Hattatlığın en dramatik ve etkileyici geleneğinin kalem yongalarında saklı olduğunu belirten Kanar, 28 yıldır kalemlerini açarken biriktirdiği ahşap parçalarını masasında sakladığını söyledi. Bu geleneğin vasiyet niteliği taşıdığını vurgulayan Kanar, "Bu yongalar, hattat vefat ettiğinde naaşının yıkanacağı suyu ısıtmak için yakılır. Masamızda duran o küçük yongalar bize ölümü, dürüstlüğü ve insanca yaşamayı hatırlatır. Rant peşinde koşmamayı, yalan söylememeyi öğütleyen sessiz bir psikolog gibidirler" diye konuştu. Yazı yolculuğunun sabır ve edep üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Kanar, bu sanatın sadece kağıda dökülen bir mürekkep değil, ruhu terbiye eden bir yolculuk olduğunu sözlerine ekledi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:44
Orhun Ene: "Hem fiziksel hem de mental olarak hazır olmamız gerekirdi"
Aliağa Petkimspor Başantrenörü Orhun Ene, Bahçeşehir Kolejii mağlubiyetin ardından, "Sahamızda kaybettiğimiz için üzgünüz. Bu tarz bir oyuna hem fiziksel hem de mental olarak hazır olmamız gerekirdi" dedi. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 29. haftasında, sahasında Bahçeşehir Koleji’ne 9576 mağlup olan Aliağa Petkimspor’da Başantrenör Orhun Ene, karşılaşmanın ardından değerlendirmelerde bulundu. Mağlubiyetten duyduğu üzüntüyü dile getiren Ene, şu ifadeleri kullandı: "Sahamızda kaybettiğimiz için üzgünüz. Üst üste aldığımız iki galibiyetin ardından, bu maçın da ilk yarısının son 4 dakikasına kadar fena bir oyun sergilemedik. Ancak sonrasında Bahçeşehir Koleji’nin sertliğine reaksiyon veremedik. Bu tarz bir oyuna hem fiziksel hem de mental olarak hazır olmamız gerekirdi. Şimdi önümüzde zorlu bir Beşiktaş maçı var ve o da benzer bir sertlikte geçecek. Kısa sürede köklü değişiklikler yapmak zor olsa da, hızlıca toparlanıp bir reaksiyon göstermeyi değerlendireceğiz. Amacımız kalan iki maçımızdan en az birini kazanmak. Bunun için mental olarak hazırlanıp tüm gayretimizi sahaya yansıtacağız."
01 Mayıs 2026 Cuma - 21:29
Basketbol Süper Ligi: Aliağa Petkimspor: 76 - Bahçeşehir Koleji: 95
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 29. haftasında Aliağa Petkimspor, sahasında Bahçe Kolej’e 76-95 yenildi. Salon: Aliağa Belediyesi ENKA Hakemler: Zafer Yılmaz, Polat Parlak, Kerem Yılmaz Aliağa Petkimspor: Efianayi 2, Franke 15, Blumbergs 14, Yunus Emre Sonsırma 2, Sajus 8, Whittaker 19, Mustafa Kurtuldum, Troy Selim Şav 4, Floyd 5, Flowers 17, Yiğit Kaba Başantrenör: Orhun Ene Bahçeşehir Koleji: Homesley 6, Mitchell 9, Furkan Haltalı 4, Flynn 14, Pontka 11, Cavanaugh 11, İsmet Akpınar 15, Göktuğ Baş 2, Hale 10, Koprivica 10, Mustafa Yiğit Açar Başantrenör: Marko Barac 1. Periyot: 23 -18 Devre: 41-41 3. Periyot: 58-66
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:13
Sokakta uyuyan yaşlı adamın yüzüne tekme atıp paylaşan 2 şüpheli gözaltında
İzmir’in Buca ilçesinde sokakta uyuyan yaşlı bir adamı uyandırarak dalga geçen ve yüzüne tekme attıkları anları cep telefonuyla kaydeden 2 şüpheli, polis ekipleri tarafından yakalandı. Olay, Buca ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokakta yatan yaşlı adamın yanına 2 kişi yaklaştı. Şüphelilerden biri cep telefonu kamerasını açarak kayda girerken, kamerayı tutan kişinin "tekme at" şeklindeki yönlendirmesiyle hareket eden diğer zanlı, yaşlı adamın yüzüne tekme attı. Yaşlı adam saldırganlara tepki gösterirken, şüpheliler olay yerinden uzaklaştı. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından harekete geçen polis ekipleri, şüphelilerin kimliklerini tespit etti. Yaşlı adamı uykusundan uyandırıp yüzüne tekme atan şüphelilerin F.E. ve Ç.Y. olduğu belirlendi. Gözaltına alınan F.E. ile Ç.Y.’nin emniyetteki işlemleri sürüyor.
01 Mayıs 2026 Cuma - 16:55
Sokakta uyuyan yaşlı adamın yüzüne tekme atıp sosyal medyada paylaştılar
İzmir'in Buca ilçesinde sokakta uyuyan yaşlı bir adamı uyandırarak dalga geçen ve yüzüne tekme attıkları anları cep telefonuyla kaydedip sosyal medyada paylaşan iki şüpheli şahıs pes dedirtti.
01 Mayıs 2026 Cuma - 16:08
Şemikler’de yeşil dönüşüm
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Şemikler’deki 2 bin 500 metrekarelik atıl alanı yeşil alan, çocuk oyun grupları, sosyal donatılar ve 34 araçlık ücretsiz otoparkın yer aldığı mahalle parkına dönüştürdü. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kent genelinde başlattığı "Yeşil Dönüşüm" çalışmaları kapsamında, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı yeni bir parkı daha kente kazandırdı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın 2025 yılı eylül ayında sahada yaptığı incelemeler ve halkın talepleri doğrultusunda Karşıyaka Şemikler Mahallesi 1671. Sokak’ta, yeni imar yolunun yanında yer alan 2 bin 500 metrekarelik atıl alan yeniden düzenlenerek Şemikler Mahalle Parkı’na dönüştürüldü. Çeşit çeşit bitkilerden oluşan yeşil alan İzmir’in en uzun sokaklarından biri olan alanın1.130 metrekarelik bölümünde yeşil alan düzenlemesi yapıldı. Toprak serimi yapılan bölgeye 24 jakaranda, 6 süs eriği ve 11 ılgın olmak üzere toplam 41 ağaç dikildi. Ayrıca ardıç, mahonya, nandina, imperata ve ligustrum türlerinden 2.500’ün üzerinde çalı bitkisiyle peyzaj çalışması tamamlandı. Ücretsiz otopark ve oyun alanı Çevresinde çok sayıda okul bulunan Şemikler Mahalle Parkı’nda yeşil alanın yanı sıra doğal kum zeminli bir çocuk oyun alanı oluşturuldu. Parka ayrıca oyun grupları, oturma alanları ve sosyal donatı alanları kazandırıldı. Parkın yanında yer alan geniş alanda ise 34 araç kapasiteli ücretsiz açık otopark hizmete açıldı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 16:06
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden emeklilere özel gezi programı
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin emeklilere yönelik sosyal ve ekonomik destekleri sürüyor. Market, kira ve su desteğinden sonra Büyükşehir Belediyesi bu kez 30 ilçede uygulanacak emeklilere özel ücretsiz gezi programı oluşturdu. Tire’yle başlayan program Kemeraltı ile devam etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla ekonomik zorluklar nedeniyle sosyal hayata katılmakta güçlük çeken emeklilerin yanında olmaya devam ediyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen "Emekli Destekleri" programı kapsamında gezi takvimi oluşturuldu. Bu kapsamda kentin 30 ilçesinde düzenlenecek geziler Tire ile başlarken, Konak Kemeraltı ile devam etti. İzmir’de yaşayan emekliler, bizvariz.izmir.bel.tr adresi üzerinden ya da ’Danışma ve Dayanışma Noktaları’ aracılığıyla başvuru yaparak ücretsiz gezi programına katılabiliyor. "İzmir’in Emeklileri İzmir’i Keşfediyor" sloganıyla düzenlenen projeyle, emeklilerin kentin kültürel ve doğal zenginliklerini yeniden keşfetmesi sağlanırken, sosyalleşmeleri de teşvik ediliyor. Proje ile aynı zamanda emeklilerin bütçe ayırmakta zorlandıkları sosyal, kültürel ve turistik faaliyetlere erişimi artırmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek hedefleniyor. "Başkanımızın öncülüğünde tüm emeklilerimizin yanındayız" Sosyal Hizmetler ve Yardımlar Şube Müdürü Sultan Tut, bir emekli dayanışma projesi geliştirildiğini belirterek şunları söyledi: "Emeklilerimizin sosyal, kültürel ve turistik alanlarda gezmek için bütçe ayıramadıklarının farkındayız. Bu nedenle gezi programını hayata geçirdik. Dün Tire’deydik, bugün Kemeraltı’ndayız. Tüm emeklilerimizi bu turlarımıza bekliyoruz. Maddi ve manevi olarak yanlarında olmaya çalışıyoruz. Kira, market ve su faturası desteği sağlıyoruz. Sosyal faaliyetlerde de yanlarındayız. Şimdi de gezileri başlattık. Vatandaşlarımız ’bizvarız’ internet sitesi üzerinden ’Destek Al’ bölümünden ya da Danışma ve Dayanışma Noktaları’ndan başvuru yapabilir. İzmir’in tüm ilçelerinde tarihi ve kültürel yerleri kapsayan geziler planladık. Başkanımız Dr. Cemil Tugay öncülüğünde emeklilerimizin her zaman yanındayız." Emekliler Büyükşehir hizmetlerinden memnun Hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getiren Suna Adlı, "Kendimi çok önemli hissettim. Çok hoşuma gitti, çok mutluyum, burada olmaktan keyif aldım. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerini çok beğeniyorum. Gerçekten birilerinin bizi düşünmesi, ihtiyaçlarımızı düşünmesi çok güzel bir şey" diye konuştu. Gülseren Akan da, "Bizim için değişik bir gün oldu. Evde oturmaktan sıkılıyoruz. Sosyalleşmek, yeni arkadaşlarla tanışmak çok güzel. Bu etkinlikleri bekliyoruz. Tek başımıza gezemiyoruz. Genel anlamda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerinden çok memnunuz. Bir sorun olduğunda ilgileniyorlar, çok teşekkürler" dedi. Emekli Elif Şengül ise, "Program çok güzel geçiyor. Tire’de eşimle, oğlumla birlikteydim. Kemeraltı gezisine tek başıma geldim. Devamı olursa güzel olacak. Ekonomik sebepler nedeniyle başka türlü geziye gidemiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerinden memnunum. Yemek, gıda alıyorum. Daha ne isteyeyim, başkanımızın sağlığından başka" dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:54
İzmir çiçek gibi açacak
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından üçüncü kez düzenlenecek İzmir Balkon-Bahçe Bitkileri Festivali için geri sayıma geçildi. 8-10 Mayıs tarihleri arasında Kültürpark çiçek açacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından üçüncüsü düzenlenecek İzmir Balkon ve Bahçe Bitkileri Festivali’ne sayılı günler kaldı. İzmir tarımını güçlendirmek ve balkon bahçeciliğini yaygınlaştırmak amacıyla Kültürpark’ta 8-10 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalde İzmir adeta çiçek açacak. Çiçek ve bitki satış stantları ile yeme içme alanlarının yanı sıra atölyeler, söyleşiler, konserler ve çocuk etkinlikleriyle renklenecek programa İzmirlilerin yoğun ilgi göstermesi bekleniyor. 8 Mayıs’ta saat 17.30’da İzBB Bando Korteji ile başlayacak olan festivalde aynı gün 18.00-18.45 saatleri arasında Gülce Alatay konseri, 18.45-19.30 saatleri arasında ise Özlem Menokan konseri düzenlenecek. 9 Mayıs’ta saat 15.00’te İzBB Bando Korteji’nin geçişi ele başlayacak etkinlikler ise, 16.00-17.00 saatlerinde Çağrı Ergin konseri, 17.00-17.30’de İzBB Bando Quartet Enstrüman dinletisi, 18.00-19.00’da Merve Mete konseri, 19.30-20.30’da Enes Kunduracı konseri ile devam edecek. 10 Mayıs günü yine saat 15.00’te İzBB Bando Korteji ile başlayacak olan etkinliklerde 16.00-17.00 saatleri arasında Çağrı Ergin konseri, 17.00-17.50’de İzBB Bando Trio Enstrüman dinletisi, 18.00-19.00’da Merve Mete konseri yer alacak.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:43
İzmir’de 1 Mayıs coşkuyla kutlandı
İzmir’de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Gündoğdu Meydanı’nda işçiler, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve on binlerce vatandaşın katılımıyla coşku içinde kutlandı. Sabahın erken saatlerinden itibaren kentin farklı noktalarında toplanan gruplar, ellerinde pankartlar ve dövizlerle yürüyüşe geçti. Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Alsancak Limanı, Basmane Meydanı ve Cumhuriyet Meydanı olmak üzere dört ana koldan kortejler oluşturan kalabalık, marşlar söyleyerek ve sloganlar atarak Gündoğdu Meydanı’na yürüdü. Emniyet güçlerinin geniş güvenlik önlemleri aldığı kutlamalarda vatandaşlar, oluşturulan polis kontrol noktalarında yapılan üst aramasının ardından alana alındı. Meydanı dolduran on binlerce kişi, renkli görüntüler oluşturdu. Sendika ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin emeğin, alın terinin ve dayanışmanın önemine vurgu yaptığı konuşmaların ardından sahneye usta sanatçı Selda Bağcan çıktı. Alanı dolduran kalabalık, Selda Bağcan’ın sevilen şarkılarına hep bir ağızdan eşlik ederek, 1 Mayıs’ı şenlik havasında kutladı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:42
Hıdrellez ateşi Kültürpark’tan yükselecek
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Hıdırellez coşkusunu Kültürpark’ta yaşatacak. 5 Mayıs’ta yapılacak renkli etkinlikler, baharın enerjisini kente yayacak. İzmir’de baharın habercisi Hıdırellez, bu yıl da İzmir Büyükşehir Belediyesi organizasyonuyla coşkulu bir programla kutlanacak. Kentin simge alanlarından Kültürpark’ta düzenlenecek etkinlikler, 5 Mayıs akşamı İzmirlilere unutulmaz bir bahar atmosferi yaşatacak. 5 Mayıs’ta çim alanda saat 19.00’da başlayacak etkinlikler, saat 23.00’te Hıdırellez ateşi etrafında gerçekleşecek dans performansı ile son bulacak. Kutlama kapsamında Turan Mamay şefliğinde Düm Tek Şenlik Var Ritim Topluluğu konseri, Çılgın Cemal Konseri ve Auraks Dans Ekibi gösterisi, Tepecik Müzisyenler Derneği ve Fulya Atıl konseri, Rumeli Orhan Kemal konseri düzenlenecek. Ardından Hıdırellez ateşi yakılacak ve ateş etrafında Roman Ateşi Dans Performansı sahnelenecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder