ÇEVRE - 23 Aralık 2020 Çarşamba 15:07

Çeşme Marina Deniz Patlıcanı Projesi başarıyla devam ediyor

A
A
A
Çeşme Marina Deniz Patlıcanı Projesi başarıyla devam ediyor

Çeşme Marina’ya bırakılan deniz patlıcanlarının ortama uyum sağladığı gözlendi.

Çeşme Marina’ya bırakılan deniz patlıcanlarının ortama uyum sağladığı gözlendi.


2019 Haziranı’nda Çeşme Sahil Güvenlik Komutanlığı ile imzalamış olduğu protokol ve gerçekleştirilen başarılı operasyonlar ile izinsiz avlanan bir çok deniz patlıcanının doğal ortamına dönmesine katkı sağlayan Çeşme Marina, geçtiğimiz Mayıs ayında İzmir İl Tarım Müdürü Mustafa Özen ile Çeşme İlçe Tarım Müdürü Ahmet Keçeci’yi ağırlayarak, yakalanan deniz patlıcanlarının Çeşme Marina sularına iadesini sağlamıştı.


Çeşme Marina dalış ekibi, gerçekleştirmiş olduğu son kontrollerde, marina sularına bırakılan deniz patlıcanlarının ortama uyum sağlayarak yaşamlarına devam ettiklerini gözlemledi.


Çeşme Marina Genel Müdürü Can Akaltan, “Yakalanan deniz patlıcanlarının marinamız sularında yaşamlarına kavuşturulması bizim için büyük önem taşıyor. Yaptığımız dalışlar neticesinde hem deniz patlıcanlarının marina sularına uyum sağlayarak projemizin başarıya ulaştığını hem de ekolojik dengeyi koruyarak marina suyu kalitesini de yükseltmiş olduğunu görüyoruz. Bu ve benzeri çevresel sürdürülebilirlik projelerimize destek veren başta Sahil Güvenlik Komutanlığı ve İl-İlçe Tarım Müdürlükleri olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz.” şeklinde açıklama yaptı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir 8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda finalistler belli oldu Doğal taş sektörünün en önemli buluşma noktalarından Marble İzmir-Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı kapsamındaki 8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda finale kalan projeler açıklandı. 8 ülkedeki 67 üniversiteden başvuru yapılan yarışmada, jüri değerlendirmesiyle 19 finalist belirlenerek üretime geçmeye hak kazandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir’de yapılacak 31. Marble İzmir Fuarı kapsamında düzenlenen yarışma, genç tasarımcıları doğal taş sektörüyle buluşturuyor. Dekoratif ev eşyaları temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, bu yıl, Türkiye, Almanya, Arnavutluk, Bulgaristan ve Polonya’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden toplam 724 proje başvurusu yapıldı. Tasarımcılar ve firma temsilcileri Fuar İzmir’de buluştu Jüri değerlendirmesi ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmelerin ardından 19 tasarım finale kalarak projelerin üretime geçirilmesine karar verildi. Finale kalan genç tasarımcılar, Fuar İzmir’deki tasarımcı ve firma buluşmasında projelerini sektörün önde gelen üretici firmalarına sundu. Değerlendirmeler sonucunda tasarımcı ve firma eşleşmeleri; Arda Uluç Aydın - Gürmas Makina, Begüm Sucu - Megamer, Berke Güntürk, Begüm Kübra Çetin ve Beste Çetin - Kar Maden, Beyza Doğan - Alimoğlu Marble - Granite İzmir, Ece İldeniz - Sirmersan Mermer, Defne Turan - Çizgi Mermer Granit, Gülşah Kamacı - Megamer, Hilal Akyüz - Ebla Stone, Hümeyra Kocayiğit iki projesiyle Başaranlar Marble, Kerem Iskar - İz Granit Madencilik, Tuğba Koşak - Dokuz Eylül Üniversitesi Meslek Yüksekokulu, Ulviye Akgul, Büşra Nur Kılınçarslan ve Arda Deniz Yücel - Laodikeia Marble, Ayşe Melek Güngör - Şenler Marble, Batuhan Duran - Mercan Tasarım, Oğuz Erten - Alimoğlu Marble Afyon, Oğuz Erten - Sirmersan Mermer, Şüheda Nur Akpınar - Megamer, Yağmur Çelik - Mercan Tasarım şeklinde oluştu. Erdoğan Akbulak’ın adı Değişik Tasarım Yarışması’nda yaşatılacak İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, yarışmanın sektöre sağladığı katkıya dikkat çekerek, "Bu yarışmayı, doğal taş sektörünün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Yarışma, genç tasarımcıların sektöre adım atmasına imkan sağlarken firmalarımızın üretim kabiliyetini ve katma değerli üretim potansiyelini de görünür hale getiriyor. Bu sürecin oluşmasında emeği olan tüm üretici firmalarımıza, jüri üyelerimize ve öğrencilere teşekkür ediyorum" dedi. Cumalıoğlu, bu yıl yarışma kapsamında, doğal taş sektörüne ve Marble İzmir’e uzun yıllar katkı sunan, kısa süre önce yaşama veda eden Silkar Madencilik’in sahibi iş insanı Erdoğan Akbulak anısına bir özel ödül vermeyi planladıklarını belirterek, Akbulak’ın sektöre bıraktığı izi bu yarışma aracılığıyla yaşatmak istediklerini dile getirdi. Üreticilerden yarışmaya güçlü destek Yarışmaya üretici olarak destek veren firma temsilcileri de organizasyonun sektöre sağladığı katkılara dikkat çekti. Çizgi Mermer Granit Kurucu Ortağı ve yarışmanın jüri üyesi Remzi Boncuk, Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nın format olarak benzer yarışmalardan ayrıştığını belirterek, "Uzun yıllardır bu yarışmada üretici firma olarak yer alıyoruz, aynı zamanda jüride de bulunuyorum. Bu yarışma, finale kalan ürünlerin üretilmesi ve jüri tarafından birebir gerçek boyutları üzerinden değerlendirilmesiyle öne çıkıyor. Diğer yarışmalarda görseller ve renderlar üzerinden kararlar verilirken, üretim aşamasında bazı ürünlerin hayata geçirilemediğini görüyoruz. Bu yönüyle yarışmanın dünyada da örnek olabilecek bir format sunduğunu düşünüyorum. Burada kamusal bir fayda var; öğrencilere sunum yapma ve tasarımlarını üretme imkanı tanınması da süreci güçlü bir eğitim deneyimine dönüştürüyor" dedi. "Uluslararası platformda da en başarılı yarışmalardan biri haline geldi" Üretici olarak yarışmaya destek veren TÜMMER Başkan Vekili ve Başaranlar Mermer Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Serter ise yarışmanın sektörün geleceği açısından taşıdığı önemi vurgulayarak, "Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nı çok önemsiyorum çünkü son yıllarda yalnızca ulusal ölçekte değil, uluslararası platformda da en başarılı yarışmalardan biri haline geldi. Bu yarışma sayesinde mimar ve tasarımcı adayı gençler doğal taşı teorinin ötesinde, proje ve üretim süreci içinde birebir tanıyor. Türkiye’de doğal taşın mimari projelerde ve özel objelerde her alanda kullanılabildiğini ve birçok firmanın bu ürünleri üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu görüyorlar. Sektörün geleceğin tasarımcıları ve mimarlarıyla buluşması açısından bu süreci çok değerli buluyorum. Katma değerli üretim ve verimlilik açısından da önemli olan bu organizasyona önümüzdeki yıl daha fazla firmanın katılmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Gençler için tasarımdan üretime açılan kapı" Jüri Üyesi ve Proje Koordinatörü Doç. Dr. Selçuk Demirci, "Bu yarışma, öğrenciler için tasarımdan üretime geçişi görme ve sektöre ilk adımı atma fırsatı sunuyor. Tasarladıkları ürünlerin hayata geçtiğini görmek, gençler için çok değerli bir deneyim. Bu sürecin hayata geçirilmesini sağlayan İZFAŞ’a ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" dedi. Ödüller açılış günü sahibini bulacak Üretimi gerçekleştirilecek tasarımlar, 14 Nisan 2026 tarihinde Marble İzmir Fuarı kapsamında düzenlenecek final ve ödül töreniyle birlikte sergilenecek. Yarışmada birincilik ödülü 200 bin TL, ikincilik ödülü 130 bin TL, üçüncülük ödülü ise 65 bin TL olarak belirlendi. Bunun yanı sıra Ege İhracatçı Birlikleri Özel Ödülü, firma özel ödülleri, tasarım tescil desteği, yazılım ve tatil ödülleri, üretim ve staj şartlarını da yarışma kapsamında yer alacak. En fazla başvuru yapan üniversiteye ise 3D yazıcı hediye edilecek. Yarışmanın hedefi, katma değer ve rekabet gücü sağlamak Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması; katma değeri yüksek tasarımların ortaya çıkarılmasını, doğal taş sektörünün uluslararası pazardaki rekabet gücünün artırılmasını ve genç tasarımcıların desteklenmesini amaçlıyor. Yarışmacılar; mevcut doğal taşlar veya doğal taş artıklarını kullanarak geliştirdikleri dekoratif ev aksesuarları, tekil mobilyalar, ev ve ofis kullanımına yönelik katma değerli ürünler ile lavabo ve küvet gibi tasarımlarla yarışmaya katılıyor. Tasarımların üretilebilir nitelikte olması ise değerlendirmede önemli kriterler arasında yer alıyor. Yarışmanın değerlendirme süreci ise akademi, tasarım dünyası ve sektörün deneyimli isimlerinden oluşan jüri tarafından yürütülüyor.
İstanbul İstanbul’da metro çıkışında dehşet, yardım etmek istedi, 6 yerinden bıçaklandı İstanbul Bağcılar’da 18 yaş altı bir grubun darbettiği çocuğu kurtarmak isteyen 27 yaşındaki genç, çıkan arbedede 6 yerinden bıçaklandı. Güvenlik kameralarına saniye saniye yansıyan saldırının ardından aile tehdit mesajları aldıklarını söyledi. Olay, Güngören’de yaşanan Atlas cinayetini yeniden gündeme getirdi. İstanbul’da sayıları arttığı belirtilen genç sokak çeteleri ise mahallelerde tedirginlik oluşturuyor. Olay, Bağcılar’ın Yıldıztepe Mahallesi’nde metro istasyonu çıkışında meydana geldi. İddiaya göre, 18 yaş altı kalabalık bir grup, bir çocuğu sıkıştırarak tokat atıp darbetmeye başladı. O sırada arkadaşlarını bekleyen Oğuzhan ve Taha Çöpür kardeşler durumu fark ederek çocukları kavga etmemeleri konusunda uyardı. Grubun, "Bu bizim meselemiz, karışmayın" diyerek tepki gösterdiği öğrenildi. Darbedilen çocuk olay yerinden uzaklaşırken, ağabey-kardeş ile kalabalık grup arasında sözlü tartışma yaşandı. Tartışmanın büyümesi üzerine çıkan arbedede, gruptaki bir kişi elindeki bıçakla Oğuzhan Çöpür’ü 6 yerinden bıçakladı. Ağabey Taha Çöpür saldırganlara karşılık vererek kardeşini korumaya çalıştı. Saldırganların, Oğuzhan Çöpür’ü bıçakladıktan sonra üzerine taş atarak olay yerinden kaçtıkları öğrenildi. Saldırı ve bıçaklanma anları çevredeki güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Hastaneye kaldırılan ve 6 bıçak darbesi aldığı belirlenen Oğuzhan Çöpür’ün tedavisi evde sürerken, ailenin tehdit mesajları aldığı iddia edildi. Aile, şikayetçi olmamaları yönünde arandıklarını ve adres bilgilerinin kendilerine söylenerek baskı kurulduğunu öne sürdü. Aldığı bıçak darbeleri sonucundan iç organları hasar aldı. Karnına onlarca dikiş atılırken, tedavisinin devam ettiği öğrenildi. Olay, Güngören’de yaşanan ve kamuoyunda "Atlas cinayeti" olarak bilinen olayla benzerliği nedeniyle yeniden sokak çeteleri tartışmasını gündeme taşıdı. İstanbul’un bazı ilçelerinde yaşları küçük grupların çeteleştiği ve bu kişilerin suçlara karıştığı iddiaları mahalle sakinlerinde endişe oluşturuyor. Oğuzhan Çöpür, "Olay gününde arkadaşımızı metro çıkışında bekliyorduk. 10 kişilik bir grup, bir çocuğu arasına almıştı. 10 kişinin, 1 kişinin arasına aldığını görünce çocuklara ’Kardeşim, çocuğu bırakın. Niye dövüyorsunuz?’ tarzında konuşma yaptım. ’Abi sen niye karışıyorsun? seni ilgilendirmez. Bu bizim meselemiz’ gibi cevaplar verdiler. Sol taraftan bir çocuk elinde kesici alet, kelebek olan bıçağı çıkartarak ortalıkta savurmaya başladı. İlk darbeye o an zaten karnıma aldım. Ondan sonra arada başka bir arkadaş da aynı şekilde bacağına darbe aldı. Sonra tekrar da ben onun üzerine koşup elinden almak isterken bacağıma 5 tane darbe almış bulundum. Ben de zaten kan kaybından daha fazla ayakta duramadım. Yere yığıldım. Yani olay bu şekilde oldu. Yere yığıldıktan sonra da zaten gördüğüm kadarıyla kafama doğru da bir tane taş fırlattılar kaçarken. Şu an zaten bizim ailemizi tehdit varı mesajları, ses kayıtları var. İşte örnek veriyorum aramalar gerçekleşiyor. İşte ’Şikayetçi olmayın. Biz her şeyi çözeceğiz’ gibisinden ’Şikayetçi olursanız farklı şekilde çözeriz’ bu şekilde ailemizi tehdit ediyorlar. Şu an benim hayatımdan çok fazla şey gitti. Güngören’deki çocuk vefat etti. Ben de şanslı olmayabilir aynı şekilde olabilirdim. Aile olarak şu an korkuyoruz" şeklinde konuştu. "O gün çocuklarımın doğum günüydü" Bıçaklanan Oğuzhan’ın babası Fevzi Çöpür, "İnsan olan birisi, orada yardım eden hiç tanımadığı birisini delik deşik etmez. Bunlar insan bile değil. 16-17 yaşında bu çocukları kullanıyorlar. 2-3 tanesini alıyor polis. Ama bunların bir de arkaları var. Bunların bir de tanıdıkları var. Benim çocuklarım pırıl pırıldır. Benim çocuklarım iyi olmak için orada sırf tanımadıkları çocuğa yardım etmek istedikleri için biz bu haldeyiz. O gün çocuklarımın doğum günüydü. Doğum günlerini akşam kutlayacaktık. İkisi de aynı gün doğdular. Perişan durumdayız. Benim annemin ismine kadar bana söylüyor adam. Benim annem 80 yaşında. Benim babam rahmetli oldu ama babamın ismini söylüyor. Bunu 17 yaşında bir çocuk nereden bulacak? Bunların arkalarında birisi olmasa? Bunu çözebilirler mi? Adam bana annemin ismini babamın ismini nerede oturduğumu evimi adresimi bu kadar kolay mı bunlar?" dedi. "Onların anneleriyle babalarıyla televizyonda ben de ağladım" Baba Çöpür, "Yani aynı durumun ucundan döndük. Yani bizim bugün çocuğumuz evde yatıyorsa Allah-u Teala bize çocuğumuzu yeniden bağışladı. Bizi tehdit edeceksin. Hem bıçaklayacaksın ne kadar mantıksız. Hastanedeyim ben canımla cebelleşiyorum. Çocuğum hayata döner mi diye çırpınırken telefon geliyor. Beni tehdit ediyor. Bu kadar kolay değil bu. Bunun arkasında bir güç olmasa, bir çeteleşme olmasa bunu yapamazlar. Bu Ahmet Müngüzi, Atlas Çağlayan isimli çocukları onların anneleriyle babalarıyla televizyonda ben de ağladım. Ama bir gün beni aynı şekilde sokacakları aklımdan gelmedi o gün. Bugün o çocuklarla aynı kaderi yaşıyoruz. Sadece bizim şansımız kardeşinin yanında olması ve kardeşinin onu bir an önce hastaneye yetiştimesi oldu. Yoksa biz Ahmetlerle, o çocuklarla, onların aileleriyle aynı kaderi yaşayacaktık. Çünkü olaylar hemen hemen tamamıyla aynı" açıklamasında bulundu. "Çeteler sokaklarda kol geziyor" Sokak çeteleriyle mücadelenin bir an önce çok hızlı bir şekilde yürümesi lazım diyen baba Çöpür, "Sadece o bıçağı oraya atanın değil, orada o bıçağı atana yardım edenin, onun arkasında duranın, o bıçağı atanı destekleyenin bunların bir an önce toplanması lazım ki toplum bundan kurtarsın kendini. Şu anda toplum tedirgin. Aynı olayın içinde. Bıçağın darbenin birinde o yedi. Karakolda sadece bir ifade verdi. Ben bunlarla uğraşamam dedi. Korktu çocuk, benim bir hayatım var dedi. Bunlar benim hayatımı söndürür, öldürürler beni dedi. Yalvardım çocuğa, ben yalvardım. Dedim ki ya oğlum gel, devlet var. Devlet bize onların önüne atmaz. Gel şikayetçi ol, güçlü bir şekilde. Sen de bıçak yemişsin, senin de yaran var. Hayır abi dedi, ben dedi şikayetçi olmuyorum. Hiçbir şekilde yarasıyla ailesine bile haber vermeden çocuk hastanede bir tedavi oldu. Aynı ambulansla gitti muhtemelen. Hastanede tedavi olduktan sonra bırakıp kaçtı çocuk. Yani şikayetçi bile olmadı korkudan. Bunun gibi yüzlerce var. Güngören, Bağcılar, Esenyurt, çeteler sokaklarda kol geziyor" dedi.
Mersin Mersin Şehir Tiyatrosuna küçük ellerden büyük alkış Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 25. Sanat Sezonunda çocukları tiyatroyla buluşturmaya devam ediyor. Belediyenin hayata geçirdiği ‘Tiyatro Seyretmeyen Çocuk Kalmasın’ projesi kapsamında bugüne kadar 273 seansta yaklaşık 50 bin çocuk tiyatro ile buluştu. Mersin Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen ‘Bisküvi Adam’ adlı çocuk oyunu ise sezonun öne çıkan yapımları arasında yer aldı. Kongre ve Sergi Sarayında sahnelenen oyun, renkli sahne tasarımı ve neşeli karakterleriyle minik izleyicilerden tam not aldı. 13 seansta yaklaşık 5 bin çocuğa ulaşan oyun, çocuklara hem eğlenceli hem de öğretici anlar yaşattı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Şehir Tiyatrosu, proje kapsamında yalnızca kent merkezinde değil, ilçelerde ve Belediye Ana Hizmet Binasında bulunan Çocuk Sahnesinde de gösterimler gerçekleştiriyor. Okullardan alınan öğrenciler tiyatro salonlarına taşınarak sahne sanatlarıyla tanıştırılıyor. Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ozan Erdönmez, 2023 yılı Eylül ayında başlatılan proje ile 13 ilçenin tamamında çocuklara ulaştıklarını belirterek, "273 temsil ile 50 bine yakın çocuğumuzu tiyatroyla buluşturduk. Aralık ayında prömiyerini yaptığımız ‘Bisküvi Adam’ oyunuyla da 13 temsilde 5 binden fazla çocuğa ulaştık" dedi. Oyunu izleyen çocuklar ise tiyatronun eğlenceli ve öğretici olduğunu ifade etti. Minikler, oyunda arkadaşlık, dayanışma ve dürüstlük gibi değerlerin anlatıldığını dile getirerek, sahnedeki karakterleri çok beğendiklerini söyledi. İlk kez tiyatro izleyen bazı çocuklar da unutulmaz bir deneyim yaşadıklarını belirtti. Büyükşehir Belediyesi, ‘Tiyatro Seyretmeyen Çocuk Kalmasın’ projesi ile sanatı çocukların hem ayağına hem de hayallerine götürmeye devam ediyor.
Kocaeli Cenaze hizmetleri personeline psikolojik sağlamlık eğitimi Kocaeli’de cenaze hizmetlerinde görev yapan personelin yoğun duygusal yük ve stres altında daha bilinçli ve güçlü şekilde görev yapabilmesi amacıyla psikolojik sağlamlık eğitimi düzenlendi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kurum bünyesindeki personellerin gelişimine katkı sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından cenaze hizmetleri personeline psikolojik sağlamlık eğitimi verildi. Eğitim öncesinde açılış konuşmasını yapan İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Bayram Bayram, cenaze hizmetleri personelinin vatandaşların en hassas ve zor anlarında görev yaptığını vurgulayarak, yoğun duygusal yük ve stres altında çalıştıklarına dikkat çekti. Bayram, düzenlenen eğitimle stres yönetimi, duygusal dayanıklılık, travma sonrası baş etme yöntemleri, empatik iletişim ve tükenmişlikten korunma gibi konularda personelin yetkinlik kazanmasının amaçlandığını ifade etti. Psikolog tarafından eğitim verildi Psikolog Yasemin Aslantaş tarafından verilen program kapsamında katılımcılara zorlu çalışma şartlarında psikolojik dengeyi koruyabilme, kriz anlarında sağlıklı karar alabilme ve mesleki motivasyonu sürdürebilme konularında hem teorik hem de uygulamalı bilgiler aktarıldı. Eğitim süresince gerçekleştirilen interaktif çalışmalar ve vaka analizleriyle personelin karşılaştığı durumlara yönelik farkındalık düzeylerinin artırılması hedeflendi. Ayrıca ekip içi iletişimin güçlendirilmesi ve kurumsal dayanışmanın artırılması da programın önemli kazanımları arasında yer aldı.