EĞİTİM - 22 Temmuz 2022 Cuma 11:45

İEÜ Tıp Fakültesinin gurur gecesi: 59 akademisyen cübbelerini giydi

A
A
A
İEÜ Tıp Fakültesinin gurur gecesi: 59 akademisyen cübbelerini giydi

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Tıp Fakültesinde, 2019-2022 yılları arasında profesörlük, doçentlik ve doktor öğretim üyeliği kadrosuna atanan, araştırmalarını Medical Point Hastanesinde sürdürecek 59 akademisyen için atama ve yükseltme töreni düzenlendi.

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Tıp Fakültesinde, 2019-2022 yılları arasında profesörlük, doçentlik ve doktor öğretim üyeliği kadrosuna atanan, araştırmalarını Medical Point Hastanesinde sürdürecek 59 akademisyen için atama ve yükseltme töreni düzenlendi.


İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Tıp Fakültesinde, 59 akademisyen için atama ve yükseltme töreni yapıldı. Meslek hayatlarının en heyecanlı günlerinden birini yaşayan akademisyenlere cübbelerini, İEÜ Rektörü Prof. Dr. Murat Aşkar ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Başkanı Selami Özpoyraz takdim etti.


2019-2022 yılları arasında profesörlük, doçentlik ve doktor öğretim üyeliği kadrosuna atanan 59 akademisyenin, araştırmalarını Medical Point Hastanesinde sürdüreceği öğrenildi.


Törende konuşan İZTO Meclis Başkanı ve İEÜ Mütevelli Heyet Üyesi Selami Özpoyraz, salgın sürecinde sağlık çalışanlarının çok önemli görevler üstlendiğine dikkat çekerek, “Covid-19 salgını, hepimizin alışkanlıklarını, yaşam tarzını değiştirdi. Sağlığın her şeyden önemli olduğunu tüm gerçekliğiyle bize hatırlattı; ancak bu sürecin bize gösterdiği çok net bir durum daha var. O da; mesleğini seven, zorluklar karşısında umudunu kaybetmeyen, insanlığa faydalı olmak için azimle çalışan hekimlerin, sağlık çalışanlarının ne kadar önemli olduğu. Teknoloji hızla gelişiyor, bilgi sürekli yenileniyor, dijitalleşme hayatımızı şekillendiriyor. Buna bağlı olarak tıp da değişiyor. Değişmeyen tek şey ise merkezine insanı alan, toplumların acılarını dindirmek için mücadele eden sağlık çalışanlarına duyduğumuz ihtiyaç” dedi.



"Üniversitemiz Türkiye’nin en çok tercih edilen 4’üncü vakıf üniversitesi konumuna geldi"


Başkan Özpoyraz, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Üniversitemiz, kısa sürede büyük işler başardı. Bugün takip edilen, tanınan, saygın bir noktaya geldi. İzmir’imizin en önemli değerlerinden, markalarından biri olan üniversitemiz, lisans programlarına göre Türkiye’nin en çok tercih edilen 4’üncü vakıf üniversitesi konumuna geldi. Artık Türkiye’nin en nitelikli, çalışkan, bilgili gençlerinin dikkatini çeken, onlar için güven oluşturan bir üniversiteyiz. Tıp fakültemiz de bizim çok önem önemsediğimiz, göz bebeğimiz olan bir fakülte. İzmir Ekonomi Üniversitesi olarak çok önemli bir görev üstlendiğimizin bilinciyle hareket ediyor, gençlerimize en iyi imkanları sağlamak için çalışıyoruz.”


İEÜ Rektörü Prof. Dr. Murat Aşkar da, tıp fakültesinin bilim ve teknolojideki yenilikleri iyi takip edip özümseyerek, geliştirerek ve uygulayarak yoluna devam edeceğini ifade etti.


Prof. Dr. Aşkar, “Kampüsümüzde bulunan akademisyenlerimizin, salgınla sürecinde kendi yaşamlarını ikinci plana atarak en ön saflarda mücadele ettiklerini, binlerce vatandaşımızı sağlıklarına kavuşturduklarını biliyoruz. Onlarla gurur duyuyoruz. Törende atamalarını yaptığımız arkadaşlarımızın sorumlulukları daha da artacak, görevleri ağırlaşacak; ama ben, İzmir Ekonomi Üniversitesi Tıp Fakültesinin her bir mensubunun, en zor koşullarda bile görevlerini en iyi şekilde yapacaklarından, üniversitemizi gerektiği gibi temsil edeceklerinden eminim. Tıp Fakültemiz için yapılması gereken bütün işleri, öncelikli işlerimiz olarak görüyor, ona göre davranıyoruz” dedi.


İEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Abacıoğlu ise şunları söyledi:


"Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu, nitelikli bilim insanlarını tıp dünyasına kazandırmak hedefiyle, planladığımız ve hedeflediğimiz noktaya ilerliyoruz. Fakülte olarak vizyonumuza adım adım yaklaşıyoruz. Daha iyi olacağız, akademisyenlerimizle birlikte başaracağız. Bu tören de onun müjdecisidir. Tüm akademisyenlerimizi kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Niğde’de bir haftada 182 şahıs hakkında işlem yapıldı Niğde İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 16-22 Şubat 2026 tarihleri arasında il genelinde yürütülen çalışmalarda asayiş, narkotik, kaçakçılık ve trafik alanlarında çok sayıda denetim ve operasyon gerçekleştirildi. Asayiş olayları kapsamında il genelinde 182 şahıs hakkında işlem başlatılırken, 4 kişi adli makamlarca tutuklandı. Yapılan çalışmalarda 2 tabanca, 1 av tüfeği, 1 şarjör, 6 fişek, 1 motosiklet ve 1 telsiz ele geçirildi. Çeşitli suçlardan aranan 50 şahıs da yakalandı. Narkotik operasyonlarında yakalanan 24 şüpheliden 3’ü tutuklanırken 21’i serbest bırakıldı. Kaçakçılık ve organize suçlara yönelik çalışmalarda 2 şüpheli yakalanırken her iki şahıs da serbest bırakıldı. Operasyonlarda 50 litre etil alkol, 1 tabanca, 1 tabanca şarjörü ve 8 tabanca fişeği ele geçirildi. Göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında 6 yabancı şahıs hakkında yasal işlem başlatılarak geri gönderme merkezine teslim edildi. Olay Yeri İnceleme ekipleri tarafından kasten öldürme, kasten yaralama, ölümlü trafik kazası, ateş etme, 6136 sayılı kanuna muhalefet, uyuşturucu madde, iş kazası, oto inceleme ve farklı kimlik olayları olmak üzere toplam 9 olay aydınlatıldı ve olaylarla ilgili 10 fail tespit edildi. Trafik ekiplerince yapılan denetimlerde 26 bin 900 araç sürücüsünden ihlal tespit edilen 3 bin 333’üne cezai işlem uygulanırken, 75 araç trafikten men edildi. Sivil ekipler ve KGYS üzerinden yapılan kontrollerde ise 238 araç sürücüsünden 236’sına cezai işlem uygulandı.
Diyarbakır Uzmanından ’’İftar yemeğini ikiye bölün’’ önerisi Ramazan ayına özel beslenme önerilerinde bulunan Uzm. Dyt. Elif Aslan, iftarı mutlaka ikiye bölmek gerektiğini aktararak, "Öncelikle su ve bir, en fazla iki adet hurma ile oruç açılmalı, ardından bir ya da en fazla iki kepçe çorba tüketilmeli. Sonrasında 10-15 dakika beklemek önemlidir. Daha sonra protein içeriği yüksek bir ana yemek tercih edilmeli, bol su, sebze veya salata ile öğün tamamlanmalıdır" dedi. Diyarbakır Memorial Hastanesinde görev yapan Uzm. Dyt. Elif Aslan, sahur ve iftarda tüketilecek olan yiyeceklere yönelik önerilerde bulundu. Ramazan ayının sadece bir ibadet dönemi olmadığını, aynı zamanda beslenme alışkanlıklarımızın tamamen değiştiği özel bir süreç olduğunu söyledi. Gün boyu süren açlığın iftarda kontrolsüz beslenmeye sebep olabileceğini kaydeden Aslan, bu süreçte asıl amacın sadece aç kalmak değil, dengeli, düzenli ve kontrollü beslenmeyi sürdürebilmek olduğunu ifade etti. Aslan, güzel bir planlamayla Ramazan ayını kilo artışıyla değil, metabolik dengeyi koruyarak tamamlayabileceklerini dile getirdi. Sahurda öncelikle protein açısından zengin besinler tercih edilmesi konusunda uyarılarda bulunan Aslan, şu ifadeleri kullandı: ’’Yumurta, az tuzlu peynir, az tuzlu zeytin, söğüş sebzeler ve sağlıklı yağlar tüketilebilir. Avokado veya çiğ kuruyemişler de iyi seçeneklerdir. Geceden kalma yemekler kesinlikle tüketilmemeli, kahvaltı formatında hafif ve dengeli besinler tercih edilmelidir. Salatalık, marul, dereotu ve kereviz sapı gibi sebzeler de sahurda yer alabilir. Bunlar su ihtiyacımızı bir nebze olsun karşılayan besinlerdir" "İftarı mutlaka ikiye bölmek gerekir" İftarı mutlaka ikiye bölmek gerektiğini aktaran Aslan, öncelikle su ve bir, en fazla iki adet hurma ile oruç açılmasını, ardından bir ya da en fazla iki kepçe çorba tüketilmesi gerektiğini aktardı. Aslan, ’’Sonrasında 10-15 dakika beklemek önemlidir. Daha sonra protein içeriği yüksek bir ana yemek tercih edilmeli, bol su, sebze veya salata ile öğün tamamlanmalıdır. Karbonhidrat tüketimi mutlaka kontrollü olmalıdır. İftarda hızlı yemek yenmemeli ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir. Yemekten hemen sonra uyuma pozisyonu veya uzanmak doğru değildir. İftardan yaklaşık 30-45 dakika sonra hafif tempolu bir yürüyüş yapılabilir. İftardan sahura kadar iki ara öğün yapılabilir. Su tüketimi bir kerede değil, yudum yudum yapılmalıdır. Toplam sıvı tüketimine dikkat edilmeli, yeterli su içilmelidir. Çay ve kahve diüretik etki gösterebildiği için kontrollü tüketilmelidir. İftardan hemen sonra çay ve kahve içilmemeli, en az 1-1,5 saat beklenmelidir. Tatlı tüketimine de dikkat edilmelidir. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli ve haftada 1-2 sefer ile sınırlandırılmalıdır. Böylece kan şekerinin ani yükselmesi ve insülin dalgalanmaları önlenebilir" dedi.