GENEL - 23 Nisan 2023 Pazar 16:27

İzmir’de 23 Nisan coşkusu

A
A
A
İzmir’de 23 Nisan coşkusu

Tüm yurtta olduğu gibi İzmir’de de coşkuyla kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, İzmir’in ilçelerinde de büyük coşkuya sahne oldu.

Tüm yurtta olduğu gibi İzmir’de de coşkuyla kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, İzmir’in ilçelerinde de büyük coşkuya sahne oldu.


23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 103. yılı Bergama’da düzenlenen törenlerle kutlandı. Kutlamalar, Hükümet Konağı önünde çelenk sunumu ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen resmi törene geçildi.


Bergama Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende günün anlam ve önemini belirten konuşmayı ilçe geneli okullar arasında yapılan şiir, resim ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesi izledi. Öğrencilerin halk oyunları gösterileri vatandaşlardan büyük alkış aldı. Daha sonra Bergama Kültür Merkezi’ndeki 23 Nisan Çocuk Resimleri Sergisi’nin açılışı yapıldı.


23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 103. yılı nedeniyle bir açıklama yapan Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu, “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, çocuklarımıza armağanı 23 Nisan’ı kutlamanın sevincini tüm Bergama’mız birlikte yaşıyoruz. Göreve geldiğimiz ilk günden, sosyal alanları ile temiz, bakımlı bir Bergama’da yarınımızın teminatı çocuklarımız mutlu ve güler yüzlü olsun diye durmadan çalışıyoruz. Tüm vizyon projelerimizi geleceğimizin teminatı çocuklarımız için yapıyoruz. Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği, dünyadaki ilk ve tek çocuk bayramı olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını ve TBMM’nin açılışının 103. yıl dönümünü bu vesileyle bir kez daha kutluyorum” dedi.



Çeşme’de makamlar çocukların


Çeşme’de ise 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle makam koltukları çocuklara bırakıldı. İlçedeki törende, “23 Nisan ve çocuk” konulu resim yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. 23 Nisan ile ilgili şiirlerin de okunduğu resmi tören, öğrencilerinin halk oyunları gösterisi ve 15 Eylül Mustafa Çapkan İlkokulu öğrencilerinin işaret dili gösterisinin ardından sona erdi.



Urla’da büyük coşku


Urla’da ise törenler 12 Eylül Stadyumu’nda gerçekleştirildi. Çeşitli yarışmalarda dereceye giren minik öğrencilere ödülleri verilirken, öğrenciler ise hazırladıkları şiirler, koro ve halk oyunları gösterileri ile stadyumu dolduran vatandaşlara büyük bir coşku yaşattı.



Menemen’de çocuklara 23 Nisan müjdesi


Menemen Belediye Başkan Vekili Aydın Pehlivan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları çerçevesinde bu yıl başkanlık koltuğunu Menemen Atatürk İlköğretim Okulu 4. sınıf öğrencisi Gül Hande Selçuk’a devretti. Başkan Yardımcısı da 4. sınıf öğrencisi Enes Albayrak oldu. Pehlivan’ın, makam odasında karşıladığı öğrencilere, Atatürk İlköğretim Okulu Müdür Vekili Arzu Filhak ve sınıf öğretmeni Serap Salman eşlik etti. Öğrencilere başkanlık koltuğunu devreden Pehlivan, “23 Nisan 1920 tarihi, Türk milletimiz için önemli bir dönüm noktasıdır. Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, siz geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza ve bütün dünya çocuklarına bu günü bayram olarak armağan etmiştir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nızı canı gönülden kutluyorum. Bugün bizim olduğumuz bu makamlarda ileride sizler olacaksınız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ışığında, Türkiye Cumhuriyetini daha ileri taşıyacak bayrağı devralacaksınız. Şanlı ülkemizin geleceği olan sizlere güvenimiz tamdır” dedi.


Çocuk dostu bir kent kurmak isteyen çocuk başkanlar ise Menemen Belediyesi’nin Ulukent’te 10 bin metrekare alana kazandıracağı Çocuk Köyü Projesini ve projesi çizilen Yahşelli Macera Parkı projelerinin videolarını inceledi. İki projeye de hayran kalan çocuk başkanlar, “Projelerimizin cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayacağımız 29 Ekim tarihinde açılmasını istiyoruz” dedi. Pehlivan da tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramlarını kutlayarak, “Tüm projelerimizde önceliğimiz çocuklarımız ve gençlerimiz. Dün de bugün de yarın da bu böyle olacak. Sizler için, sizlerin geleceği için ekip arkadaşlarımızla birlikte çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.


Renkli anların yaşandığı ziyarette, Başkan Vekili Pehlivan, günün anısına öğrencilere hediyeler takdim etti.



Aliağa


Aliağa’daki 23 Nisan etkinlikleri ise Cumhuriyet Meydanı’nda başladı. Resmi tören sonrasında kutlama programı, Atatürk İlkokulu bahçesinde düzenlenen etkinliklerle devam etti. Okul bahçesinde organize edilen programa; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Garnizon Komutanı Albay Faruk Altun, Aliağa İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Ömür Avcı, Aliağa İlçe Jandarma Komutanı Yusuf Can Gökgöz, Şakran Cezaevi Jandarma Tabur Komutanı Volkan Gürler, İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdoğan Akyüz, şehit yakınları, gaziler, askeri erkan, daire amirleri, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.


Şiir yarışması birincilerinin eserlerini okuması sonrasında öğrenciler tarafından gerçekleştirilen gösteriler izleyenlerden büyük alkış aldı. Atatürk Anaokulu öğrencilerinin ‘Anadolu Ateşi ve Davul’ gösterisi, ‘Kafkas’ gösterisi, ‘Anadolu’dan Esintiler’ gösterisi ile Mehmet Saka İlkokulu öğrencilerinin ‘Ritim’ gösterisi programa renk kattı. Yoğun katılımın olduğu program resim, şiir ve atletizm yarışmalarında dereceye giren öğrenciler için düzenlenen ödül töreniyle son buldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’ın simgesi inci kefali sahildeki heykeliyle ilgi odağı oldu Van Gölü sahiline yerleştirilen devasa inci kefali heykeli, yerel halk ile turistlerin ilgi odağı oldu. Van’ın eşsiz doğal güzellikleri ve endemik türleri arasında ilk sıralarda yer alan, dünyada sadece Van Gölü havzasında yaşayan inci kefali (Chalcalburnus tarichi), bu kez bir sanat eseriyle kentin siluetindeki yerini aldı. Van Gölü sahiline yerleştirilen devasa inci kefali heykeli, hem yerel halk hem de kenti ziyaret eden turistler tarafından büyük bir beğeniyle karşılandı. Van kültürünün ve doğal yaşamının sembollerinden biri haline gelen inci kefalini temsil eden heykel, sahil bandına farklı bir görsellik kattı. Vatandaşlar heykelin hem şehrin tanıtımına katkı sunduğunu hem de inci kefalinin önemine dikkat çektiğini belirtti. Özellikle sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar ve fotoğraf çekmek isteyen ziyaretçiler heykelin önünde yoğunluk oluştururken, sosyal medyada da heykelle ilgili çok sayıda paylaşım yapıldı. Vatandaşlar, Van’ın doğal ve kültürel değerlerini yansıtan bu tür çalışmaların artırılması gerektiğini ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. İnci kefali heykelinin, yaz sezonunda Van Gölü sahiline gelen yerli ve yabancı turistlerin de ilgi noktalarından biri olması bekleniyor. "20 santim boyundaki bir balık üremek için kendi boyunun 10-15 katı yüksekliğindeki kayaları zıplayarak aşıyor" Van Gölü sahiline yerleştirilen inci kefalinin heykeli ile ilgili değerlendirme yapan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş, "İnci kefali Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularına adapte olmuş endemik bir balık türü. Dünyada sadece burada var ve burada yaşıyor. Normalde Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularında yaşamak çok zor bir hadise ama inci kefali bunu başarıyor. İnci kefali her ne kadar yaşamını Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularında sürdürse de üreme dönemi olan nisan ve temmuz ayları geldiği zaman üremek için göle dökülen akarsulara üreme göçü gerçekleştiriyor. İnci kefali akarsulara girdiği zaman kendi boyunun 10-15 katı yüksekliğindeki kayaları zıplayaraktan akarsuların 15-20 kilometre yukarısına çıkıyor. Kayaları geçerken belki de yüzlerce kez zıplıyor ve asla vazgeçmiyor. Akıntıyla mücadele ediyor, soğukla, dalgalarla, martılarla ve kendi boyunun 10-15 katı yüksekliğindeki kayalarla mücadele edip başarıyor. Bunu yapan sadece 20 santim boyundaki bir balık. İşte bu yönüyle inci kefali asla vazgeçmemenin dünyadaki en güzel simgelerinden birisi. Bugüne kadar Van Gölü kenarında arkamdaki gibi bir inci kefali maketi heykeli görmeniz mümkün değildi. Fakat Van İl Kültür Turizm Müdürlüğü ile Van Valiliği tarafından yapılan bu güzel eserle beraber adeta bir ruh, bir anlam kazanmış oldu. Buradan başta Van Valiliği olmak üzere Van İl Kültür Turizm Müdürlüğü’ne ve emeği geçenlere sonsuz teşekkür ediyoruz. Arkamdaki bu eserin gölün dört bir yanında çok daha fazla yere konulması gerekiyor. Çünkü artık inci kefali bölgemizin bir markası ve Van dediğimiz zaman aklımıza en önce gelen canlılardan birini oluşturuyor" dedi.
Ankara Palandöken: "7 bin 200 prim günü esnafın en büyük beklentisi" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, TBMM’de görüşülen Torba Kanun kapsamına alınarak esnafın prim gün sayısının 7 bin 200 düşürülmesi gerektiğini vurguladı. Bağ-Kur’lu esnafın prim gün sayısının 7 bin 200’e düşürülmesine yönelik beklentinin artık karşılanması gerektiğini söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Sosyal Güvenlik Kurumu kurulalı hayli zaman geçti. Buradaki norm birliğinin sağlanmasıyla ilgili emekli sandığı, SSK ve Bağ-Kurluların müşterek aynı çatının altında, aynı standarda dahil hizmet almaları aynı kalitede hizmet alırken de sosyal devletin içeriklerine uygun emeklilik aylıkları. Bu emeklilik aylığının yanı sıra prim gün sayısı bunların hepsini üst üste koyduğunuz zaman önemli. Bağ-Kurluların hakikaten beklentisi bir türlü yerine getirilemedi. Ülkemiz önemli bir ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya kaldı. Yüksek enflasyon seyretmesi bunları belki de 7 bin 200 güne norm birliğiyle düşürülmesi mümkün olacaktı. Ancak olmadı. Hala Sosyal Güvenlik Kurumu’nda 9 bin gün Bağ-Kurlular, 7 bin 200 gün SSK’lılar biliyorsunuz devlet memurunda yaş haddiyle. Şimdi hem ödedikleri prim yüksek. Hem aynı şekilde yine devlet memurlarınınki devletimiz karşılıyor. SSK’da çalıştıkları iş yerlerinin sahipleri tarafından karşılıyor. Bağ-Kurlular dükkandaki satmış oldukları emtialardan kazanacak ki götürüp yatırsın. Birçoğu da borçlu" dedi. "Esnafın yıllardır beklediği düzenleme artık hayata geçmeli" TBMM’de görüşülen Torba Kanun kapsamına alınarak esnafın prim gün sayısının 7 bin 200 düşürülmesi gerektiğini ifade eden Palandöken, "Cumhurbaşkanımız bu yılın sonuna kadar bunların sağlık hizmetlerinden mahrum bırakmamasıyla ilgili talimatıyla doktora gidebiliyoruz. Hastaneye gidebiliyoruz. Ancak ilaç alamıyoruz. Niye SSK’ya yani sisteme borcumuz görünüyor. Yatıramadığımız primler görünüyor. Tabii ki yatırmak istiyoruz. Sağlığımızın düzelmesi için de tedavi olmak için de ilacın lazım olduğunu biliyoruz. Onun için bir kolaylık yapılıp 7 bin 200 gün meselesi hakikaten sadece esnaf açısından değil yaklaşık neredeyse nüfusumuzun üçte birinin bu hizmet aldığı alanda bu konuda destek bekliyor. Bir makul süreye yayılıp hem borçların ödenmesiyle ilgili aynı şekilde bu norm birliğinin sağlandığı düzenlemedeki işlerin birlikte yapılmasının gerekliliğini anlıyoruz. Bu inşallah ki bu yasama döneminde kanunlaşır. Vatandaşlarımız da bu haksızlıktan kurtulur diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul YKS’ye günler kala kritik uyarı: "Fark oluşturan detaylar son günlerde saklı" Aday İlişkileri ve Tanıtım Direktörü Gonca Kırpıkoğlu, YKS’ye sayılı günler kala adayların en sık yaptığı 5 kritik hataya dikkat çekti ve sınav öncesi sürece ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Milyonlarca adayın katılacağı 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), 20-21 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek. Sınava artık sayılı günler kala öğrenciler kadar ailelerde de heyecan ve stres giderek artıyor. Uzun bir hazırlık sürecinin ardından adaylar son viraja girerken, özellikle bu dönemde yapılan küçük hatalar sınav performansını doğrudan etkileyebiliyor. İstanbul Arel Üniversitesi Aday İlişkileri ve Tanıtım Direktörü Gonca Kırpıkoğlu, sınav öncesindeki son günlerin doğru yönetilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek adayların en sık yaptığı 5 hataya dikkat çekti ve sürecin daha sağlıklı yönetilmesine yönelik önerilerini paylaştı. En sık yapılan 5 hata ve kritik öneriler Gonca Kırpıkoğlu, sınava kısa süre kala adayların özellikle psikolojik ve fiziksel dengelerini korumalarının büyük önem taşıdığını belirterek en sık yapılan hataları şu şekilde sıraladı: 1. Yeni konulara yönelmek "Bu süreçte sıfırdan yeni konu çalışmak çoğu öğrencide kaygıyı artırabiliyor. Son günlerde yeni konular yerine tekrar çalışmalarına, deneme analizlerine ve eksik görülen noktalara odaklanmak çok daha verimli olacaktır." 2. Uyku ve beslenme düzenini değiştirmek "Gece geç saatlere kadar ders çalışmak zihinsel performansı olumsuz etkileyebilir. Öğrencilerin sınav gününe kadar uyku düzenlerini korumaları ve biyolojik saatlerini sınav saatine göre planlamaları önemli. Ayrıca daha önce denenmemiş ağır yiyeceklerden uzak durulmalı." 3. Net sayılarına ve kıyaslamalara fazla odaklanmak "Son denemelerde istenilen sonuçlar alınamayabiliyor. Ancak denemelerin amacı eksikleri görmek ve süreci doğru yönetmektir. Öğrencilerin kendilerini başkalarıyla kıyaslamak yerine kendi gelişimlerine odaklanmaları gerekiyor." 4. Sınav stratejisini son anda değiştirmek "Aylardır uygulanan soru çözüm sırası ve sınav stratejisinin son günlerde değiştirilmesi öğrencinin dikkatini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle adayların alışık oldukları düzeni korumaları daha sağlıklı olacaktır." 5. Kaygıyı tamamen yok etmeye çalışmak "Belirli düzeyde kaygı sınav sürecinin doğal bir parçasıdır. Önemli olan kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil, doğru yönetebilmektir. Nefes egzersizleri, kısa yürüyüşler ve zihni rahatlatacak aktiviteler bu süreçte faydalı olabilir." Kırpıkoğlu, öğrencilerin son günlerde kendilerine gereğinden fazla yüklenmek yerine bugüne kadar verdikleri emeğe güvenmeleri gerektiğini belirterek "YKS önemli bir sınav ancak tek başına hayatın tamamını belirleyen bir süreç değil. Bu nedenle adayların son günlerde kaygıya değil, düzenli uykuya, doğru planlamaya ve psikolojik dengeye odaklanmaları büyük önem taşıyor. Sınav öncesindeki süreci doğru yönetmek, sınav anındaki performansı doğrudan etkileyebilir" ifadelerini kullandı.
Van Van’ın simgesi inci kefali sahildeki heykeliyle ilgi odağı oldu Van’ın önemli değerlerinden biri olan ve her yıl gerçekleştirdiği göç yolculuğuyla dikkat çeken inci kefali için yapılan heykel, Van Gölü sahiline yerleştirildi. Kısa sürede vatandaşların ilgisini çeken heykel, bölge halkından olumlu tepkiler aldı. Van’ın eşsiz doğal güzellikleri ve endemik türleri arasında ilk sıralarda yer alan, dünyada sadece Van Gölü havzasında yaşayan inci kefali (Chalcalburnus tarichi), bu kez bir sanat eseriyle kentin siluetindeki yerini aldı. Van Gölü sahiline yerleştirilen devasa inci kefali heykeli, hem yerel halk hem de kenti ziyaret eden turistler tarafından büyük bir beğeniyle karşılandı. Van kültürünün ve doğal yaşamının sembollerinden biri haline gelen inci kefalini temsil eden heykel, sahil bandına farklı bir görsellik kattı. Vatandaşlar heykelin hem şehrin tanıtımına katkı sunduğunu hem de inci kefalinin önemine dikkat çektiğini belirtti. Özellikle sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar ve fotoğraf çekmek isteyen ziyaretçiler heykelin önünde yoğunluk oluştururken, sosyal medyada da heykelle ilgili çok sayıda paylaşım yapıldı. Vatandaşlar, Van’ın doğal ve kültürel değerlerini yansıtan bu tür çalışmaların artırılması gerektiğini ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. İnci kefali heykelinin, yaz sezonunda Van Gölü sahiline gelen yerli ve yabancı turistlerin de ilgi noktalarından biri olması bekleniyor. "20 santim boyundaki bir balık üremek için kendi boyunun 10-15 katı yüksekliğindeki kayaları zıplayarak aşıyor" Van Gölü sahiline yerleştir,len inci kefalinin heykeli ile ilgili değerlendirme yapan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş, "İnci kefali Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularına adapte olmuş endemik bir balık türü. Dünyada sadece burada var ve burada yaşıyor. Normalde Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularında yaşamak çok zor bir hadise ama inci kefali bunu başarıyor. İnci kefali her ne kadar yaşamını Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularında sürdürse de üreme dönemi olan nisan ve temmuz ayları geldiği zaman üremek için göle dökülen akarsulara üreme göçü gerçekleştiriyor. İnci kefali akarsulara girdiği zaman kendi boyunun 10-15 katı yüksekliğindeki kayaları zıplayaraktan akarsuların 15-20 kilometre yukarısına çıkıyor. Kayaları geçerken belki de yüzlerce kez zıplıyor ve asla vazgeçmiyor. Akıntıyla mücadele ediyor, soğukla, dalgalarla, martılarla ve kendi boyunun 10-15 katı yüksekliğindeki kayalarla mücadele edip başarıyor. Bunu yapan sadece 20 santim boyundaki bir balık. İşte bu yönüyle inci kefali asla vazgeçmemenin dünyadaki en güzel simgelerinden birisi. Bugüne kadar Van Gölü kenarında arkamdaki gibi bir inci kefali maketi heykeli görmeniz mümkün değildi. Fakat Van İl Kültür Turizm Müdürlüğü ile Van Valiliği tarafından yapılan bu güzel eserle beraber adeta bir ruh, bir anlam kazanmış oldu. Buradan başta Van Valiliği olmak üzere Van İl Kültür Turizm Müdürlüğü’ne ve emeği geçenlere sonsuz teşekkür ediyoruz. Arkamdaki bu eserin gölün dört bir yanında çok daha fazla yere konulması gerekiyor. Çünkü artık inci kefali bölgemizin bir markası ve Van dediğimiz zaman aklımıza en önce gelen canlılardan birini oluşturuyor. (EKİP-ŞAK-