GENEL - 06 Haziran 2023 Salı 09:27

Depremde yıkım riski olan bölgeler tespit ediliyor

A
A
A
Depremde yıkım riski olan bölgeler tespit ediliyor

İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi akademisyenleri, İzmir ve çevresindeki muhtemel bir depremde risk arz edecek bölgeleri tespit etmek için harekete geçti.

İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi akademisyenleri, İzmir ve çevresindeki muhtemel bir depremde risk arz edecek bölgeleri tespit etmek için harekete geçti. Akademisyenler ilk tespitlere göre Aliağa’da bir risk alanı tespit ettiklerini söyledi.


Deprem kuşağında yer alan İzmir ve çevresinde meydana gelebilecek muhtemel bir deprem için çalışmalarını sürdüren Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) akademisyenleri, depremde risk arz edecek bölgeleri tespit etmek için harekete geçti. İzmir ve çevresine yerleştirilen 6 sabit, 28 geçici istasyonla ölçümler yapan DEÜ akademisyenleri, elde ettikleri verilerle riskli alanları tespit edecek.


Proje ile 30 Ekim 2020’de meydana gelen 6,6’lık Sisam depreminin ardından meydana gelen riskli bölgeleri tespit etmek istediklerini söyleyen DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Yer Fiziği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oya Pamukçu, “Depremsellik açısından uydu verileriyle de yanal yöndeki deformasyonlarla ilgili çalışmalarımız var. Arazi çalışmalarımız devam ediyor. Buradan elde ettiğimiz verilerle Sisam depreminden sonra İzmir çevresinde, Manisa’da ve çevre illerde gerilim alanının hangi yapıda olduğunu tespit edeceğiz. Bu çalışma sonucunda risk alanlarının tespitini kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.



“Aliağa bölgesinde bir risk alanı tespit ettik”


Sisam depreminin ardından İzmir’deki Buca Fayı’nın da çalışmaya başladığını söyleyen Prof. Dr. Pamukçu, “Buca Fayı’na yönelik araştırmalarımız var. Şu anki projede konum belirlemeyle, zamana bağlı olarak ne kadar yer değiştirdiğini, yer değiştirme hızını ve bu hıza bağlı olarak da depremden sonra meydana gelmiş ya da meydana gelmesi muhtemel yer değiştirmeleri tespit etmek için çalışıyoruz. Şu ana kadar yaptığımız birinci dönem çalışmalarımızda Aliağa bölgesinde bir risk alanı tespit ettik. İstasyonların çoğunun deprem fırtınasından etkilendiğini tespit ettik. Şu an yanal yönde çok bir değişim yok. Verilerimize dayanarak söylemem gerekirse stres altında olan bölge mevcut. Ama bunu Eylül ayındaki son ölçümlerimizden sonra net olarak söyleyebiliriz. Deformasyon açısından riski bölgeleri raporumuzda sunacağız” diye konuştu.



“Araştırmamızdaki yüksek riskli alanlardan bir tanesi olan Bornova zarar gördü”


2005 yılında Seferihisar merkezli meydana gelen 5,7 ve 5,9’luk depremlerin ardından yine böyle bir araştırma yaptıklarını ifade eden Prof. Dr. Pamukçu, “Söz konusu araştırmamızda riskli alanları çeşitli bilimsel ortamlarda sunmuştuk. Sisam depreminde, bu araştırmamızdaki yüksek riskli alanlardan bir tanesi olan Bornova zarar gördü. Bu projede sonraki hedefimiz bu verilerin erken uyarıda ne şekilde kullanacağıyla ilgili. Proje sonuçlarımız bir erken uyarı gibi davranacak. Riskli bölgelere dikkat edilmesi konusunda bir uyarı niteliği taşıyacak” ifadelerini kullandı.


Ege Denizi’ndeki Uzunada’ya da bir istasyon yerleştirdiklerini ifade eden Pamukçu, “Uzunada’daki istasyonumuz önemli bir konumda. Denizdeki tek kara parçası olarak kullandığımız kısım. Hem kuzeyi hem güneyi denetliyor. Herhangi bir deprem olduğunda Yunan adalarındaki istasyonlardan veri istemek durumundayız. Onlar da kendilerine göre bir prosedür uyguluyorlar, sonra verileri bize aktarıyorlar” şeklinde konuştu.



“Depremler artan sıklıkla devam ediyor”


Son 10 yıldır Ege Denizi ve kıyı bölgelerde sürekli depremlerin gerçekleştiğini söyleyen Pamukçu, “Depremler artan sıklıkla devam ediyor. Deprem, küresel şeklinde yayılan bir enerji ve hangi kırığın ne zaman çalışacağı, ne zaman nerede birikim oluşturacağını hesaplamak mümkün değil. Bazı yaş tayinlerinden, kırılma periyodundan fikir çıkarılıyor ama anlık tetiklenmelerde hangi fayın ne zaman çalışacağı kestirilemeyen bir şey. İşte bu tip çalışmalarla en azından alanı gözetim altında tutmuş oluyoruz” ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Atakum’da ikinci Hasan Ali Yücel Öykü Yarışması Samsun’un Atakum Belediyesi tarafından düzenlenen Hasan Ali Yücel Öykü Yarışması’nın ikincisi için başvurular başladı. Samsun sınırları içerisindeki okullarda ortaokul ve lise düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin katılabileceği yarışma için, son başvuru tarihi 1 Nisan Çarşamba günü olarak açıklandı. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’in geleneksel hale getirmek için başlattığı, serbest konulu Hasan Ali Yücel Öykü Yarışması bu yıl ikinci kez düzenleniyor. Eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in anısına düzenlenen organizasyon, edebiyata ilgi duyan gençleri buluşturacak. Yarışmaya, Samsun sınırları içerisindeki okullarda ortaokul ve lise düzeyinde öğrenim gören öğrenciler başvurabilecek. Finalistlere özel ödüllerin verileceği yarışmada ortaokul ve lise kategorilerinde birincilik ödülü 4 bin TL, ikincilik ödülü 3 bin TL, üçüncülük ödülü 2 bin TL, mansiyon ödülü bin 500 TL olarak bildirildi. Yarışmaya katılmak isteyen öğrencilerin, başvuru şartnamesine uygun olarak kaleme aldıkları eserlerini ve başvuru evraklarını Atakum Belediyesi web adresine e-mail olarak göndermesi gerekiyor. Yarışma için, son başvuru tarihi 1 Nisan Çarşamba günü olarak açıklandı. "Son derece önemli ve anlamlı" Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel geleneksel hale getirmek için başlattıkları Hasan Ali Yücel Öykü Yarışması’nın ikincisini düzenlemenin gururunu taşıdıklarını belirterek, "Türk eğitim sisteminin ve kültürel hayatının gelişmesi için büyük mücadele veren ve bu amaca hayatını adayan Eski Milli Eğitim Bakanımız Hasan Ali Yücel’in anısına, geçen yıl ilk kez düzenlediğimiz yarışmamızın ikincisini düzenliyoruz. Atakum Belediyesi olarak, son derece önemli ve anlamlı organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük onur duyuyoruz. Köy Enstitülerinin Kurucusu Hasan Ali Yücel’in eserlerini genç kuşaklara tanıtacak ve edebiyat dünyasına yeni yetenekler kazandıracak olan yarışmamızı, geleneksel hale getirmek için yola çıktığımızı geçen yıl söylemiştim. Bu yolda kararlı şekilde attığımız adımların gençlerimiz için güzel gelişmeleri başlatacağını düşünüyor ve edebiyata ilgi duyan çocuklarımızı, gençlerimizi yarışmamıza bekliyoruz" dedi.
Manisa MHP’li Atılgan: "Milli birlik her zamankinden daha önemli" MHP Alaşehir İlçe Başkanı Tahsin Atılgan, düzenlediği basın toplantısında uluslararası gelişmelerden yerel gündeme kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Atılgan, Türkiye’de milli birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi gerektiğini vurgularken Alaşehir’in deprem gerçeğine de dikkat çekti. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İlçe Başkanı Tahsin Atılgan, parti lokalinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Atılgan, konuşmasında milli birlik ve beraberlik vurgusu yaparak "iç cephenin güçlendirilmesinin" önemine dikkat çekti. MHP Alaşehir İlçe Başkanı Tahsin Atılgan, parti lokalinde düzenlenen toplantıda partililer ve basın mensuplarıyla bir araya geldi. Atılgan, 3 Mart tarihinde Ankara’da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin himayesinde düzenlenen iftar programına Manisa ve ilçelerinden yoğun katılım olduğunu belirterek, "Sayın Devlet Bahçeli’nin Alaşehirli hemşehrilerimize selamları var." dedi. Konuşmasında dünyada yaşanan gelişmelere de değinen Atılgan, küresel krizlerin Türkiye açısından milli birlik ve dayanışmanın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Atılgan, "İç cephenin güçlü tutulması, milli birlik ve beraberliğin korunması büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı. Türkiye’nin terörsüz bir gelecek hedefi doğrultusunda ilerlediğini belirten Atılgan, Türk-Kürt kardeşliğinin önemine dikkat çekerek bu konuda yapılan açıklamaların çarpıtılmaması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bölgesinde güçlü bir ülke olduğunu dile getiren Atılgan, savunma sanayinde atılan yerli ve milli adımlar sayesinde ülkenin dış tehditlere karşı daha hazırlıklı hale geldiğini belirtti. Atılgan, Türkiye’nin uluslararası sorunların çözümünde barış ve diplomasi yolunu benimsediğini ifade ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bu doğrultuda arabuluculuk girişimlerine hazır olduğunu söyledi. Basın toplantısında yerel konulara da değinen Atılgan, Alaşehir’in deprem kuşağında bulunduğunu hatırlatarak belediyenin bu konuda daha fazla çalışma yapması gerektiğini savundu. Atılgan, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu’na seslenerek deprem riskine karşı alınacak önlemlerin öncelikli olması gerektiğini ifade etti.
Manisa Sarıgöl’de üzüm bağları doluya karşı fileyle korunuyor Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üzüm üreticileri, bağlarını dolu tehlikesine karşı korumak için örtü çalışmalarını hızlandırdı. İlçede kurulan ekipler, bağları dolu fileleriyle kaplayarak ürün kaybını önlemeyi amaçlıyor. Sarıgöl Ovası’nda üzüm üreticileri, Mart ayında başlayıp Temmuz ayına kadar devam edebilen dolu riskine karşı bağlarını korumak için dolu file örtü sistemlerini kurmaya devam ediyor. Oluşturulan örtü ekipleri üreticilerin taleplerine göre sırayla bağlara giderek çalışmaları aralıksız sürdürüyor. Üretici Yıldırım Helvacı, dolu file sisteminin devlet destekli krediyle kurulduğunu belirterek, "Dolu olayları bölgemizde genellikle Mart ayında başlar ve Temmuz ayına kadar devam eder. Bu nedenle bağlarımızı doluya karşı korumak için örtü sistemi kuruyoruz. Bazı üreticilerimiz hasat sonuna kadar bu örtüleri bağların üzerinde bırakarak önlemlerini sürdürüyor." dedi. Bağlarda çalışan tarım işçisi Ramazan Karahan ise Sarıgöl Ovası’nda çok sayıda örtü ekibi kurulduğunu belirterek, "Önce bağların üzerine dolu fileleri çekiyoruz. Daha sonra Haziran ayında sıcak, kırağı ve iri yağmurlara karşı beyaz kanaviçe örtüler kullanıyoruz. Ekiplerimiz genellikle 8-10 kişiden oluşuyor ve bir günde iki ya da üç bağın örtüsünü tamamlayabiliyoruz." diye konuştu. Öte yandan Sarıgöl’de yaklaşık 113 bin dekarlık üzüm bağının yüzde 85’inin çeşitli koruyucu örtülerle kaplandığı öğrenildi.
Denizli Merkezefendi’de MAKUT ekibi afet hazırlığı için bir araya geldi Merkezefendi Belediyesi bünyesinde afetler sonrası iyileştirme çalışmalarında görev alacak Merkezefendi Arama Kurtarma Ekibi (MAKUT) personeli, AFAD İl Müdürlüğü tarafından daha önce verilen Temel Afet Eğitimi ve Çadır Kurma Eğitimi’nin ardından yeniden bir araya geldi. Merkezefendi Belediyesi, afetlere karşı hazırlık ve müdahale kapasitesini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü’nün sahasında, AFAD Denizli İl Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen buluşmada ekiplerin afet sonrası sahada yürütecekleri çalışmalar değerlendirildi. Daha önce verilen eğitimler kapsamında afet farkındalığı, müdahale süreçleri ve çadır kurulumu konularında edindikleri bilgileri pekiştiren MAKUT personeli, herhangi bir afet durumlarına karşı hazırlıklarını gözden geçirdi. "Her zaman hazır, her zaman görev başındayız" Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekerek, "Afetler sonrası iyileştirme çalışmalarında görev alacak MAKUT personelimiz, AFAD İl Müdürlüğü tarafından daha önce verilen temel afet eğitimi ve çadır kurma eğitimlerinin ardından bir araya geldi. Hemşerilerimizin güvenliği için her zaman hazır, her zaman görev başındayız" dedi. Gerçekleştirilen çalışmalarla birlikte MAKUT ekibi, Merkezefendi’de herhangi bir doğal afetler ve acil durumlara karşı daha donanımlı hale gelmeye devam ediyor.