GENEL - 04 Temmuz 2023 Salı 13:04

Altın İğne Projesi’yle kadınlar iş hayatına emin adım atıyor

A
A
A
Altın İğne Projesi’yle kadınlar iş hayatına emin adım atıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kadın istihdamını artırmak için bebek giysileri dikimi alanında başlattığı “Altın İğne” projesi meyvelerini vermeye başladı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kadın istihdamını artırmak için bebek giysileri dikimi alanında başlattığı “Altın İğne” projesi meyvelerini vermeye başladı. Kadın kursiyerlere eğitim sonunda yüzde 40 istihdam garantisi verdiklerini ifade eden Meslek Fabrikası Şube Müdürü Zeki Kapı, “44 mezun kadın kursiyerimizin 21’i işe girdi. İş hayatına katılmak isteyen tüm kadınları bu projeye davet ediyoruz” dedi.


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in kentte refahı büyütme ve adil paylaştırma hedefi doğrultusunda İzmir’de işgücü potansiyelini artırmak ve kalifiye eleman yetiştirmek için hizmet veren Meslek Fabrikası’nın “Altın İğne” projesi meyvelerini vermeye başladı. “Altın İğne” projesiyle bebek giysileri dikimi alanında kadın ve genç istihdamını artırmayı hedefleyen Meslek Fabrikası 150 kadın kursiyere yüzde 40 istihdam garantisi veriyor. Karabağlar, Bayraklı ve Halkapınar kurs merkezlerinde oluşturulan atölyelerde bebek ve çocuk giysileri diken kadınlar ise ilmek ilmek işledikleri hayallere bir adım daha yaklaşıyor.



"Kadın kursiyerler 3 bin 900 bebek giysisi dikti"


Altın İğne Projesi’yle ilk mezunları verdiklerini ifade eden Meslek Fabrikası Şube Müdürü Zeki Kapı, “Şu an 44 mezun kadın kursiyerimizin 21’i işe girdi. İşsizlik ve yoksullukla mücadele çerçevesinde kamusal kaynakları en verimli biçimde kullanıyoruz. İş hayatına katılmak isteyen tüm kadınları da bu projeye davet ediyoruz. Bugüne kadar proje çerçevesinde kadın kursiyerlerimiz 0-5 yaş grubu için 3 bin 900 bebek giysisi dikimi yaptı. Bizler de bu giysileri öncelikle deprem bölgesi olmak üzere ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık” dedi.



"İlk kazandığım parayla dikiş makinası alacağım"


Arkadaşından duyarak Meslek Fabrikası’nın yolunu tutan Kezban Alçay ise hikâyesini şu sözlerle dile getirdi:


“Hocalarımız A’dan Z’ye her şeyi bize öğretti. Üzerimdeki kıyafetleri kendim diktim. Çocuklarıma, yakınlarıma kendim dikiyorum artık. Buraya gelmekten çok mutluyum. Koşarak geliyorum. Böyle imkanlar başka yerde yok. Makinaları çok kaliteli, öğretmenler çok ilgili. Çalışacağım ve ilk kazandığım parayla dikiş makinası alacağım, çünkü dikiş dikmeyi çok seviyorum.”



"Bu fırsat kaçmazdı"


4 çocuk annesi kursiyer Gurbet Güzel dikişe meraklı olduğu için Karabağlar Kurs Merkezi’nde eğitim görmek istediğini ifade ederek, “Arkadaşım bir ay önce geldi, eğitim aldı. Burada mesleği öğrendi ve istediği yerde işe girdi. Ben de arkadaşımı gördüm ve ‘Neden ben yapmayım’ dedim. Biz anneler için büyük bir gurur ve güzel bir fırsat. Umudumuzun yok olduğu yerde umut varmış. Ben çalışmak istiyorum. Nakış da biliyorum. Hayallerimi dikişe döküp nakışla birleştirip üretmek istiyorum” diye konuştu.



"Hiç yapamayacağız sanmıştım"


20 yaşındaki Ebru Altın ise üniversite sınavına hazırlandığını ifade ederek, “Lisede mobilya ve iç mekan tasarımı okudum ancak benim dikişe merakım vardı. Meslek Fabrikası’nın bu projesini duydum ve hemen kayıt oldum. Hiç yapamayacağız sanmıştım ama hocalarımız sayesinde bu işleri çok kolay öğrendik” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Kavaklıdere’de vatandaşlara yangın bilgilendirme eğitimi verildi Kavaklıdere Orman İşletme Müdürlüğü, orman köylerine yönelik yangın bilgilendirme toplantıları düzenlemeye başladı. İşletme Müdürü Mehmet Akbıyıkoğlu ve İşletme Şefleri, Topçam, Kurucova, Çamlıyurt, Nebiler, Çatak ve Menteşe mahallelerinde vatandaşlarla bir araya gelerek orman yangınları hakkında bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yürüttü. Toplantılarda, orman yangınlarının önlenmesi, yangınlara karşı alınacak önlemler ve yangın anında yapılması gerekenler hakkında ayrıntılı bilgiler verildi. Ayrıca, yangın riskinin yüksek olduğu yaz aylarında dikkat edilmesi gereken hususlar ve vatandaşların üzerine düşen sorumluluklar vurgulandı. İşletme Müdürü Mehmet Akbıyıkoğlu, eğitimlerin amacının orman köylerinde yaşayan vatandaşları yangın riskleri konusunda bilinçlendirmek ve muhtemel yangın durumlarında hızlı ve etkili müdahale sağlamak olduğunu belirtti. Akbıyıkoğlu, "Orman yangınları, hem doğal hayatı hem de köylülerin geçim kaynaklarını tehdit eden ciddi bir sorundur. Bu nedenle, vatandaşlarımızın yangınlara karşı bilinçli ve hazırlıklı olmaları büyük önem taşımaktadır" dedi. Toplantılar sırasında orman köylerinin ihtiyaçları ve yangınla mücadeleye katkı sağlayacak öneriler de ele alındı. Kavaklıdere Orman İşletme Müdürlüğü yetkilileri, bu tür bilgilendirme toplantılarının devam edeceğini ve yangın riskinin azaltılması için vatandaşların bilinçlendirilmesine yönelik çalışmaların süreceğini ifade etti. Eğitimlere katılan köylüler, bu tür bilgilendirme toplantılarının faydalı olduğunu belirterek, yangınlarla mücadelede daha bilinçli hareket edeceklerini söyledi.
Kayseri Başkan Büyükkılıç; Çerkes Sürgünü’nü 160. yılında unutmadı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; 21 Mayıs 1864 yılında gerçekleşen Çerkes Sürgünü’nün 160’ıncı yıl dönümünde, “Çerkeslerin anavatanları Kafkasya’dan sürülmesinin 160’ıncı sene-i devriyesinde, hayatını kaybeden Çerkes kardeşlerimize Allah’tan rahmet, geride kalanlara da sağlıklı ömürler diliyorum” dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Çerkes Sürgünü’nün yıl dönümünde bir mesaj yayımlayarak, Çarlık Rusyası’nın, Kafkaslardan Çerkes halkını sürgüne göndermesinin üzerinden 160 yıl geçtiğini hatırlattı. Başkan Büyükkılıç, Rusya’nın Karadeniz sahiline inme politikası gereği Kuzey Kafkasya’yı ele geçirme amacıyla başlattığı kanlı Kafkas-Rus Çarlığı Savaşı’nda, resmi olmayan rakamlara göre o dönem 1,5 milyona yakın Çerkes’in bir ay içinde sürgün edildiğini, yoldaki şartlar, salgın hastalıklar, açlık gibi nedenlerle yaklaşık 500 bin Çerkes’in hayatını kaybettiğini söyledi. Tarihin en acı ve sarsıcı olaylarından biri olarak nitelendirilen ve insanlık tarihine "kara leke" olarak geçen Çerkes Sürgünü’nün üzerinden 160 yıl geçmesine rağmen bu hazin hadiseyi unutmadıklarını ve unutmayacaklarını vurgulayan Büyükkılıç, “Osmanlı topraklarına bile ulaşamadan binlerce kişinin öldüğü bu sürgün tarihin en acı hadiselerinden birisi olarak nitelendiriliyor. İnsanlık dışı süreçte Çerkeslerin zulme ve işgale karşı verdikleri kahramanca mücadele de hep hafızalarda yer edecek. Kadim şehrimizde 100 bine yakın Çerkes yaşamını sürdürmektedir. Bu kapsamda Kayseri’deki Kafkas Dernekleri’mizin de çalışmalarını yakından takip ediyoruz” diye konuştu. Başkan Büyükkkılıç, mesajında; "Ülkemizde barış, huzur ve kardeşlik içerisinde yaşamaya devam ediyoruz. Çerkeslerin anavatanları Kafkasya’dan sürülmesinin 160’ıncı sene-i devriyesinde, hayatını kaybeden Çerkes kardeşlerimize Allah’tan rahmet, geride kalanlara da sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler diliyorum" ifadelerini kullandı.
Amasya Çocuk oyuncağından esinlenilen lego betona Avrupa’dan talip çıktı Amasya Üniversitesi’nde Doç. Dr. Murat Gökçe ve kimya mühendisi eşi Sonnur Gökçe’nin çocuklarına oyuncak için almalarının sonrasında projelerine esinlenerek geliştirdiği balistik lego betona Avrupa’dan talip çıktı. Uçaksavar mermisi bile geçirmeyen türü geliştirilip yüksek ısıya ve depreme dayanabilen lego betondan ilk ev kolayca inşa edildi. Avrupa’dan bir firmayla bayilik için görüşmelerinin yanı sıra yurt içinden de gelen taleplerle umutlanan çift, legolardan deprem kaçış yuvası tasarlamayı da planlıyor. Uçaksavar mermisini durdurdu Herhangi bir montaja gerek kalmadan birbirine geçen parçalardan oluşan "Lego" adlı oyuncaklardan yola çıkan Gökçe çifti, tahrip gücü yüksek silahlara bile dayanıklı olduğu kanıtlanan lego beton üretti. Modüler balistik lego betonun denemesi için askerler tarafından testler uygulandı. Lego beton, 14.5 mm’lik uçaksavar mermisini sistemin önünde hiçbir koruma olmadan durdurmayı başardı. Evin çatısı da legolardan oluşturuldu Savunma sanayiinde, karakollarda ve mevzilerde sökülüp başka bir yere taşınmasının mümkün olabileceği sistem konutlar içinde uygulanabiliyor. Amasya merkeze bağlı Ziyaret beldesi Saraycık Mahallesi’nde tamamı lego betondan bir bağ evi inşa edildi. Evin kemerlerin bir araya geldiği tonoz şekilli çatısı da yine legolardan oluşturuldu. "Kendi evini kendin yap" Sistemin güvenli konutlar için ideal olduğunu belirten Doç. Dr. Gökçe, “Yalıtımlı lego beton üreterek kendi evini kendin yap’ uygulamasını başlattık. Hiçbir bağlayıcı ve uzman ustalık gerektirmeden bir baba, oğul evlerini birkaç günde inşa edebilir. Savunma sanayisi için 35 kilo olan bu ürünün ağırlığını yarıya düşürdük. Ayrıca çatı sistemi de legodan” dedi. Bir Avrupa Birliği ülkesiyle bayilik süreci başladı Ürüne yurtdışından da talipler çıkmaya başladığını anlatan Amasya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Yapı Bilgisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Gökçe, “Yurt dışından bayilikler istenmeye başlandı. Bir Avrupa Birliği ülkesiyle bayilik sürecimiz devam ediyor. Bir firma oldukça istekli şekilde bizimle iletişime geçti. Yurt içinde de kendi evini yapmak isteyen vatandaşlar bizimle iletişim halinde” diye konuştu. “Çocuk oyuncağından esinlendik” Büyük uğraşlar verdikleri projeyi çocuklarını oynattıkları legolardan esinlenerek hayata geçirdiklerine değinen Kimya Mühendisi Sonnur Gökçe de “Önce legodan beton oyuncak kalıpları yaptık. Sonra da büyüterek bunun inşaat alanında kullanılabileceğini değerlendirdik. İnşallah hayırlı sonuçlar alırız” şeklinde konuştu. Sıcak havalarda serin, serin havalarda da sıcak tutacak özellikte Lego betondan inşa edilmesi sonucu depreme dayanıklı ve ortamı sıcak havalarda serin, serin havalarda da sıcak tutabilen özellikte duvarlara sahip bir bağ evinin sahibi olacak Doç. Dr. Okan Murat Dede ise sistemin maden ocaklarının çatkısında kullanılabileceğine işaret etti.