YEREL HABERLER - 21 Mart 2012 Çarşamba 12:13

İZMİR`İN YENİLİK STRATEJİSİ OLUŞTURULUYOR

A
A
A
İZMİR`İN YENİLİK STRATEJİSİ OLUŞTURULUYOR

İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA), Ege Üniversitesi Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (EBİLTEM) ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İzmir Bölge Müdürlüğü işbirliğiyle yürütülen, İzmir Bölgesel Yenilik Stratejisinin Oluşturulması Projesi kapsamında İzmir Yenilik Stratejisi Çalıştayı yapıldı.
Mövenpick Otel`de gerçekleşen çalıştaya İzmir`deki konu ile ilgili kamu, özel, sivil toplum kuruluşları ve üniversite temsilcilerinin yanı sıra TÜBİTAK, Kalkınma Bakanlığı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı gibi ulusal kuruluşların temsilcileri de katılım sağladı. 50 kişinin yer aldığı Yenilik Çalıştayı`nda, İzmir`de Ar-Ge ve yenilik potansiyelinin nasıl geliştirilebileceği masaya yatırıldı.
Açılış konuşmasında İZKA Genel Sekreteri Dr. Ergüder Can, İzmir`de sanayinin teknoloji içeriği güçlü ve katma değeri yüksek ürünlere doğru yapısal bir değişime gitmesini amaçladıklarını belirterek, çalıştayda yapılan tespit ve somut eylem önerilerinin İzmir`in yenilik kapasitesinin geliştirilmesi ve bu amaca yaklaşmak açısından önem taşıdığını belirtti.
6 STRATEJİK ÖNCELİK BELİRLENDİ
İZKA Planlama Programlama ve Koordinasyon Birimi Uzmanı Saygın Can Oğuz, İzmir Yenilik Stratejisinin oluşturulması kapsamında bugüne kadar yapılan çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verdi. Mevcut durumun tespitine yönelik analiz sonuçlarına göre, bölgede yapılması gerekenleri 6 Stratejik Öncelik altında şu şekilde sıraladı: "İzmir`in Araştırma Altyapısının Güçlendirilmesi. Bilim, teknoloji ve yenilik alanında kurumsal yapılanma ve kapasitenin geliştirilmesi. Bilim, teknoloji ve yenilik alanında insan kaynaklarının geliştirilmesi. Araştırma Sonuçlarının Ticarileşmesinin Desteklenmesi. İzmir`in yenilik ekosisteminin iyileştirilmesi. İzmir`de Ar-Ge, yenilik ve girişimciliğinin finansmanının geliştirilmesi."
Dört oturumda gerçekleşen çalıştayda, katılımcılar İzmir`de söz konusu stratejik önceliklere yönelik atılacak adımları tartıştı. Kısa, orta ve uzun vadede farklı kuruluşlar tarafından yapılması gerekenlerin "hedefler ve eylemler" olarak belirlendiği çalıştayın sonuçları, önümüzdeki günlerde paylaşılacak.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Manyas’ta çeltik üreticileriyle sezon öncesi istişare toplantısı düzenlendi Türkiye’nin önemli çeltik üretim merkezlerinden Manyas’ta, sezon öncesi planlama ve istişare toplantısı gerçekleştirildi. Manyas Müftülüğü toplantı salonunda, Çeltik Komisyonu Başkanı Manyas Kaymakamı Mustafa Salih Bayram başkanlığında düzenlenen toplantıya komisyon üyeleri ile çeltik üreticileri katıldı. Toplantıda yeni sezon öncesi üretim planlaması, ruhsat bedelleri ve sivrisinekle mücadele konuları ele alındı. Geçtiğimiz yıl kayıtlara göre ilçede 85 bin 532 dekar alanda çeltik ekimi yapıldığını belirten Kaymakam Bayram, yaz aylarında artan sivrisinek yoğunluğuna ilişkin şikayetler aldıklarını ifade etti. Sivrisinekle etkin mücadele için mevcut tek aracın yetersiz kaldığını dile getiren Bayram, yeni bir araç alımı ile mücadelede kullanılmak üzere drone kiralanmasının planlandığını söyledi. Bu kapsamda, geçen yıl dekar başına 42 Türk lirası olan çeltik ruhsat bedelinin bu sezon için 90-100 Türk lirası aralığında belirlenmesinin gündemde olduğunu aktaran Bayram, "Çeltik ilçemiz için önemli, ancak biz diğer üreticilerimizi ve vatandaşlarımızı da düşünmek zorundayız. Sizler de komşularınızın farklı bitki eken tarlalarına kul hakkına girmemek için ekim sırasında sızdırmazlık kanallarınızı yapın, aksi halde şikayet anında biz cezai müeyyide uygulamak zorunda kalıyoruz. Ruhsat ücretlerini bu yıla mahsus olarak arttırmak istiyoruz, bu kararı komisyon olarak da alabilirdik ancak üreticilerimiz ile bu kararı alalım dedik" dedi. Manyas Barajı’ndaki doluluk oranının yüzde 72 seviyesinde olduğunu kaydeden Bayram, bu yıl su sıkıntısı yaşanmasının beklenmediğini ve çeltik ekiminde herhangi bir kısıtlamaya gidilmeyeceğini açıkladı.
Eskişehir Rehber öğretmenin yüzüne sıcak çay fırlattığı fizik öğretmeni feci şekilde yandı Eskişehir’de bir okuldaki rehber öğretmenin, fizik öğretmenine sıcak çay fırlattığı öne sürüldü. Yüzü yanan öğretmen, "Bir kupa sıcak çayı yüzüme çaldı. Sadece içerisindeki sıcak suyu, kaynar çayı kasıtlı olarak üzerime fırlattı ve beni haşladı" dedi. Olay, Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. İddiaya göre; fizik öğretmeni ve aynı zamanda idareci olan 2 çocuk babası Serkan Keskinbaş ile rehber öğretmen T.G. arasında 2 Şubat’ta bir olay yaşandı. Rehber öğretmen T.G.’nin Keskinbaş’ı sözlü olarak kışkırtıp omuz attığı öne sürüldü. Bu olaydan 4 gün sonra, 6 Şubat tarihinde odasına giden Serkan Keskinbaş, arkasından yanaşan T.G.’nin kendisini korkuttuğunu söyledi. Buna sinirlenen Keskinbaş, T.G.’nin odasını terk etmesini istedi. T.G.’nin ise kendisini sinirli bir biçimde ifade eden Keskinbaş’a tepki gösterip küfür ettiği iddia edildi. Bu sözlerden sonra iyice öfkelen fizik öğretmeni, T.G.’ye odayı terk etmesini söyledi. O sırada T.G.’nin elinde tuttuğu sıcak çay dolu kupayı Serkan Keskinbaş’ın yüzüne doğru savurduğu iddia edildi. Yüzü yanan Keskinbaş okuldakiler tarafından hastaneye götürülürken, yüzünde 1’inci derece yanık oluştuğu belirlendi. Halen tedavisi süren öğretmenin T.G. hakkında şikayetçi olduğu öğrenildi. "Yanıma yaklaşarak omuz attı" Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi’nde görevi sırasında T.G. isimli rehberlik öğretmeninden baskı gördüğünü iddia eden Serkan Keskinbaş, "Okulumuzdaki rehberlik servisiyle ilgili rehber öğretmenimiz tarafından sürekli bir zorbalığa maruz kaldım. Hem öğrencilerin hem velilerin hem öğretmen arkadaşlarımın yanında bana sürekli bir lakap taktı. Hayvan figürleriyle, ’Kral ne yapıyorsun’, ’Bir gün bana tekmil vermedin’ diyerek beni hep rencide etti ve küçük duruma düşürdü. Ben hem kendisiyle hem de okul müdürüyle paylaştım, rahatsız olduğumu ifade ettim ama kendisi oralı olmadı. Böyle davranmaya devam etti. Ben de yine işime gücüme devam ettim. 2 Şubat Pazartesi günü bayrak töreninde okul müdürünün yanında bulunurken kendisi benim yanıma geldi, yaklaşarak omuz attı. Yine aynı şekilde lakap takarak orada tören içerisinde beni yine küçük duruma düşürdü ve ben bu durumdan rahatsız oldum ve odama doğru yöneldim. Odama gittim, sakinleşmeye çalıştım; sonra okul müdürüne derdimi anlattım, o gerekli uyarıları yapacağını söyledi" dedi. "Temasta bulundu ve beni korkuttu" Olay günüyle alakalı konuşan Keskinbaş şöyle devam etti; "Akabinde 6 Şubat olay günü ben mesaime başladım, eğitim öğretimle ilgili iş ve işlemleri yapmak üzere. Okulda 1 dakikalık saygı duruşu ve deprem farkındalık çalışması yapılması için öğretmen grubundan, WhatsApp grubundan paylaşım yaptım. Benim ertesi gün görevde yükselme sınavım vardı. O sınavın giriş belgelerini ve eşyalarımı hazırlarken dalmışım. Benim kapım da her zaman açıktır bütün öğrencilere, velilere. Okulumuz rehber öğretmeni hocamız sessizce kapıyı çalmadan, sinsice gelerek arkamdan "Böh" diyerek böyle bana dokunarak temasta bulundu ve beni korkuttu. Evet, şaka yapıyor; daha sonra ben döndüm arkamı, rehber öğretmenini görünce çok şaşırdım. Yani o kadar korktum ki yüreğim ağzıma geldi. Döndüm "Sen dışarı çık" dedim. Böyle yaklaşılır mı yani insana?" "Sıcak çayı yüzüme fırlattı" Fizik öğretmeni Serkan Keskinbaş, "Akabinde bana iki tane ağır küfür etti, ağza alınmayacak, Ben kendisine kesinlikle sözlü olarak onun aynı dilinden cevap vermedim. Daha sonra çıkması için şöyle kendisini savurdum. Ondan sonra elindeki sıcak çayı benim yüzüme doğru fırlattı. Bardağı fırlatmadı. Sadece içerisindeki kaynar çayı yüzüme kasıtlı olarak fırlattı ve beni haşladı. Emniyetten de geldiler, fotoğraflar çekildi. Benim odamda komple çay izleri var. Kendisi "Arbede sırasında yaşandı" şeklinde savunmaya geçiyormuş. Ama öyle değil. Beni yaralamaya yönelik ve yüzümü hedef alarak sıcak kaynar çayı yüzüme doğru fırlattı. Çok şok oldum bu durum karşısında" dedi. "‘Bana yardım edin, benim yüzüm yandı’ dedim" Olay sonrasında tedavi altına alınan ve şu anda okula gidemeyen öğretmen Keskinbaş, "Daha sonra işte odayı terk etti. Arkadaşlarım yöneldi odaya. Okuldaki İngilizce öğretmenimiz, nöbetçi öğretmenlerimiz geldi. Ben onlara şunu söyledim: "Bana yardım edin, benim yüzüm yandı." Hemen soğuk suyla yüzümü yıkadım ve okul müdürünü aradım. O da "Bir dakika oradayım" dedi. Hemen geldi ve beni hastaneye götürdü. Alnım, göz kapaklarımın altı, kaşımda birinci dereceden yanık oluştu. Gözümde de hafif ödem olduğunu söyledi. Ama "Allah’tan göz kapaklarını kapatmışsın, zarar gelmemiş" dedi. Kalıcı hasar olmayacağı, iz olmayacağı söylendi. Bu sürede ailem, çocuklarım, annem çok üzüldü, mahvoldu. Görevime bıraktığım yerden devam etmek istiyorum. Çünkü ben devletimi çok seven bir idareciyim ve gençlere hizmet etmeye bayılan bir idareciyim" diye konuştu.