ASAYİŞ - 07 Nisan 2012 Cumartesi 15:20

İZMİR`DE TABUTLU "ESAD" PROTESTOSU

A
A
A
İZMİR`DE TABUTLU "ESAD" PROTESTOSU

İzmir`de bir grup ellerinde taşıdıkları tabutlarla Suriye lideri Beşar Esad`ı protesto etti.
Basmane Garı önünde toplanan çeşitli sivil toplum örgütlerinden yaklaşık 140 kişi, ellerinde tabutlarla Konak Meydanı`na doğru yürüyüşe geçti. Zaman zaman trafiğin aksamasına sebep olan eylemciler, meydanda sloganlar atarak, temsili tabutları Konak Camii önüne bıraktı. Öğle namazının ardından gıyabi cenaze namazı kılan grup, Suriye ile canlı telefon bağlantısı kurarak, Suriye`deki Halit Hoca`dan Suriye`de yaşananlar hakkında bilgi aldı. Halit Hoca Suriye`deki gelişmeleri anlattı. Grup adına açıklama
yapan avukat Halit Çelik, "Suriye`de yaşanan katliamların ambargonun yaşanan savaşın durmasını istiyoruz" dedi.
Grup açıklamanın ardından olaysız dağıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Hem sağlığını koruyor, hem de paylaşmanın mutluluğunu yaşıyor Aydın’ın Koçarlı ilçesinde yaşayan 61 yaşındaki emekli İlyas Avcı doğaya çıkarak topladığı kedirgen ve sarmaşıkları ihtiyaç sahipleriyle paylaşırken, aktif yaşamıyla da çevresine örnek oluyor. Çakmar Mahallesi’nde ikamet eden İlyas Avcı fırsat buldukça doğaya çıkarak yürüyüş yapıyor. Diyabet ve kolesterol rahatsızlıkları bulunduğunu belirten Avcı buna rağmen hayattan kopmadığını, aksine daha fazla hareket etmeye özen gösterdiğini dile getirirken, doğada vakit geçirmenin kendisi için önemli olduğunu vurgulayarak yürüyüş yaparak hem fiziksel olarak aktif kaldığını hem de moral bulduğunu söyledi. Topladığı ürünlerin bir kısmını kendisi için ayırdığını ancak önemli bir bölümünü mahallede evlerinden çıkamayan yada ihtiyaç sahibi olan vatandaşlara ulaştırdığını ifade eden Avcı, paylaşmanın kendisine büyük mutluluk verdiğini kaydetti. Emekli olduğunu ve fırsat buldukça dışarıya gezmeye çıktığını kaydeden Avcı, "Çıktığımda da mevsimi geldiyse sarmaşık ve kuşkonmaz olarak bilinen kedirgen toplarım. Çok şükür kendime yetecek gelirim var. Topladıklarımın bir kısmını kendim yerim, bir kısmını da mahallemizde dışarı çıkıp toplayamayan ya da almaya maddi gücü yetmeyen insanlara dağıtırım" dedi. Evde oturmak yerine doğaya çıkmayı tercih ettiğini ve bu durumun kendisine mutluluk verdiğini belirten Avcı, "Bu durum hem benim için bir hareket oluyor. Sürekli yürüyüş yapmış oluyorum, evde kalmamış oluyorum. İnsan hareket ettikçe kendini daha iyi hissediyor. Aynı zamanda insanlardan hayır duası alıyorum, bu da beni mutlu ediyor" diye konuştu.
Zonguldak Zonguldak’ın son ayakkabı imalatçısı 26 yıllık atölyesinde teknolojiyle yarışıyor Zonguldak’ta çocuk yaşta öğrenmeye başladığı ayakkabı imalatçılığını 26 yıllık atölyesinde sürdüren 54 yaşındaki Engin Bir, teknolojiyle yarışıyor. Kendisinden başka imalat ustası bulunmayan kentte mesleğini yaşatmaya çalışan Bir, "Teknolojiyi takip ettik, hiç geri kalmadık. Bu şekilde ayakta kalmayı başardık" dedi. Zonguldak’ta 11 yaşında ayakkabı imalatçılığına başlayan 54 yaşındaki Engin Bir, Dilaver Mahallesi’ndeki bir atölyede çalışmaya başladı. Burada mesleğini öğrenerek geliştiren Bir, yıllar sonra Asma Mahallesi’nde ustasından devraldığı atölyesinde 26 yıldır ayakkabı imalatçılığı yapıyor. Bir, il genelinde ayakkabı imalatı yapan son usta olarak zamana direniyor. Meslek hayatına çocuk yaşta adım attığını anlatan Bir, işine duyduğu tutkunun başarısındaki temel etken olduğunu vurguladı. Sürekli gelişen teknolojiye de ayak uydurduğunu belirten deneyimli usta, süreci şu sözlerle anlattı: "Bu mesleğe 11 yaşımda başladım, çocuk yaşlarında ve 42 yılı aşkın devam etmekteyim. Severek yapıyorum. Bir işi severek yaparsanız başarı kaçınılmaz olur, her zaman peşinden gelir. Biz de severek yaptık. Teknolojiyi takip ettik, hiç geri kalmadık. Bu şekilde ayakta kalmayı başardık. Ustamdan devraldım, 26 yıl oldu. 26 yıldır da kendi iş yerim olarak devam ediyorum." "Bizden sonra bu işi yapan yok" Eski yıllardaki iş yoğunluğunu özlemle yad eden zanaatkar, çıraklık dönemlerindeki hareketliliğin zamanla kaybolduğuna değindi: "80’li yıllarda, 90’lı yıllarda iş daha fazlaydı çıraklık yıllarımızda. Daha sonra 2000’li yıllarda yine iyiydi, gün geçtikçe meslekte pek talep olmadı. Öğrenen anlamında talep olmadı. Şu an son temsilcileri biz diyebiliriz. İmalat olarak Zonguldak’ta yok. İlçelerde de bildiğim kadarıyla yok. Bir tek imalatçı olarak ben varım. 26 yıldır imalat yapıyorum. Başka da bu işi yapan yok. Tamirci arkadaşlarımız var ama imalatçı olarak yok." "Ham maddeyi İstanbul’dan bulabiliyoruz" Şehirdeki ham madde sıkıntısının üretimi zorlaştırdığına dikkat çeken Bir, tedarik sürecinde yaşadıkları değişimi şu ifadelerle aktardı: "Ham maddeye biz İstanbul piyasasından erişiyoruz. Öyle Zonguldak şartlarında bu işi yapmak zor. ’Hadi’ dediğinizde her malzemeye ulaşma şansınız yok. İstediğiniz deriyi bazen bulamayabiliyorsunuz. Onun için Zonguldak şartlarında zor bu işi yapmak. Ham maddeyi satan malzemeciler önceden Zonguldak’ta vardı ama onlar da bıraktı. Artık biz sadece İstanbul’a kaldık. Düzenli olarak şu an hep İstanbul piyasasından alışveriş yapıyoruz. Deri de olsun, tabanı olsun, yan malzemesi olsun tamamen İstanbul piyasasından alıyoruz." "İstanbul’dan bile gelen müşterimiz var" Seri üretim yerine butik ve özenli çalışmayı tercih ettiğini belirten usta, modayı ve fuarları yakından takip ederek ayakta kaldıklarını ifade etti: "Bizimkisi seri değil. Bir günde benim hiçbir işe bakmasam yapacağım 8 çift ayakkabı. Tabii biz bunun daha azını yapıyoruz, daha özen gösteriyoruz. Talep görüyor, görmese zaten başaramayız, bu şekilde yürütemeyiz. Sürekli ben gündemi takip ettiğim için müşteri de bunu biliyor. Gelip sorabiliyor ’Abi yeni bir şey var mı, ne çıkarttın?’ o şekilde sorabiliyor. Sürekli fuarları takip ediyoruz. Yan sanayi fuarlarını, modelistleri takip ediyoruz. Yoksa bu işi başarmanız zor. Özel imalat yaptıran, Zonguldak il dışından gelen, bazen yeri oluyor ki İstanbul’dan bile gelen müşterimiz var." Orijinal kalıplarla kusursuz tamir İmalatın yanı sıra mesaisinin büyük bölümünü ayakkabı tamirine ayırdığını da sözlerine ekleyen Engin Bir, kalıpları ellerinde bulundurmanın avantajını müşterilerine yansıttığını söyledi: "Tamir için de sık müşterimiz var. Yarı yarıya işimiz de tamirden. Tamirde de sürekli yeniliği takip ettiğimiz için, imalatçı olduğumuz için, taban değişecekse yeni model ayakkabıların kalıbı da bizde olduğu için orijinal bir şekilde tabana değişip verebiliyoruz. Bundan da müşterimiz memnun kalıyor. 26 yıldır kendi iş yerim olarak buradayım ve yapabildiğim kadar bu mesleği yapmayı düşünüyorum, götürmeyi düşünüyorum. Sağlık sıhhat ne gösterir bilemeyiz. Sağlığımız elverdiği sürece mesleğimi yapmayı düşünüyorum."
Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü Dursun: "Turizmde bilinirliğimiz arttıkça ziyaretçi sayılarımız da artıyor" Kayseri’de 15-22 Nisan Turizm Haftası dolayısıyla düzenlenen çelenk koyma töreninde konuşan Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, "Turizmde bilinirliğimiz arttıkça ziyaretçi sayılarımız da artıyor" dedi. Cumhuriyet Meydanı’nda çelek koymanın ardından saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam eden programa Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kenan Güllü, Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Akşehirlioğlu, protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Turizm çalışmaları ile ziyaretçi sayısını arttırdıklarını söyleyen Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, "15-22 Nisan biliyorsunuz ki her yıl Turizm Haftası olarak kutlanıyor. Bu yıl da 50.’sini kutluyoruz. Şehrimiz birçok doğal ve tarihi güzellikleriyle turizm değerlerine sahip. Özellikle son dönemlerde valimizin Soğanlı ve birçok noktamızda başlatmış olduğu çalışmalar Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç’ın da destekleri ve çalışmalarla beraber bakanlığımız ve sektördeki bütün paydaşlarımızla beraber her yıl turizmde şehrimize ziyaretçi sayısında da artış oluyor. Her yıl da yeni noktalarımızın bilinirliği artıyor. Hafta kapsamında turizm değerlerimizin anlatılmasına yönelik çalışma ve etkinliklerimiz olacak. Bütün hemşehrilerimizi davet etmek istiyorum ben. Erciyesimiz bu yıl çok sayıda misafir ağırladı. Gerçekten tüm zamanların rekorunu kırdı. Bunun dışında da çeşitli turizm noktalarımızda da benzer şekilde bilinirlik arttıkça ziyaretçi sayılarımızda da artış gerçekleşiyor" dedi. Dursun, şehrin birçok noktasında çalışmaların yapıldığını söyleyerek, "Soğanlı olsun, Erdemli olsun, Yahyalı Kapuzbaşı, şehir merkezi bunun dışında tarihi dokular, Kültepe, Koramaz Vadisi gibi birçok noktanın ziyaretçi sayılarında gerçekten güzel artışlar gerçekleşti. İnşallah çalışmalarımız devam edecek. Yeni noktalarımız biliyorsunuz son dönemde özellikle Örenşehir, Örenyeri oldu. Orası yakın zamanda yapılacak çalışmalarla ziyaretçilere açılacak. Bizim amacımız birçok değerin tanıtılması, bilinirliğinin arttırılması. Bu anlamda da çalışıyoruz. Eğrihöyük Kazısı Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı olarak Prof. Dr. Ekin Kozal hocamız tarafından başlatılacak. İnşallah bu yıl yeni bir değerimizin de ortaya çıkmasına yönelik ilk adımlar atılıyor. Kazılar ilerledikçe oradaki çalışmalar açığa çıktıkça şehrimize tarih ve kültür anlamında önemli veriler sunacağını düşünüyoruz. Ben Turizm Haftası’nın kutlu olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi.