GÜNDEM - 21 Nisan 2025 Pazartesi 12:26

Adalet Bakan Yardımcısı Can: "Mayınlı bir arazide koşuyoruz"

A
A
A
Adalet Bakan Yardımcısı Can: "Mayınlı bir arazide koşuyoruz"

Denetimli Serbestlik 20. Yıl Bölge Toplantıları’nın 2’ncisi İzmir’de düzenlendi. Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can, "Mayınlı bir arazide koşuyoruz. 1 milyon kişi ceza hukuku sisteminde ve infaz sisteminde olduğu halde bir ’cezasızlık’ algısından bahsediliyor. Bir tarafta cezasızlık algısı, bir tarafta topluma kazandırma. Bu bir denge. Bu dengeyi de iyi korumak ve kollamak gerekiyor" dedi.


Denetimli Serbestlik 20’nci yıl Bölge Toplantıları’nın 2’ncisi İzmir’de başladı. Ege Üniversitesi’nde 2 gün sürecek olan etkinliğin açılış töreni Ege Üniversitesi MÖTBE Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Etkinliğe Adalet Bakanı Ramazan Can, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Kazım Arapoğlu, Ege Üniversitesi Rektörü Necdet Burak’ın yanı sıra adliye ve emniyet personelleri katıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.


Açılış programında konuşan Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can, cezaevinden tahliye olanların yüzde 40’ının yeniden suç işlediğine vurgu yaparak, bu sayının aşağı çekilmesi gerektiğini belirtti. Bakan Yardımcısı Can, "İnfaz rejiminde asıl amaç topluma kazandırmak, ıslah etmek, iyileştirmektir. Ancak buna rağmen bütün dünyada infaz sistemini atlattıktan sonra tahliye ve taburcu olduktan sonra suç işleyenlerin yüzde 40’lar civarı cezaevine geri dönüyor. Bir suç işledikten sonra suç işlemek daha da kolaylaşır. Bu eşik psikolojik bir eşik. Cezaevindeki şartlar, cezaevinde çıktıktan sonraki topluma kazandırmadaki problemler, toplumun bakışı, ötekileştirilmesi... Bütün bunları değerlendirdiğimizde dünya ortalamasının yüzde 40’ı, suç işlenmiş, ıslah olmamış, geri ceza almış. Bu sayı Türkiye’de de yaklaşık yüzde 45’ler civarında. Korkunç bir rakam. İnfaz rejiminin tüm sistemleri ele alması gerekir. Bu sadece Adalet Bakanlığı’nın tek başına yapabileceği bir iş değil. Ailenin, toplumun ve devletin hep beraber bu olaya el atması lazım" ifadelerini kullandı.



"Toplumun da bu manada belli bir bedel ödemesi gerekiyor"


Kişinin ıslah edilmesinin sadece kişinin değil toplumun da menfaatine olduğunun altını çizen Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can, "Bugün 400 bin civarında tutuklu ve hükümlü cezaevlerinde. Yaklaşık 600 bin civarında kişi de denetimli serbestliğe tabi. 1 milyon kişi şu an infaz hukuku sistemi içerisinde. Mayınlı bir arazide koşuyoruz.1 milyon kişi ceza hukuku sisteminde, infaz sisteminde olduğu halde bir ‘cezasızlık’ algısının da bahsediliyor. Bir tarafta cezasızlık algısı, bir tarafta topluma kazandırma. Bu bir denge. Bu dengeyi de iyi korumak ve kollamak gerekiyor. İstediğin kadar ceza evinde tut. Nereye kadar tutacağız? İnfaz hukukunun da belli şartları var. Zaten ceza ağır, infaz hukukunun şartları ağır. Dolayısıyla toplumu hazırlamamız lazım. Aramızda olduğu zaman bu kişiyi iyileştirmek, tedavi etmek, topluma kazandırmak, ıslah etmek sadece bu kişinin menfaatine uygun değil. Aynı zamanda toplumun menfaatine de uygun. Toplumun sağlıklı, huzurlu, güvenli bir şekilde hayatını idame ettirebilmesi için bu kişilerin de topluma uygun bir hale getirilmesi lazım. Dolayısıyla toplumun da bu manada belli bir bedel ödemesi gerekiyor. Bu kişilerin topluma kazandırılması, iyileştirilmesi çok kolay bir hadise değil. Çünkü suça temayül var. Dışarı çıktıktan sonra ekonomik, hadise var, psikolojik sorunlar var. Toplumda rehabilite durumları var" dedi.



"Cezaevlerinde şiddet, işkence yok. Şiddete sıfır tolerans var"


İnsan haklarına ve hukukun evrensellik ilkelerine bağlı olarak görev yaptıklarına vurgu yapan Can, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin infaz rejimini insan haklarına saygılı, hukukun üstünlüğünü esas alan, adalete ne kadar hedef alan bir uygulama olduğunu biliyorum. Bu manada da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir itibarı olarak görüyorum. Bugün cezaevlerinde şiddet, işkence yok. Şiddete sıfır tolerans var. İnfaz koruma hukukunda kişinin işlediği suç ne olursa olsun, biz işlediği suça bakmaksızın suçluyu da eşrefi mahlukat olarak değerlendirilip insan haklarına, hukukun evrensel ilkelerine saygılı bir şekilde yaklaşık 85 bin personelle beraber bunu sağlamaya gayret ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti itibarına, bizim yapmış olduğumuz görev; o itibarı Avrupa’da ve dünyada belli bir yere getirdi ve korudu. Gelişmiş devletlerin, modern devletlerin infaz hukukuna, insan haklarına yaraşır bir şekilde, hümanist algıya destek olur bir şekilde itibar edilmekte. Bizim infaz sistemimiz ise insan olarak görüyor ve ona göre davranıyor. Bu manada, Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok başarılı bir sınav vermiştir" diye konuştu.



Denetimli Serbestlik uygulamasına yönelik rakamlar paylaşıldı


Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım da açılış törenin denetimli serbestlik uygulamasına yönelik rakamları katılımcılarla paylaştı. Yıldırım, "Hali hazırda 149 Denetimli Serbestlik Müdürlüğümüz’de 6 bin personelimizle hizmet veriyoruz. 6 bin personelimiz şu an itibariyle 448 bin hükümlünün takibini gerçekleştiriyor. Bu son derece önemli bir sayı. Bu kapsamda 20 yıl zarfında 8 milyon 300 bin denetimli serbestlik kararının infazı yerine getirildi. 3 milyon 500 bin iyileştirme faaliyeti gerçekleştirilirken bunların 1 milyon 450 bini bağımlılara yönelik oldu. Bugün dünyanın başına bela olan madde bağımlılığı meselesiyle ilgili denetimli serbestlik içinde güçlü bir mücadele var.1 milyon 424 bin hükümlüye kamu yararlı bir işte ücretsiz çalışma imkanı getirildi. 62 bin hükümlüye nakdi yardım yapıldı. 69 bin hükümlünün denetimli serbestlik üzerinden elektronik izlemeyle takibi yapıldı. Bu sayılar her geçen gün artıyor. Batı sistemleriyle karşılaştırdığımızda kısa bir zaman rağmen çok büyük sayıları infaz ettiğimizi görüyoruz" açıklamasında bulundu.



"Dönüm noktası olmuştur"


Açılış programında konuşan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, "2005 yılında ceza adalet sistemimize kazandırılan denetimli serbestlik uygulamaları; suç işleyen bireylerin topluma kazandırılması, toplumsal barışın ve huzurun tehsisi noktasında önemli bir dönüm noktası olmuştur. Aradan geçen süre içinde güçlü ve dinamik bir yapıya kavuşarak adalet sistemimizin temel unsurlarından olmuştur. Bugün bir araya gelmemizin amacı denetimli serbestlik sistemimizin tüm boyutlarını değerlendirmek, karşılaştığımız sorunları tespit etmek ve çözüm yollarını tartışarak geleceğe daha güçlü adımlarla yürümektir" diye konuştu.


Ege Üniversitesi Rektörü Necdet Budak ise katılımcıları Ege Üniversitesi’nde ağırlamaktan mutlu olduklarının altını çizip üniversite olarak adalet sistemine katkı sağlamak için işbirliklerine devam edeceklerini vurguladı.


Konuşmaların ardından çekilen aile fotoğrafıyla açılış töreni sona erdi. İki gün sürecek olan etkinlikte çeşitli sunumlar ve paneller düzenlenirken katılımcılar denetimli serbestlik ile ilgili bilgi alma ve tartışma fırsatı bulacak.



Adalet Bakan Yardımcısı Can: "Mayınlı bir arazide koşuyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kurbanlıklar alıcı buldu, yetiştirici bayrama mutlu girdi: "Dedikleri fiyata verdik, milleti kurbansız göndermedik" Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarında hareketlilik sürerken, satışlardan memnun kalan yetiştiricilerin yüzü güldü. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, "Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarlarında son pazarlıklar yapıldı. Pazarda küçükbaş hayvan fiyatları 17 bin liradan başlayarak 30 bin liraya kadar yükseldi. Yetiştiricilerin büyük bölümü, geçen yıla göre satışların daha iyi geçtiğini söyledi. Bazı yetiştiriciler getirdikleri hayvanların tamamını satarken, bazıları ise ellerinde az sayıda kurbanlık kaldığını belirtti. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, 40 küçükbaş hayvandan 33’ünü sattığını ifade ederek, "Allah bereket versin. 40 tane küçükbaş hayvanımız vardı, 7 tane kaldı. Müşterilerimizi bekliyoruz. Fiyatlar 25 bin, 27 bin ve 30 bin lira arasında değişiyor. Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Murat Olgun da pazardan memnun ayrılan yetiştiricilerden biri oldu. Olgun, "Geçen seneye göre bu sene satışlarımız çok güzeldi. 100 tane kurbanlık getirdik, şu an 12 tane kaldı. Herkese şimdiden iyi bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Pazarın en genç yetiştiricilerinden 14 yaşındaki Hamza Çubuk ise 30 hayvanla pazara geldiklerini söyledi. Çubuk, "Son 2 tane kaldı. Onları da satabilirsek köye gideceğiz inşallah. Köyde daha pahalıya satıyoruz, burası biraz ucuz gidiyor" diye konuştu. Mustafa Eşmebaş ise 40 hayvandan 36’sını sattığını belirterek, "Aza kanaat edersek memnun oluyoruz. Kurban satışlarından memnunuz. Satışlar iyi geçti. 40 tane hayvan aldık, 36 tanesini sattık. Bu sene satışlar hızlı gitti. Bir de "Para yok" diyorlar. Nasıl para yok? Herkes kurbanını alıyor. Para var" dedi. Rıza Karataş da pazara getirdiği 19 hayvanın tamamını sattığını dile getirerek, "Bayram satışları iyi geçti. Arefe günü ve bayramın birinci günü satışlar iyiydi. Alanların kurbanlarını Allah kabul etsin. Biz de paramızın bereketini gördük" dedi. Yaklaşık 200 küçükbaş hayvanla pazara gelen Yasin Çilingir ise 150 civarında hayvan sattıklarını söyledi. Çilingir, fiyatların 17 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıktığını belirterek, bazı hayvanları bekledikleri fiyatın altında satmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bir başka yetiştirici de 140 hayvanın tamamını arefe günü sattığını belirterek, "Mutluyum. Önceki dönemlerde biraz hüsran oluyordu ama bu sene mutluyuz. Hayvanlarımızı bitirdik, mutlu bir şekilde ayrılacağız" diye konuştu.
Edirne Kapıkule’de tır şoförleri gözyaşları içinde aileleriyle bayramlaştı Avrupa’ya ihracat yükü taşıyan tır şoförleri, Kurban Bayramı’nı Edirne’deki Kapıkule Sınır Kapısı’nda geçirdi. Bayramı ailelerinden uzakta karşılayan sürücüler, cep telefonuyla görüntülü görüştükleri yakınlarıyla gözyaşları içinde bayramlaştı. Kapıkule’de sıra bekleyen tır şoförleri, bayram sabahını direksiyon başında geçirirken ailelerinden uzak kalmanın burukluğunu yaşadı. Bazı sürücüler, görüntülü konuşma sırasında duygusal anlar yaşadı. Gözyaşı döken bazı sürücüler buruk bir bayram geçirmek zorunda kaldı. "Hayallerimiz bitiyor ama yollarımız bitmiyor" Adana’dan aldığı yükü Paris’e götürmek için yola çıkan 65 yaşındaki tır sürücüsü Ali Gökçe, Kurban Bayramı’nı ailesinden uzakta geçirmenin hüznünü yaşadı. Kapıkule Sınır Kapısı’nda gözyaşlarına hakim olamayan Gökçe, "Bu bizim mesleğimiz, aynı zamanda yaşam biçimimiz. Bütün hayatımız yollarda geçiyor. Bildiğimiz tek iş şoförlük. Bayramda hep yalnızız, hep yollardayız. En büyük zorluğumuz hasretlik. Çocuklarımız büyüyor, torunlarımız oluyor ama biz hâlâ yollardayız. Hayallerimiz bitiyor ama yollarımız bir türlü bitmiyor" dedi. "Bayram sabahı ağlayasım geldi" İzmir’den aldığı yükü Almanya’ya götürmek için yola çıkan tır şoförü Hüseyin Kuru, bayramı yollarda geçirmenin kendileri için zor olduğunu belirterek, "Özellikle bayram sabahı kalktığımda ağlayasım geldi. Ama yapacak bir şey yok, işimiz bu. Sınır kapılarında yıllardır büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Yoğunluk nedeniyle uzun süre bekliyoruz, bu da bizi çok yoruyor. Buna artık bir çözüm bulunması gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Bayramı ailemizden uzakta geçiriyoruz" 55 yaşındaki tır sürücüsü Orhan Kurtkaya ise bayramda ailesinden uzak olmanın kendileri için en büyük zorluk olduğunu belirterek, "Birlikte olmamak, ailemizle bir arada olamamak bizim için acı veren bir durum. Tüm İslam aleminin bayramı mübarek olsun. Nice mutlu bayramlar diliyorum" diye konuştu. "Ekmeğimizin peşindeyiz" Gaziantep’ten İsviçre’ye temizlik ürünleri taşıyan 46 yaşındaki tır sürücüsü ve üniversite mezunu Fırat Nisan, özel günlerde ailelerinden uzak kaldıklarını belirterek, "Ne özel günlerde, ne mutlu günlerimizde ne de üzüntülerimizde ailemizin yanında olabiliyoruz. Ekmeğimizin peşindeyiz. Ama herkes gibi biz de bayramda ailemizle birlikte olmak isteriz" dedi.
Bursa Başkan Vekili Şahin Biba, bayram sabahı öğrencilerle buluştu Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Kurban Bayramı’nın ilk gününde gerçekleştirdiği ziyaretlerle bayramın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhuna ortak oldu. Ulu Cami’de kılınan bayram namazının ardından vatandaşlarla bayramlaşan Başkan Vekili Biba, bayramların kardeşlik, dayanışma ve birlik duygularını güçlendiren özel günler olduğunu ifade etti. Başkan Vekili Biba, daha sonra Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı tarafından Faik Çelik Yerleşkesi’nde düzenlenen kahvaltı programında yabancı öğrenciler, akademisyenler ve öğretim görevlileriyle buluştu. Başkan Vekili Biba, eğitimlerini Bursa’da sürdüren ve bayramı ailelerinden uzakta geçiren 76 ülkeden yüzlerce öğrenciyle bayramlaşarak sohbet etti. Programda misafir öğrencilere hitap eden Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa’nın, farklı kültürlerden gelen öğrenciler için önemli bir gönül şehri olduğunu belirterek, "Sizler memleketlerinizden ve ailelerinizden uzakta ilim öğreniyorsunuz. İnşallah burada edindiğiniz bilgi ve birikimle ülkelerinize dönerek faydalı hizmetlerde bulunacaksınız. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman yanınızda olmaya devam edeceğiz. Kurban Bayramı vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, tüm hemşehrilerimizin ve İslam aleminin Kurban Bayramı’nı kutluyorum" dedi.
Şırnak Şırnak’ta bayramlaşmada birlik mesajı: "Bereketli hilalin parlayan yıldızıyız" Şırnak’ta Kurban Bayramı dolayısıyla bayramlaşma programı düzenlendi. Vali Birol Ekici, Şırnak Belediyesi Çok Amaçlı Salonu’nda düzenlenen programda il protokolü ve vatandaşlarla bayramlaştı. Burada konuşan Vali Ekici, bayramların kardeşliğin ön plana çıktığı müstesna günler olduğunu söyledi. Kent genelinde bu yıl iklim şartlarının elverişli olmasıyla tarım ve hayvancılığın canlanacağını ifade eden Vali Ekici, şunları kaydetti: "Bu yıl tarımsal rekoltemiz en yüksek seviyede olacaktır. Tarımla ilgili gelirlerimiz artacaktır. Şehrimiz hayvancılığıyla, petrolüyle, istihdamıyla, kazancıyla bereketli hilalin parlayan yıldızı konumundadır. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Yeni Türkiye Yüzyılını birlikte inşa edeceğiz. Bunu birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde inşa edeceğiz. Bugün ülkemiz bulunduğu konum itibarıyla barışın, kardeşliğin ve istikrarın teminatı durumundadır. Böyle bir ülkede yaşadığımız için Allah’a binlerce kez hamdolsun. Önümüzdeki dönemde yeni bir Anadolu medeniyetinin ve milletimizin yükselişini hep birlikte göreceğiz. Huzur, birlik ve beraberliğimizin devam ettiği sürece tüm dünyada yine barışı ve istikrarı korumak üzere çok daha önemli roller alacağız." Müslüman coğrafyasında bayramın huzur içinde geçirilmesi için binlerce görev alan asker olduğunu dile getiren Vali Ekici, "Biz burada bayram yaparken nöbet tutan görevlilerimiz, polislerimiz, askerlerimiz var. Onların da bayramlarını kutluyoruz. Allah bu bayramların birlik beraberlik, kardeşliğimizin gelişmesine vesile kılsın. Tüm dargınların barışmasını temenni ediyorum" dedi. AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar da vatandaşların bayramını kutladı. Bölgede huzurun hakim olduğunu ve bunun meyvelerini almaya başladıklarını ifade eden Tatar, "Biz devlet, millet el ele verdiğimiz zaman yapamayacağımız bir şey yok. Allah’a binlerce şükürler olsun. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Hepinize nice hayırlı bayramlar diliyorum" diye konuştu. Programa, 23. Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Rıfat Dönel, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Zafer Tombul, Vali Yardımcısı Murat Çiçek, Belediye Başkan Vekili Mahmut Tatar, İçişleri Bakan Müşaviri Hatice Atan, İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.