EĞİTİM - 23 Mayıs 2025 Cuma 10:30

Almanya’daki torunu için 71 yaşında dil öğreniyor

A
A
A

İzmir’de 71 yaşındaki Haluk Güle, Almanya’ya taşınan torunuyla iletişim kurabilmek amacıyla ileri yaşına rağmen dil öğrenmeye başladı.

Bornova ilçesinde yaşayan 71 yaşındaki Haluk Güle, 8 yaşındaki torunu Mayra Batu’nun Almanya’ya taşınmasının ardından, onunla iletişim kurabilmek için Almanca öğrenmeye karar verdi. Üç torun sahibi Güle, Mayra’la iletişimini devam ettirmek amacıyla harekete geçerek çeşitli kursları araştırmaya başladı. Bu süreçte Bornova Halk Eğitim Merkezi’nde Almanca kursu olduğunu öğrenince, zaman kaybetmeden başvurusunu yaptı. Haluk Güle, yaklaşık bir yıl önce A1 seviyesinde başladığı eğitimine, bugün B1 düzeyinde devam ediyor. Böylece hem dil becerilerini geliştiriyor hem de torunuyla olan bağını güçlendirmeyi hedefliyor. 25 yıl boyunca Türk Hava Kuvvetleri’nde astsubay olarak görev yapıp ve 1998 yılında emekli olduğunu söyleyen Haluk Güle, "Emeklilik sonrası boş durmadım, çeşitli eğitimler aldım ve üniversiteyi tamamladım. Bir süre sonra torunum Almanya’ya taşındı. Onunla daha iyi iletişim kurabilmek için Almanca öğrenmeye karar verdim. Bu amaçla Halk Eğitim Merkezi’ne başvurdum ve A1 ile A2 seviyelerinin ardından şu anda B1 seviyesinde eğitim alıyorum" ifadelerini kullandı.

Almanya’daki torunu için 71 yaşında dil öğreniyor

Torun sevgisi

Torun sevgisinin kendisi için çok önemli bir duygu olduğunu belirten dede Güle, "Elif hocamın sayesinde önemli bir yol kat ettim. Yaşımın etkisiyle bazı kelimeleri unutmamakta zorlanıyorum ama dil bilgisi konusunda sıkıntı yaşamıyorum. Pratik yapma fırsatım olmasa da kurallar açısından pek çok şey öğrendim. Almanya’da yaşayan 8 yaşındaki torunumla iletişim kurabilmek için çabalıyorum ama o genelde Türkçe konuşmayı tercih ediyor. Yine de çok girişken bir çocuk ve okulda Almancayı çok iyi öğrendi. İzmir’de yaşayan 23 yaşındaki ve 14 yaşındaki iki torunum daha var. Yani toplamda üç torunum var ve hepsiyle iletişim kurabilmek benim için çok önemli. Bugün kursumuzun son günü ve sınavımız var. Seneye B2 seviyesinde eğitim almak istiyorum. Eğer imkan olursa, Ekim ayında da Almanya’ya gitmeyi planlıyorum. Dil öğrenmenin yaşı olmadığını düşünüyorum ve bu süreçte bana destek olan herkese teşekkür ederim. İnşallah bundan sonra da ilerlemeye devam edeceğim" diye ekledi.

Almanya’daki torunu için 71 yaşında dil öğreniyor

38 yıl Almanya’da yaşadı

Bornova Halk Eğitim kursiyerlerinden olan 71 yaşındaki Esma Altınkalp ise "38 yıldan fazla Almanya’da yaşadım. Daha sonra kesin dönüş yaparak Türkiye’ye geldim ve 18 senedir Türkiye’de yaşıyorum. Oradayken Almancayı sadece konuşarak öğrendim, hiç gramerim yoktu, yazmayı da okumayı da bilmezdim, kulaktan dolma bir Almanca diyelim. Türkiye’ye döndükten sonra da konuşmadıkça insan ister istemez unutuyor tabii, ben de fark ettim ki yavaş yavaş Almancamı kaybetmeye başlamışım. Hem bu dili unutmamak için dedim ki yeniden öğrenmeye başlayayım, hem hobi olur hem faydası olur. Milli Eğitim’in Almanca kurslarını duyunca da hemen başvurayım dedim, hem bilgimi tazelerim hem de bu sefer grameriyle, yazısıyla, düzgün bir şekilde öğrenmiş olurum. Kursa A2 seviyesinden başladım, şimdi B1’e geldik çok şükür, inşallah devamı da gelir. Kursta Elif hocamız sağ olsun çok yardımcı oluyor, sınıf arkadaşlarıyla beraber çalışıyoruz, hem konuşma hem yazma yapıyoruz. Benim için güzel bir uğraş oldu bu, hem unutmamış oluyorum hem de zihnimi dinç tutuyorum, elimden geldiğince de devam etmeyi düşünüyorum" diye söyledi.

Almanya’daki torunu için 71 yaşında dil öğreniyor

"En çalışkan öğrencilerim"

Bornova Halk Eğitim Merkezi’nde Almanca öğretmenliği yapan Elifcan Bolat da "Bornova Halk Eğitim Merkezi’nde bir yılı aşkın süredir A1, A2 ve B1 seviyelerinde Almanca dersleri veriyorum. Bu süre içinde birçok öğrencim oldu ama özellikle iki kişi benim için çok özel, Haluk Bey ve Esma Hanım. Her ikisi de 70 yaşın üzerinde ve büyük bir azimle Almanca öğrenmeye geldiler. Haluk Bey daha önce hiç Almanca bilmiyordu, torunu Almanya’da yaşıyor ve onunla onların diliyle konuşabilmek için bu dili öğrenmek istediğini söyledi. Esma Hanım ise daha önce biraz Almanca biliyordu ama özellikle gramer açısından kendini geliştirmek istiyordu. Şu anda her ikisi de sınıfımızın en çalışkan, en düzenli öğrencileri diyebilirim. Haluk Bey’in bir gün bile devamsızlığı olmadı, düzenli olarak not alıyor ve derslere çok disiplinli şekilde katılıyor. Esma Hanım da aynı şekilde çok özverili, notları 90’ın altına düşmüyor. Derslerde Almanca konuşmalar yapıyoruz, söylediklerimi anlayabiliyorlar ve cevap verebiliyorlar. Eminim ki Almanya’ya gittiklerinde, havaalanından günlük konuşmalara kadar temel iletişimlerini rahatlıkla kurabilecek seviyedeler. Onlarla çalışmak benim için büyük bir mutluluk ve ilham kaynağı oldu" sözlerini kullandı.

Abdurrahman Derici - Sinan Yeniçeri 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin turizmi canlandırmak için yol haritası belirleniyor Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında gerçekleştirilen Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı’nda, Denizli’nin turizmde hak ettiği noktaya ulaşması için master plan ve güçlü iş birliği vurgusu yapıldı. Denizli’de turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve daha etkin tanıtılması amacıyla "Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı", Yavuz Selim Köşger başkanlığında Valilik Makam Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör temsilcileri ve ilgili paydaşların geniş katılımıyla düzenlenen toplantı, ilin turizm potansiyelinin daha verimli kullanılması adına önemli, önemli kararlar alındı. Toplantının açılışında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, tüm paydaşların ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Denizli turizmini bulunduğumuz noktadan daha ileri taşımak için eşgüdüm içerisinde çalışmak zorundayız. Tanıtım faaliyetleriyle turist çekmek kadar, gelen ziyaretçilerin beklentilerini karşılamak da büyük önem taşıyor" dedi. Denizli turizminin lokomotifinin Pamukkale olması gerektiğini vurgulayan Vali Köşger, özellikle bölgede yaşanan hijyen ve altyapı sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Karahayıt ile birlikte turizm bölgelerinde planlama ve düzenleme eksikliklerinin giderilmesinin önemine değinen Köşger, imar uygulamaları ve yenileme alanlarıyla ilgili sorunların da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında güvenlik konusuna da değinen Vali Köşger, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda turizm tesislerinin yangın güvenliği raporlarını 31 Mayıs’a kadar tamamlamasının hayati önem taşıdığını belirtti. Kartalkaya’da yaşanan benzeri olayların bir daha yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Köşger, belediyeler ve itfaiye teşkilatlarının bu süreçte rehberlik edici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Denizli’nin inanç, termal sağlık, kültür ve gastronomi turizmi açısından önemli değerlere sahip olduğunu ifade eden Vali Köşger, bu potansiyelin planlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İlin turizm master planının bulunmadığını dile getiren Köşger, ilgili kurumlara ivedilikle kapsamlı bir plan hazırlanması talimatını verdi. Bu plan sayesinde günübirlik ziyaretlerin ötesine geçilerek, konaklamalı turizmin artırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Toplantı kapsamında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından "Denizli’nin Kültür ve Turizmine Genel Bakış" sunumu yapılırken, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı temsilcileri de "Michelin Yıldızı" sürecine ilişkin bilgilendirmede bulundu. T oplantıya Bülent Nuri Çavuşoğlu, Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, akademisyenler ile oda ve dernek temsilcileri katıldı. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Nevşehir Sobesos Antik Kenti kazı statüsü yükseltildi Nevşehir’de bulunan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne yükseltildi. NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bilsen Şerife Özdemir başkanlığında yürütülecek olan Sobesos Antik Kenti kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile NEVÜ iş birliğinde ‘Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı’ statüsüne yükseltildi. Kapadokya bölgesinin önemli arkeolojik alanlarından biri olan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde bilimsel çalışmalarla sürdürüleceği bildirildi. Alınan bu statü ile birlikte kazı çalışmalarının daha kapsamlı ve uzun soluklu şekilde yürütülmesinin önü açıldı. Nevşehir il sınırları içerisinde yürütülecek önemli arkeolojik projelerden biri olan Sobesos kazılarının, bölgenin kültürel mirasının korunması ve gün yüzüne çıkarılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Özellikle sahip olduğu mozaikler, hamam yapısı ve villa kalıntılarıyla dikkat çeken alanın, bilimsel kazılarla daha detaylı incelenerek turizme kazandırılması hedefleniyor. Sobesos Antik Kenti, ilk olarak 2002 yılında kaçak kazı ihbarı üzerine başlatılan çalışmalar sırasında gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan arkeolojik araştırmalarda Roma ve erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen mozaikli yapılar, hamam kompleksi ve çeşitli yaşam alanları tespit edildi. Bölgede bulunan mozaiklerin figürlü ve geometrik motifleriyle dikkat çektiği, bu yönüyle Kapadokya’daki nadir örnekler arasında yer aldığı belirtildi. Kazı çalışmalarının yeni statü ile birlikte yıl boyunca sürdürülebileceği, elde edilecek bulguların hem bilim dünyasına hem de bölge turizmine önemli katkılar sunmasının beklendiği kaydedildi.
Kocaeli Başiskele’de elektrikli çöp kamyonu dönemi başlıyor Başiskele Belediyesi, ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketimi yapılan çöp kamyonlarında tasarruf sağlamak ve karbon salınımını azaltmak amacıyla elektrikli araç testlerine başladı. Belediyeye ait güneş enerjisi santraliyle şarj edilmesi planlanan araçlardan beklenen verim alınması halinde, ilçedeki tüm temizlik işleri araç filosu elektrikliye dönüştürülecek. Test süreci kapsamında Başiskele Belediyesine geçici olarak temin edilen elektrikli çöp kamyonu, Belediye Başkanı Yasin Özlü tarafından kullanılarak test edildi. Başkan Özlü, test sürüşüne ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı bir video ile kamuoyuna anlattı. Mevcut sistemde çöp kamyonlarının yüksek yakıt tüketimine dikkat çeken Başkan Özlü, "Sadece çöp kamyonlarında ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketiyoruz. Elektrikli araçlar, beklediğimiz verimi sunarsa bizim için çok ciddi bir ekonomik avantaj sağlayacak ve önemli ölçüde tasarruf elde edeceğiz" dedi. Elektrikli araçların yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da büyük kazanımlar sunacağını vurgulayan Özlü, bu araçların karbon salınımının azaltılmasına katkı sağlanacağını belirtti. Şehir içinde en fazla kullanılan araçların çöp kamyonları olduğuna dikkat çeken Başkan Özlü, elektrikli sistem sayesinde ses ve gürültü kirliliğinin de önemli ölçüde azalacağını dile getirdi. Başiskele Belediyesinin hayata geçirdiği güneş enerjisi santraline de değinen Başkan Yasin Özlü, elektrikli araçlarda kullanılacak enerjinin büyük ölçüde buradan karşılanabileceğini ifade etti. Bu sayede hem maliyetlerin düşeceğini hem de çevreci bir yaklaşımın güçleneceğini belirtti. Elektrikli çöp kamyonunun birkaç ay boyunca test edileceğini belirten Başkan Özlü, süreç sonunda beklenen verimliliğin sağlanması halinde tüm temizlik işleri araç filosunun elektrikli araçlara dönüştürülmesinin planlandığını açıkladı. Özlü, "İstediğimiz verimi alırsak, öncü ve çevreci bir yaklaşımla filomuzu tamamen dönüştürmek istiyoruz" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’nde Afet Yardım Gönüllüleri tanışma toplantısı Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’ne (ATAK) katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" 31 Mart Salı günü Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) düzenlenecek. Afet risklerine karşı hazırlık çalışmalarını sürdüren Ataşehir Belediyesi; deprem, yangın ve sel başta olmak üzere, acil durum ve afetlerde yaşanabilecek kayıpları en aza indirmek için arama kurtarma ekibi ATAK’ı 7/24 nöbet sistemiyle görev başında hazır tutuyor. Ataşehir Belediyesi’ne bağlı personel ve ilçedeki gönüllülerden oluşan Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ATAK), her yıl yeni üyelerin katılımıyla daha da büyüyor ve güçleniyor. Ataşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ATAK ekibine katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" düzenlenecek. 31 Mart Salı günü Atatürk Mahallesi Ataşehir Bulvarı’nda bulunan Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) saat 19.30’da başlayacak tanışma toplantısı yaklaşık iki saat sürecek. ATAK ekibine katılmak isteyen tüm gönüllü yurttaşlara açık olan toplantıda; Afet İşleri Müdürlüğü’nün yapısı, görevleri ve projeleri anlatılacak ayrıca katılımcıların birbirleriyle ve ekip ile tanışması sağlanacak. ATAK ekibine kayıt işlemleri de bu toplantı esnasında gerçekleştirilecek. Toplantıyla birlikte ekip içerisinde tanışma ve kaynaşma sağlanarak, saha deneyimleri paylaşılarak daha güçlü bir ekip oluşturulacak.