ASAYİŞ - 25 Kasım 2025 Salı 10:19

Alsancak Limanı’nda iş kazası: 55 yaşındaki liman serdümeni hayatını kaybetti

A
A
A
Alsancak Limanı’nda iş kazası: 55 yaşındaki liman serdümeni hayatını kaybetti

İzmir’de TCDD Alsancak Limanı’nda meydana gelen iş kazasında, gemi ambarına düşen 55 yaşındaki liman serdümeni Reşat Doğan hayatını kaybetti. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.


Olay, dün akşam saatlerinde limanda bulunan bir yük gemisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, görev yaptığı sırada görüş açısının kısıtlı olduğu bir bölgede ilerleyen Reşat Doğan, dengesini sağlamak amacıyla gemi korkuluğuna tutundu. Ancak korkuluğun kırılması üzerine Doğan metrelerce yükseklikten gemi ambarına düştü. İş arkadaşlarının ihbarı üzerine limana sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemelerde Doğan’ın olay anında yaşamını yitirdiği tespit edildi. Boyun üstü düştüğü belirlenen Reşat Doğan’ın boynunun kırılması sonucu olay yerinde hayatını kaybettiği öğrenildi.


Reşat Doğan’ın cansız bedeni savcılık incelemesinin ardından otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu’na gönderilirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Ceviz ağaçları zirai dondan etkilenen ziraat mühendisi çözümü incirde buldu Çorum’un Oğuzlar ilçesinde yaşayan emekli ziraat mühendisi, ceviz ağaçlarının her yıl zirai dondan etkilenmesi sebebiyle yaklaşık baba yadigarı bahçelerine incir fidanları dikti. Ürettiği çözümde başarılı olan emekli ziraat mühendisi bu yıl ilk incirlerini hasat edecek. Çorum’un Oğuzlar ilçesinde yaşayan Necmi Kızılarslan, ziraat mühendisliğinden emekli olduktan sonra baba yadigarı bahçelerde ceviz üreticiliği yapmaya başladı. Son yıllarda zirai don sebebiyle ceviz rekoltesinde yaşanan düşüş sebebiyle yeni arayışlar içerisine giren Kızılarslan, çözümü incirde buldu. Ziraat mühendisliği döneminde Çorum’un farklı bölgelerinde yabani incir ağaçlarının olduğunu gören Kızılarslan, yaklaşık 3 yıl önce 3 dönümlük tarlasına incir fidanları dikmeye karar verdi. Daha sonra ceviz ağaçlarının bulunduğu tarlalardaki boş alanlara da fidanlar diken Kızılarslan, yaklaşık 7 dönüm alanda 5 farklı türde ceviz yetiştiriyor. Bu yıl deneme hasadı yapacak olan Kızılarslan, kendisinin başarılı olduğunu, incirin bölgedeki çiftçiler tarafından rahatlıkla üretilebileceğini dile getirdi. "Çorum ilk defa incir üretimini kazanmış oldu" Şehirdeki ilk incir bahçesini kurduğunu belirten Kızılarslan, "Ben Çorum’da Tarım İl Müdürlüğü’nde çalışırken her yeri gezdim. Kentimizin farklı yerlerinde bir kaç tane incir ağacı vardı. Ama şehirdeki ilk incir bahçesini ben kurdum. Şehirde başka da incir bahçesi yok. Çorum ilk defa incir üretimini kazanmış oldu. Bu sene deneme amaçlı ürün alacağız. Merak eden herkes gelip görebilir. Örnek alabilir. 5-6 çeşit incir kullandım. Hepsi de güzel bir şekilde yetişiyor. İkili dediğimiz incir yılda 2-3 defa ürün veriyor" dedi. "Orada yetişiyorsa burada da çok rahat yetişir" Fidanları diktikten sonraki süreçte herhangi bir sorunla karşılaşmadığını dile getiren Kızılarslan, "Uyum konusunda bir sorun çıkacağını düşünmüyorum. Çünkü bölgede yabancı incir ağaçları yetişmiş. Manisa’nın Turgutlu ilçesi de deniz kenarı değil. Orada yetişiyorsa burada da çok rahat yetişir. Aydın, Bursa, Turgutlu, Karadeniz Bölgesi’nde dikilen incir ve Maraş incirini diktim" diye konuştu. "Kısa sürede ürün vermeye başladı" İncirin bölgedeki çiftçiler için önemli bir gelir kaynağı olabileceğini söyleyen Kızılarslan, "Cevizleri soğuk vurduğunda, boş alanlara, özellikle yol kenarları da olsa incir diktik. Burası 3 dönümlük bir alan. Bu incir kısa sürede ürün vermeye başladı. Cevizin 5 yıl, 10 yıl ürün vermesi için bekliyorsun. Bunda öyle bir şey de yok. İncirlerin fiyatları da iyi. Dolayısıyla incir çok karlı bir iş. Bunun ceviz gibi soğuktan etkilenme derdi yok" şeklinde konuştu. "Yurtdışının talep ettiği incirleri üretmeye çalışıyorum" Şehrin farklı bölgesinde çiftçilerin incir yetiştirebileceğini kaydeden Kızılarslan, "Özellikle Oğuzlar, Dodurga Irmak vadisi, İskilip ilçesinin aşağı bölgesi, Kargı, Osmancık’da incire yönelmek lazım. Çünkü bu bölgelerde incir yetişiyor. Nerede ne yetişiyorsa onun verimli olanı daha iyi yetişir. Özellikle yurtdışının talep ettiği incirleri üretmeye çalışıyorum" ifadelerini kullandı.
Kocaeli 51 yıllık bıçak bileyicisi Kurban Bayramı mesaisine başladı Kocaeli’de 12 metrekarelik dükkanında kaybolmaya yüz tutan bıçakçılık zanaatını yaşatmaya çalışan 80 yaşındaki Abdullah Kaya, mesleği devredecek çırak bulamamaktan şikayetçi. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi tezgahının başında yoğun mesai harcayan Kaya, "Zincirin halkası koptu, geriden kimse gelmiyor" diyerek endişesini dile getirdi. Meslek hayatının 25 yılını mobilya atölyesinde makine bıçakları bileyerek geçiren, son 26 yıldır ise 12 metrekarelik dükkanında vatandaşlara hizmet veren Abdullah Kaya, ilerleyen yaşına rağmen tezgahının başından ayrılmıyor. Doğal yöntemlerle yaptığı üç aşamalı bileme işlemiyle terzilerden berberlere, lokantalardan çevre ilçelerden gelen vatandaşlara kadar geniş bir müşteri kitlesine hitap eden Kaya, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi artan iş yüküne hazırlanıyor. "Kurban Bayramı öncesinde yoğunluk çok artıyor" Bugün itibarıyla 27 Mayıs’taki Kurban Bayramı’na çok az bir zaman kaldığını hatırlatan Kaya, vatandaşların hazırlıklarını erkenden yapması gerektiğini vurguladı. Bayram dönemlerinin kendisi için çok ağır geçtiğini belirten Kaya, "Özellikle Kurban Bayramı öncesinde yoğunluk çok artıyor. 26 senedir müşterileri erken gelmeye alıştıramadım. ’Erken gelin, erken gelin’ diyorum ama herkes işi son bir haftaya sıkıştırıyor. O dönemde yapabileceğim kadarını alıyorum, yetiştiremeyeceğime de ’güle güle’ diyorum. Sabah 07.30’da dükkana geliyorum, gece 23.00’te çıkıyorum. Buna rağmen yine de yetiştiremiyorum. Müşterilerden tek isteğim, Kurban Bayramı yaklaşınca biraz daha erken gelmeleri" dedi. "Üç aşamalı doğal bileme yapıyorum" İşin sırrının yetenek ve emekte saklı olduğunu dile getiren yarım asırlık usta, hızlı bileme yapan makineleri tercih etmediğini söyledi. Kaya, "Bıçak bilemenin çok aşaması var. Çok hızlı bileme yapan makineler de var ama müşteriler onları tercih etmiyor. Ben üç aşamalı, doğal bileme yapıyorum. Müşteriler de çok memnun kalıyor, bu yüzden müşterim hiç eksik olmuyor. Önce zımparayla bıçağın yanaklarını iyice açıyorum. Ardından keçeli zımparadan geçiriyorum. En son sıfır keçeli zımparayla işlemi tamamlıyorum. Yağ taşından çıkmış gibi oluyor. Terziler, berberler, lokantalar benim daimi müşterim. Kandıra’dan, Dilovası’ndan, Gölcük’ten ve köylerden gelen müşterilerim var. Müşterim hiç eksik olmuyor" diye konuştu. "Zincirin halkası koptu, geriden kimse gelmiyor" Kaybolmaya yüz tutan mesleğini devredecek kimse bulamadığı için bıçakçılığın geleceğinden endişe eden Kaya, şöyle konuştu: "Bıçak işleri güzel ama geriden gelen yok. Zincirin halkası koptu, artık kimse gelmiyor. Çırak yetiştirme konusunda kimse ilgi göstermiyor. Mesela Büyükşehir Belediyesi, ’gel şurada iki saat ders ver’ dese para istemem. Yeter ki bu sanat devam etsin, geriden birileri yetişsin. Ama bunlarla ilgilenen yok. 3 kız evladım var, onlar da bu meslekle alakalı değil. Okudular, mesleklerini yaptılar. Bende de hiç çırak olmadı. Torunlarım daha küçük; biri 4 yaşında, biri 2 aylık. Bu yüzden mesleğin geride devamı yok. Meslekler artık sönmeye başladı. Terzilik bitti, bıçakçılık bitti, kalaycılık bitti. Sayamadığım birçok meslek bitme aşamasına geldi. Çünkü geriden kimse gelmiyor. Buna birilerinin el atması lazım, yetkililerin bu konuda çalışma yapması gerekiyor. Belediyeler bu işe destek verse en azından gençler için bir kapı olur. İşsiz kalmaktansa bir haneyi geçindirecek meslek öğrenmek daha iyi. Bıçakçılık, terzilik, kalaycılık eskiden gelen meslekler. Bunların desteklenmesi lazım. Ben genç olsam imalatına da girerim, işi daha büyük çapta yaparım ama yaş olmuş 80. Bundan sonra sadece bilemeyle uğraşıyorum." "Bu zanaat beceri isteyen bir iş" Kaya, meslekte yarım asrı geride bıraktığını da hatırlatarak, "Ben 25 sene mobilya atölyesi çalıştırdım. Bileme işi de oradan geliyor. Mobilya makinelerinin bıçaklarını kendim bileyordum. Sadece bu 26 senelik süreç değil, ondan önce de 25 yıl makine bıçakları biledim. Toplamda 51 senedir bıçak işleriyle uğraşıyorum. Hem makine bıçaklarından hem normal bıçak bilemeden anlıyorum. Bu biraz da yetenek meselesi. Allah’ın bana verdiği bir yetenek. Bazı insanlara 10 sene eğitim göstersen yine de bu işi beceremez çünkü bu zanaat, beceri isteyen bir iş" ifadelerini kullandı.
Siirt 4 çocuk annesi kayıp kadın sırra kadem bastı: Aile ve avukattan JAK talebi Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan 30 yaşındaki 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’in ablası ve avukatı, Jandarma Genel Komutanlığına bağlı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekibinin arama çalışması yapması için dilekçe verdi. Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan 30 yaşındaki 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Akyel’den, kaybolduktan bugüne kadar haber alınamadı. Yürütülen soruşturma kapsamında Akyel’in eşi İ.G., kayınbirader H.G. ve şüphelilerin babası İ.G. gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Akyel’in ablası Halime Pilgir, kardeşinin öldürüldüğünü öne sürerek, Siirt Cumhuriyet Başsavcılığına cansız bedeninin bulunması için Jandarma Genel Komutanlığına bağlı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekibinin arama çalışması yapması için dilekçe verdi. Ailenin avukatı Gurbet Bilbay ise 1,5 yıldır Akyel’in kayıp olduğunu, bununla ilgili yeraltı çalışması yapılmasını istediklerini dile getirdi. Mekiye’nin ablası Halime Pilgir, Siirt’te olduğunu, Mekiye için halen adalet peşinde olduğunu söyledi. JAK ekibi talebi için Ankara’ya gönderilmek üzere dilekçe yazdığını belirten Pilgir, "Lütfen Mekiye için JAK ekibi devreye girsin. Kardeşimin bir kemiği, bir mezarı olsun. Mekiye, Gülistan gibi insanlar mezarsız kalmasın" dedi. Avukat Gurbet Bilbay da, Jandarma Genel Komutanlığına JAK ekibi için başvurduklarını ifade etti. Soruşturmamızda ekibin kapsamlı çalışmadığını değerlendiren Bilbay, "Gülistan Doku’daki gibi ince bir çalışma bekliyoruz. 30 kişilik ekibi bizde talep ediyoruz. Bununla ilgili başvurumuzu da yaptık. Buradan Adalet Bakanı’mıza sesleniyorum. Bizim soruşturma çok yavaş ilerliyor ve ne olacağı belli değil" diye konuştu. "Belki iddianame bir kabul edilmeyecek. Lütfen buradan sesimizi duyun" diyen Bilbay, "JAK ekibini en yakın zamanda Siirt’in Baykan ilçesine Mekiye Akyel için göndermenizi talep ediyoruz. Kendisi 1, 5 senedir kayıp. Hiçbir şekilde haber alınamıyor. Öldürüldüğü konusunda çok büyük şüpheler var. Fakat hiçbir şekilde cesedine ulaşılamıyor. Bununla ilgili yeraltı çalışması yapılmasını istiyoruz" şeklinde konuştu.
Kocaeli Örgün eğitime devam edemeyen gençlerin altın bileziği oldu Kocaeli’de örgün eğitime devam edemeyen 14-18 yaş aralığındaki gençlerin meslek edinmesi ve sosyal hayata uyum sağlaması amacıyla kurulan Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi’nde eğitimlerini tamamlayan öğrenciler sertifikalarını aldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren merkezde, örgün eğitime devam edemeyen 14-18 yaş aralığındaki gençlerin sosyal hayata uyum sağlamaları ve istihdama katılmaları amacıyla yürütülen çalışmalar sürüyor. Proje kapsamında gençlere mesleki eğitimin yanı sıra psiko-sosyal destek de sunuluyor. Gençler, merkezde güzellik ve saç bakım hizmetlerinin yanı sıra barista, kuaförlük, pastacılık, aşçılık ve grafik tasarım gibi alanlarda haftanın 5 günü eğitim görüyor. Müzik ve cam boncuk gibi hobi atölyelerine de katılan kursiyerler, kendilerini geliştirme fırsatı buluyor. Gençler sertifikalarını aldı Merkezde gerçekleştirilen eğitim programını başarıyla tamamlayan "güzellik ve saç bakım hizmetleri" alanı öğrencileri için mezuniyet töreni düzenlendi. Öğrenci aileleri ve eğitmenlerin katıldığı tören, müzik atölyesi öğrencilerinin performansıyla başladı. Programda mezun olan gençlere sertifikaları, Sosyal Hizmetler Şube Müdürü İrfan Türkmen tarafından takdim edildi. Hediyelerin verilmesi ve mezuniyet pastasının kesilmesinin ardından tören, pastacılık atölyesi öğrencilerinin hazırladığı ikramların sunulması ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.