GÜNDEM - 28 Ağustos 2025 Perşembe 15:10

Anadolu’nun Müslümanlığından rahatsızdı: 78 yaşında öldü, Süryani mezarlığına gömüldü

A
A
A

İzmir’de 2006 yılında CHP’nin düzenlediği bir toplantıda, "Keşke Anadolu Müslüman olmasaydı" sözüyle infiale sebep olan eski Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı, 78 yaşında hayatını kaybetti. Görevde olduğu dönemde "Üniversitelere siyasal bir elbisenin giydirilmeye çalışıldığını" ileri sürerek başörtüsünü yasaklayan, kampüs girişinde yaşlı velilere başlarını açmaları için baskı uygulayan, uygulamaları ve söylemleriyle İslam’a ve Müslümanlığa olan düşmanlığını sergileyen Hristiyan kökenli Emin Alıcı, İzmir ve İstanbul’da düzenenen iki ayrı törenin ardından İstanbul Kozlu Süryani Kadim Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Dokuz Eylül Üniversitesinde (DEÜ) 2000-2008 yılları arasında rektörlük görevinde bulunan, tıp fakültesi emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Emin Alıcı, 78 yaşında hayatını kaybetti. Hristiyan kökenli Alıcı için İzmir’de DEÜ Tıp Fakültesi Dekanlığı önünde ve İzmir Kültürpark İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde tören düzenlendi. Törene eşi Nurdan Alıcı, kızı Esen Alıcı ile oğlu Prof. Dr. Evren Alıcı’nın yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile eşi Türkegül Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, sevenleri, meslektaşları katıldı.

Anadolu’nun Müslümanlığından rahatsızdı: 78 yaşında öldü, Süryani mezarlığına gömüldü

"Adını yaşatmak görevlerimden biri"

Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "Emin Hocamızın adını bu şehirde yaşatmak benim görevlerimden biri. Bunu yerine getireceğim. Çok değerli, büyük bir insan. İnsanların hayattayken değerini bilmek, yanlarında olmak önemli. İyilik için mücadele etmeyi seçmiş, o mücadeleden son ana kadar vazgeçmeyenlerin kıymetini bilmeliyiz. Umarım onların, böyle insanların bıraktığı mirasa layık olabiliriz" dedi.

Anadolu’nun Müslümanlığından rahatsızdı: 78 yaşında öldü, Süryani mezarlığına gömüldü

"Tam bağımsız Türkiye mücadelesini hep birlikte veriyorduk"

Emin Alıcı’yı 1969 yılında tanıdığını anlatan İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu ise şunları söyledi: "Tam bağımsız Türkiye mücadelesini hep birlikte veriyorduk. Onlar liderimizdi, ben onların çırağıydım. Onun insan sevgisine, hekim ahlakına, insan ahlakına ve hep iyiye, güzele, doğruya ama tam bağımsız Türkiye’den yana verdiği yaşam mücadelesini paylaşmak istedim. Işıklar içinde uyusun."

Anadolu’nun Müslümanlığından rahatsızdı: 78 yaşında öldü, Süryani mezarlığına gömüldü

Geride İslam’a düşman kirli sicili kaldı

2000 yılında gerçekleşen rektör seçimlerinde liste dışı kaldığı halde 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından rektörlüğe atanan, ismi yasaklar ve skandallarla anılan Prof. Dr. Emin Alıcı, geride kirli bir sicil bırakarak öldü. Alıcı, 2006 yılında CHP’lilerin düzenlediği bir toplantıda İslam dinine hakaret içeren ifadeler kullandı. İslamiyet’i geri kalmışlığın sebebi olarak gösteren Alıcı, "Keşke Anadolu Müslüman olmasaydı" diye konuştu. Alıcı, "1450’li yıllarda matbaa bulundu ve hızla Avrupa’da yayıldı. Biz, 250 yıl sonra matbaayı kullanabildik. Matbaayı Müslüman olmayan halk kullandı, gelişti. Keşke o zamanlar Anadolu Müslüman olmasaydı" ifadelerini kullandı. Açıklamalarını siyasi değerlendirmelerle sürdüren Alıcı, CHP’nin, genel seçimleri ölümüne alması gerektiğini savundu. Alıcı’nın sözleri kamuoyunda infiale sebep olurken, hakkında TCK’nın "kışkırtıcılık" suçunu düzenleyen 216. maddesi kapsamında soruşturma açıldı.

Anadolu’nun Müslümanlığından rahatsızdı: 78 yaşında öldü, Süryani mezarlığına gömüldü

2003 yılında AK Parti hükümetinin hazırladığı YÖK Yasa Tasarısı’nı engellemek için "Gerekirse yeni Kubilaylar oluruz" sözleriyle gerilime yol açan dönemin Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı, "Üniversitelere siyasal bir elbisenin giydirilmeye çalışıldığını" ileri sürerek başörtüsünü yasaklamış, kampüs girişinde yaşlı velilere başlarını açmaları için baskı uygulamıştı. Alıcı, ömrü İslami değerlerle mücadele ile geçtiği halde belli kesimler tarafından yıllarca "Omurga cerrahisinin öncülerinden" olarak lanse edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.