GÜNDEM - 13 Nisan 2024 Cumartesi 18:57

Antalya’daki kaza sonrası İzmir’deki teleferiğe ilgi azaldı

A
A
A

Antalya’da hareket halindeki teleferik kabinlerinden birinin düşmesi, İzmir Balçova’da bulunan teleferik tesislerine yapılan ziyarette de büyük oranda azalmaya sebep oldu.

 

 

Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde bulunan, 605 rakımlı Tünektepe Teleferik ve Sosyal Tesisleri’nde sefer halinde olan teleferikte kabinlerden biri dün bilinmeyen bir sebepten dolayı düşmüş, olayda 1 kişi ölmüş, 2’si çocuk 7 kişi yaralanmıştı. Yaşanan kazanın ardından Balçova Teleferik Tesisleri’ne ilgi büyük oranda azaldı. 7’den 70’e her yaştan vatandaşın ziyaret ettiği tesiste seferler düzenli bir şekilde devam ederken, bayram tatili sürecindeki günlük ziyaretçi sayısında, kazadan sonra hafta sonu itibarıyla düşüş görüldü. Teleferiğe binmek için gelen kimi vatandaşlar kazanın etkisiyle korktuğunu belirtse de kimileri ise güvenerek bindiğini ifade etti.

 

Bayram tatili için Tekirdağ’dan İzmir’e gelen Taha Canpolat, teleferiği ailecek ziyaret etmek istediklerini belirterek, “Teleferikten çok keyif aldık. Kazadan haberimiz oldu. Teleferiğe daha önce de giden arkadaşlarımız ve akrabalarımız olduğundan dolayı, bir de tedbirli bir şekilde yönetildiğini bildiğimiz için güvenli bir şekilde geldik” diye konuştu.

 

Arkadaşıyla teleferiğe gelen Vedat Doğan teleferiğin de riskinin bulunduğunu söyledi. Teleferiğe ilk defa geldiğini anlatan Doğan, "Burası gezilecek güzel yerlerden biri. Arkadaşım tavsiye etti. Teleferik kazasına çok üzüldük. Teleferikteyken biraz tereddüt ettim. İnişte ve çıkışta çok sarsıntı oluyor. Kazada ölenlere Allah rahmet eylesin" dedi.

 

 

 

“Teleferiğe 8 kişi bindik, bu doğru değil”

 

Teleferiğe kalabalık binilmesinin tehlikeli olduğuna değinen ziyaretçi Hamdullah Avcı da, “Antalya’da arkadaşlarımız kaza yaşadı. Allah’tan rahmet diliyoruz. Yaralı olanlara Allah’tan şifa diliyorum. Biz teleferiğe 8 kişi bindik. Bu doğru bir şey değil, korktum. Belki teleferiğe 7-8 defa bindim. Kaç kişi gelirsek hepimiz o sayıda bir teleferiğe biniyoruz” ifadelerine yer verdi.

 

 

 

“Teleferik kazasından etkilendik”

 

Teleferiğe ailesiyle birlikte gelen bir diğer ziyaretçi Sevda Köroğlu, teleferik kazasından etkilendiğini fakat korkusunu yenerek teleferiğe bindiğini belirtirken, kızı Tuğçe Köroğlu, “Annesinin yukarı doğru çıkarken ve aşağı inerken korktuğunu, fakat şimdi alıştıklarını söyledi. Köroğlu kazada yaralananlara da geçmiş olsun dileklerini ileterek ölenlere de baş sağlığı diledi.

Mehmet Pamuk - Sinan Yeniçeri

 



Antalya’daki kaza sonrası İzmir’deki teleferiğe ilgi azaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Yapay zeka çalışma hayatını derinden etkileyecek” Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Yapay zekayla bazı işler kaybedilecek ama bundan daha fazla iş oluşturulmuş olacak. Dolayısıyla çalışma hayatını da derinden etkileyecek bir gelişmeyle karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek isterim” dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yapay Zeka Politikaları Derneği tarafından düzenlenen ‘Al Tomorrow Summit 2024’ programına katıldı. Ankara’da bir otelde gerçekleşen programla yapay zeka konusundaki korku ve kaygıların ortadan kaldırılması amaçlandı. Programın açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, her yeni gün yapay zeka uygulamaları açısından çığır açan gelişmelere tanıklık ettiklerini ve bu gelişmelerin tarihteki hiçbir değişimle karşılaştırılamayacak kadar hızlı bir şekilde gerçekleştiğini ifade etti. “Yapay zeka çalışma hayatını derinden etkileyecek” Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yapılan bir araştırmaya göre dünya genelindeki işlerin yaklaşık yüzde 40’ının yapay zekadan etkileneceğini dile getiren Yılmaz, “Bazı işler belki kaybedilecek ama bundan daha fazla iş oluşturulmuş olacak. Belki bundan da önemlisi yaptığımız mevcut işler de dönüşmüş olacak. Aynı işleri yapmaya devam edeceğiz belki ama çok farklı şekillerde bu işleri yapmış olacağız. Dolayısıyla çalışma hayatını da derinden etkileyecek bir gelişmeyle karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek isterim” değerlendirmesinde bulundu. “Dijital Türkiye hedeflerimiz doğrultusunda yapay zeka ekosistemimizi geliştiriyoruz” Yılmaz, yapay zekanın potansiyelinden en iyi şekilde yararlanmak ve bu alandaki riskleri minimize etmek için devletlerin sağlam yapay zeka politikalarına sahip olması gerektiğini vurgulayarak, “Yapay zeka alanında bir taraftan fırsatlardan yararlanırken, bu fırsatları değerlendirirken diğer taraftan da birçok açıdan oluşturduğu tehditleri ve riskleri de iyi yönetmemiz ve bunları da hep birlikte yönetmemiz gerekiyor. Yapay zeka gerçek zekayı ikame etmemeli, onunla birlikte anlam ifade etmeli. Yapay zekayı da üreten bir gerçek zeka var. Bu dönüşümde Türkiye olarak pay sahibi olmak için Milli Teknoloji Hamlemiz ve Dijital Türkiye hedeflerimiz doğrultusunda yapay zekâ ekosistemimizi geliştiriyoruz” şeklinde konuştu. “Yapay zeka alanında 71 adet yeni ön lisans ve lisans programı açılacak” Yılmaz, Türkiye’de 40’dan fazla yapay zeka odaklı yüksek lisans ve doktora programı ile 30’un üzerinde üniversitede ileri analitik, yapay zeka ve robotik araştırma merkezleri bulunduğu bilgisini aktararak, “Bu gerçekten gurur verici ama giderek daha da gelişecek. Belki de bu alanda uzmanlaşmış üniversitemiz de olacak. Tabii ki bunu da hedeflemek durumundayız. Önümüzdeki dönemde yapay zeka alanında 71 adet yeni ön lisans ve lisans programının açılması planlanıyor. Ayrıca alana özgü meslek standartları ile beceri haritaları da çıkarılmakta. Genç neslin çığır açan teknolojilere uyumu bizim için büyük önem arz ediyor. Bu bağlamda Milli Eğitim Bakanlığı her kademede eğitim müfredatını yapay zekâ konularını da kapsayacak şekilde güncelledi ve 81 ilde atölyeler açılmaya devam ediyor” şeklinde konuştu. “Yapay zeka ile kamuda tasarrufu daha etkin bir şekilde yapacağız” Türkiye’de orman yangınlarıyla mücadele, ekin alanlarının analizi, gümrük risk analizleri, KOBİ danışmanlığı, savunma sanayii, sağlık destek hizmetleri gibi alanlarda ileri analitik ve yapay zeka uygulamalarının kamuda aktif olarak kullanıldığını ifade eden Yılmaz, şu ifadelere yer verdi: “Bazı kamu kurumlarında yapay zeka odaklı iş birimleri kurulmaya başlanmış olup, bu alan kamu yönetiminin bir parçası haline geliyor. Bunu hızla yaygınlaştırmamız lazım. Burada esas olan da üretkenlik ve verimlilik. Biliyorsunuz bir tasarruf ve verimlilik paketi açıklamıştık. Özellikle bu dönem sadece tasarruf paketi demedik, tasarruf ve verimlilik paketi dedik. İşin özü verimlilik. Birim kaynakla daha fazla sonuç üretmek. Bunu da yeni teknolojilerle çok daha etkin bir şekilde yapacağımıza inanıyorum. Bunu yaparken de sosyal adaleti ve dengeleri gözetmemiz ve bu teknolojilerin yeni eşitsizlikler üretmemesi çok önemli. Dolayısıyla bütün toplumsal süreçleri içine alan bir süreç tasarlamamız çok önemli." Çevresel boyutta da yapay zekanın önemine dikkat çeken Yılmaz, iklim değişikliği, su gibi temel kaynakların kullanımında, enerji üretiminde, sıfır karbon hedefine ulaşma gibi vizyonlarda yapay zekanın çok kritik roller oynayabileceğinin altını çizdi. “Yapay zeka altyapılarını geliştirmek için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla yürütülen çeşitli çalışmalar var” Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Dijital Dönüşüm Ofisi’nin yoğun çalışmaları neticesinde 2021 yılında Dijital Avrupa Programı’na (DAP) katılım için başlayan müzakerelerin tamamlandığını ve Türkiye’nin programa katılım sağladığını hatırlatan Yılmaz, programdan daha çok faydalanmak için daha fazla yapay zeka projesi üretmeleri gerektiğinin altını çizdi. Yılmaz, “Yapay zeka çalışmaları için ihtiyaç duyulan teknik altyapıları geliştirmek de diğer bir önceliğimiz. Bu kapsamda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız koordinasyonunda yürütülen çeşitli çalışmalar var. Örneğin Türkiye için ulusal bir büyük dil modeli geliştirmek üzere bazı STK’lar, özel sektör firmalarının da desteğiyle ortak bir teknik altyapı oluşturmaya yönelik çalışmalar sürüyor” açıklamasında bulundu. “AB’nin Yapay Zeka Kanunu’na ülkemizde uyum sağlamak üzere bir mevzuat hazırlığı sürdürülüyor” Yapay zeka konusunda uluslararası arenada hem mevzuat geliştirmeye hem de teknik standart hazırlamaya yönelik yoğun çabalar yürütüldüğünü vurgulayan Yılmaz, “AB’nin yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi açısından uyulması gereken risk yönetim mekanizmalarını tanımlayan Yapay Zeka Kanunu’na (AI Act) ülkemizde uyum sağlamak üzere bir mevzuat hazırlığı şu anda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Dijital Dönüşüm Ofisi koordinasyonunda sürdürülüyor” dedi. Konuşmaların ardından Yapay Zeka Politikaları Derneği tarafından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a hediye takdim edildi.
Malatya Sadıkoğlu’ndan Başkanlar Taşkın ile Geçitle istişare Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 31 Mart’ta göreve seçilen Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ve Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’a hayırlı olsun ziyareti gerçekleştirdi. Malatya TSO Meclis Başkanı, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Meclis Üyelerinin de yer aldığı ziyaretlerde belediye başkanlarının hizmet alanları olan belediyeler ve şehrin geneli üzerine istişarelerde bulunuldu. Hayırlı olsun dileklerini ileten Başkan Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinden büyük yaralar almış Malatya’nın daha hızlı ayağa kalkmasında merkez ilçe belediye başkanlarına önemli görevler düştüğünü belirterek, istişare kültürü ile her konuda katkıyı sunmaya hazır olduklarını dile getirdi. Kendi ekonomik imkanları ile evini veya işyerini inşa etmek isteyenlerin hala imar sorunu ile karşılaştığını aktaran Başkan Sadıkoğlu, her iki belediye başkanından da imarın bir an önce açılmasını istedi. Ziyaretten duydukları memnuniyeti ifade eden Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ve Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Malatya’nın en büyük sivil toplum örgütü olan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası ile istişare ve ortak çalışmanın, şehrin yeniden ihyası sürecinde büyük önem taşıdığına vurgu yaptılar. Sık sık Oda üyeleri ile bir araya gelmek istediklerini kaydeden belediye başkanları, ziyarette dile gelen sorunları not ederek en kısa sürede çözüme kavuşturulması için çalışma yapacaklarını dile getirdiler.
Samsun Meyve ve sebze sektöründe Samsun ve İzmir iş birliği Samsun ve İzmir yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinde güçlerini birleştirme kararı aldı. Türkiye’nin yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatında lider kentlerinin başında gelen İzmir, taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri üretim ve ihracatındaki deneyimlerini Samsun ile paylaşacak. 1 milyar dolar ihracat Taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörleri son 1 yıllık dönemde Türkiye’ye 6 milyar dolarlık döviz kazandırırken, bu ihracata Egeli ihracatçılar 1 milyar 350 milyon dolarlık katkı sağladı. İzmirli ihracatçılar yıllık 339 milyon dolar bitkisel ürün ihracatı yapan Samsun’un kısa vadede 1 milyar dolar ihracat yapabilir konuma gelmesi için çaba gösterecek. Samsun Valisi Orhan Tavlı, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Yönetim Kurulu Üyeleri Martin Sanford ve Vildan Akgedik, Ege İhracatçı Birlikleri Şube Müdürü Gökay Çelikli ve bazı firma sahiplerini Samsun’da ağırladı. Vali Tavlı, Samsun ve Ege firmaları arasında yaş meyve, sebze ve gıda ticaretini geliştirmek için yürütülecek çalışmalarla ilgili toplantı gerçekleştirdi. Bafra Kaymakamı Cevdet Ertürkmen, Bafra Belediye Başkanı Hamit Kılıç, Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, Bafra TSO Başkanı Serdal Sefa Kocabaş, Bafra Ticaret Borsası Başkanı Tarık Erol, Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, Bafra Sera OSB Müdürü Hamit Bozer ve Bafra OSB Müdürü İsmail Hakkı Koç’un da katıldığı toplantının ardından Vali Tavlı ve konuk katılımcılar, Bafra Tarıma Dayalı İhtisas (SERA) OSB’de faaliyet gösteren firmaları gezdi. Samsun Vali Orhan Tavlı’nın davetiyle Samsun’a geldiklerini belirten Başkan Hayrettin Uçak, “İzmir-Samsun arasında bir sinerji ortaya çıkarabileceğimize inandık. İzmir’de kurulan Dikili, Bayındır, Bergama ve Kınık Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgelerinde önemli noktalara geldik. Seracılık konusunda ihtisaslaşacak olan Dikili Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi geçtiğimiz hafta Dünya Bankası’yla 30 milyon dolarlık bir kredi sözleşmesi imzaladı. Bu 4 OSB’nin üretime geçmesiyle Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatında ilk etapta 10 milyar dolar ihracat hedefliyoruz. Bu deneyimlerimizi Samsun’la paylaşmak, Samsun’un güzel uygulamalarını İzmir’de hayata geçirmek için Samsun’a geldik. Samsun Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan çalışmaları gördük, kendilerini tebrik ediyoruz. Samsun Valimiz Orhan Tavlı vizyoner kimliğiyle Samsun tarımına büyük katkı sağlıyor. Bu iki kadim şehir arasındaki iş birliği Türk tarımına ve tarım ürünleri ihracatımıza pozitif katkılar sağlayacak. Bugün kurulan ilişkiyi önümüzdeki süreçte artarak devam edecek” dedi. Samsun tarım ürünlerinde 1 milyar dolarlık ihracat hedefliyor Samsun’un Bafra ilçesinde Samsun Bafra Tarıma Dayalı İhtisas (SERA) Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret yanında, dondurulmuş ve kurutuşmuş sebze üretimi yapan firması da ziyaret ettiklerini açıklayan Uçak, “SERA OSB bin 200 dekarlık alanda 30 adet sera parselinde sebze, süs bitkileri ve fide yetiştiriciliği yapacak. İçme suyu, kullanma suyu, kanalizasyon, yol, kaldırım, doğalgaz, elektrik ve internet altyapısı hazır bir şekilde yatımcılara arsa tahsisi yapılıyor. OSB tam kapasite devreye girdiğinde bin 500 kişiye istihdam imkanı sunacak. İzmirli firmalarımıza yatırım davetleri var. Bu davetlerini İzmirli firmalarımızla paylaşacağız. Samsun’un ürün deseninde biber, domates, pırasa, karnabahar, brokoli, lahana üretimi öne çıkıyor. Meyve olarak da kivi yetişiyor. Bafra TDİOSB’de çilek üretimi yapılacak. Samsun ilimiz limanı olan taze meyve sebze ürünlerinde en büyük ihraç pazarımız Rusya’ya yakınlık avantajı olan bir kentimiz. Samsun’un günümüzde 339 milyon dolar olan bitkisel ürün ihracatının Bafra TDİOSB devreye girdiğinde 1 milyar doları aşmasını bekliyoruz” diye konuştu.