GÜNDEM - 26 Mayıs 2025 Pazartesi 10:39

Çeşme, bayramda 1 milyon kişi bekliyor

A
A
A
Çeşme, bayramda 1 milyon kişi bekliyor

Kurban Bayramı tatili dolayısıyla ünlü tatil merkezi İzmir’in Çeşme ilçesine 1 milyonu aşkın bir tatilci beklenirken, yüzde 40’a yaklaşan otel rezervasyonlarının bayramda yüzde 100’ü bulacağı tahmin ediliyor. Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal da, "Şu anda yüzde 40’lar seviyesinde bir doluluk var. Bayramlar her sene standarttır hem Alaçatı hem de Çeşme’nin tamamen dolmasını bekliyoruz" dedi.


Ünlü tatil merkezi Çeşme, Kurban Bayramı’nda yine binlerce tatilciyi ağırlayacak. Çeşme ve Alaçatı’daki otellerde bayram rezervasyonları yüzde 40’ları geçti. Bayramda da bu doluluğun yüzde 100’e ulaşması beklenirken, 1 milyon kişinin kente gelmesi bekleniyor. Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal da Kurban Bayramı’nda Çeşme ve Alaçatı’nın tamamen dolacağını ifade etti. Bayram öncesi ve sonrası hakkında açıklamalarda bulunan Ünsal, "Şu anda dolulukta yüzde 40’lık bir durumdayız. Bayramlar her sene standarttır. Hem Alaçatı hem de Çeşme’nin tamamen dolmasını bekliyoruz. Son birkaç yıldır sezonun açılışı temmuz ayını bulabiliyor. Özellikle geçen sene Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası’ndan dolayı ağırlıklı biliyorsunuz gurbetçiler de bölgemizi tercih ettiği için biraz gecikme olmuştu. Ama bu sene daha erken başlayacağına inanıyorum. Okulların kapanmasıyla beraber Haziran ortası gibi de sezon tam anlamıyla açılır ve yavaş yavaş tesisler de dolmaya başlar.



"Erken rezervasyonlar var"


Pandemi sonrasında rezervasyonların son dakikaya bırakıldığını fakat bu sezon bu durumun değiştiğini vurgulayan Ünsal, "Bu sene görüyoruz ki erken rezervasyonlar da var. Hem de ciddi bir şekilde. Geçen yıl ekonomik şartlardan dolayı fiyat değişikliğine adaptasyon da biraz sorun vardı. Bu sene öyle bir problem de yok. Fiyatlar da oturmuş vaziyette. Güzel bir sezon geçeceğini düşünüyorum. Sezon zaten dediğim gibi iyi geçecek ama bununla beraber biz sezon dışı dönemi hareketlendirmek için uğraşıyoruz. Geçtiğimiz yıl ilkini yaptığımız etkinlikleri bu sene büyüterek devam ettiriyoruz. Bu da konaklamalara ve bölgedeki tesislere ciddi bir hareket oluşturuyor" dedi.



"Çeşme’ye algı yapılıyor"


Çeşme’ye algı yapıldığını ifade eden Ünsal, "Bir de son günlerde her yıl sezon başında olduğu gibi pahalılık algısıyla alakalı bir takım çalışmalar var. Neden olduğunu bilmiyorum, anlamıyorum bir türlü ama çok basitçe kontrol edilebilir aslında. Herhangi bir online rezervasyon sitesine girdiğinizde ve her bütçeye uygun tesis olduğunu çok rahatlıkla görebilirler. Ama orada biraz böyle kelime oyunlarıyla, dört günlük tatilin bedelini sanki tek gecelikmiş gibi göstermek ya da çok pahalı bir restoranın, pahalı bir ürününü sanki bütün her yerde aynı fiyat politikası uygulanıyormuş gibi göstermek çok hakkaniyetli değil. O nedenle misafirlerimizi her zaman en rahat, en konforlu, bütçelerine uygun şekilde misafir edebileceğimizi tekrar belirtmek istiyorum. Herhangi bir ihtiyaçları olduğunda da biz turizmciler burada yardıma her zaman hazırız" diye konuştu.



"Gerçeği yansıtmayan fiyatlar konuşuluyor"


İyi bir sezon beklediklerini dile getiren Çeşme Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Osman Köfüncü, "Burada 2 bin 2 bin 500 TL’den başlayan otel fiyatları var. Kurban Bayramı’nda da 3 bin 500, 4 bin 500 TL’den başlayan fiyatlar olacak. Gerçeği yansıtmayan fiyatlarla sanki insanlar Çeşme’ye ve Alaçatı’ya gelemsin gibi algı yapılıyor. 5 yıldızlı otelleri bu fiyatlara katmıyorum ben pansiyon ve butik otelleri söylüyorum. İyi bir sezon geçecek diye umuyorum. Tabii ki burada Çeşme’de kısa bir dönem var. Okulların kapanmasıyla beraber daha da hareketleneceğiz. Ama bunu da gördük ki şimdi hafta sonları etkinlikler de yapılıyor. Bunlar her zaman bölgemize artı değer katıyor. Kurban Bayramı’nda da yaklaşık 5 günlük tatil olacak. Biz esnaflarımız, butik otellerimiz, pansiyonlarımız, bütün bölgemiz bayramda hazırız. Herkesi bekliyoruz. Güler yüzümüzle de misafirlerimizi ağırlayacağız ve memnuniyetle de göndereceğiz" diye konuştu.



Çeşme, bayramda 1 milyon kişi bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Köy okulunda büyüdü, köy çocuklarının umudu oldu Bitlis’in Tatvan ilçesi Koyunpınar köyünde görev yapan anasınıfı öğretmeni Hediye Kılıç, öğrencileriyle kurduğu güçlü bağ ve fedakârlıklarıyla takdir topluyor. Kendisi de bir köy okulunda yetişen genç öğretmen, çocukların hayatına dokunarak adeta bir eğitim neferi gibi çalışıyor. Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Erdemli köyünde birleştirilmiş sınıfta eğitim alarak büyüyen genç öğretmen, yıllar önce kurduğu köy okulu öğretmeni olma hayalini bugün Bitlis’te gerçekleştiriyor. Yaklaşık 4 yıldır köy okulunda görev yapan Hediye Kılıç, öğrencilerine yalnızca akademik eğitim vermekle kalmıyor; aynı zamanda onların ablası, arkadaşı ve yol göstericisi oluyor. Sınıfı sinema salonuna çeviriyor, öğrencileri evlerinden alıyor Öğrencileriyle ders saatleri dışında da yakından ilgilenen Kılıç, sınıf ortamını haftanın belirli günlerinde sinema salonuna dönüştürerek çocuklarla çizgi filmler izliyor. Havanın güzel olduğu günlerde okul bahçesinde çeşitli etkinlikler düzenleyen fedakâr öğretmen, öğrencilerin sosyal gelişimine katkı sunmak için yoğun çaba harcıyor. Çocukların mutluluğunu ön planda tutan Kılıç’ın bu yaklaşımı, hem velilerin hem de köy halkının takdirini kazanıyor. Köy okulundaki öğrencilerini çoğu zaman evlerinden alarak okula getiren Hediye öğretmen, ders bitiminde de çocukları tek tek evlerine bırakıyor. Öğrencilerinin ayakkabılarını ve montlarını giydirmesi ise onun çocuklara duyduğu sevgi ve sorumluluk duygusunu gözler önüne seriyor. Okul duvarlarını öğrencileriyle renklendiriyor Zorlu şartlara rağmen görevini büyük bir özveriyle sürdüren Hediye Kılıç, okulun iç ve dış duvarlarını da öğrencileriyle birlikte renklendiriyor. Çizdiği figürler ve hazırladığı görsellerle köy okulunu daha sıcak ve eğlenceli bir eğitim ortamına dönüştüren öğretmen, öğrencilerin okula olan ilgisini artırıyor. Bitlis’te görev yapan köy okulu öğretmeni Hediye Kılıç’ın hikâyesi, eğitimde fedakârlığın ve sevginin en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. "Köy okulunda öğretmen olmak çocukların hayallerine dokunan kişi olmak demek" Bitlis’teki köy okulunda geçirdiği 4 yılı anlatan Hediye Kılıç, "Aslında bu hikâyenin benim için çok özel bir anlamı var. Çünkü ben de bir köy okulunda okudum. Belki de bugün yaptığım işi bu kadar severek yapmamın en büyük nedeni bu. Çocukluğumda bulunduğum sıralarda nasıl hayaller kurduysam, şimdi öğrencilerimin de aynı umutları taşımasını istiyorum. Tercih dönemimde birçok farklı seçenek vardı ama ben özellikle köy okulunu tercih ettim. Çünkü burada öğretmenliğin sadece ders anlatmaktan ibaret olmadığını biliyordum. Köy okulunda öğretmen olmak, bazen bir rehber, bazen bir abla, bazen de çocukların hayallerine dokunan kişi olmak demek" diye konuştu. "Göreve başladığım ilk günlerde okulun fiziksel şartları beni daha iyisini yapmak için motive etti" diyen Kılıç, sözlerine şöyle devam etti: "Çizim yeteneğimi kullanarak okulun duvarlarını renklendirdim, sınıfları çocukların severek vakit geçireceği alanlara dönüştürmeye çalıştım. Çünkü bir çocuğun kendini güzel bir ortamda hissetmesi öğrenme isteğini de değiştiriyor. Daha sonra öğrencilerimiz için bir kütüphane kurduk. Kitaplarla büyüyen çocukların hayal dünyasında büyüdüğüne inanıyorum. Elbette köy okulunda çalışmanın zorlukları da var. Burada sadece öğretmen olmuyorsunuz. Bazen soba yakıyorsunuz, bazen okulun temizliğiyle ilgileniyorsunuz, bazen de müdür yetkili olarak birçok sorumluluğu aynı anda üstleniyorsunuz. Yani aslında tek bir görev tanımınız olmuyor. Ama bütün bu zorlukların yanında çok özel güzellikler de var. Öğrencilerle kurduğunuz bağ çok daha samimi ve güçlü oluyor. Onların küçük bir başarıdaki mutluluğunu görmek bütün yorgunluğu unutturuyor." Köy okulu öğretmenliğinin büyük bir fedakârlıkla birlikte aynı zamanda büyük bir gönül işi olduğunu düşündüğünü ifade eden Kılıç, "Burada yaptığınız küçük bir dokunuş bile bir çocuğun hayatında büyük bir iz bırakabiliyor. Eğer bugün öğrencilerimin gözlerinde umut görebiliyorsam, bu benim için en büyük mutluluktur" dedi.
Bitlis Köy okulunda büyüdü, köy çocuklarının umudu oldu Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı Koyunpınar köyünde görev yapan anasınıfı öğretmeni Hediye Kılıç, öğrencileriyle kurduğu güçlü bağ ve fedakârlıklarıyla takdir topluyor. Kendisi de bir köy okulunda yetişen genç öğretmen, çocukların hayatına dokunarak adeta bir eğitim neferi gibi çalışıyor. Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Erdemli köyünde birleştirilmiş sınıfta eğitim alarak büyüyen genç öğretmen, yıllar önce kurduğu köy okulu öğretmeni olma hayalini bugün Bitlis’te gerçekleştiriyor. Yaklaşık 4 yıldır köy okulunda görev yapan Hediye Kılıç, öğrencilerine yalnızca akademik eğitim vermekle kalmıyor; aynı zamanda onların ablası, arkadaşı ve yol göstericisi oluyor. Sınıfı sinema salonuna çeviriyor, öğrencileri evlerinden alıyor Öğrencileriyle ders saatleri dışında da yakından ilgilenen Kılıç, sınıf ortamını haftanın belirli günlerinde sinema salonuna dönüştürerek çocuklarla çizgi filmler izliyor. Havanın güzel olduğu günlerde okul bahçesinde çeşitli etkinlikler düzenleyen fedakâr öğretmen, öğrencilerin sosyal gelişimine katkı sunmak için yoğun çaba harcıyor. Çocukların mutluluğunu ön planda tutan Kılıç’ın bu yaklaşımı, hem velilerin hem de köy halkının takdirini kazanıyor. Köy okulundaki öğrencilerini çoğu zaman evlerinden alarak okula getiren Hediye öğretmen, ders bitiminde de çocukları tek tek evlerine bırakıyor. Öğrencilerinin ayakkabılarını ve montlarını giydirmesi ise onun çocuklara duyduğu sevgi ve sorumluluk duygusunu gözler önüne seriyor. Okul duvarlarını öğrencileriyle renklendiriyor Zorlu şartlara rağmen görevini büyük bir özveriyle sürdüren Hediye Kılıç, okulun iç ve dış duvarlarını da öğrencileriyle birlikte renklendiriyor. Çizdiği figürler ve hazırladığı görsellerle köy okulunu daha sıcak ve eğlenceli bir eğitim ortamına dönüştüren öğretmen, öğrencilerin okula olan ilgisini artırıyor. Bitlis’te görev yapan köy okulu öğretmeni Hediye Kılıç’ın hikâyesi, eğitimde fedakârlığın ve sevginin en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. "Köy okulunda öğretmen olmak çocukların hayallerine dokunan kişi olmak demek" Bitlis’teki köy okulunda geçirdiği 4 yılı anlatan Hediye Kılıç, "Aslında bu hikâyenin benim için çok özel bir anlamı var. Çünkü ben de bir köy okulunda okudum. Belki de bugün yaptığım işi bu kadar severek yapmamın en büyük nedeni bu. Çocukluğumda bulunduğum sıralarda nasıl hayaller kurduysam, şimdi öğrencilerimin de aynı umutları taşımasını istiyorum. Tercih dönemimde birçok farklı seçenek vardı ama ben özellikle köy okulunu tercih ettim. Çünkü burada öğretmenliğin sadece ders anlatmaktan ibaret olmadığını biliyordum. Köy okulunda öğretmen olmak, bazen bir rehber, bazen bir abla, bazen de çocukların hayallerine dokunan kişi olmak demek" diye konuştu. "Göreve başladığım ilk günlerde okulun fiziksel şartları beni daha iyisini yapmak için motive etti" diyen Kılıç, sözlerine şöyle devam etti: "Çizim yeteneğimi kullanarak okulun duvarlarını renklendirdim, sınıfları çocukların severek vakit geçireceği alanlara dönüştürmeye çalıştım. Çünkü bir çocuğun kendini güzel bir ortamda hissetmesi öğrenme isteğini de değiştiriyor. Daha sonra öğrencilerimiz için bir kütüphane kurduk. Kitaplarla büyüyen çocukların hayal dünyasında büyüdüğüne inanıyorum. Elbette köy okulunda çalışmanın zorlukları da var. Burada sadece öğretmen olmuyorsunuz. Bazen soba yakıyorsunuz, bazen okulun temizliğiyle ilgileniyorsunuz, bazen de müdür yetkili olarak birçok sorumluluğu aynı anda üstleniyorsunuz. Yani aslında tek bir görev tanımınız olmuyor. Ama bütün bu zorlukların yanında çok özel güzellikler de var. Öğrencilerle kurduğunuz bağ çok daha samimi ve güçlü oluyor. Onların küçük bir başarıdaki mutluluğunu görmek bütün yorgunluğu unutturuyor." Köy okulu öğretmenliğinin büyük bir fedakârlıkla birlikte aynı zamanda büyük bir gönül işi olduğunu düşündüğünü ifade eden Kılıç, "Burada yaptığınız küçük bir dokunuş bile bir çocuğun hayatında büyük bir iz bırakabiliyor. Eğer bugün öğrencilerimin gözlerinde umut görebiliyorsam, bu benim için en büyük mutluluktur" dedi.
Ankara Site aidatlarıyla ilgili düzenleme tamam Fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren 14 farklı kanunda ve 1 kanun hükmünde kararnamede düzenleme içeren kanun teklifi TBMM’de kabul edilmesinin ardından Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni düzenleme ile fahiş site aidatlarına karşı site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi kat maliki vatandaşlara aktarıldı. Düzenleme ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Vatandaşlarımızın ihtiyacı neyse o adımları atıyoruz. Site aidatlarına yönelik düzenlemelerimizden ilki Resmi Gazete’de yayımlandı. Site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi vatandaşa aktarıldı. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk zorunluluğu getirildi. Böylelikle site yönetimlerinin başta aidat tutarı olmak üzere keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu değişikliği ile apartman ve sitelerde aidat belirleme süreçlerinde önemli düzenlemeler hayata geçirildi. Kanunun 35 ve 37’nci maddelerinde yapılan değişiklikle yöneticilerin aidat belirleme yetkisi sınırlandırıldı. Buna göre site ve apartman yöneticileri yeniden değerleme oranının üzerinde aidat artışı yapamayacak. Bu oranın üzerinde artış gerektiğinde yönetici, en geç 3 ay içinde Kat Malikleri Kurulu’nu toplantıya çağıracak ve artış kararı yalnızca kat maliklerinin onayıyla alınabilecek. Aidat artışında son söz kat maliklerinde Mevcut uygulamada yöneticiler, herhangi bir üst sınır olmaksızın yıllık işletme projesi hazırlayabiliyor; kat maliklerinin 7 gün içinde itiraz etmemesi halinde aidatlar kesinleşiyordu. Bu durum birçok vatandaşın yüksek aidatlarla karşı karşıya kalmasına ve icra takiplerine maruz kalmasına neden oluyordu. Yeni düzenlemeyle aidatların belirlenmesinde nihai yetki Kat Malikleri Kurulu’na verildi. Yönetici en fazla yeniden değerleme oranı kadar artış yapabilecek Yöneticiler; çalışan ücretleri, sigorta primleri, yakıt ile ortak alanların elektrik ve su giderleri gibi zorunlu harcamalar için bir önceki işletme projesi üzerinden en fazla yeniden değerleme oranı kadar artış içeren geçici işletme projesi hazırlayabilecek. Kat maliklerine ise apartman veya sitenin ihtiyaçları doğrultusunda aidat tutarını belirleme ve gerekli yapım ile harcama kalemleri için yeniden değerleme oranının üzerinde artış yapılmasına karar verme yetkisi tanındı. İkinci toplantıda çoğunluk sağlanması yeterli olacak Yeniden değerleme oranı üzerinde artış yapılmasına yönelik toplantılarda karar alabilmek için de ilk oturumda site sakinlerinin yüzde 50+1 çoğunluğu gerekecek. Bu katılım oranı sağlanmazsa ikinci toplantıda katılanların çoğunluğu ile belirlenecek tutar yeni aidat olarak kesinleşecek. Bu durumda son tutarı site yöneticileri değil kat malikleri kurulu üyeleri yani site sakinleri belirlemiş olacak. Bu sayede, site yönetimlerinin keyfi harcamaları ve şeffaflıktan uzak şekildeki harcama kalemi belirlemesinin önüne geçilerek site sakinlerinin mağduriyet yaşaması engellenecek. Bakan Kurum: "Site yönetimlerinin keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz" Yeni düzenlemeye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, "Vatandaşlarımızın ihtiyacı neyse o adımları atıyoruz. Site aidatlarına yönelik düzenlemelerimizden ilki Resmi Gazete’de yayımlandı. Site yönetiminin fiyat belirleme yetkisi vatandaşa aktarıldı. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk zorunluluğu getirildi. Böylelikle site yönetimlerinin başta aidat tutarı olmak üzere keyfi kararlar almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun" mesajını verdi. Yönetim planı değişikliği için 3’te 2 çoğunluk yeterli olacak Yine 634 Sayılı Kanun’un 70’inci maddesinde yapılan değişiklikle, toplu yapılarda yönetim planı değişikliği için gereken karar nisabı 5’te 4’ten, 3’te 2’ye düşürüldü. Bu sayede site yönetimlerinin toplanma ve karar alma süreçleri kolaylaştırılacak, yaşanan sıkıntı ve aksaklıklar önlenecek.