SAĞLIK - 12 Mart 2026 Perşembe 09:55

’Delirten hastalık’ nedeniyle su bile içemiyordu

A
A
A
’Delirten hastalık’ nedeniyle su bile içemiyordu

Halk arasında delirten hastalık olarak bilinen trigeminal nevralji, yüzde ani ve şiddetli ağrı ataklarıyla kendini gösteren bir sinir hastalığı. Trigeminal nevraljiyle 3 yıl boyunca mücadele eden 54 yaşındaki Hakan Gencer de ağrılarının geçmesi için önce diş hekimlerinin kapısını çaldı, ancak çözümü beyin ve sinir cerrahisinde buldu. Hakan Gencer, Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun’un yaptığı operasyonla yıllardır çektiği ağrılarına veda etti.


Genellikle 50 yaş sonrasında görülen trigeminal nevralji, yüzdeki hisleri beyne taşıyan trigeminal sinirin etkilenmesi sonucu oluşur ve genellikle "elektrik çarpması" gibi tarif edilen kısa ama çok yoğun ağrı ataklarıyla kendini gösterir. İzmir’de yaşayan ve trigeminal nevralji tanısı alan 54 yaşındaki Hakan Gencer de hastalığın yaşamına olan olumsuz etkilerini paylaşarak tedavi sürecini anlattı. 3 yıldır trigeminal nevralji ile mücadele ettiğini belirten Hakan Gencer, "3 sene önce dişlerimde bir ağrı varmış gibi başladı. Diş doktorlarının kapısını çaldım ama çözemediler. ‘Dişlerinde bir şey yok’ dediler. Ama benim ağrılarım devam ediyordu. Sonrasında bir beyin cerrahına gittim. Kendisi teşhisi koydu. 3 yıl boyunca araştırma yaptım. Ağrılarım geçsin diye yüzümdeki sinirleri yaktılar. Ama bir sonuç alamadım. Dişlerimi fırçalayamıyor, bir damla suyu bile içemiyordum" sözlerini kaydetti.



İşimi bırakmak zorunda kaldım


Trigeminal nevraljinin oluşturduğu ağrıların dayanılmaz bir noktaya gelmesinden dolayı işini bırakmak zorunda kaldığını aktaran Hakan Gencer, "Hastalığım nedeniyle ailemin de huzuru kalmadı. Herkes çok endişelendi. Geceleri 1 saat uyuyorsam geri kalan 6 saatte ayaktaydım. Eşim de benimle bir bu hastalıkla mücadele etti. Su içerken dişlerime ve damağıma temas olduğunda ağrım oluyordu. O nedenle şırıngayla su içmeye başladım. Hastalık belli dönemlerde atak yapıyordu, sonra düzeliyordu ama 3 senede beni hayattan bezdirdi" diye konuştu.



Hayati riski var dediler


Hastalığının tedavisi için başvurduğu beyin ve sinir cerrahisi uzmanlarından ‘Hayati riski var, felç olursun’ şeklinde geri dönüşler aldığını aktaran Hakan Gencer, Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun’da bulduğunu belirtti. Hakan Gencer, "Tüm bu yaşadıklarımın sonunda Özhan Hoca’ya denk geldik. Onun sayesinde çok şükür iyiyim. Ondan önceki beyin cerrahları çok korkuttu beni. Ama Özhan Hoca, ‘ameliyat edebiliriz’ dedi. 26 Şubat’ta ameliyat oldum. Sabah girdim, öğleden sonra çıktım. Şimdi tedavim sürüyor, ilaçlar alıyorum. Ama ameliyat sonrasında yüzümde hiç ağrı yok, kurtuldum. Dişlerimde hissediyordum ağrının olacağını, ondan dişlerimi de sıkamıyordum. Şimdi iyiyim" dedi.



Cerrahi müdahale son çare


Trigeminal nevralji hastalığı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, "Halk arasında delirten hastalık ya da intihar hastalığı olarak bilinen trigeminal nevraljinin ilk belirtileri diş ağrısı ile karıştırılır. Diş ağrısı gibi başlar, yüzün alt çene, orta çene ve göz çevresinde elektrik çarpması gibi 1- 2 saniye süren ağrılarla kendini gösterir. Hastalar ağrı geldiğinde; yemek yiyemez, dişini fırçalayamaz ve yüzünü yıkayamaz. Önce genellikle diş hekimine başvururlar ancak ağrıya çözüm bulamayınca beyin cerrahisi veya nörolojiye yönlendirilirler. İlaç tedavisi, bu hastalığa kısmen fayda sağlar. Eğer hasta ilaçtan fayda görürse ikinci tedaviye gerek duyulmaz. İlacın fayda etmediği durumlarda alternatif veya cerrahi tedavi uygulanabilir. Ancak bu tedavilerden en kesin çözümü cerrahi tedavidir. Çünkü diğer yöntemlerde ilaç kullanımı mevcut ve kısa sürede hastalığın tekrar etmesi mümkün" dedi. Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, sözlerini şöyle tamamladı:


"Hastaların son çare olarak cerrahi müdahalede bulunarak ağrılardan kurtulmalarına imkan tanınabiliyor. Cerrahi müdahale ile hastanın sinir ve damarının temas ettiği noktaya teflon yerleştirilerek temas kesiliyor ve hasta ameliyat sonrası ağrılarından kurtulabiliyor. Trigeminal nevralji yapısal bir hastalık. Bu hastalıkta en büyük yanılgı, ameliyatının çok riskli olduğunun düşünülmesi. Hasta ilaçlardan fayda görmediğinde ameliyat düşünülebilir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.