KÜLTÜR SANAT - 09 Mart 2026 Pazartesi 15:10

Dünyanın en küçük kitabı İzmir’de

A
A
A
Dünyanın en küçük kitabı İzmir’de

Türkiye’nin ilk kağıt ve kitap sanatları müzesi olan Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi, 2.4 x 2.9 milimetre ölçülerindeki dünyanın en küçük kitabına ev sahipliği yapıyor. Tarihi bir köşkte hizmet veren müze, kağıdın ve kitabın binlerce yıllık yolculuğunu nadide eserlerle meraklılarına sunuyor.


Ege Üniversitesine bağlı eski Levanten köşklerinden 19. yüzyıla ait Ballian Konutu’nda 12 Aralık 2012’de kurulan müze, uluslararası alanda benzersiz bir konuma sahip bulunuyor. İçinde bir sanat galerisi de barındıran müzede, bin civarında obje kişi, kurum ve sanatçıların bağışlarıyla bir araya getirildi. Müzenin üst katında sergilenen ve ipek kağıda elle basılan milimetrik boyutlardaki kitap, ziyaretçilerin en çok dikkatini çeken eserlerin başında geliyor. Müzenin giriş katında kağıdın üretiminden sanat eserine dönüştüğü aşamalar sergilenirken, üst katında ise kitap sanatları, matbaa, sanatçı kitapları ve minyatür kitaplar gibi bölümler yer alıyor.



Nadir eserler dikkat çekiyor


Zengin bir koleksiyona sahip olan müzede; organik yazı malzemeleri, 15. yüzyıldan günümüze uzanan dünya renkli kağıtları, modern kağıt sanatı ve exlibris örnekleri sergileniyor. Matbaa bölümünde Gutenberg Matbaası’nda basılan orijinal inkunabel sayfası ile İbrahim Müteferrika Matbaası’nda basılan orijinal Vankulu Lügatı ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Sanatçı kitapları bölümünde Andy Warhol’a ait üç boyutlu kitaplar yer alırken, çocuk kitapları bölümünde ise Küçük Prens, Moby Dick ve Alice Harikalar Diyarında gibi eserlerin üç boyutlu versiyonları bulunuyor. Kitaplardaki ustalar bölümünde ise Picasso, Chagall ve Matisse gibi sanatçıların özgün baskı resimlerini içeren eserler yer alıyor. Müze, hafta içi her gün 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.



Milimetrik kitap büyük ilgi görüyor


Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Seda Ağırbaş, karanlık odalarda sergilenen eserlerin cilt ve sanatsal detaylarının yakından incelenebildiğini aktardı. Müzenin evrensel bir nitelik taşıdığını vurgulayan Ağırbaş, "Alt katta kağıdın tarihçesi, papirüs ve parşömen gibi organik yazı malzemeleri ile kağıdın oluşum süreci yer alıyor. Ardından dünyanın renkli kağıdı ve uluslararası ile yerel sanatçıların eserleriyle kağıt sanatının geldiği nokta sergileniyor. Ölçüleri 2.4 x 2.9 milimetre olan, ipek kağıda elle basılmış çok minik bir kitabımız da müzemizde ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır." dedi.



Eğitim işlevi ön planda


Tarihi binanın iki katında hat, tezhip, minyatür, katı’ ve ebru gibi geleneksel kitap sanatlarına ait orijinal eserlerin yer aldığını kaydeden Ağırbaş, müzenin çok sayıda çalıştay, seminer ve sergiye ev sahipliği yaptığını söyledi. Her yıl Müzeler Haftası’nda koleksiyona uygun etkinlikler gerçekleştirdiklerini anlatan Ağırbaş, "Ziyaretçilerimiz sadece eserleri görmekle kalmayıp, kağıt ve kitap sanatları alanındaki pek çok etkinliğe de katılarak bu çalışmaları çok beğendiler. Müzelerin sadece sergileme değil, eğitim işlevi de bulunmaktadır. Nitekim hedef kitlemiz ilk ve ortaöğretimden üniversiteye kadar uzanıyor. Ağaç yaşken eğileceği düşüncesiyle çoğunlukla çocuklarımızı ve gençlerimizi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.



Dünyayı ayaklarımıza sermişler


Müzede kağıda ve kitaba dair bine yakın objenin bulunduğunu dile getiren Ağırbaş, Türkiye’de bir ilk olan müzenin 2013 yılında özel müze statüsü kazandığını hatırlattı. Ziyaretçi defterine bırakılan bir notu çok anlamlı bulduğunu belirten Ağırbaş, "Defterimizde yer alan ’Dünyayı ayaklarımıza sermişler, haberimiz yok’ yazısı, müzenin kağıdın ve kitabın kültürel tarihine eşlik eden evrensel boyutunu kanıtlıyor" şeklinde konuştu.



Dünyanın en küçük kitabı İzmir’de

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa Şehir Hastanesi’nde bir ilk daha Manisa Şehir Hastanesi’nde Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Mustafa Özaslan tarafından çocuklarda fleksible bronkoskopi işlemi ilk kez uygulanarak başarıyla tamamlandı. Manisa Şehir Hastanesi’nde çocuk sağlığı alanında önemli bir uygulama daha hayata geçirildi. Çocuklarda fleksible bronkoskopi işlemi hastanede ilk kez uygulanmaya başlandı. Çocuk Göğüs Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Mehmet Mustafa Özaslan tarafından gerçekleştirilen işlem, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve kronik öksürük şikayetleri bulunan 11 yaşındaki Münire Gaffari isimli hastaya tanı amacıyla uygulandı. Başarıyla tamamlanan işlem sonrası hasta kısa süreli gözlem altında tutuldu ve bir gün yatışının ardından taburcu edildi. Fleksible bronkoskopi işleminin özellikle tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, kronik öksürük, hemoptizi (kanlı balgam) ve kontrolü zor astım öyküsü bulunan çocuklarda tanı ve tedavi sürecinde önemli bilgiler sağlayan ileri bir yöntem olduğu belirtildi. Uygulama sayesinde solunum yollarının ayrıntılı şekilde görüntülenebildiği, bu sayede altta yatan hastalığın belirlenmesine ve uygun tedavi planının oluşturulmasına önemli katkı sağlandığı ifade edildi. Manisa Şehir Hastanesi’nde uygulanmaya başlanan bu yöntemle birlikte çocuk hastaların tanı ve tedavi süreçlerinin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesinin hedeflendiği kaydedildi.
Antalya Kanser nedeniyle hayatını kaybeden çocuk doktoru için hastanede tören düzenlendi Antalya’nın Serik ilçesinde uzun yıllar görev yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fuat Bigat, pankreas kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Bigat için Serik Devlet Hastanesi’nde tören düzenlendi. Antalya’nın Serik ilçesinde uzun yıllar görev yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fuat Bigat, tedavi gördüğü hastanede 64 yaşında hayatını kaybetti. Bigat için görev yaptığı Serik Devlet Hastanesi’nde tören düzenlendi. Yaklaşık 6 ay önce pankreas kanseri teşhisi konulan ve yoğun bir tedavi süreci geçiren Dr. Fuat Bigat’ın vefatı, ailesi ve mesai arkadaşları başta olmak üzere sağlık camiasında büyük üzüntüye neden oldu. Serik Devlet Hastanesi’nde düzenlenen törene Serik Kaymakamı Dr. Cemal Şahin, Hastane Başhekimi Op. Dr. Serkan Kurt, eşi Zekiye Bigat, yakınları ve hastane çalışanları katıldı. Mesai arkadaşları ve ailesi gözyaşlarıyla uğurladı Törende konuşan Serik Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Serkan Kurt, Bigat’ın değerli bir hekim olduğunu belirterek, "Maalesef kendisinin acı haberini almış bulunuyoruz. Hepimiz çok üzgünüz. Allah rahmet eylesin, tüm sevenlerinin başı sağ olsun. Kendisi pankreas kanseriydi ve yaklaşık 6 aydır tedavi görüyordu. Bir gün beni aramıştı, hafta sonuydu. Ankara’ya yola çıktığını söyledi. Aslında gayet sağlıklı görünüyordu ama pankreas kanseri olduğunu öğrendi. Tedavisi sürüyordu ancak bugün acı haberi geldi" dedi. Dr. Fuat Bigat’ın eşi Zekiye Bigat ise, "Çok iyi bir insandı. Çok erken oldu. Ama çok güzel bir uğurlama oluyor. Gerek Antalya’da gerekse Serik’te yapılan törenlerde ne kadar iyi bir insan olduğunu bir kez daha gördüm" ifadelerini kullandı. Dr. Fuat Bigat’ın cenazesi, hastanedeki törenin ardından Çakallık Mahallesi Mezarlığı’nda toprağa verilmek üzere sevenlerinin dualarıyla uğurlandı.
Antalya Antalya itfaiyesinden film gibi martı kurtarma operasyonu Antalya’da balıkçıların kopan oltasındaki misinalara dolanan ve Boğaçayı’nın ortasında mahsur kalan martı itfaiye ekipleri tarafından film gibi operasyonla kurtarılarak doğaya salındı. Olay, saat 14.30 sıralarında Konyaaltı ilçesi Atatürk Bulvarı Boğaçayı Köprüsü’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir martının Boğaçayı’nın orta kısmında çırpındığını ancak uçamadığını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekip sevk edildi. Adrese gelen ekip martının mahsur kaldığı yere ulaşım olmaması nedeniyle olay yerine kurtarma ekibi istedi. Bunun üzerine adrese sevk edilen kurtarma aracı gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra bot yardımı ile martıyı mahsur kaldığı yerden kurtarmak için çalışma başlattı. Özgürlüğe kanat çırptı İlk olarak kurtarma aracında bulunan vinç ile 1 itfaiye eri ve bot Boğaçayı Köprüsü’nden indirildi. Yaklaşık 1 saatlik çalışma sonunda bot ile martının bulunduğu yere giden itfaiye erleri balıkçıların oltalarından kopan misinaya dolanmış haldeki martıyı bulunduğu yerden kurtardı. Martının vücuduna dolanan misina ve iğneyi titizlikle çıkartan itfaiye erleri martıyı yeniden doğal yaşam alanına bıraktı. Vücuduna dolanan misinadan kurtarılan martı özgürlüğe kanat çırparak uzaklaştı.