SAĞLIK - 02 Mart 2026 Pazartesi 11:39

Ege Üniversitesi Hastanesi "Dünyanın En İyi Hastaneleri 2026" listesinde zirvede

A
A
A
Ege Üniversitesi Hastanesi "Dünyanın En İyi Hastaneleri 2026" listesinde zirvede

Sağlık hizmetlerinde kalite ve hasta memnuniyetini odağına alan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF) Hastanesi, uluslararası arenadaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. Newsweek dergisi ve veri araştırma şirketi Statista iş birliğiyle hazırlanan ve dünya çapında 2 bin 500’den fazla hastanenin değerlendirildiği "Dünyanın En İyi Hastaneleri 2026" listesi yayımlandı. Bu yıl metodolojisini genişleterek ilk kez Türkiye’yi de kapsama alan araştırmada, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi elde ettiği puanla Türkiye’deki devlet üniversitelerinin tıp fakültesi hastaneleri arasında ikinci sırada yer almayı başardı. İzmir’de sıralamaya giren tek üniversite hastanesi oldu.


Dünya genelinde ilk 250 kuruma özel ödüllerin verildiği araştırmada, Türkiye’den sınırlı sayıda hastane sıralamaya girmeyi başardı. EÜ Tıp Fakültesi Hastanesi; Hacettepe Üniversitesi Hastanesinin ardından devlet üniversiteleri hastaneleri arasında ikinci sıraya yerleşti.


EÜTF Hastanesinin elde ettiği küresel başarıyı değerlendiren Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Ege Üniversitesi olarak, sağlıkta dijitalleşme, araştırma-geliştirme ve hasta odaklı hizmet anlayışımızı uluslararası standartların üzerine taşımanın gururunu yaşıyoruz. Dünyanın en prestijli hastane sıralamalarından biri olan Newsweek listesinde yer almamız, sunduğumuz nitelikli sağlık hizmetinin ve akademik birikimimizin küresel ölçekte tescilidir. Bu başarı, özveriyle çalışan tüm akademik ve idari personelimizin ortak çabasının bir sonucudur. Üniversitemiz, tıp eğitiminde, klinik araştırmalarda ve sağlık hizmetlerinde öncü rolünü sürdürmeye devam edecek" dedi.



Hasta memnuniyeti başarıyı getirdi


Sıralamada hastaneler; doktorlar, hastane yöneticileri ve sağlık uzmanlarından oluşan binlerce profesyonelin önerileri, hastane kalite ölçütleri, mevcut hasta deneyimi verileri ve Statista’nın "Hasta Tarafından Bildirilen Sonuç Ölçütleri" (PROMs) uygulama anketi olmak üzere dört ana veri kaynağına göre puanlandırıldı. Özellikle hastaların kendi iyilik hallerini ve yaşam kalitelerini değerlendirdikleri PROMs verilerine bu yıl daha fazla ağırlık verilmesi, Ege Üniversitesi Hastanesinin hasta odaklı yaklaşımının başarısını bir kez daha kanıtladı.


Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, önümüzdeki dönemde de teknolojik yatırımları ve bilimsel çalışmalarıyla dünya tıp literatüründeki ve küresel sıralamalardaki yerini daha da yukarı taşımayı hedefliyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri’de 1 ayda 975 yıl hapis cezası olan bin 609 aranan şahıs yakalandı Kayseri’de şubat ayında polis ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda bin 609 şahıs yakalanırken, 368 kişi adli makamlarca tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ve İlçe Emniyet Müdürlüğü Amirliği ekipleri şubat ayı içerisinde kamu düzeninin sağlanması için suç ve suçlularla mücadele kapsamında çalışmalar yürüttü. 6136, 2521 ve 5729 sayılı kanuna muhalefet olaylarında: 20 adet ruhsatsız tabanca, 29 adet ruhsatsız tüfek, 28 adet kurusıkı tabanca, 216 adet fişek ele geçirildi. Hırsızlık suçu olduğu tepsi edilen 99 faili meçhul hırsızlık olayı aydınlatılırken, 76 hırsızlık şüphelisi yakalandı ve 5 şahıs tutuklandı. 5 adet çalıntı otomobil, 1 adet çalıntı forklift, 4 adet çalıntı motosiklet ile birlikte 6 milyon 600 bin TL değerindeki malzeme ele geçirildi ve eksiksiz şekilde sahibi teslim edildi. Kumar suçu olduğu tespit edilen 2 iş yerinde kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan 2 şahıs adli işlem, 6 şahsa ise idari işlem başlatıldı. 14 fuhuş olayında 2 şahıs hakkında adli işlem başartılırken, 34 şahsa idari işlem uygulandı. Aranan şahıslar kapsamında da çalışma yürüten Kayseri polisi, 975 yıl 3 ay 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan bin 609 kişi yakaladı. Bu şahıslardan 368’i adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "İran’ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşılıyoruz" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İran’ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşıladığımız gibi körfezdeki kardeş ülkelere yönelik saldırıları da kabul edilemez buluyoruz" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Hafıza ve Hakikat: 28 Şubat ve Dezenformasyonlar Paneli’ programında konuştu. "İran’ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşılıyoruz" Duran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin, "İran’ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşıladığımız gibi körfezdeki kardeş ülkelere yönelik saldırıları da kabul edilemez buluyoruz. Türkiye sivillerin hayatını tehdit eden ve uluslararası hukuka aykırı her türlü eyleme karşıdır. Sağduyunun ve aklıselimin hakim olması, ateşkesin derhal sağlanması ve diplomasiye alan açılması elzemdir" ifadelerini kullandı. "Bölgenin geleceği ve bölgenin küresel düzene vereceği katkı ancak diplomasi yoluyla olacaktır" Türkiye olarak tüm aktörlerle temaslarını sürdürdüklerini belirten Duran, "Eğer ilgili ülkeler ve aktörler, liderler süreci bu yönde evirmez de çatışmanın devamına müsaade edilirse, hem bölgemiz açısından hem de küresel düzen açısından ciddi risklerin oluştuğu ortadadır. Bölgemizin bir ateş çemberine sürüklenmemesi gerekiyor. Bunun için de diplomasinin, müzakerenin öne çıkarılması gerekir. Türkiye olarak İslam dünyası başta olmak üzere tüm aktörlerle temaslarımızı sürdürüyoruz ve bir an önce müzakereye, masaya dönülmesi yönünde teşvik ediyoruz. Bu meyanda ara buluculuk dahil her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu da her fırsatta dile getiriyoruz. İnanıyoruz ki bölgenin geleceği ve bölgenin küresel düzene vereceği katkı ancak diplomasi yoluyla olacaktır. Türkiye bu anlayışla hareket etmeye devam edecektir" şeklinde konuştu. 28 Şubat’ın siyasi gündemin ötesinde toplumların hafızasında derin izler bıraktığını anlatan Duran, o günün postmodern darbe olarak adlandırıldığını fakat klasik darbe formlarının dışında tartışılması gerektiğini ifade etti. "Türkiye öz değerleriyle barışık bir siyasi ve toplumsal iklime kavuşturulmuştur" Duran, sözlerine şöyle devam etti: "Tarih boyunca kendi halkına savaş açıp başarılı olmuş hiçbir hareket vaki değildir. 28 Şubat da onlardan birisidir. Bin yıl sürecek denen o süreç yalnızca birkaç yıl sürebilmiştir. Aziz milletimiz feraseti ve dirayetiyle çok kısa bir süre zarfında vesayet düzenini yerle yeksan etmiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlayan siyasi ve toplumsal hareket 2002 yılında milletin yoğun teveccühüne mazhar olmuş ve Türkiye demokrasi tarihindeki en büyük sessiz devrimler gerçekleşmiştir. İlerleyen yıllarda başörtüsü yasağı kat sayı gibi birçok yasakçı düzenleme ortadan kaldırılmış, art arda açıklanan demokratikleşme paketleriyle bireysel özgürlükler genişletilmiş, Türkiye öz değerleriyle barışık bir siyasi ve toplumsal iklime kavuşturulmuştur." "Yeni anayasa Türkiye için lüks değil, çok geç kalmış bir ihtiyaçtır" Türk milletinin artık vesayetçi, yasakçı, elitist ve kendisini halkın üzerinde gören anlayışı tümüyle geride bıraktığını dile getiren Duran, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’na adım attık. Türkiye Yüzyılı sivil, kapsayıcı, temel hak ve hürriyetlerin teminat altına alındığı milli iradeye dayalı yeni bir toplumsal sözleşmenin yüzyılıdır. Bu kazanımların sivil, özgürlükçü ve kuşatıcı yeni bir anayasayla taçlandırılması Türkiye Yüzyılının en önemli meselelerinden birisidir. Cumhurbaşkanımızın bizzat ifade ettikleri gibi yeni anayasa Türkiye için lüks değil, çok geç kalmış bir ihtiyaçtır. Türkiye Yüzyılı vizyonu kimsenin inancından, kökeninden veya yaşam tarzından dolayı ötekileştirilmediği milletimizin her bir ferdinin birinci sınıf vatandaş olduğu farklılıkları zenginlik olarak gören güçlü bir milli birlik ve beraberlik perspektifidir" açıklamasında bulundu. "Yalanlara ve dezenformasyonlara karşı koymak için var gücümüzle çalışıyoruz" Duran, dezenformasyonla mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bugün ülke olarak sahip olduğumuz özgürlük iklimini bölgesel ve küresel düzlemde güçlü bir aktör oluşumuzu ne büyük bedellerle ne çetin mücadelelerle kazandığımızı asla unutmamamız gerekiyor. İletişim Başkanlığı olarak bizler de medyanın ve dijital platformların geçmişin manşetle hükümet deviren yalan haber ve dezenformasyonlarla toplum mühendisliğine kalkışan karanlık dehlizlerine bir daha asla dönmemesi için mücadelemizi kararlıkla sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde İletişim Başkanlığı olarak bütün birimlerimizle gece gündüz hakikat cephesini güçlendirmek için yalanlara ve dezenformasyonlara karşı koymak için var gücümüzle çalışıyoruz." Duran’ın açılış konuşmasının ardından program, "28 Şubat: Algılar ve Gerçekler’ isimli panel oturumuyla devam etti.
Denizli Halk oyunlarında okullar sahne aldı Okul Sporları Halk Oyunları İl Şampiyonası, 01 Mart Pazar günü Vali Recep Yazıcıoğlu Spor Salonu’nda yapılan yarışmalarla tamamlandı. 9 ekibin sahne aldığı yarışmalarda ekiplerin performansları ayakta alkışlandı. Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü organizasyonunda düzenlenen Halk Oyunları Okul Sporları İl Şampiyonası, 01 Mart 2026 Pazar Günü Gümüşler’de bulunan Vali Recep Yazıcıoğlu Spor Salonu’nda yapıldı. Ailelerin yoğun ilgi göstererek tribünleri doldurduğu şölende 9 ekip sırayla sahne aldı. Vali Recep Yazcıoğlı Spor Salonu’nda yapılan yarışmalar öncesi ilk olarak açılış seremonisi yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından konuşan Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürü Süleyman Erdoğan: "Halk oyunları tarihimizi ve kültürel değerlerimizi yansıtan en büyük zenginliğimiz. Halk oyunlarımızı, sadece geçmişin bir yansıması olarak değil, geleceğe ilham veren ve kültürel çeşitliliği yücelten bir değer olarak görüyoruz." dedi. Dereceye giren takımlara ödülleri takdim edildi Halk Oyunları hakemlerinden oluşan jüri tarafından ekiplerin performanslarına göre yapılan puanlamalar sonunda sıralama belli oldu. Yarışmaların ardından düzenlenen ödül töreniyle dereceye giren takımlara ödülleri Spor Hizmetleri Müdürü Serap An, Okul Sporları Şube Müdürü Erdem Aydın, Merkezefendi Gençlik Spor İlçe Müdürü Pelin Yalçın ile Halk Oyunları yetkilileri tarafından takdim edildi. Dereceye giren ekipler, ileri tarihlerde yapılacak bölgesel ve ulusal yarışmalarda Denizli’yi temsil edecek. Minikler Düzenlemesiz Dal’da Doğan Demircioğlu Emsan İlkokulu birinci, ODTÜ Geliştime Vakfı Özel Denizli Okulları ikinci oldu. Yıldızlar Düzenlemesiz Dal’da Hayırserverler Ortaokulu birinci oldu. Gençler Düzenlemesiz Dal’da Kale Mustafa Şipar Anadolu Lisesi. Birinci, İbrahim Cinkaya Anadolu Lisesi ikinci olurken, Minikler Düzenlemeli Dal’da ise Vali Recep Yazıcıoğlu İlkokulu birinci oldu. Gençler Düzenlemeli Dal kategorisinde ise Kale Mustafa Şipar Anadolu Lisesi birinci, Cumhuriyet Anadolu Lisesi ikinci oldu.