SAĞLIK - 01 Nisan 2026 Çarşamba 10:55

Ege Üniversitesi uzmanlarından otizmde "nöroçeşitlilik ve erken tanı" vurgusu

A
A
A
Ege Üniversitesi uzmanlarından otizmde "nöroçeşitlilik ve erken tanı" vurgusu

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri, otizmin yalnızca çocukluk çağına özgü bir durum olmadığını belirterek, erken tanının hayati önemi, yetişkinlikte teşhis süreçleri ve toplumda doğru bilinen bilim dışı yanlışlara dair önemli açıklamalarda bulundu.


Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesinin farklı anabilim dallarında görev yapan uzman akademisyenler, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) ile ilgili toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla kapsamlı bir bilgilendirme çalışmasına imza attı. Uzmanlar, otizmin nörogelişimsel bir farklılık olduğunu vurgulayarak, bireylerin çocukluktan yetişkinliğe uzanan süreçte yaşadıkları zorluklar ve sahip oldukları potansiyeller üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.


EÜ Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şebnem Pırıldar, otizmin sıklıkla çocuklukta tanınmasına rağmen erişkin yaşlarda da teşhis edilebildiğine dikkat çekti. Belirtilerin çocukluktan itibaren mevcut olduğunu ancak bazen maskelendiğini ifade eden Prof. Dr. Pırıldar, "Belirtiler daha hafif veya silik olabilir. Kişinin sosyal becerileri gelişmişse bu belirtileri kamufle edebilir. Ayrıca anksiyete, depresyon veya DEHB gibi eşlik eden diğer psikiyatrik rahatsızlıklar ön plandaysa, otizmin özgün belirtileri gözden kaçabilir. Kadınların sosyal becerilerinin daha güçlü olması ve duyusal hassasiyetleri maskeleme yeteneklerinin gelişmiş olması, tanının atlanmasına yol açabilmektedir. Tanı süreci klinik görüşmelere ve kapsamlı gelişim öyküsüne dayanıyor. Tanının erken konulması; beceri eğitimlerinin planlanması, tetikleyici faktörlerin belirlenmesi ve eşlik eden rahatsızlıkların tedavisi açısından hayati önemdedir. Tanının ertelenmesi, özellikle ergenlik ve gençlik döneminde bireyin özgüvenini ve kimlik gelişimini olumsuz etkileyerek sosyal ilişkilerini bozabilir. Bu noktada ‘nöroçeşitlilik’ kavramını vurgulamak ve farklılıkların birer zenginlik olduğunu kabul etmek, damgalamanın önüne geçmekte yararlı olacaktır" dedi.



"Ekran maruziyeti otizmin nedeni değil, bir tercihtir"


Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezen Köse, dil gelişim geriliğinin her zaman otizm anlamına gelmediğini ancak mutlaka uzman bir değerlendirme gerektirdiğini vurguladı. Ailelerin en çok merak ettiği ekran kullanımı konusuna açıklık getiren Prof. Dr. Köse, "Otizm spektrumundaki çocukların bilgi ve uyaran işleme sistemleri farklı çalışır. Bu çocuklar sosyal uyaranlar yerine, daha tekdüze ve sosyal mesaj içermeyen ekran gibi uyaranlara yönelme eğilimi gösterirler. Yani ekran maruziyeti otizmin nedeni değil, otizmli çocukların bir tercihi ve yönelimidir. Tedavi sürecinde sosyal temasın ve göz temasının artırılması, ekran maruziyetinin ise azaltılması önerilir. Özetle; uyaran eksikliğinin otizme yol açtığı görüşü bilimsel olarak kabul görmemektedir; asıl süreç, otizm spektrumundan etkilenen bireyin sosyal olmayan uyaranları tercih etmesidir. Ayrıca, ayrıştırmak yerine kaynaştırma eğitimine odaklanmak bireyin yetişkinlikteki yaşam kalitesini artırıyor" diye konuştu.



"Aşılar ve otizm arasında hiçbir bağlantı yok"


Erken tanının tedavi başarısındaki kritik rolüne değinen Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Özbaran ise "Otizmde erken tanı ve müdahale, tedavi sonuçlarının başarısı açısından hayati önemdedir. Ailelerin veya bakım verenlerin, çocuğun gelişimiyle ilgili en ufak bir şüphe veya tereddüt duymaları halinde vakit kaybetmeden bir çocuk psikiyatristine başvurmaları gerekir. Amacımız sadece tanı koymak değil, gelişimsel duraksamaları erkenden saptayarak müdahale etmektir. Risk grubundaki çocukları erken dönemde teşhis ettiğimizde, ileride bir tanı almalarına gerek kalmadan normal gelişim süreçlerini tamamlamalarına yardımcı olabiliyoruz. Bu açıdan erken tanı, şüphelenme ve farkındalık çok değerlidir. Otizm, her bireyin farklı özellikler sergilediği çok geniş bir yelpazedir. Nörogelişimsel bir bozukluk olan otizmde, beyindeki hücre bağlantıları normal gelişimden farklılık gösterir; bazı alanlarda bağlantılar çok yoğunken, bazılarında daha gevşektir. Bu durum, bazı bireylerde duyusal hassasiyetlere veya yoğun ilgi alanlarına bağlı olarak özel yeteneklerin gelişmesine zemin hazırlayabilir. Ancak her otizmli bireyin mutlaka özel bir yeteneği olacağı düşünülmemelidir. Önemli olan, çocuğun var olan yeteneklerini ve ilgi alanlarını işlevsel bir şekilde yönlendirebilmektir. Şunu çok net ifade etmeliyim ki; aşılar ile otizm arasında hiçbir bağlantı yoktur. Türkiye, aşılama konusunda köklü ve başarılı bir sağlık sistemine sahiptir. Aşılar otizme yol açmadığı gibi, aşılamanın ihmal edilmesi çocuklarda çok daha ciddi hastalıklara neden olabilir. Bilimsel gerçek şudur: Aşılar ve otizm arasında hiçbir ilişki bulunmamaktadır" dedi.



"İş hayatında ve sosyal ilişkilerde başarı mümkün"


EÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Cenan Hepdurgun, "Otizmli bireyler doğru yönlendirme ile toplumda çok başarılı roller üstlenebilirler. Otizmin erişkinlikte başlamıyor ancak bu dönemde fark edilebiliyor. Otizmli bireyler güçlü ve zayıf yönlerini tanıdıklarında; arkadaşlık, iş ve aile hayatında mutlu bağlar kurabilirler. Özellikle kısıtlı ilgi alanları, bazı meslek dallarında büyük bir avantaja dönüşebilir. Bilgisayar sektörü, bilim ve sanat alanında dünyaya yön veren pek çok ismin otizm spektrum özelliklerine sahip olduğu bilinmektedir. Kişi, kendine uygun mesleği bulduğunda, dünyanın gidişatını değiştirecek düzeyde büyük başarılara imza atabilir" diye konuştu.


Ege Üniversitesi uzmanları, çocukluktan itibaren takip edilen ve erişkinlikte yeni tanı alan bireyler için sosyal beceri ve eğitim programları geliştirmeye, klinik uygulama ve bilimsel araştırmalarla yaşam kalitesini artırmaya devam ettiklerini belirterek açıklamalarını sonlandırdı.



Ege Üniversitesi uzmanlarından otizmde "nöroçeşitlilik ve erken tanı" vurgusu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Hortum ve yağıştan zarar gören Kumlucalı çiftçilere sera naylonu desteği Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Kumluca ilçesinde meydana gelen hortum afeti sonrası zarar gören çiftçilerin seralarında incelemelerde bulunarak hasar tespit çalışmaları gerçekleştirdi. Hızlı bir şekilde yürütülen çalışmaların ardından, hasar tespitleri tamamlanan vatandaşlara sera naylonu dağıtımı yapıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi, 29 Mart tarihinde Kumluca ilçesinde etkili olan hortumun ardından, seracılıkla ilgilenen vatandaşların üretim alanlarında oluşan zarara yönelik hasar tespit çalışmalarını bir gün sonra gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, hasar tespit çalışmalarını tamamladıkları vatandaşlara hızlı bir şekilde ulaşarak 31 Mart tarihinde Antalya Büyükşehir Belediyesi Kumluca İlçe Hizmetleri binası önünde sera naylonlarını teslim etti. "Zarar gören üreticilere hızlı bir şekilde ulaşıldı" Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kırsal Kalkınma ve Kooperatifçilik Şube Müdürlüğü’nde Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Seyyit Emre Bilici, vatandaşlara hızlı bir şekilde ulaşarak yaralarını bir nebze olsun sarmayı amaçladıklarını ifade etti. Bilici, "29 Mart Pazar günü Kumluca ilçesinin Kasapçayırı ve Sarıkavak mahallelerinde hortumdan kaynaklanan afette birçok çiftçimizin seralarında zarar oluştu. Ertesi gün ekiplerimizle birlikte bölgeye gelerek bu iki mahallede hasar tespit çalışmalarını gerçekleştirdik. Tespitlerin ardından, bir gün içinde ekip arkadaşlarımızla birlikte vatandaşlarımıza hızlıca sera naylonlarını ulaştırdık. Umuyorum ki bundan sonra seracılıkla uğraşan üreticilerimiz bu tür afetlerle bir daha karşılaşmaz" dedi. Üreticilere sera naylonları teslim edildi Vatandaşlardan Mahmut Karakaya, "Pazar günü gece saat 03.00 sıralarında çok şiddetli bir hortum meydana geldi. Yağmurla birlikte ortalık adeta altüst oldu. Yaklaşık yarım saat sürdü. Sabah baktığımızda seralarımızın büyük zarar gördüğünü gördük. Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri dün hasar tespiti için geldi, bugün ise sera naylonumuzu teslim aldık. Allah razı olsun" diye konuştu.
Eskişehir Tıbbın gücü kadar moralin de iyileştirici bir yönü var Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Muharrem Şenel, tıbbın gücü kadar moralin de iyileştirici bir yönü olduğunu belirterek, Biz ameliyathanede kalpleri onarıyoruz. Asıl iyileşme, insanın sevdiklerini yanında hissetmesiyle başlar" dedi. Eskişehir Kültür Sanat Derneği (ESKÜDER) ziyaretinde kalp ve damar hastalıkları ve tedavi çalışmaları hakkında bilgi veren Opr. Dr. Muharrem Şenel,"Biz hastalarımızı sadece ameliyat etmeyiz, hastalarımızın umuduna da dokunuruz. Hastalarımıza, ’Sen güçlü bir insansın, bu süreci de sabırla ve inançla atlatacaksın. Tıbbın gücü kadar moralin de iyileştirici bir yönü var. Yalnız değilsin, biz buradayız, yanında olmaya devam edeceğiz. Ameliyathanede kalpleri onarıyoruz. Asıl iyileşme, insanın sevdiklerini yanında hissetmesiyle başlar. Senin yüreğin zaten çok güçlü. Bu zor günler geride kalacak, biz de hem doktorun hem dostun olarak hep yanında olacağız’ deriz. Ben, koroner bypass ameliyatı, kalp kapak ameliyatı, şah damarı (karotis) ameliyatı, VATS, koltuk altı ve avuç içi aşırı terlemelerde klipsli endeskopik tedavi, atardamar tıkanıklıkları anjiyosu ve ameliyatı, varis ameliyatı yapıyorum. Kalp deliği, abdominal aort anevrizması, aort ve mitral kapak sorunu, iskemik kalp hastalığı gibi kalple ilgili konular ilgi alanıma giriyor’’ dedi. Ziyaret ile ilgi açıklama yapan ESKÜDER Başkanı Gazi Durusu da, ‘’Hem kültür sanat dostluğu, hem de insan yaşamına dokunan bir mesleğin temsilcisiyle bir araya gelmek ESKÜDER için anlamlı bir an. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Doktor Muharrem Şenel, kalplere şifa veren, mesleğinde gösterdiği özveriyle birçok yaşama umut olmuş, dostluğu ve insanlığıyla da gönüllerde yer edinmiş, mesleğinin en iyisi olmuştur. Biz de ESKÜDER olarak böylesine çok değerli insanı aramızda görmekten büyük mutluluk ve onur duyduk’’ dedi.
Muğla Türkiye üçüncüsü Menteşe Anadolu Lisesine federasyondan tenis masası Masa tenisinde gençler Türkiye üçüncüsü olan Muğla Menteşe Anadolu Lisesi’ne masa tenisi federasyonu tarafından profesyonel standartlarda Masa tenis masası hediye edildi. Türkiye üçüncüsü olan Menteşe Anadolu Lisesi’ne tebrik eden masa tenisi federasyonu başkanı Kerim Koç’un okula gönderdiği masayı yönetim kurulu üyesi Ali İnan ve il temsilcisi Gürselin Görmek okul idaresine teslim ettiler. Federasyon temsilcisi Ali İnan ve il temsilci Gülserin Görmek ile birlikte okul idarecileri Muğla’yı başarıyla temsil eden sporcular ve sporcu verileri okulda bir araya gelerek bu mutlu anı hep birlikte paylaştılar. Sporculara aynı zamanda masa tenisi Federasyonu tarafından gönderilen formalarda verildi. Federasyon temsilcisi Ali inan, "Muğla’yı başarılı bir şekilde temsil ederek Türkiye üçüncüsü olan Menteşe Anadolu lisesine Federasyon başkanımız tarafından gönderilen tenis masasını okulumuza teslim ettik. Gençlerimizin her zaman yanındayız. Federasyon olarak büyük hedeflerimiz var, bu genç sporcularla ileride ülke olarak başarılara imza atacağız. Seneye aynı takımla doğrudan Türkiye Şampiyonasına katılacak takımımızdan final oynamalarını bekliyoruz" dedi Menteşe Anadolu Lisesi Okul Müdürü Mehmet Akif Ağır, "Federasyon Başkanımız Kerim Koç’a, Federasyon yönetim kurulu üyesi Ali İnan, İl temsilcimiz Gürselin Görmek, tenis hocamız Raif Özen’e okulumuz ve sporcularımıza gösterdikleri ilgiden dolayı okulumuz adına teşekkür ediyorum" dedi.
İstanbul Akbank, yeni nesil iş ortağı platformu DijiOrtak’ı hayata geçirdi Akbank, tüzel müşterilerinin üretici-bayi-alıcı ekosistemindeki tüm finansal ve operasyonel süreçlerini tek bir dijital çatı altında yönetmesini sağlayan, yeni nesil iş ortağı platformu DijiOrtak’ı hayata geçirdi. Platform ile artık işletmeler limit yönetimi, fatura entegrasyonu, finansman ve ilişki ağı yönetimini tek ekranda yönetirken, yenilenen "Ödemen Güvende" çözümüyle ödeme ve tahsilat işlemlerini bankanın güvencesiyle gerçekleştiriyor. Akbank, üretici-bayi-alıcı ekosistemindeki finansal ve operasyonel süreçlerin tamamını tek bir dijital çatı altında yönetmeyi mümkün kılan yeni nesil iş ortağı platformu DijiOrtak’ı hayata geçirdi. Platform; ilişki ağı yönetiminden ticaretin finansmanına, limit yönetiminden ödeme-tahsilat güvencesine kadar işletmelerin ihtiyaçlarını tek platformda karşılayabiliyor. DijiOrtak’a Akbank Web üzerinden hızlı ve kolay erişim sağlanırken, platform mayıs ayı itibarıyla mobil üzerinden de kullanılabilecek. Yapılan açıklamaya göre, platformun merkezinde, bankanın yenilikçi çözümü ‘Ödemen Güvende’ yer alıyor. Yenilenen yapısıyla platform, ödeme ve tahsilat işlemlerini bankanın güvencesiyle sunarken, alacakların farklı kişilere devredilmesine veya iskonto edilmesine de imkân tanıyarak değer zinciri içindeki ticari akışların hem daha güvenli hem de daha verimli yürütülmesini sağlıyor. Platform, aynı zamanda işletmelerin değer zinciri boyunca kurduğu ticari ilişkileri görünür ve yönetilebilir hâle getiriyor. Fatura entegrasyonu sayesinde borç-alacak dengesi anlık olarak takip edilebilirken, mevcut limitler tek noktadan görüntülenip ürünler arası limit aktarım talepleri hızlıca yönetilebiliyor. İlişki bazlı ve kişiselleştirilmiş teklifler sayesinde işletmeler, ilişki ağlarını daha stratejik bir biçimde kurguluyor, ticari fırsatları kaçırmadan değerlendiriyor. DBS, Tedarikçi Finansmanı, E-iskonto ve Çek gibi ticaretin finansmanı ürünleri de DijiOrtak çatısı altında entegre bir yapıda sunuluyor. İşletmeler, iş modeline ve ilişki ağına en uygun ödeme ve tahsilat çözümlerine doğrudan platform üzerinden ulaşabiliyor. Platform, veri odaklı bir yaklaşımla operasyonel süreçleri sadeleştirirken, değer zinciri boyunca finansal fırsatlar ve kişiselleştirilmiş çözümler sunuyor. "Bankacılığı ticaretin doğal akışının içine yerleştirdik" Platformun Akbank’ın danışman bankacılık yaklaşımının somut bir yansıması olduğunu belirten Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, "Bugün şirketler, işlerini daha verimli yönetebilecekleri ve büyütebilecekleri entegre dijital çözümlere ihtiyaç duyuyor. Bu bilinçle DijiOrtak’ı, bankacılığı ayrı bir hizmet olmaktan çıkarıp ticaretin doğal akışının içine yerleştiren bir platform olarak tasarladık. Bu platformun merkezine ise ödeme ve tahsilatlar dünyasına yenilikçi bir yaklaşım getiren ve işletmeler için ticareti kolay ve güvenilir kılan Ödemen Güvende hizmetimizi entegre ettik. Üretici-bayi-alıcı zincirinde şeffaflığı artıran, fırsatları görünür kılan ve karar alma süreçlerini hızlandıran bu yapı, bankamızın işletmelerin gelişim yolculuğunda çözüm ortağı olma hedefini yansıtıyor" dedi. Banka, platform ile işletmelere dijital, entegre ve sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmalarında destek olmayı hedefliyor.
Van Muradiye’de Kütüphane Haftası etkinlikleri Van’ın Muradiye ilçesinde 62. Kütüphane Haftası düzenlenen etkinliklerle kutlanmaya devam ediyor. Kütüphane Haftası bu yıl tüm Türkiye’de "İyileştiren Kütüphaneler" temasıyla kutlanırken, Muradiye ilçesinde ise anlamlı bir buluşmaya imza atıldı. Muradiye İlçe Halk Kütüphanesi ile Muradiye Bebek ve Çocuk Kütüphanesi, kütüphane dostu okurlarla birlikte Kaymakam Furkan Taha Türkmenoğlu’nu makamında ziyaret etti. Kütüphanelerin iyileştirici ve birleştirici gücünün vurgulandığı ziyarette, kitaplara olan tutkularıyla örnek olan minik öğrenciler unutulmadı. Yıl boyunca kütüphane imkânlarından en aktif şekilde yararlanan ve ellerinden kitap düşmeyen öğrencilere, Kaymakam Türkmenoğlu tarafından "Kütüphane Kurdu Belgesi" ve çeşitli hediyeler takdim edildi. Ziyaret sırasında çocuklarla yakından ilgilenen ve onlarla kitaplar üzerine sohbet eden Kaymakam Furkan Taha Türkmenoğlu, kütüphanelerin toplumun kültürel hafızası olduğunu belirterek; kütüphane kullanım alışkanlığının küçük yaşlarda kazanılmasının önemine dikkat çekti. Türkmenoğlu, "Kütüphanelerimiz, çocuklarımızın hayal dünyasını genişleten ve onları geleceğe hazırlayan en güvenli limanlardır. Bugün burada ’Kütüphane Kurdu’ belgelerini alan evlatlarımızın azmi, ilçemizin kültürel geleceği adına bizlere büyük bir umut veriyor" dedi. Etkinlik sonunda, kütüphane personeli ve minik okurlar desteklerinden dolayı Kaymakam Türkmenoğlu’na teşekkürlerini sundu.