ÇEVRE - 17 Ağustos 2025 Pazar 11:28

Ege’de kuraklık alarmı: Bilim insanları uyarıyor

A
A
A
Ege’de kuraklık alarmı: Bilim insanları uyarıyor

Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Jafar Safari, yürütücülüğünde gerçekleştirilen bilimsel çalışmada, bölgenin 2100 yılına kadar nasıl bir kuraklık eğilimine gireceği analiz edildi. Ortaya çıkan olası senaryolara göre; kurak ay sayısı yüzde 40 artabilir.


İzmir ve çevresinde etkisini artıran kuraklık, bölgedeki barajların kritik seviyelere gerilemesine ve bazı ilçelerde su kesintilerine neden oldu. Yaşanan su krizinin yalnızca geçici değil, iklim değişikliğiyle derinleşen uzun vadeli bir problem olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Safari, sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Safari, yürütücülüğünde gerçekleştirilen bilimsel çalışmada, Ege Bölgesi’nde gelecekte yaşanabilecek kuraklık senaryoları incelendi. CMIP6 iklim modeli verilerinin kullanıldığı çalışmada, orta (SSP2-4.5) ve yüksek (SSP5-8.5) emisyon senaryoları ele alındı. Bölgenin 2100 yılına kadar nasıl bir kuraklık eğilimine gireceği analiz edildi. Saygın bilim insanlarını bir araya getiren araştırmada Doç. Dr. Safari’ye; İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Dr. Mustafa Nuri, Bursa Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Babak Vaheddoost eşlik ederken, yüksek lisans öğrencisi Farzad Rotbeei ise araştırmaya katkı sağladı.



Verimli havzalar tehdit altında


Araştırma, 2041-2100 döneminde şiddetli ve aşırı kuraklık ayı sayısının en yüksek olduğu bölgelerin Büyük Menderes Havzası (Aydın-Denizli-Muğla hattı) ile Küçük Menderes Havzası’nın batı kesimleri (Çeşme, Seferihisar, Selçuk ve çevresi) olduğunu gösteriyor. Bu alanlarda toplam 160 ayın üzerine çıkan kuraklık değerleri dikkat çekiyor. Küçük Menderes’in doğu kesimlerinde ve Gediz Havzası’nda ise kuraklık riski devam ediyor. Orta emisyon senaryosuna göre 2070-2099 arasında kurak ay sayısında yüzde 26 artış öngörülürken, yüksek senaryoda bu oran yüzde 40’a yaklaşıyor.


Araştırmada ayrıca, aylarca sürebilen ve 15 aya kadar uzayabilen kurak dönemlerin oluşabileceği, bunun da tarımsal üretim, içme suyu temini ve ekosistem dengesi açısından ciddi tehditler doğuracağı belirtildi.


Doç. Dr. Safari, "Bu veriler ışığında özellikle İzmir’in tarım, içme suyu ve ekosistem dengesi açısından büyük risk altında olduğunu söyleyebiliriz. İklim değişikliği, artık soyut bir kavram değil. Ege Bölgesi gibi hassas alanlar, hem sıcaklık artışı hem de buharlaşma nedeniyle çift yönlü baskı altında. Tarımsal üretim, içme suyu temini ve ekolojik denge tehlike altında. Bu çalışmamızda geleceğe dair net bir tablo ortaya koyduk: Adaptasyon ve bütüncül su yönetimi politikaları bir an önce hayata geçirilmeli" dedi.



Neler yapılabilir?


Doç. Dr. Safari atılması gereken adımları şöyle sıraladı:


"- Yeraltı su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı için izleme ve sınırlama sistemleri geliştirilmeli.


- Tarımsal sulamada modern ve su tasarruflu teknikler yaygınlaştırılmalı.


- Şehir şebekelerindeki su kaçakları hızla önlenmeli.


- Kuraklık erken uyarı sistemleri bölgesel düzeyde kurulmalı.


- İklim projeksiyonlarına dayalı uzun vadeli su yönetim planları hazırlanmalı.


- Yenilenebilir enerji yatırımları artırılarak karbon ayak izi azaltılmalı.


- Alternatif su kaynakları devreye alınmalı; atık sular tarımda kullanılmalı, deniz suyu arıtma tesisleri kurulmalı".



Ege’de kuraklık alarmı: Bilim insanları uyarıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce 11 kilometrelik hat tamam Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü tarafından bin 250 kilometrelik içme suyu şebekesinin yenilenmesi amacıyla başlatılan çalışmalar aralıksız sürüyor. Yaklaşık 2 ay önce başlayan çalışmalar kapsamında şimdiye kadar 11 kilometrelik içme suyu hattının imalatı tamamlandı. Düzce tarihinin en büyük içme suyu yatırımlarından biri olan proje kapsamında, şehrin gelecek 50 yıllık nüfus projeksiyonu dikkate alınarak kapsamlı altyapı yatırımları hayata geçiriliyor. Çalışmalar çerçevesinde içme suyu kaynakları çeşitlendirilirken, yeni regülatörler, terfi istasyonu ve su depoları inşa edildi. Yatırım süreci, yeni içme suyu arıtma tesisi ve şehir şebekesi yenileme çalışmalarıyla devam ediyor. Yeni arıtma tesisiyle birlikte günlük su arıtma kapasitesi 25 bin metreküpten 130 bin metreküpe çıkarılacak. Şehir şebekesi yenileme çalışmaları kapsamında ise toplam bin 250 kilometrelik yeni içme suyu hattı oluşturulacak. Kaynaktan çeşmeye uzanan yatırımlar sayesinde su kesintilerinin minimum seviyeye indirilmesi, eski hatlardan kaynaklanan kayıp-kaçak oranlarının azaltılması ve basınç ile kirlilik problemlerinin ortadan kaldırılması hedefleniyor. Çalışmalarını Akınlar, Dereli Tütüncü ve Azmimilli mahallelerinde eş zamanlı sürdüren ekipler, şebekenin ana iletim hatlarında kullanılan yüksek dayanımlı ve uzun ömürlü düktil boruların imalatına devam ediyor. Bu kapsamda 1200 milimetre çapındaki düktil boru imalatlarının yüzde 50’si, bin milimetre çapındaki boru imalatlarının ise yüzde 30’u tamamlandı. Yaklaşık 2 aydır devam eden çalışmalar kapsamında toplam 11 kilometrelik hattın imalatı bitirildi. Çalışmalar nedeniyle deforme olan yolların asfaltları da yıl içerisinde program dahilinde yenilenecek.
Kırşehir Kırşehir’de lise öğrencilerinden merkezi sisteme bağlı olmayan yangın alarm projesi Kırşehir Endüstri ve Mesleki Teknik Anadolu Lisesi elektrik bölümü öğrencileri, merkezi sisteme bağlı olmadan çalışabilen kablosuz yangın alarm sistemi geliştirdi. Gaz, duman ve herhangi bir sızıntı durumunda anında tepki veren sistemin, arızalarda da çalışmaya devam ettiği belirtildi. Okulda 20’nin üzerinde bilimsel proje yürütüldüğünü aktaran Okul Müdürü Hakan Vahapoğlu, öğrencilerin hem mesleki anlamda donanımlı hem de teknolojik gelişmeleri takip eden bireyler olarak yetişmesini hedeflediklerini söyledi. Vahapoğlu açıklamasında, "Amacımız öğrencilerimizin hem mesleğini yapan hem de teknolojik gelişimleri yakalayan, kültürüne bağlı bireyler olarak hayata hazırlanmasıdır" dedi. Projede görev alan 10’uncu sınıf öğrencisi Alpaslan Mustafa Cevha ise merkezi sisteme bağlı olmayan alarm sistemi tasarladıklarını ifade etti. Öğrencilerden Mahmut Navruz da Bolu Kartalkaya’da meydana gelen yangın olayının ardından geliştirdikleri projenin faydalı olabileceğini düşündüklerini belirtti. 3 ayda geliştirildi Yaklaşık 3 ayda geliştirilen projeye ilişkin bilgi veren öğretmen Resul Köksal, standart yangın alarm sistemlerinde merkezi bir ünite bulunduğunu ve santralde meydana gelen arızalarda sistemin tamamen devre dışı kalabildiğini söyledi. Köksal, "Tasarladığımız sistemde merkezi olmayan bir yapı bulunuyor. Ünitelerden bir tanesi bozulsa da diğer üniteler kablosuz haberleşerek sistemin çalışmaya devam etmesini sağlıyor" diye konuştu.