EKONOMİ - 10 Nisan 2025 Perşembe 11:04

Ege’li balıkçılar için sezon bereketli geçiyor

A
A
A
Ege’li balıkçılar için sezon bereketli geçiyor

Ege’de balıkçılar, 15 Nisan’da başlayacak av yasağı öncesi yoğun şekilde ağ atmaya devam ediyor. İzmir Ticaret Odası Balıkçılık ve Su Ürünleri Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan, balıkçıların bu sene en çok palamut ile hamsi avladığını ve sezonu geçen yıla göre daha fazla balıkla kapatacaklarını söyledi.


1 Eylül itibariyle denizlerde başlayan av sezonu 15 Nisan’da sona erecek. Av yasağına sayılı günler kala İzmirli balıkçılar da yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Denizden çıkarılan balıklar, Buca ilçesinde bulunan Su Ürünleri Hali’ne getiriliyor ve buradan Türkiye’nin dört bir yanına satılıyor. Bu senenin gözdesi palamut ve hamsi olurken, balıkçılar ise sezonu geçen yıla oranla fazla balıkla kapatacak.


"Hava şartları etkiledi"


2024 yılının Eylül ayından itibaren güzel bir sezon geçirdiklerini ifade eden İzmir Ticaret Odası Balıkçılık ve Su Ürünleri Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan, "Karadeniz’de uzun bir süre sonra ilk defa çok güzel bir palamut avcılığı oldu. Ardından hamsi, çinekop ve lüfer geldi. Fakat bu bolluk yılbaşına kadar sürdü. Yılbaşından sonra Marmara’daki müsilaj balığı etkiledi. Sonra balıkçılık Ege Denizi’ne döndü. İklim değişikliği ve Ege Denizi’ndeki hava şartları maalesef balıkçılığa müsaade etmiyor. Balıkçılar bu sene yaklaşık 15 gün önceden paydos yaptı" diye konuştu.


"Fiyatlar bu sene uygundu"


Bu yılın ilk çeyreğinde, geçen yıla oranla son derece bolluk oluştuğunu kaydeden Çakan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Açığı kapattık. Bu sene Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu’da balık tüketimi olmayan yer kalmadı. Yılbaşına kadar olan fiyatlar bu sene uygundu. Fakat yılbaşından sonra çeşitli sebepler dolayısıyla fiyatlar biraz yükseldi. Herkesin umudu 1 Eylül’de yeni sezonda. Bu yıl balıkçılıkta en güzel sezonumuzu da ihracatta yaşadık. 2 Milyar Dolar’ı aşan bir ihracat rakamı oldu. Geçen yıla oranla yaklaşık 300-400 Milyar Dolar üstüne ek olarak koydu. Önümüzdeki sezon için hedefimiz inşallah bu rakamı 2 buçuk Milyar Dolar’a çıkartmak."


"Et ve tavuğa göre balık daha ucuz"


Balıkçı Mehmet İnce ise "Hava şartları biraz balıkçılığı etkiledi. Fakat Karadeniz’de bu sezon güzel hamsi oldu. Et ve tavuğa kıyasla balık daha ucuz. Yeni sezondan umutluyuz" dedi.


Eylül ve ekim aylarında balıkların uyguna satıldığını anlatan bir diğer balıkçı Abdullah Sağlam, "Mart aylarına kadar fiyatlar yükseliyor. Son birkaç günümüz kaldı. Önümüzde sardalya ve hamsi sezonumuz var. Havalar soğumaya başlayınca balıktaki bolluk artıyor" şeklinde belirtti.


Can Saldıran da av yasağı başladığında balık fiyatlarının yükseldiğini vurguladı.


Av yasağı ise 31 Ağustos’ta sona erecek.


(MP-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.