EKONOMİ - 03 Nisan 2026 Cuma 09:15

Enerji bağımsızlığımızın anahtarı jeotermal enerjide

A
A
A
Enerji bağımsızlığımızın anahtarı jeotermal enerjide

ABD-İsrail ittifakının İran’a yönelik hava saldırıları beş haftayı geride bırakırken, dünya, 1973 petrol krizinden sonraki en çetin enerji sınavından geçiyor. Küresel petrol ve doğalgaz arzının yüzde 20’lik bölümünün devre dışı kaldığı bu süreç, ithal hidrokarbon kaynaklarına dayalı enerji üretiminin taşıdığı riskleri bir kez daha ortaya koyuyor.


Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin yüzde 97 oranında ithalata bağımlı olduğu doğalgazın elektrik üretimindeki payının yüzde 20 seviyesinde olduğunu hatırlatarak, "İthal kömür ile birlikte düşünüldüğünde elektrik üretimimizin kabaca üçte biri hâlâ ithâl kaynaklara bağımlı. Son bir buçuk ayda Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, enerji güvenliğinin ülkeler için gerçek bir bekâ sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Ülkemizin yenilenebilir enerji yolculuğunda adımlarını sıklaştırması, ithâl kaynaklara bağımlılığını hızla azaltılması ve nihayetinde sonlandırılması gerekiyor" dedi.



Baz yük konumundaki tek yenilenebilir kaynak


Jeotermal enerji, baz yük konumunda olan tek yenilenebilir kaynağı olduğunu vurgulayan Kındap, sektöre yatırım yapan tüm firmaların, Türkiye’ye çok daha yüksek seviyede katma değer sağlayabilmek için sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi.


Jeotermalin enerji çeşitliliği ve arz güvenliği ile temiz enerji dönüşümü açısından taşıdığı rolün tüm dünya tarafından kabul edildiğini belirten Kındap, Avrupa Birliği ülkelerinde jeotermal enerjinin konut ısıtması başta olmak üzere kullanım alanlarının hızla artış gösterdiğine dikkat çekti.



İklim hedefleri için stratejik önemde


Bu ülkelerdeki jeotermal kaynak verimliliğinin Türkiye ile kıyaslanmayacak kadar az olduğuna işaret eden Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: "Yapılan bilimsel araştırmalar, Avrupa Birliği’ne üye ülkeler arasında 43 bin megavat (MW) seviyesinde yeni jeotermal kapasite geliştirilebileceğini ortaya koyuyor. Uluslararası Enerji Ajansı ve enerji alanında çalışan düşünce kuruluşları, bu kapasitenin hayata geçirilmesi halinde jeotermal enerjinin, AB’de kömür ve gazdan üretilen elektriğin yaklaşık yüzde 42’sini ikame edebilecek potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Türkiye olarak biz, Avrupa’nın tümünden daha fazla jeotermal kaynak potansiyeline sahibiz. Ancak bu kaynak ayaklarımızın altında durduğu sürece ülkemizin kalkınmasına hizmet etmiyor. Ülkemizin ithal enerji kaynaklarından uzaklaşması ve temiz enerji dönüşümünde kilit rol üstlenmeye hazırlanan jeotermal, enerji güvenliği ve iklim hedeflerimiz açısından da stratejik önemde."



Jeotermal kaynaklı elektrik üretimi üç kat artabilir


Kındap, Türkiye’nin bugün itibarıyla enerji üretimi, seracılık, konut ısıtması, termal turizm gibi alanlarda 20 bin Megavat/termal seviyesinde jeotermal kullanımı olduğunu hatırlattı. Bu seviyenin keşfi yapılmış potansiyelin üçte birinden daha az olduğu bilgisini veren Ali Kındap, "Halen 1760 MWe olan jeotermal kaynaklı elektrik üretimimizi üç kat artışla 5 bin MWe’ın üzerine, jeotermal ile ısınan konut sayımızı 170 binden 1 milyona, 7 bin dönüm olan jeotermal sera alanımızı 100 bin dönüme çıkarılabiliriz" dedi.


Jeotermal enerjideki kurulu güç artışını sadece sayısal bir büyüme değil, çevresel etkileri gözeten sürdürülebilir enerji politikalarının bir yansıması olarak gördüklerini kaydeden JED Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin ‘2053 Net Sıfır’ vizyonuna ulaşması jeotermal enerjiden ürettiği elektrik enerjisi kurulu gücünü yaklaşık beş kat artırarak 10 bin MW/e seviyesine çıkarması gerektiğinin altını çizdi.



Rakamlarla jeotermal sektörü


- Jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde Bin 758 MW kurulu güç seviyesine ulaşan Türkiye; potansiyelinin çok altında kalan bu seviye ile dünyanın dördüncü, Avrupa’nın lider ülkesi konumunda.


- Türkiye, enerji üretiminin yanı sıra konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm, jeotermal balıkçılık ve sebze meyve kurutma alanlarında 7 bin MW’ın biraz üzerinde jeotermal kullanıma sahip.


- Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) Türkiye’nin keşfi tamamlanan jeotermal potansiyelini 62 bin MW/termal olarak açıklarken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye üçte birinden azına karşılık gelen 19 bin 836 MW/termal kullanıma sahip.


- 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan Türkiye, halen 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Türkiye, potansiyelinin yüzde 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7’inci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer alıyor.



Enerji bağımsızlığımızın anahtarı jeotermal enerjide

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Renault, 2026 yılının ilk çeyreğinde 34 bin 244 satış adedine ulaştı Renault, 2026 yılının ilk çeyreğinde 34 bin 244 satış adedi ve yüzde 12,9 pazar payına ulaştı. Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,94 oranında azalarak 265 bin 398 adet olarak gerçekleşti. Renault’nun model gamı, 2026’nın ilk çeyreğinde de tüm pazarda 2 modeli ile en çok satan ilk 5 model arasında yer aldı. Clio, 14 bin 941 adet satışla tüm pazarda en çok tercih edilen model olurken, Megane, 7 bin 912 adet satışla pazardaki en çok satan 4. model oldu. Renault Duster, 5 bin 708 adet satışla en çok tercih edilen üçüncü SUV model olurken, aynı zamanda C-SUV segmentinde ikinci sırada yer aldı. Renault, Ocak-Mart döneminde ulaştığı 8 bin 626 adet SUV satışıyla bu segmentte en çok tercih edilen markalardan biri oldu. Dacia, yenilenen ürün gamı ve ulaşılabilir mobilite yaklaşımıyla büyümesini yılın ikinci yarısında sürdürmeyi hedefliyor. Yeni Dacia Sandero Stepway, EDC çift kavramalı otomatik şanzıman ve çift yakıtlı ECO-G 120 motoruyla sunuluyor. 1500 km’ye varan menzil ve km’de yaklaşık 2,5 TL tüketim değeriyle, otomatik vitesli modellere kıyasla yüzde 30’a varan tasarruf sağlıyor. Dacia Jogger, 1400 km’ye varan menzil ve 2 bin 94 litreye ulaşan bagaj hacmiyle dikkat çekiyor. Çift yakıtlı ECO-G 120 motor; manuel ve çift kavramalı otomatik şanzıman seçenekleriyle sunuluyor. Ayrıca 6 ileri manuel benzinli motor alternatifi de bulunuyor. Mayıs ayında ürün gamına eklenecek olan yeni Logan Sedan ile Dacia, pazardaki iddiasını daha da artırmayı hedefliyor. Genişleyen ürün gamı ve yeni modeller Renault, 2026 yılında ürün gamını stratejik yeni modellerle güçlendirerek Türkiye pazarındaki önemli konumunu daha da ileri taşımayı hedefliyor. Önceki nesliyle Türkiye’nin en çok tercih edilen modellerinden biri olan Clio, 6. nesliyle birlikte Şubat ayında müşterileriyle buluştu. Model, Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilerek dünya pazarlarına ihraç ediliyor. Nisan ayında satışa sunulacak olan Scenic E-Tech Elektrikli, markanın elektrikli mobilite vizyonunu bir üst seviyeye taşımayı hedeflerken, Haziran ayında Türkiye’de üretilen Renault Boreal’in satışa çıkması ile birlikte, markanın SUV segmentindeki iddiasını yeniden tanımlamaya hazırlanıyor. Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Boreal, sadece Türkiye pazarı için değil, aynı zamanda global ölçekte önemli bir üretim ve ihracat hamlesinin de simgesi olacak. Alpine’in tamamen elektrikli Dream Garage serisinin ikinci modeli Alpine A390 da 2026 yılının ikinci yarısında MAİS’in kullanıcılarla buluşturacağı modellerden birisi olacak. Alpine’in yeni sportif fastback modeli A390, Alpine ruhunu ve deneyimini daha fazla kullanıcıya ulaştırmayı hedefliyor.
Antalya Antalya’da intihar teşebbüsü gibi kaza güvenlik kamerasında Antalya’nın Manavgat ilçesinde D-400 Karayolu üzerinde tur minibüsü ile ters yönde ilerleyen otomobilin çarpıştığı kazada otomobil sürücüsü yaralandı, çarpışma anları ve otomobildeki yolcunun camdan aşağıya düştüğü kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Kaza, Antalya’nın Manavgat ilçesi D-400 Karayolu Sanayi Köprülü Kavşağında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Antalya istikametinden Alanya yönüne seyir halinde olan Mutlu Y. idaresindeki 07 BMT 115 plakalı Mercedes marka tur minibüsü, Manavgat Çevreyolu Sanayi Köprülü Kavşağı çıkışında aniden önüne çıkan Mehmet Ali T. yönetimindeki 07 ES 464 plakalı Tofaş marka otomobille çarpıştı. Çarpmanın etkisiyle savrulan otomobil refüjdeki bariyerlere çarparken, araçtan yola düşen sürücü Mehmet Ali T. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan yaralı sürücü, ambulansla Manavgat Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Tali yoldan gelip ters yöne döndü Kazaya tanık olan bir sürücü, otomobilin kendi aracının önünde ilerlediğini, köprülü kavşağa geldiğinde aniden durarak ters yönde üst geçide dönmek istediğini, bu nedenle tur minibüsü sürücüsünün kazayı önleyemediğini ifade etti. Turistler başka araçlara aktarıldı Kaza sırasında tur minibüsünde bulunan turistlerin kazayı yara almadan atlattığı öğrenildi. Bir süre araçta bekleyen turistler, daha sonra olay yerine çağrılan başka minibüslere aktarılıp yollarına devam etti.
İstanbul Yemeksepeti 2026 Ramazan verilerini açıkladı Yemeksepeti’nin 2026 Ramazan verilerine göre, sahur saatlerinde yaşanan sipariş patlaması dijital platformlarda yeni bir tüketim alışkanlığının habercisi olurken; hızlı ticaret tarafındaki (market ve mağazalar) toplam iş hacminde çarpıcı bir büyüme kaydedildi. Online Yemek Sipariş Markası Yemeksepeti, 19 Şubat - 20 Mart 2026 tarihlerini kapsayan Ramazan ayı verilerini paylaştı. Dijitalleşen Ramazan geleneklerindeki dönüşüme ışık tutan veriler, iftar sofralarının kalabalıklaştığını, sahurda ise pratiklik arayışının zirve yaptığını ortaya koydu. Hızlı ticaret (Yemeksepeti Market ve Mağazalar) ekosistemindeki yüzde 50’nin üzerindeki ciro artışı, kullanıcıların market ihtiyaçlarını dijital kanallara taşıma hızını bir kez daha kanıtlarken; Ramazan ayına özel "Gitmiyorsun" kampanyasıyla marketten kasaba, manavdan sıcak pideye kadar tüm ihtiyaçları kapıya getiren Yemeksepeti, sunduğu operasyonel kolaylık ve taze gıda fırsatlarıyla iftar ve sahur hazırlıklarını zahmetsiz hale getirdi. Ramazan hazırlığı haftalar öncesinden başladı Platformun hızlı ticaret verileri, tüketicilerin Ramazan hazırlıklarını son güne bırakmadığını ve Ramazan öncesi erzak hazırlığı geleneğinin güçlendiğini gösterdi. Kullanıcılar, Ramazan başlamadan haftalar önce mutfak alışverişlerine yönelirken; bu dönemde özellikle dondurulmuş gıdalar, paketli ürünler ile et ve deniz ürünleri kategorilerinde yoğun bir talep gözlemlendi. Bu hazırlık sürecinin en ilginç verisi ise henüz Ramazan başlamadan taşınan 12 bin 252 adet pide oldu. Ay genelinde ise toplamda 104 bin adet Ramazan pidesi platform aracılığıyla, kuyrukta bekleme zahmeti olmadan sofralara ulaştı. Bu yüksek hacimle Ramazan pidesi, hazırlık döneminde platformun "en çok satan ilk 100 ürünü" arasına girmeyi başardı. Sahurda dijital sipariş patlaması Ramazan 2026’nın en dikkat çekici verisi, gece saatlerindeki hareketlilik oldu. Sahur saatlerinde verilen siparişler, bir önceki yıla göre yüzde 23,5 oranında büyüyerek gece ekonomisinin gücünü kanıtladı. Tüketiciler sahurda mutfağa girmek yerine dijital çözümlere yönelirken, en yoğun talep artışı Ramazan’ın son haftasında ve Kadir Gecesi’ne doğru gerçekleşti. İftarda burger menüler, sahurda tost zirvede Platform verilerine göre, iftar ve sahur menüleri arasında keskin bir tercih farkı oluştu. İftar sofralarının ana oyuncusu fast food restoranlarından verilen burger menüleri olurken; onu Lahmacun, Kıymalı Pide ve Mercimek Çorbası takip etti. Gece saatlerinde ise Karışık tost, kumru ve poğaça üçlüsü ilk sıraya yerleşerek sahurun gözde lezzetleri oldu. Her iki öğünde de sarsılmaz yerini koruyan tek ürün ise Mercimek Çorbası olarak kayıtlara geçti. İftar sofraları kalabalıklaştı İftar saatlerindeki ortalama sepet tutarı bir önceki yıla göre yüzde 27 oranında arttı. Bu artış, tüketicilerin sadece kendileri için değil, kalabalık arkadaş ve aile grupları için daha çeşitli menüler tercih ettiğini gösteriyor. Market tarafında ise iftara hazırlık aşamasındaki ortalama sepet tutarlarının, Ramazan dışındaki dönemlere kıyasla belirgin şekilde yükselmesi, tüketicilerin evdeki iftar sofralarını dijital market üzerinden zenginleştirdiğini ortaya koydu. Özellikle restoranların sunduğu "Ramazan Menüsü" paketleri, yüzde 140 gibi devasa bir büyüme oranıyla dönemin en popüler ürün grubu seçildi. Hızlı ticaretin yoğunluk saati değişti Ramazan ayı boyunca market ve mağazalar üzerinden verilen siparişlerin zaman dilimi, restoran kanalındaki yoğunluktan farklılaştı. Restoranlarda siparişlerin iftar saatine dakikalar kala zirve yapmasına karşın, hızlı ticaret tarafındaki yoğunluk 15.00 - 18.00 saatleri arasına yayıldı. Kullanıcıların iftar hazırlığı için gerekli olan taze malzemeleri ve eksikleri restoran yoğunluğu başlamadan önce tamamlaması, operasyonel verimliliği artıran bir unsur olarak kaydedildi. Yerel mutfaklar dikkat çekti Türkiye’nin dört bir yanından gelen veriler, dijital siparişlerde bile yerel damak tadının korunduğunu gösterdi. Konya’da Etli Ekmek, Adana’da Kebap ve Bursa’da Pide kültürü dijital platformlara birebir yansırken; Ege ve Akdeniz bandında Lahmacun ve Pide tercihlerinin ağırlığı hissedildi. Güneydoğu Anadolu illerinde ise burger ve döner gibi modern hızlı yemek seçeneklerine olan ilginin artması dikkat çekti. İftarın sindirim dostu maden suyu Hızlı market alışverişi tarafında ise kullanıcı refleksleri ilgi çekici detaylar sundu. İftar hazırlıklarında sıvı tüketimi odak noktası olurken, Maden Suyu, su siparişlerini dahi geride bırakarak iftarın simgesel içeceği konumuna yükseldi. Sahur market sepetlerinde ise baget ekmek, simit ve Ramazan pidesi gibi unlu mamuller ilk sıraları paylaştı. Ayrıca sabaha karşı 04.00 sularında verilen market siparişlerinde Türk Kahvesi’nin üst sıralarda yer alması, sahur sonrası kahve rutininin modern bir alışkanlığa dönüştüğünü gösterdi. 2026 Ramazan rekorları Ramazan ayı boyunca elde edilen veriler, platformun ulaştığı çarpıcı rekorları da gözler önüne serdi. 8 Mart, en yoğun gün olarak kayıtlara geçerken, platformda Ramazan boyunca en yüksek tutarlı tekil sipariş İstanbul’dan verildi. Bir kullanıcı; lahmacun, içli köfte ve mercimek çorbasından oluşan zengin bir kombinasyon için tek seferde 19 bin 950 TL ödedi. Market kanalında ise yine İstanbul’dan verilen 128 kalemlik tekil sipariş, dönemin en kalabalık sepeti olarak kayıtlara geçti. Kadayıf mı, baklava mı? Ramazan’ın vazgeçilmezi tatlılarda, iftar sofralarının tatlı lideri kadayıf çeşitleri olurken, baklava çeşitleri ikinci sırayı aldı. Ramazan’ın simgesi güllaç ise özellikle menü kombinasyonlarının vazgeçilmez tamamlayıcısı olarak dikkat çekti. Sahurda tatlı tüketimi incelendiğinde ise kadayıf ve baklavanın gece geç saatlerde de popülerliğini koruduğu görüldü.
Kayseri Gökkent’e yeni imar yolları Kayseri Büyükşehir Belediyesi; Gökkent Mahallesi’nde 5 kilometrelik yeni imar yolu projesiyle şehir içi ulaşımı rahatlatacak alternatif güzergâhlar oluşturuyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi; kent genelinde ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde yürütülen çalışmalar kapsamında, Gökkent Mahallesi’nde planlanan yeni imar yolları ile şehir trafiğine kalıcı çözümler üretiliyor. Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri tarafından gerçekleştirilen projede, toplam uzunluğu 5 kilometre olan ve Malatya Yolu (Nalçik Bulvarı) ile Sivas Bulvarı ve Malazgirt Bulvarı’nı (TOKİ) birbirine bağlayacak 30 metre genişliğindeki imar yollarında terasman çalışmalarına başlandı. 2x2 gidiş-dönüş olarak projelendirilen yolların tamamlanmasıyla birlikte, özellikle Mimar Sinan Kavşağı’nda yaşanan trafik yoğunluğunun önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor. Yeni güzergâhlar, sürücülere alternatif ulaşım imkânı sunarak şehir içi trafiği daha akıcı hale getirecek. 18 metre asfalt platformuna sahip olacak yolların, ihtiyaç duyulan bölümlerinde yaya kaldırımları ve güvenlik amaçlı oto korkuluklar da inşa edilecek. Proje, hem sürüş güvenliğini artıracak hem de yayalar için daha konforlu bir ulaşım ortamı sağlayacak. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, planlı şehirleşme ve güçlü ulaşım ağı hedefi doğrultusunda, modern ve güvenli yol yatırımlarıyla kentin yaşam kalitesini yükseltmeye devam ediyor.