KÜLTÜR SANAT - 29 Mart 2026 Pazar 13:53

Hasan Ali Yücel’in adı Kültürpark’ta yaşayacak

A
A
A
Hasan Ali Yücel’in adı Kültürpark’ta yaşayacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark’ta uzun süredir atıl duran binayı, modern ve teknolojik altyapısıyla doğayla iç içe bir kütüphaneye dönüştürdü. Köy Enstitülerinin kurucusu, eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in adını taşıyacak kütüphanede 20 bin eser bulunacak ve 250 kişilik kapasitesiyle nisan ayında İzmirlilerin hizmetine açılacak.


30 Mart-5 Nisan tarihleri arasındaki Kütüphaneler Haftası, okuma kültürünün önemini bir kez daha hatırlatırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği yeni projeler dikkat çekiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın Prof. Dr. İlber Ortaylı Kütüphanesi’nin ardından Kültürpark’a kazandırma müjdesini verdiği ikinci kütüphane için sona gelindi. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı, kullanılmayan İzmir Tarih ve Sanat Müzesi Taş Eserler Bölümü’nü modern ve erişilebilir bir kütüphaneye dönüştürdü. 2 bin metrekarelik alanın 1.500 metrekarelik kapalı kısmı estetik ve fonksiyonel hale getirilirken, 500 metrekarelik bahçeye çim serimi yapıldı. Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, kütüphaneyi gençler ve tüm İzmirlilerin kullanımına sunacak. Kütüphane, Köy Enstitüleri’nin kurucusu eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in adını taşıyacak.



Atıl durumdaki yapı yeniden canlandırıldı


Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Tesisler Bakım ve Onarım Şube Müdürü Nihat Kurtar, atıl durumda olan Taş Eserler Müzesi’nin Büyükşehir’in öz kaynaklarıyla kütüphaneye dönüştürüldüğünü belirtti. Çatı başta olmak üzere asma tavan, duvarlar, ıslak hacimler, elektrik ve havalandırma sistemlerinin baştan sona yenilendiğini aktaran Kurtar, "Dijital alan, ders çalışma ve sosyal etkinlik bölümleri oluşturduk. İşi bitirme aşamasındayız. Başkanımızın İzmirlilere vermiş olduğu söz doğrultusunda nisan ayına kütüphanemizi yetiştireceğiz" dedi.



"Çocuklarımızı düşünerek çalıştık, 25 günde tamamladık"


Ekibin alanı kendi çocuklarının odasını hazırlar gibi özenle düzenlediklerini belirten Nihat Kurtar, "Normalde üç ay sürecek çalışmayı kendi ekiplerimizle 25 günde bitirdik. Başkanımız buraya geldiğinde çalışanlarımızla güzel bir diyalog kurdu. ‘Sizin çocuklarınız burada gelip ders çalışacaklar, kitap okuyacaklar düşünceleriniz nedir? diye sordu. Çocuklarımızın burada ders çalışacaklarını ve kitap okuyacaklarını düşünmek bizi daha da motive etti. Kütüphanenin bir an önce açılması için şevkle çalışıyoruz" diye konuştu.



Doğa ile iç içe teknolojik, modern bir kütüphane


Kültürpark’ta doğayla iç içe modern bir kütüphane olarak tasarlanan mekanın medyatek alanı, Braille alfabesiyle kitapların bulunduğu bölümler, basım alanları, bilgisayarlı çalışma alanları ve bahçede okuma alanlarını içerdiğini belirten Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kütüphane Şube Müdürlüğü personeli Erdal Şimşek, 250 kişi kapasiteli kütüphanede yaklaşık 20 bin eser yer alacağını belirtti. Şimşek, "Burada Türk ve dünya edebiyatının önde gelen eserleri, araştırma kaynakları, güncel dergiler ve süreli yayınlar bulunacak. İçeride yeme içme ve öğrencilere yemek ikram alanları da olacak. Öğrencilerin çalışma alanlarına duyduğu ihtiyaç Başkanımız Cemil Tugay’ın vizyonuyla modern bir kütüphane olarak halkın hizmetine sunuldu" dedi.



Hasan Ali Yücel’in adı ve eserleriyle yaşayacak


İzmir Büyükşehir Belediyesi kentin yeni kütüphanesine meclis kararıyla, cumhuriyet dönemi modernleşme sürecinin mimarlarından, Köy Enstitülerinin kurucusu eski Milli Eğitim Bakanı ve öğretmen Hasan Ali Yücel’in adını verdi. Kütüphanede Hasan Ali Yücel’in dünya klasiklerini Türkçeye kazandırdığı ve literatürde Hasan Ali Yücel klasikleri olarak da geçen eserlere de yer verilecek. 1961 yılında hayata gözlerini yuman Hasan Ali Yücel, Köy Enstitüleri ve kurduğu Tercüme Bürosu’ndan Türkçeye kazandırılan eserlerin yanı sıra üniversite reformu, resmi ve telifli ilk Türkçe ansiklopedi olan Türk Ansiklopedisi çalışmaları, Devlet Konservatuvarı’nın kurulması, Türkiye’nin UNESCO’ya girişi, Üniversiteler Yasası’nın çıkartılması gibi önemli çalışmalarda öncü oldu.



Hasan Ali Yücel’in adı Kültürpark’ta yaşayacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Çiftçi: "En fazla soruşturma izni verilen belediyeler AK Parti’li belediyelerdir" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "3 bin 224 inceleme yürütülmüştür. Bunların bin 298’i hakkında soruşturma izni verilmiştir. Bunlardan 591’i AK Parti’li belediyeler. CHP’li 321, MHP’li 102, İYİ Parti’li 6, DEM’li 18 ve diğer partilerden 260 belediyeye yönelik soruşturma izni verilmiştir. Bu veriye göre, en fazla soruşturma izni verilen belediyeler AK Parti’li belediyelerdir" dedi. Bakan Çiftçi, Türkiye Basın Federasyonu’nda (TÜBAF) "Anadolu Sohbetleri" çerçevesinden düzenlenen programda basın mensuplarıyla bir araya gelerek, gündeme ilişkin soruları cevapladı. "Plaka meselesi, yalnızca şekle ilişkin bir konu değildir" Son günlerde kamuoyunda APP plakalarla ilgili denetimler ve uygulanacak yaptırımların yoğun bir şekilde tartışıldığı ve bundan sonraki süreçten nasıl bir uygulama çerçevesini olacağının sorulması üzerine Çiftçi, amaçlarının vatandaşa ceza kesmek veya mağdur etmek olmadığını ifade ederek, "Biz cezayı yöntem olarak gören bir anlayışla hareket etmiyoruz. Esas olan, vatandaşımıza rehberlik etmek, doğruyu göstermek ve uygulamada birlik sağlamaktır. Plaka meselesi, yalnızca şekle ilişkin bir konu değildir. Kamu güvenliği, ülkemizin huzuru ve genel güvenlik stratejilerimiz açısından son derece önemli bir husustur. Nasıl ki bir insanın kendisini tanıtan bir kimliği, nüfus cüzdanı ve ona ait bir vatandaşlık numarası varsa; plaka da bir aracın kimliğidir, üzerindeki harf ve rakamlar da o aracın numarasıdır. Nasıl kimliğimizi güvenliğimiz açısından yalnızca yetkili kurumlar düzenliyorsa, plakaların da aynı şekilde yetkili kurumlarca alınması gerekir" dedi. Tıpkı kimlik kartlarında olduğu gibi plakalarda da birtakım güvenlik unsurlarının var olduğunu kaydeden Çiftçi, "Plakanın üzerinde TŞOF’un mührü bulunmalıdır. Sol tarafta ülkemizin uluslararası işareti olan TR rumuzu yer almalıdır. Yine plakalarda hologram, güvenlik şeridi ve tekrar eden kare kutucuklar içinde ay-yıldız ile TR güvenlik işaretleri bulunmaktadır. 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren basılan plakalara ayrıca karekod ve 12 haneli seri numarası da eklenmiştir. Bir plakada karekod bulunmaması, onun sahte olduğu anlamına gelmez. Mührün ve diğer güvenlik işaretlerinin bulunması, plakanın standartlara uygun ve geçerli olması için yeterlidir. Aynı şekilde, plakanın üzerinde yetkili kuruluşun mührü ve diğer güvenlik işaretleri mevcutsa, harf ve rakamlar normal standarda göre biraz daha kalın olsa bile bu plakalar geçerlidir. Araç sahiplerinin bu plakaları yenileme zorunluluğu yoktur. Vatandaşlarımız bu plakalarla araçlarını kullanabilir. Trafik denetimlerinde de bu kalın harfli plakalar nedeniyle herhangi bir cezai yaptırım uygulanmayacaktır. Burada yetkili kuruluş Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’dur. Standardın korunması bu yüzden önemlidir. Çünkü araç sayısı her geçen yıl artmaktadır. 2019’dan bugüne ülkemizde toplam motorlu taşıt sayısı 23 milyon 200 binden 33 milyon 900 bine yükselmiştir. Motosiklet sayısı 3 milyon 300 binden 7 milyon 200 bine çıkmıştır. Hâlihazırda toplam tescilli araç sayısı da 34 milyon 525 bin 761’dir. Böylesine büyük bir araç parkını, güçlü bir teknolojik altyapı ve standart bir plaka sistemi olmaksızın sağlıklı şekilde denetlemek son derece zordur" ifadelerine yer verdi. Standart dışı APP plakaların radar sistemleri, PTS (plaka tanıma sistemleri), KGS (kent gözetim sistemleri) ve EDS (elektronik denetim sistemi) gibi elektronik denetim altyapıları tarafından sağlıklı biçimde tespit edilemediğine dikkati çeken Bakan Çiftçi, bu durumun da sahada ciddi bir güvenlik açığı oluşturduğuna ve amaçlarının vatandaşın huzurunu ve hukukunu korumak olduğunu aktardı. Sürücünün izleme ve kullanma alanındaki görüntü cihazlarına ilişkin hususun da ayrıca değerlendirildiğini kaydeden Çiftçi, temel yaklaşımlarının yolda can güvenliğini koruyan dengeyi sağlamak olduğunu da belirtti. "Maliye Bakanlığından bugüne kadar bütçeye gelir elde etmek için trafik cezası kesilmesi yönelik talep geldiğini hiç duymadım" Bir gazeteci tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bütçeye gelir elde etmek için trafik cezaları kesilmesini istediğine yönelik iddiaların sorulması üzerine Çiftçi, "Ben 29 yıllık kamu görevlisiyim. Maliye Bakanlığı’ndan bugüne kadar bir talep geldiğini hiç duymadım. Böyle bir şey sözkonusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devletidir ve böylesine hukuka aykırılık teşkil edecek bir duruma kimse tevessül etmez edemez. Geride bıraktığımız bu Ramazan Bayramı tatilinde uygulanan ceza sayısı ve miktarlarına baktığımızda, son yıllardaki benzer bayram tatillerinde uygulanan ceza sayısı ve miktarının gerisinde kaldığının bilinmesini isterim" cevabını verdi. "Ülkemiz genelinde 12/36 saat çalışma düzenine geçeceğiz" Polis Meslek Kanunu’na yönelik hazırlıkların olup olmadığı sorusu üzerine Çiftçi, "Önümüzdeki hafta netleştirmeyi planladığımız bir çalışmamız var. Bu çalışmaya göre, ülkemiz genelinde görev yapan bekçilerin yalnızca gece saatlerinde görev yapmaları yerine, Valilik emir ve yönetimi altında ihtiyaç duyulan alanlarda da görevlendirilmelerine imkan sağlayacak bir düzenleme öngörüyoruz. Çarşı ve mahalle bekçilerimiz, illerde alınacak inisiyatif ile belirlenecek noktalarda nöbet görevi üstlenebilecekler. Ayrıca, bu dönem Polis Akademisi’nden 10 bin polis adayımız mezun oluyor. Eylül ayına göre planlanan mezuniyet takvimini Haziran ayı başına çekeceğiz. Böylelikle, ülkemiz genelinde 12/36 saat çalışma düzenine geçeceğiz. Polisimizin çalışma şartlarını rahatlatacak ve motivasyonlarını yükseltecek düzenlemeleri hayata geçireceğiz" diye konuştu. Sokak çetelerine yönelik nasıl bir eylem planı uygulanacağının sorulması üzerine Çiftçi, şu cevabı verdi: "Gençlerimiz, çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Tek bir evladımızı dahi kaybetmeye lüksümüz yoktur. Bu noktada çocuklarımızı suça sürüklemeye çalışan bu çeteleşme faaliyetlerine karşı tavrımız nettir. Buradan açık ve net bir şekilde çağrıda bulunuyoruz. Yol yakınken dönsünler çünkü devletimiz bu konuda son derece kararlıdır. Emniyet ve jandarma teşkilatlarımıza talimatları verdim. Hepsinin tepesine bineceğiz. Operasyonlarımız artarak devam edecek. Geçen hafta malumunuz, Türkiye genelinde önemli bir operasyonla 358 kişiyi yakaladık ve adalete teslim ettik. Uyuşturucuyla mücadele konusunda da aynı kararlılığı sahaya yansıtacağız. Emniyet ve jandarma personelimizin yanı sıra sahil güvenlik ve istihbarat birimlerimiz taktik operasyonlarla sahadaki etkisini artıracak. Uyuşturucu bütün suçları besleyen bir damar gibidir. Uyuşturucu bizim için çok katmanlı bir mücadele alanıdır. Terörün, çetelerin finansman kaynağı başta olmak üzere, toplumu ve aile yapımızı bozan pek çok konunun temelinde uyuşturucu yatmaktadır. En acısı da şudur; uyuşturucu, özellikle gençlerimizi hedef almaktadır. Onların zihinlerini, umutlarını ve ideallerini kurutmaya çalışmaktadır. Biz, işte o kaynağı kurutmakta kararlıyız. Uyuşturucuyla ilgili konularda tavizsiz ve kararlı olacağız. Nefes aldırmayacağız. Nitekim sadece 1 Ocak-22 Mart 2026 tarihleri arasında uyuşturucuyla mücadele kapsamında 13 ton uyuşturucu madde, 37,8 milyon adet sentetik ecza ve 13 bin kök kenevir-skunk ele geçirilmiştir. Bu tablo, sahadaki mücadelemizin ne kadar yoğun ve kararlı olduğunu açıkça göstermektedir." "Şu an itibarıyla sınır hattımızda herhangi bir arızi durum söz konusu değildir" Bakan Çiftçi, Türkiye’nin İran’dan düzensiz göç ve sınır geçişleri konusunda son dönemde nasıl bir tabloyla karşı karşıya kaldığının sorulması üzerine bölgede yaşanan her kriz ve çatışmanın başta sınır göç hareketliliğini ve sınır güvenliğini yakından ilgilendirdiğini söyleyerek, "Bizim en büyük temennimiz, hem bölgesel hem de küresel ölçekte bu tür savaş ve çatışma ortamlarının bir an önce sona ermesi, tarafların diyalog kanallarını güçlendirmesi ve kalıcı bir sükûnetin tesis edilmesidir. Türkiye, öteden beri bu çizgiyi savunan bir ülkedir. Muhterem Cumhurbaşkanımız, çatışmanın sona ermesi, diplomasinin öne çıkması ve bölgenin yeni acılar yaşamaması adına yoğun bir diplomasi trafiği yürütmektedir. Temennimiz, bu çabaların en kısa zamanda sonuç vermesidir" dedi. Öte yandan Çiftçi, sınır güvenliğinin her zaman stratejik öneme sahip, sürekli takip edilen ve çok katmanlı şekilde yönetilen bir güvenlik alanı olduğuna dikkati çekerek, "Nitekim 25 Mart 2026 Çarşamba günü Ağrı’da, Gürbulak Sınır Kapımızda ve sınır hattımızda incelemelerde bulunduk. Sahadaki tabloyu yerinde değerlendirdik. Şu an itibarıyla sınır hattımızda herhangi bir arızi durum söz konusu değildir. Bununla birlikte bütün tedbirlerimizi almış durumdayız. Sınır güvenliğimiz açısından tereddüt gerektirecek herhangi bir boşluk bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı. "En fazla soruşturma izni verilen belediyeler AK Partili belediyelerdir" Belediyelere yönelik soruşturmalarda muhalefet partilerine yönelik hareket edildiği iddialarını da değerlendiren Çiftçi, "31 Mart 2024 seçimlerinden sonra İçişleri Bakanlığımızın ilgili birimlerince ihbar, şikayet ve özel teftişler kapsamında 3 bin 224 inceleme yürütülmüştür. Bunların bin 298’i hakkında soruşturma izni verilmiştir. Bunlardan 591’i AK Parti’li belediyeler. CHP’li 321, MHP’li 102, İYİ Parti’li 6, DEM’li 18 ve diğer partilerden 260 belediyeye yönelik soruşturma izni verilmiştir. Bu veriye göre, en fazla soruşturma izni verilen belediyeler AK Parti’li belediyelerdir. Yaklaşık yüzde 46’sına tekabül etmektedir" açıklamasında bulundu. "Mansur Yavaş hakkında 31 konuda 6 soruşturma izni verilmesine karar verilmiştir" Bir gazeteci tarafından Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmaların sorulması üzerine Çiftçi, "Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş dönemine ilişkin 2019 yılından bu yana çeşitli iddia ve konularda toplam 49 araştırma / ön inceleme onayı verilmiştir. Mülkiye müfettişlerince yapılan araştırma / ön incelemeler neticesinde; Teftiş Kurulumuzca 22 ön inceleme raporu düzenlenmiştir. Bu ön inceleme raporlarında Yavaş hakkında 31 konuda; 6 soruşturma izni verilmesine karar verilmiştir. 31 konu, 6 başlık içinde toplanmıştır. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı hakkındaki 6 soruşturma izninin 2’sini Danıştay bozmuştur. Ayrıca doğrudan Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bilgisi, imzası ve onayı olmadığı tespiti yapılan alt düzey kişileri ilgilendiren konularla ilgili de 25 ’soruşturma izni verilmemesi’, kararı alınmıştır. İlgili diğer belediye görevlileri hakkında ise kısmen soruşturma izni verilmesine karar verilmiştir. Herhangi bir suç unsuruna rastlanmayan konularda 18 araştırma raporu düzenlenmiştir. Genel hükümlere göre soruşturma yapılması için 12 tevdi raporu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilmiştir. Mali mevzuata göre işlem yapılması için 1 tevdi raporu Hazine ve Maliye Bakanlığına, oluşan kamu zararının tahsili için 1 tazmin raporu Ankara Büyükşehir Belediyesine gönderilmiştir. Mülkiye müfettişlerince yürütülen 12 araştırma / ön inceleme ile ilgili süreç devam etmektedir. Rutin kış teftişleri kapsamında Ankara Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşlarında genel teftiş devam etmektedir" ifadelerine yön verdi.
Manisa Manisa’nın Salihli ilçesi yağış felaketi yaşadı Manisa’nın Salihli ilçesinde 2 gündür etkili olan kuvvetli yağışlar sonucu çay ve dereler taştı, tarım arazileri sular altında kaldı. Sart Mahallesi’nde ise bir ev kısmen yıkıldı. Yağışın zarar verdiği bölgeler, dron ile havadan görüntülendi. Salihli’de kuvvetli yapış sonucu çok sayıda çay ve derede taşkın yaşandı. Özellikle Gediz Nehri’nde meydana gelen taşkın sonucu binlerce dönüm tarım arazisi sular altında kaldı. Salihli’nin Sart, Köseali, Çapaklı, Kabazlı, Yılmaz başta olmak üzere kırsal mahallelerinde ise toprak kayması yaşandı. Sart Mahallesi’nden geçen Sart Deresi’nin yatağı aşırı yağışlar nedeniyle yön değiştirerek tarım arazilerine zarar verdi. Bazı bölgelerde toprak aşınması sonucu tarım arazileri yok oldu. Ayrıca dere yatağının yön değiştirmesi nedeniyle bir ev kısmen çöktü. Çay ve derelerde meydana gelen taşkınlar sonucu binlerce dönüm tarım arazisi de sular altında kaldı. Bazı mahallelerde üzüm bağları tamamen suya gömüldü. Kabazlı Deresi’nde meydana gelen taşkın nedeniyle demiryolu hattı zarar gördü. Devlet Demir Yolları ekipleri, demiryolu hattında bakım ve onarım çalışması yaparken, Devlet Su İşleri Müdürlüğü ve Salihli Belediyesi ekipleri de dere yatağında temizleme çalışması başlattı. Salihli merkezi ve kırsal mahallelerde ekiplerin çalışmalarına devam ettiği öğrenildi.