EKONOMİ - 02 Nisan 2025 Çarşamba 11:18

Hayalleri doğal taş ile gerçeğe dönüştü

A
A
A
Hayalleri doğal taş ile gerçeğe dönüştü

Doğal taş sektörünün en büyük küresel buluşması Marble İzmir-Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 7. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’yla da genç yetenekleri sektör ile buluşturuyor. ‘Değişik oldu çok da güzel oldu’ mottosuyla düzenlenen yarışmada, 892 başvuru arasından seçilen 25 tasarım üretime dönüştürülecek.


İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 9-12 Nisan 2025 tarihleri arasında 30. kez kapılarını Fuar İzmir’de açmaya hazırlanıyor. Fuar kapsamında düzenlenen 7. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması ile de doğal taş ihracatının tasarım ve mimariyle desteklenmesi amaçlanıyor. Katma değeri yüksek ürünlerle Türk doğal taşının piyasa değerinin artması hedefleniyor. Bu yıl ‘mobilya’ temasıyla düzenlenen yarışmada, genç yetenekler doğal taşlardan üretilen eşyalar tasarladı.



Gençler tasarlamaya teşvik ediliyor


Mermerin, gençlerin tasarımlarıyla buluşmasını ve Türkiye’den ihraç edilen mermerin katma değeri yüksek bir şekilde satılmasını amaçlayan yarışmaya, tasarımcı adayları doğal taş kullanarak oluşturdukları 892 projeyle katıldı. Tasarımcıların, jüri değerlendirmesi sonucu finale kalan 25 projesi, sektörün yenilikçi firmaları tarafından hayata geçirilecek. Gençleri teşvik etmek için ödüllerin verildiği yarışmada, kazananlar ise 30. Marble İzmir Fuarı’nda belli olacak. Hayallerinin gerçeğe dönüştüğünü söyleyen genç yetenekler, kendilerine böyle bir imkan sağlandığı için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İZFAŞ’a teşekkür ettiler.



Bu heyecanı yaşamak bile başarıyı yaşattı


Selçuk Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Sudenaz Rabia Yılmaz, klasik kitaplıklardan farklı olarak sahibi ile birlikte yaşayan, bilgileri taze tutan bir kitaplık tasarlayarak yarışmaya katıldığını belirtti. Tasarladıkları ürünlerin üretilmesinin öğrenciler için önemini anlatan Yılmaz, "Öğrencilik hayatımızda gerçek ürünlerle tanışamıyoruz. Tasarımlarımız maketler ve paftalarda kalıyor. Bu yarışma bize ürünümüzü gerçeğe dönüştürme fırsatı tanıyor. Fikrimizin bir ürüne dönüşmesi nasıl bir hissiyat onu da tatmış oluyoruz" dedi.


Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık dördüncü sınıfta okuyan Duygu Ceren Köşüş ve Bahar Özcan, tasarımlarının Marble İzmir Fuarı’nda sergileneceği için çok heyecanlı olduklarını, bu heyecanın bile başarma duygusunu yaşattığını dile getirerek, tasarımlarının üretim aşamasını merakla beklediklerini söylediler.



‘Hedefim farklı iş alanlarına açılmak’


Gazi Üniversitesi dördüncü sınıf Endüstriyel Tasarım Bölümü öğrencisi Sıla Çelik, iki ürünü ile yarışmaya katıldığını belirterek, "Zamanın ötesinde, eşyayı soyuttan somuta taşıyan tasarımlar yaptım. Tasarımcı olarak tasarımımın üretilmesi gerçekten heyecan verici bir olay. Tasarımı yaparken bile çok heyecan duyuyoruz. Bu yarışmada asıl hedefim network yapmak, farklı iş alanlarına açılmayı hedefliyorum" diye konuştu.



12 ülkeden 66 üniversite katıldı


Yurt dışı başvurularıyla uluslararası boyut kazanan yarışmaya, bu yıl Türkiye’deki üniversite öğrencilerinin yanı sıra 12 ülkeden 66 üniversitenin 892 öğrencisi başvurdu. Akademisyenler, tasarımcılar ve sektör profesyonellerinden önemli isimlerin oluşturduğu jürinin ön elemesinden geçen 33 proje arasından seçilen 25 tasarım üretime geçirilecek.



600 bin TL ödül dağıtılacak


Yarışma sonuçları 9 Nisan’da gerçekleşecek ödül töreninden 20 dakika önce belli olacak. Yarışan 25 tasarım ürün arasından "ilk üçe girenler seçilecek. Genç tasarımcıları desteklemek ve bir sonraki yıl tekrar başvurma yönünde teşvik etmek için tasarımcılara farklı kategorilerde toplamda 600 bin TL’yi bulan para ödülü verilecek. Kazanan tasarımcılara ayrıca tasarım tescili, yurt dışı fuar katılımı ve staj gibi ek ödüller de verilecek. Ödül kazanan tasarımcılara tasarım tescili, staj ödülleri ve yarışmaya en çok katılım sağlayan üniversiteye üniversite özel ödülü olarak (3D Printer) gibi ek destekler sunulacak.



Jüride akademisyen, tasarımcı ve sektör temsilcileri var


Yarışmanın jürisinde ise, İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Dr. A. Can Özcan, Endüstriyel Tasarımcı Adnan Serbest, Endüstriyel Tasarımcı Ahmet Toplu, İç Mimar Atilla Kuzu, Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşem G. Başar, İzmir Akdeniz Akademisi Tasarım Koordinatörü Dünya Tasarım Örgütü Türkiye İrtibatı İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Elif Kocabıyık, İç Mimar Esra Kazmirci, Sektör Temsilcisi Danışman Prof. Dr. Faruk Çalapkulu, Mimar Gökhan Karakuş, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Koray Gelmez, Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Lütfi Hidayetoğlu, Kurucu Oben İnceler, Haliç Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Önder Küçükerman, Mimar Öznur Turan Eke, Çizgi Mermer Kurucusu Remzi Boncuk, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. S. Meltem Şen, Ege Antik Mermer Kurucusu S. Sabri Bora ve Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Serkan Güneş, İtalya’dan, Prof. Dr. Marinella Ferrara, Polonya’dan Varşova Güzel Sanatlar Akademisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Michal Stefanowski, Rusya’dan Prof. Dr. Ilia Palaguta, yer alıyor.



17 firma üretim süreci için destek verdi


Fuar İzmir’de gerçekleşen tasarımcı - firma buluşmasında ise genç yetenekler, sektörün önde gelen üretici firmalarına tasarım sunumlarını gerçekleştirdi. 25 proje; Alimoğlu Afyon, Alimoğlu İzmir Mermer&Granit, Başaranlar, Ebla Stone, Ege Anti Mermer, Çizgi Mermer, Golder, Goldmer, Gürmas Gürel, İz Granit, Kar Maden, Laodikya, Marble Shop, Mercan Tasarım, Megamer, Naçev ve Sirmersan firmaları tarafından üretilecek.



Hayalleri doğal taş ile gerçeğe dönüştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir 2 bin yıllık miras öksüz kaldı: Parşömenin son büyük temsilcisi vefat etti İzmir’in Bergama ilçesinde, antik çağın mirası parşömen üretimini geleneksel yöntemlerle sürdüren dünyadaki son temsilcilerden, UNESCO "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanlı karatabak İsmail Araç, 93 yaşında hayatını kaybetti. Ömrünü adadığı 71 yıllık zanaatını yetiştirdiği çıraklarına emanet ederek vefat eden asırlık usta, son yolculuğuna uğurlandı. İzmir’in Bergama ilçesinde, antik çağın en önemli kültürel miraslarından biri olan parşömen üretimini geleneksel yöntemlerle sürdüren dünyadaki son temsilcilerden, UNESCO "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına sahip karatabak İsmail Araç, 93 yaşında hayatını kaybetti. Ömrünü asırlık zanaatın yaşatılmasına adayan İsmail Usta, düzenlenen cenaze töreninin ardından sevenleri ve ilçe halkı tarafından dualarla son yolculuğuna uğurlandı. Bergama’da 1933 yılında dünyaya gelen İsmail Araç, 1953’te Tabakçılar Köprüsü altında adım attığı dericilik mesleğini aralıksız 71 yıl boyunca büyük bir sadakatle sürdürdü. Antik Bergama Krallığı döneminde M.Ö. 2. yüzyılda geliştirilen parşömen üretimini hiçbir kimyasal madde kullanmadan, tamamen geleneksel ve el emeğine dayalı yöntemlerle yapan dünyadaki nadir ustalardan biri olan Araç, ilçenin en önemli simge isimlerinden biri haline gelmişti. Ağır fiziksel güç gerektiren mesleğinde oğlak ve keçi derilerini "kavlato" adı verilen geleneksel bıçaklarla işleyen İsmail Usta, titiz işçiliğiyle yerli ve yabancı pek çok araştırmacının ve akademisyenin de odak noktası olmuştu. Geleneksel Türk el sanatlarının yaşatılması ve dünyaya tanıtılması noktasında büyük emekleri bulunan İsmail Araç, kariyeri boyunca ulusal ve uluslararası pek çok üst düzey unvan ve ödüle layık görüldü. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2017 yılında "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" ilan edilen asırlık usta, 2021 yılında ise UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" ünvanı ile tescillendi. Geleneksel sanatlara sunduğu eşsiz katkılardan dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da bizzat ödüllendirilen Araç, hem devlet protokolünün hem de uluslararası kültür çevrelerinin takdirini kazanarak Bergama’nın adını dünyaya duyurdu. Geçmiş yıllarda verdiği röportajlarda "Ben ölürsem bu sanat biter" diyerek zanaatın geleceğine dair endişesini dile getiren İsmail Araç, ömrünün son döneminde en büyük hayalini gerçekleştirerek bu kadim kültürü geleceğe miras bırakmayı başardı. Yetiştirdiği kadın çırakları Demet Sağlam Tokbay ve Nesrin Ermiş Pavlis’e düzenlenen geleneksel "peştemal kuşatma" töreniyle ustalık icazeti veren Araç, parşömen sanatının nesiller boyu yaşaması için gerekli köprüyü kurduktan sonra hayata gözlerini yumdu.
Ankara MHP Lideri Bahçeli: "İstanbul’un Fethi kutlu olsun" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İstanbul’u bizlere vatan kılan büyük hakan Fatih Sultan Mehmed Han’ı; onun yiğit askerlerini, Akşemseddin Hazretleri’ni, Ulubatlı Hasan’ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. İstanbul’un Fethi kutlu olsun" dedi. MHP Lideri Bahçeli "İstanbul’un Fethinin 573’üncü Yıl Dönümü" sebebiyle mesaj yayınladı. Bahçeli mesajında, "İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yıl dönümünü; tarihin derinliklerinden bugüne uzanan kutlu bir emanetin, aziz bir hatıranın ve cümle cihanı Türklükle şereflendirip İslam’la müjdelemek üzerine kurulu ebedi ve ezeli bir ülkünün idrakiyle karşılıyoruz. İki kıta, yedi tepe üzerinde yükselen aziz şehir İstanbul; Türk milletinin hafızasında cihan devleti Osmanlı’nın payitahtı, çağ kapatıp çağ açan fetih iradesinin mührü, Türk-İslam medeniyetinin en parlak simgesi ve tarihimizin en müstesna tacıdır" dedi. 29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşen İstanbul’un fethi ile asırların hasretinin dindiğini ve çağların akışının değiştiğini söyleyen MHP Lideri Bahçeli, "Türk milletinin imanla karılmış harcı, bütün cihana ilan edilmiştir. Yıkılan Bizans surları ile ‘aşılamaz’ denilen bütün engeller, ‘geçilemez’ denilen bütün eşikler, ‘mümkün değildir’ denilen bütün dogmalar birer birer yıkılmıştır. Haliç’in ağzında demirden zincir, burçlarda Grejuva ateşiyle tahkim edilmiş Bizans müdafaası, Türk ordusunun önünde ise tarihin en çetin imtihanlarından biri vardı. Fakat Fatih Sultan Mehmed Han’ın ufkunda korku yoktu, tereddüt yoktu, geri dönüş yoktu. Çünkü o ufukta Peygamber Efendimiz’in ‘Konstantiniyye elbet fethedilecektir; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur’ müjdesine mazhar olma şerefi vardı. İşte o gün, Haliç’in zincirini Ortodoks hükmünden düşüren, gemileri denizin koynundan tepelerin sırtına çıkaran büyük hamle; hedefini haktan, hesabını hikmetten, hamlesini cesaretten, harcını imandan alan 3 bin yıllık Türk askeri dehasının tarihin seyrine vurduğu mühür olmuştur" ifadelerini kullandı. İstanbul’un fethinin manevi boyutundan bahseden Bahçeli, "Otağda değişmez karar, ordugâhta itidal, saflarda adanmışlık, dillerde tekbir, gönüllerde fethe dair yeminler yükselirken; Bizans müdafaası Türk’ün iman, irade ve idrak kudreti karşısında çaresiz bırakılmıştır. Fatih’in emrinde tarih sahnesine veda etmesi gereken köhne bir devrin geri geri giden ayak sesleri duyulmuş, hilalle bezenmiş her sancak dalgalanışı ise yeni bir nizamın gelişini haber vermiştir. Padişahın buyruğuyla ulemanın duası, topçunun maharetiyle neferin teslimiyeti, aklın hesabıyla imanın harareti aynı mukaddes maksatta birleşmiştir" dedi. İstanbul’un fethinin Türk milletini adına gerçekleştirdiği tarih hamlesi olduğundan bahseden Bahçeli, şunları kaydetti: "İstanbul’un fethi; Türk milletinin gaza ve cihat kudretini imar ahlakıyla, utku gayesini adalet nizamıyla mezceden büyük bir tarih hamlesidir. Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul’a nizam kuran, emaneti gözeten, reayayı himaye eden ve zaferin şerefini merhametle ikmal eden bir cihan hükümdarı olarak girmiştir. Ayasofya’ya sığınanlara can ve hürriyet teminatı verilmesi, askerin halka fenalık etmesinin menedilmesi, İstanbul’un iskanla, vakıflarla, çarşılarla, mekteplerle, külliyelerle yeniden ihya edilmesi fethin aynı zamanda bir medeniyet inşası fiili olduğunu göstermiştir. İşte Fatih’i çağların ötesine taşıyan hakikat de budur. Bu kutlu yıl dönümünde, İstanbul’u bizlere vatan kılan büyük hakan Fatih Sultan Mehmed Han’ı; onun yiğit askerlerini, Akşemseddin Hazretleri’ni, Ulubatlı Hasan’ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. İstanbul’un Fethi kutlu olsun."
Batman HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: "CHP’nin tarihine bakıldığında bu tür tartışmalar ilk defa yaşanmıyor" HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, CHP’de yaşananların CHP’nin kendi iç meselesi olduğunu belirterek, "CHP’nin tarihine bakıldığında bu tür tartışmalar ilk defa yaşanmıyor. Kurultayın usulüne uygun yapılmadığını iddia edenler de, dava açanlar da CHP’lidir. Devam eden bir yargı süreci vardır" dedi. HÜDA PAR Batman İl Teşkilatının düzenlediği Kurban Bayramı dolayısıyla düzenlediği program; HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Milletvekili Serkan Ramanlı, İl Başkanı Davut Şahin yanı sıra parti yöneticileri ile çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Batman’daki parti binasında gerçekleştirilen programda vatandaşlarla tek tek bayramlaşan Yapıcıoğlu, bayramların toplumsal birlik açısından önemine vurgu yaptı. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Yapıcıoğlu, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, "Türkiye’nin onlarca yıldır uğraştığı bir şiddet sorunu var ve mutlaka bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Silah bir hak arama yöntemi değildir, olamaz. Herkes bunun sona ermesi gerektiği konusunda hemfikirdir. Çözüm yöntemleri konusunda farklı görüşler olabilir ama sonuç itibariyle aklıselimin galip geleceğine inanıyoruz" diye konuştu. Gazze’de yaşanan saldırılara da değinen Yapıcıoğlu, "Bölgedeki en önemli sorunlardan biri siyonist yayılmacılıktır. Artık bazı şeyleri gizleme ihtiyacı bile hissetmiyorlar. Müslümanların kendi aralarında birlik oluşturmaları artık bir zorunluluktur. Farklı inançlara mensup insanların da huzur ve güven içerisinde yaşayabileceği bir ortam inşa edilmelidir" ifadelerini kullandı. CHP’deki kurultay tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yapıcıoğlu, yaşanan sürecin CHP’nin kendi iç meselesi olduğunu söyledi. "CHP’nin tarihine bakıldığında bu tür tartışmalar ilk defa yaşanmıyor. Kurultayın usulüne uygun yapılmadığını iddia edenler de, dava açanlar da CHP’lidir. Devam eden bir yargı süreci vardır" diyen Yapıcıoğlu, siyasetin toplumun sorunlarına odaklanması gerektiğini belirtti.
Zonguldak Zonguldak’tan Guinnes rekoruna büyük destek; 5 bin kişi aynı anda horon tepecek Türkiye Halk Oyunları Federasyonu (THOF) Zonguldak İl Temsilciliği, 28 Haziran 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilecek ve Guinness Dünya Rekorları’na girmeyi hedefleyen dev halk oyunları organizasyonu için hazırlıkların başladığını duyurdu. Hedef, 5 bin kişinin katılımıyla tek saf düzeninde aynı anda horon teperek dünya rekoru kırmak. THOF Zonguldak İl Temsilcisi Orhan Yazıcı, İstanbul Maltepe Etkinlik Alanı’nda yapılacak tarihi rekor denemesine ilişkin resmi duyuruyu paylaşarak başvuru ve kayıt sürecinin başladığını belirtti. Yazıcı, Zonguldak ve ilçelerindeki tüm halk oyunları topluluklarını, kulüpleri, dansçıları ve vatandaşları bu organizasyonun bir parçası olmaya davet etti. "Türk halk oyunlarının gücünü dünyaya göstereceğiz" Organizasyonun sadece bir rekor denemesi değil, kültürel bir gövde gösterisi olduğunu vurgulayan THOF Zonguldak İl Temsilcisi Orhan Yazıcı, "Türk halk oyunlarının gücünü, birlik ruhunu ve kültürel zenginliğini tüm dünyaya gösterecek olan ’Guinness Rekor Denemesi’ için hazırlık sürecimiz hız kazanmış bulunmaktadır. Bu büyük organizasyon yalnızca sahaya çıkıp oyun oynamaktan ibaret değildir. Aynı zamanda disiplinin, koordinasyonun, sorumluluk bilincinin ve halk oyunlarına olan aidiyet duygusunun en üst seviyede hissedileceği tarihi bir süreç olacaktır. Zonguldak ilimiz ve tüm ilçelerimizde faaliyet gösteren kulüplerimizin bu sürece aynı hassasiyet ve ciddiyetle yaklaşması büyük önem taşımaktadır" dedi. "Ortaya konulacak emek kültürel tarihe yazılacak" Kulüplerin il temsilciliği ile koordineli çalışması gerektiğini ifade eden Yazıcı, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: "Süreç içerisinde yapılacak tüm planlama, bilgi paylaşımı ve organizasyon çalışmalarının düzenli bir şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle kulüplerimizin, il temsilciliğimizle sürekli iletişim halinde olması ve belirlenen takvime uygun hareket etmesi, organizasyonun başarıyla sonuçlanması açısından kritik öneme sahiptir. Bugün ortaya koyacağımız emek, yarın ülkemizin kültürel tarihine yazılacak büyük bir başarının temelini oluşturacaktır. Bu organizasyon, Türk halk oyunlarının dünyaya karşı güçlü duruşunun ve birlik ruhunun en önemli göstergelerinden biri olacaktır. Siz değerli kulüp yöneticilerimizin, antrenörlerimizin ve temsilcilerimizin gayretiyle bu süreci en başarılı şekilde tamamlayacağımıza olan inancım tamdır."