TEKNOLOJİ - 17 Aralık 2023 Pazar 12:41

İzmir dijital oyun merkezi olacak

A
A
A
İzmir dijital oyun merkezi olacak

Yaşar Üniversitesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve oyun sektörünün paydaşları, Dijital Oyun Teknoloji Geliştirme Merkezi’ni (Dijital Oyun Kampüsü) hayata geçiriyor. İzmir’in, bu gelişmeyle birlikte dijital oyun sektöründe önemli merkezlerden biri haline gelmesi hedefleniyor. Tasarlanan oyunlar ise nörobilim (Sinirbilim) kullanılarak geliştirilecek.


İzmir, oyun endüstrisinde Türkiye’nin yükselen yıldızı olarak adından söz ettirmeye hazırlanıyor. Yaşar Üniversitesi’nin koordinasyonunu üstlendiği Dijital Oyun Kampüsü projesi geliyor. Yaşar Üniversitesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki İzmir Fuarcılık Hizmetleri Kültür ve Sanat İşleri Tic. Aş (İZFAŞ) ve özel sektör paydaşlığında geliştirilen kampüs projesi, oyun sektörünün geleceğine yöne vermeyi ve İzmir’i bu alanda önemli bir merkez haline getirmeyi hedefliyor. Kampüs ile İzmir, oyun merkezi olmasının yanı sıra oluşturucu bir inovasyon merkezi olma yolunda da önemli bir aşama kaydedecek. Merkezin ana hedefi; oyun girişimciliğine destek vermek, oyun şirketlerinin kolektif çabalarını teşvik ederek büyümelerine yardımcı olmak ve oyun geliştirme öğrencilerine de eğitim programları sunmak olarak belirlendi. Fuar İzmir’deki kulede ve D Holü’nün bir bölümünde hayata geçirilen Dijital Oyun Kampüsü, bin metrekarelik alanda hizmet verecek. 50 kişilik sabit kapasitenin yanı sıra dış paydaşlarla binin üzerinde kişi, 7 gün 24 saat hizmet verecek kampüsten faydalanabilecek. Merkezde tasarlanan oyunlar, nörobilim sayesinde oluşturulan kullanıcı deneyimleri ile geliştirilecek. Oyunların prototiplerini test eden oyunculardan alınacak bilimsel beyin verileri ile oyunların temposu güncellenecek. Bu sayede oyuncular, temponun düşmediği oyunları sıkılmadan oynama şansına sahip olacak.



“Öğrenciler test edecek”


Dijital Oyun Kampüsü ile İzmir’in oyun sektöründe söz sahibi olacağını belirten Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, “Dijital Oyun Teknoloji Geliştirme Merkezi, üniversite olarak bizim inovatif yaklaşımımızın bir uygulaması. İlk olarak Kuzey İzmir Teknoloji Merkezi’ni, ardından Menemen’de Tarım Teknolojileri Teknoloji Merkezi’ni kurduk. Şimdi de üçüncü olarak Dijital Oyun Teknoloji Geliştirme Merkezi’ni hayata geçiriyoruz. İzmir’de oyun alanında iki önemli hikaye var. Bunlar Türkiye’de büyük çıkış yaptı. Sektör lideri oldular ve çok iyi yatırımlar aldılar. Onun dışında İzmir’de irili ufaklı çok sayıda oyun geliştirici var. Amacımız dağınık konumdaki oyun geliştiricilerini bir araya toplamak. Oyun Kampüsü’nde ilk olarak Amazon Web Servisleri’yle iki, Hollanda Konsolosluğu ile de bir etkinlik düzenledik. İleri seviyede çalışan firmalar için nörobilim teknikleriyle kullanıcı deneyimlerini gözlemleyeceğiz. Ürün, piyasaya sunulmadan önce kullanıcı tepkileri ölçülerek oyunun tutup tutmayacağı üzerine bir tahmin yapacağız. Bu alanda üniversitemizin Psikoloji Bölümü’nden İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Çetinkaya, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Nalan Özkurt ve Endüstriyel Tasarım Bölümü’nden Öğretim Görevlisi Can Güvenir, ‘Kullanıcı Deneyimleri Araştırma Grubu’nu kurdu. Ürünlerin prototiplerini Yaşar Üniversitesi’nin öğrencilerinin test etmesini arzuluyoruz. Öğrencilerimizin cüzi de olsa bu testlerden bir kazanç elde etmesini de istiyoruz. İstanbul ve Ankara’da da bu tarz teknoloji merkezleri var. Ancak İzmir’in hayat şartlarının daha rahat ve kolay olması beyin göçünün kentimize yönelmesini sağlayacak. Yaşar Üniversitesi olarak bir şirket kuruyoruz. Paydaşlarımızı da bu şirkete dahil ettikten sonra başvurumuzu yapacağız. Kabul edildiği takdirde 2024 yılının ilk çeyreğinde merkezin faaliyete geçmesini hedefliyoruz” dedi.



“İzmir katkı sağlayacak”


Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Can Güvenir ise “Dijital Oyun Kampüsü ile nitelikli insan kaynağı yetiştirmenin yanında, oyun üzerine yapılacak mühendislik, tasarım ve sanat alanında akademik çalışmalar ile nitelikli içeriklerin geliştirilmesi hedefleniyor. İzmir, bu proje ile oyun ve dijital girişimcilik sektöründe önemli bir konum haline gelmeye hazırlanıyor. Kampüs programları kapsamında, kuluçka programları, hızlandırıcılar, mentörlük, açık ofis alanları, e-spor turnuvaları, paneller, fikir kampları, sergiler, oyun alanları, sinema gösterimleri ve daha fazlasını içeren çok yönlü bir merkez olarak planlandı. Türkiye, oyun dünyasının global bir merkezi haline gelmiş durumda. 2021 yılında ABD’de en çok indirilen 100 oyunun yüzde 20’si Türk geliştiriciler tarafından üretildi. İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirler, uluslararası oyun şirketlerine ev sahipliği yaparken, İzmir bu büyüleyici tabloya Dijital Oyun Kampüsü ile katkı sağlayacak” diye konuştu.



İzmir dijital oyun merkezi olacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’da lale zamanı başladı, Pendik Korusu’nda renk cümbüşü yaşandı İstanbul’da lale mevsiminin başlamasıyla birlikte parklar ve korular renklenirken, Pendik Korusu da binlerce lale, nergis ve sümbülle birlikte ziyaretçilerine kapılarını açtı. Pendik Belediyesi ekiplerince dikilen 22 bini lale toplam 32 bin bitki, baharın gelişiyle Pendik Korusu’nu adeta bir açık hava sergisine dönüştürdü. İstanbul’da baharın simgesi haline gelen laleler açmaya başlarken il genelinde birçok park ve koru, rengarenk görüntülere sahne olmaya başladı. Bu kapsamda Pendik’te bulunan Pendik Korusu da çiçeklenen alanlar arasında yer aldı. Pendik Belediyesi ekiplerince sonbaharda dikilen laleler, nergis ve sümbüllerin açmasıyla koru, ziyaretçilerine adeta görsel bir ziyafet yaşattı. Koruyu ziyaret eden vatandaşlar, açan çiçekleri yakından inceleyerek hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmedi. Pendik Belediyesi tarafından bu yıl Pendik Korusu’na 22 bini lale olmak üzere toplam 32 bin bitki dikildi. Her yıl kasım ayında toprakla buluşturulan renkli bitkilerin nisan ayı sonuna kadar canlılığını koruduğu belirtildi. Şehir genelinde olduğu gibi Pendik’te de baharın renklerini yansıtan bu görüntüler, özellikle hafta sonları yoğun ilgi görmeye devam ediyor. "Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu" Pendik Korusunu ziyarete gelen Büşra Demir, "Arkadaşlarımızla beraber geldik. Laleleri görünce içiniz kıpır kıpır oldu. Her yer rengarenk lalelerle dolmuş. İstanbul’da da lale zamanı, arkadaşlarla fotoğraf çektirdik. Bahar geldi, Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu. İstanbulluları, Pendiklileri laleler ile fotoğraf çekinmeye davet ediyorum" diye konuştu.
Elazığ Kardiyoloji Uzmanı Demirkıran: "Sağlıklı bir kalp için sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır" Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak, dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, kalp sağlığı hakkında açıklamalarda bulundu. Kalp sağlığının genel sağlığın temel taşlarından birisi olduğunu aktaran Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve aşırı alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar. Bu nedenle yaşam tarzımızı sağlıklı alışkanlıklarla şekillendirmek kalp hastalıklarının gelişimini engellemenin en etkili yoludur. Kalp hastalıklarının erken teşhisi ve tedavisi yaşam süresini uzatırken, komplikasyon risklerini de azaltır. Düzenli sağlık kontrolleri ve kardiyolojik muayeneler, potansiyel sorunların zamanında tespit edilmesine imkan tanır. Ayrıca, stres yönetimi ve yeterli uyku alışkanlıkları da kalp sağlığını korumada, önemli faktörler arasında yer alır. Bireylerin kendi sağlık durumlarına dikkat etmeleri ve gerektiğinde uzman hekimlere başvurmaları uzun vadede kalp sağlığını güvence altına alır. Son olarak toplum olarak kalp sağlığını ön planda tutmak ve bilinçlendirme çalışmalarını arttırmak büyük önem taşır. Kamu sağlığı programları ve eğitim seminerleriyle farkındalık oluşturmak kişilerin risk faktörlerini anlamasını ve korucuyu adımlar atmasını sağlar. Her bireyin katkısıyla daha sağlıklı bir toplum inşa etmek mümkündür. Sağlıklı yaşam biçimlerini benimsemek ve kalp sağılığını korumak hem bireysel hem de toplumsak düzeyde sürdürülebilir bir yaşamın anahtarıdır. Kalbinize değer verin, içinde sevdikleriniz var" ifadelerini kullandı.