ASAYİŞ - 07 Ocak 2026 Çarşamba 10:06

İzmir’de akaryakıt istasyonu satışında sahte senet oyunu

A
A
A
İzmir’de akaryakıt istasyonu satışında sahte senet oyunu

İzmir’de akaryakıt istasyonu sahibi Sevgül Tatlıdere, 19 milyon TL’ye satılığa çıkardığı istasyonu alma bahanesiyle iletişime geçen şahıslar tarafından sahte senetle dolandırılmaya çalışıldı. Satış bedeli kadar düzenlenen sahte senedin icra tebligatını görünce neye uğradığını şaşıran Tatlıdere, Amerika seyahatini iptal ederek soluğu savcılıkta aldı.

Edinilen bilgiye göre, akaryakıt istasyonu sahibi Sevgül Tatlıdere, kendisine ait işletmeyi satmaya karar verdi. Süreci yönetmesi için eşi Şahin Tatlıdere devreye girdi. Şahin Tatlıdere, daha önce birlikte çalıştığı emlakçısına durumu bildirerek satış için girişimlerde bulundu. İstasyon, 4 Aralık günü satış için ilana verildi. İlanın yayınlanmasından sadece bir gün sonra, 5 Aralık günü Sevgül Tatlıdere’yi arayan bir şahıs, akaryakıt istasyonunu satın almak istediğini belirtti. Sevgül Tatlıdere ise görüşmelerin yürütülmesi için alıcıyı eşi Şahin Tatlıdere’ye yönlendirdi. Bu süreçte alıcı olduğu iddia edilen N.U. isimli şahıs, Şahin Tatlıdere ile irtibata geçti. İstenilen bedel olan 19 milyon TL’nin hazır olduğunu belirten N.U., Tatlıdere çiftini satış işlemleri için ofislerine davet etti. Çift, burada beklemedikleri bir durumla karşılaştı. Alıcı N.U., son anda satışı iptal ettiğini ve gelmeyeceğini bildirince satış gerçekleşmedi.

İzmir’de akaryakıt istasyonu satışında sahte senet oyunu

İcra tebligatı

Ancak olayın asıl yüzü günler sonra ortaya çıktı. Sevgül Tatlıdere, evine gelen bir icra tebligatı ile hayatının şokunu yaşadı. Eline ulaşan evrakı inceleyen Tatlıdere, istasyonun satış bedeli olan 19 milyon TL değerinde bir kambiyo senedi (bono) düzenlendiğini gördü. Senette kendi kişisel bilgilerinin yer aldığını ve imzasının taklit edildiğini fark eden kadın, dolandırıcıların hedefi olduğunu anladı. Büyük bir hayrete düşen ve neye uğradığını şaşıran Sevgül Tatlıdere, daha önceden planladığı Amerika seyahatini apar topar iptal etti. Vakit kaybetmeden savcılığa giden Tatlıdere, evrakın tamamen sahte olduğunu belirterek şikayetçi oldu. Bu işin organize bir çete tarafından planlandığını öne süren talihsiz kadın, sorumluların cezalandırılmasını istedi.

"Numaramı tapudan aldığını söyledi"

Ayın 4’ünde eşinin benzin istasyonunu satılık olarak emlakçıya verme talimatı verdiğini, hemen ertesi gün olan ayın 5’inde ise tanımadığı bir şahıs tarafından arandığını belirten Sevgül Tatlıdere, "Telefondaki kişi bana ‘Benzin istasyonunu alıyorum, ciddi bir müşteriyim, 19 milyon olursa alacağım’ dedi. Ben de emlakçıdan ilgilenmediğimi, henüz tabela bile asılmadığını söyleyip numaramı nereden bulduğunu sorduğumda tapu dairesinden aldığını belirtti. Kendisine beni rahatsız etmemesini, bu işle eşimin ve emlakçımızın ilgilendiğini söylememe rağmen üç gün sonra tekrar aynı konuşmalarla arandım. Durumu eşime bildirdim. Şahıs ayın 10’u için ‘gelin, aramızda senet yapacağız’ dedi ancak ciddiye almadım. Ayın 10’unda eşimin yazıhanesine gittiğimde beni arayıp ‘Ben vazgeçtim, sizin emlakçınız işimi bozuyor’ dedi. Ben de ‘Terbiyesizlik yapıyorsunuz, beni buraya niye getirdiniz?’ diye tepki gösterince yüzüme telefonu kapattı ve bir daha kendisine ulaşılamadı" dedi.

İzmir’de akaryakıt istasyonu satışında sahte senet oyunu

"Şahısları tanımıyorum"

Olayın üzerinden iki hafta geçtiğini ve ay sonunda Amerika’ya gidecekken biletini Ocak başına ertelediğini ifade eden Tatlıdere, "Ayın 2’sinde evime bir icra takibi geldi. İlk başta 19 bin TL sandığımız tutarın, avukatımın kontrolüyle 19 milyon TL olduğunu öğrenince şok geçirdik ve bunun benzin istasyonu mevzusuyla alakalı olduğunu anladım. İcrayı yapan kişinin kendini Uzay Uzunoğlu olarak tanıtan ancak gerçek isminin N.U. olduğu, dosyada alacaklı olarak ise bir kadının göründüğü ortaya çıktı. Ben bu şahısları hiç görmedim, hiç konuşmadım ve tanımıyorum. Hiçbir yere imza atmadım; belki kargo gibi yollarla imzam alınmış olabilir ama bilgim yok. Yaşadığım şokun tarifi yok, başıma böyle bir şeyin nasıl geldiğine inanamıyorum ve günlerdir bununla uğraşıyorum" ifadelerini kullandı.

Zamanlama dikkat çekti

Sahte olarak düzenlenen bir senet üzerinde müvekkilleri Sevgül Tatlıdere’nin imzasının taklit edildiğini ve örgütlü hareket ettiğini düşündükleri şüphelilerin, icra takibi başlatarak ödeme emrini müvekkillerinin Amerika’ya gideceği tarihe denk getirmeye çalıştıklarını belirten Avukat Mahmut Dağhan, "Ödeme emri süreçleri tebligat yoluyla işlediği için yasal sürelerin kaçırılması halinde takip kesinleşmekte, banka hesaplarına bloke konulabilmekte ve taşınmazların haczedilerek satışına kadar gidilebilmektedir. Şüpheliler, müvekkillerimizin yurt dışında olacağı zamanı kollayarak bu süreci oldubittiye getirmek istemişlerdir. Ancak müvekkillerimizin seyahati ertelemesi üzerine tebligat evde bulundukları sırada alınmış, bu sayede durum erkenden fark edilerek hem cezai yönden suç duyurusunda bulunulmuş hem de gerekli hukuki başvurular yapılarak süreç başlatılmıştır" diye ekledi.

Kurye ve imza uyarısı

Olayın oluş şeklinin açığa atılan imzanın hileyle alınması ve sonradan bilgisayar ortamında senede dönüştürülmesi ihtimallerini barındırdığını vurgulayan Dağhan, özellikle kurye aracılığıyla alınan imzaların büyük risk oluşturduğuna dikkat çekerek, "Müvekkilimizin rızası ihlal edilerek başlatılan bu takip, hem cezai soruşturmayı gerektirmekte hem de icra takibinin iptaliyle sonuçlanabilecek niteliktedir. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle kargo teslimatları telefona gelen kodla yapılabilirken, resmi bir makam söz konusu olmadıkça ve kimliği net olmayan kişiler aracılığıyla getirilen evraklara imza atılmaması büyük önem taşımaktadır. Aksi halde vatandaşlar bu tür organize dolandırıcılıkların mağduru olabilirler" sözlerini kullandı.

Abdurrahman Derici - Sinan Yeniçeri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Erzurum Şehir Hastanesi çocuk kalbine "ritim" verdi Erzurum Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Hazer Erçan Bozyer, çocuklardaki ritim bozukluğunun 3 boyutlu haritalama yöntemi ablasyon (yakma işlemi) yaparak bölgemizde bir ilki başarıyla gerçekleştirdi. Geçtiğimiz günlerde Erzurum Şehir Hastanesi kardiyoloji servisinde erişkin hastalar için ilk kez geçekleştirilen ablasyon işlemi, şimdi ise çocuk hastalarda uygulanarak Erzurum Şehir Hastanesi bölgesel olarak bir başarının daha altına imza attı. Yapılan operasyonla ilgili bilgi veren çocuk kardiyoloji hekimi Uzm.Dr. Hazer Erçan Bozyer; "Hastanemiz çocuk kardiyoloji bölümüne çarpıntı, nefes darlığı şikayetiyle başvuran Erzincan ve Iğdır illerinden 2, Erzurum ilimizden 4 hasta olmak üzere toplam 6 çocuk hastalarımızda yaptığımız tetkiklerde kalp ritminde bozukluk tespit ettik. Yaptığımız durum değerlendirmesinin ardından ablasyon yani yakma adını verdiğimiz daha önceleri Doğu Anadolu bölgesin de sadece Malatya da yapılan işlemi yapma kararı aldık. Erzurum Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Kliniği olarak operasyon için her türlü altyapı mevcut olan hastanemizde bu işlemi "İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Çocuk Kardiyoloji Kliniğinden Prof. Dr. Cem Karadeniz"in destekleri ile 6 hastamıza başarı ile gerçekleştirdik. Hastalarımızın durumuna bağlı olarak yaptığımız operasyon süresi 1-2 saat arasında gerçekleştirilmiş olup 1 gün yatış sürelerinin ardından hastalarımızı sıhhatlerine kavuşmuş olarak taburcu ettik. Öncelikle ablasyon işlemi nedir onu belirtelim; genellikle kan damarı içerisine yerleştirilen kateter adlı, ince esnek tüpler kullanılarak cerrahi gerektirmeden yapılan bir müdahaledir. Yapılan ablasyon tedavisi ile kalbin çok hızlı atması ya da düzensiz bir ritim ile atması engellenerek kalp atış ritminin düzene konulmasıdır. Oldukça konforlu ve hastanede yatış süresi 1 gün süren bir müdahale şeklidir" dedi. Yapılan operasyonla ilgili Hastane Başhekimi Doç. Dr. İbrahim Hakkı Tör ise; "Erzurum Şehir Hastanesi olarak, uzman ve deneyimli sağlık kadromuzla sadece ilimize değil, Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından gelen hastalarımıza hizmet sunuyoruz. Çocuk kardiyolojisi alanında uyguladığımız bu ileri tedavi yöntemi, hastanemizin teknoloji ve insan kaynağı gücünü bir kez daha ortaya koymuştur. Bölge halkının sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve nitelikli sağlık hizmetini yerinde sunmak en temel hedefimizdir. Ben çocuk kardiyoloji hekimimiz Uzm. Dr. Hazer Erçan Boyer’i ve kıymetli destekleri için İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Çocuk Kardiyoloji Kliniğinden Prof. Dr. Cem Karadeniz’i tebrik ediyor teşekkür ediyorum" dedi. Müdahaleleri gerçekleştirilen çocuk hastalar; Erzincan’dan gelen 16 yaşında Sude Kara ve Iğdır dan gelen 2 yaşında Ayşe Yıldırım’ın velileri yaklaşık 1 yıldır çocuklarının kalbinde çarpıntı olduğunu söyleyerek Erzurum Şehir Hastanesinde yapılan bu operasyonla çocuklarının sağlıklarını kavuştuğunu söyleyerek Sağlık Bakanlığına, Erzurum Şehir hastanesine ve müdahaleyi gerçekleştirerek kendilerini sağlıklarına kavuşturan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Çocuk Kardiyoloji Kliniğinden Prof. Dr. Cem Karadeniz ve Erzurum Şehir Hastanesi çocuk Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Hazer Erçan Bozyer’e teşekkür ettiler.
İstanbul Önlenebilen tek kanser: Serviks kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şakir Volkan Erdoğan, rahim ağzı kanserinin düzenli kontroller ve HPV aşısı ile tamamen önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanserler arasında yer alan serviks (rahim ağzı) kanseri, düzenli sağlık kontrolleri ve aşılama programlarının etkin şekilde uygulanmasıyla kontrol altına alınabilen kanser türleri arasında bulunuyor. Ancak tarama bilincinin yeterince yaygın olmaması nedeniyle birçok kadının hastalıkla ileri evrelerde karşılaştığı belirtiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Türkiye Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şakir Volkan Erdoğan, erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Rahim ağzı kanseri, kanserleşme gerçekleşmeden önce saptanabilen hücresel değişikliklerle kendini gösterir. Smear ve HPV testleri sayesinde bu değişiklikleri yıllar öncesinden tespit ederek hastalığın gelişimini durdurmak mümkündür." HPV enfeksiyonu en önemli risk faktörü Serviks kanserinin temel nedeninin Human Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonu olduğunu belirten Dr. Erdoğan, HPV’nin çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ve yıllar içerisinde rahim ağzı hücrelerinde kansere yol açabilecek değişikliklere neden olabildiğini ifade etti. Bu nedenle herhangi bir şikâyeti olmayan kadınların dahi düzenli tarama programlarına katılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Düzenli sağlık kontrolleri hayat kurtarıyor Türkiye’de 30 yaş üzerindeki kadınlara en az beş yılda bir HPV taraması ve smear testi yapılmasının önerildiğini hatırlatan Dr.Erdoğan, düzenli kontroller sayesinde kanser öncüsü lezyonların erken evrede saptanabildiğini ve basit tedavilerle tamamen ortadan kaldırılabildiğini belirtti. HPV aşılarının, serviks kanserine yol açan yüksek riskli HPV tiplerine karşı yüksek koruma sağladığını dile getiren Dr.Erdoğan, aşılama programlarının hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından önemli bir yatırım olduğunun altını çizdi. Kolposkopi ile erken müdahale mümkün Smear veya HPV testlerinde anormal sonuç saptanan hastalarda uygulanan kolposkopi işlemi sayesinde rahim ağzının ayrıntılı olarak değerlendirilebildiğini belirten Dr. Erdoğan, gerekli görülen durumlarda biyopsi alınarak erken tanı ve tedavi sürecinin hızla başlatılabildiğini ifade etti. Ocak ayı Serviks Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla tüm kadınlara çağrıda bulunan Op. Dr. Şakir Volkan Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Düzenli tarama, HPV aşısı ve erken tanı ile bu hastalık tamamen önlenebilir. Sağlıklı bir gelecek için tüm kadınlarımızı düzenli yapılan sağlık kontrollerine katılmaya davet ediyorum."