ASAYİŞ - 13 Mayıs 2025 Salı 18:59

İzmir’de iş adamının kamyonetinde ölü bulmasıyla ilgili sanıklar hakim karşısında

A
A
A
İzmir’de iş adamının kamyonetinde ölü bulmasıyla ilgili sanıklar hakim karşısında

İzmir’de 49 yaşındaki Mehmet Akgül’ün kamyonetinde ölü bulunmasıyla ilgili eşi, yasak ilişki yaşadığı sevgilisi ve tetikçi olduğu iddia edilen kişi hakim karşısına çıkartıldı.


Olay, 10 Nisan 2024’te, Bayraklı ilçesi Postacılar Mahallesi’nde meydana geldi. Ramazan Bayramı’nın ilk günü, saat 07.00 sıralarında ayakkabı toptancılığı ve inşaat işiyle uğraşan Mehmet Akgül (49), kamyonetinin direksiyonu başında kanlar içinde hareketsiz bulundu. Aracın sol camının kırık olduğu ve başından tabancayla vurulduğu anlaşılan evli, 1 çocuk babası Akgül, ambulansla kaldırıldığı özel hastanede kurtarılamadı. 4’ü kız 10 kardeş olan Akgül’ün, kardeşlerinin 33 yıldır İngiltere’de çalıştığı, gelirlerini Türkiye’ye kendisine gönderdiği belirtildi. Mehmet Akgül’ün birikimlerle Türkiye’de ayakkabı üretim ve inşaat işiyle uğraştığı, iddiaya göre aldatıldığını öğrenince olaydan 20 gün önce boşanacağını eşine ilettiği öğrenildi.



Tetikçinin 500 bin TL istediği öne sürüldü


Başlatılan soruşturma kapsamında polis, Mehmet Akgül’ün dükkanı ve evinin bulunduğu sokakta öldürüldüğünü belirledi. Bölgedeki 30’dan fazla güvenlik kamerasının onlarca saatlik görüntülerini izleyen ekipler, Akgül’ün kamyonetle saat 05.00 sıralarında mahalleye girdiği belirlendi. Mehmet Akgül’ün mahalleye giriş ve olay yerinde bulunduğu saatler arasındaki görüntülerden, mahalleye giren otomobildeki İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde işçi olarak çalışan Rojhat Kızılban (36) ve Gültekin Uslu (46) üzerinde yoğunlaştırıldı ve 2 şüpheli gözaltına alındı. Çelişkili tavırlar sergileyen eşi Anıl Akgül (44) de gözaltına alındı. Kızılban ve Uslu, poliste suçlamaları kabul etmezken; Anıl Akgül cinayeti itiraf etti. Akgül, ifadesinde, Mehmet Akgül’ün kendisiyle ilgilenmediğini, Rojhat Kızılban ile bu süreçte gönül ilişkisinin başladığını, cinayeti Kızılban’ın 500 bin TL karşılığında tetikçi olarak tuttuğu Gültekin Uslu’ya işlettiğini de söyledi. Uslu’ya anlaşılan paranın ödenmediği öğrenildi. Polisteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından mahkemeye sevk edilen Rojhat Kızılban ve Gültekin Uslu tutuklandı, Anıl Akgül ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılığın yeni değerlendirmeleri sonucu Akgül, bir sonraki gün tekrar gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Anıl Akgül de tutuklandı.



İddianame hazırlandı


İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı ve iddianame hazırlandı. Alınan ifadeler ve toplanan deliller ışığında Anıl Akgül hakkında ’Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Gültekin Uslu ve Rojhat Kızılban hakkında ise ’Kasten öldürme’ suçundan ayrı ayrı müebbet hapis ile ’Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma’ suçundan ise 3’er yıla kadar hapis talep edildi.



Sanıklar hakim karşısına çıktı


İzmir 4 Ağır Ceza Mahkemesinde bugün sanıklar hakim karşısına çıktı. Tutuklu sanıkların dışında taraf avukatları ile öldürülen Mehmet Akgül’ün ağabeyi Hasan Akgül ile kardeşi Hüseyin Akgül de duruşmada yer aldı. Duruşma, mahkeme başkanının iddianameyi sanıklara okumasıyla başladı. İlk olarak tutuklu sanıklardan Anıl Akgül’e söz verildi. Anıl Akgül, "Eşim maddi ve manevi olarak yalnız bırakıyordu. Geçim sıkıntısı yaşıyordum. 2020 yılından beri eşimle ayrı yaşıyorduk. 2022 yılından beri Rojhat Kızılban ile sevgiliydim. Eşimin bu şekilde ölmesini asla istemiyordum. Oğlum babasız ve annesiz kaldı. Boşanmayı ben istiyordum ancak eşim istemiyordu" ifadelerini kullandı.



’Bu gece de Mehmet’i takipteyiz’


Mahkeme başkanının, "Kim öldürdü" sorusuna karşılık Anıl Akgül, "Bu sorunun muhatabı ben değilim, ben öldürmedim. Rojhat ile Gültekin arasında ne konuşuldu bilmiyorum, plan yapıp yapmadıklarını da bilmiyorum. Rojhat ile eşimin öldürülmesinden sonra konuşmadım. Olaydan birkaç ay önce bize, ’size eziyet eden bu adamı öldüreceğim’ sözü aklıma geldi. Ondan dolayı konuşmadım" diye konuştu.


Mahkeme başkanının, "cinayetten hemen sonra sanık Rojhat ile iletişimi neden kestin? Ayrıca Savcılıkta, Rojhat’ın sana söylediğini ifade ettiğini ’Maktulün sana eziyet ettiğini gerekçesiyle Rojhat’ın onu öldüreceği veya öldürteceği’ yönündeki ifadene rağmen neden olayın ilk anında karakolda bunu söylemedin ayrıca sana Rojhat’ın ’Bu gece de Mehmet’i takipteyiz’ yönünde beyanın var. Neden maktul takip ediliyordu" yönündeki sorulara, sanık Anıl Akgül, sessiz kalıp yanıt vermedi. Yine mahkeme başkanı, ifadenizde Rojhat’ın eşinizin mal varlığından haberi olduğunu söylemişsiniz. Neden bunu konuşuyordunuz yönündeki soruya, Anıl Akgül, "Eşimin mal varlığının tam olarak ne olduğunu biliyorum" sözlerini kaydetti.



Ardından söz verilen Gültekin Uslu, sanık Anıl ile 2 yıl önce Kemalpaşa’da, Rojhat’ın çiftliğinde tanıştıkları söyledi. Anıl’ın kendini, Rojhat’ın sevgilisi olarak tanıdığını kaydetti. Uslu, " Anıl, maktul Mehmet’in eşi olduğunu söylememişti. Anıl, Mehmet Akgül’ün sattığı malları hesabına alarak hırsızlık yaptıklarını söyledi. Anıl, Mehmet’in eşi olduğunu hiç söylemedi. Mehmet ile eğlence mekanlarında bazen karşılaşırdık. Selamlaşırdık. Ama yakınlığım yoktur. Cinayetin işlendiği gün olay yerine Rojhat ile gittik. O arabada kaldı, ben dolaştım. Mehmet arabada uyuyordu. Penceresini tıklattım. Konuşmak istediği mi söyledi. ’Sen kimsin’ diye yanıt verdi. Küfretti. Olay yerinden ayrıldım. Cinayeti ben işlemedim" diye söyledi. Mahkeme başkanı, Uslu’ya, daha önce sanığı tanıdığını söyledin ardından ’sen kimsin’ diyerek seni tanımadığı söylüyorsun. Neden bu çelişki’ dedi. Ayrıca mahkeme başkanı, emniyetteki ifadende Mehmet’in bulunduğu aracın camına elindeki tabancayla şaka amaçlı tıklattığını söylemişsin ancak şimdiki ifadende bundan hiç bahsetmedin’ dedi. Bunun üzerine sanık Uslu, "Böyle bir şey yaşanmadı" cevabını verdi.



"Anıl’ın evli olduğunu bilmiyordum"


Son sanık Rojhat Kızılban ise, "Anıl’ın evli olduğunu bilmiyordum hiç aramızda böyle bir konu geçmedi eşinin mal varlığından da haberim yoktu" dedi. Mahkeme başkanı, sanık Anıl Akgül’ün, "Mehmet’i takip ettikleri yönünde kendisinin söylemi olduğunu yine ’sana eziyet edeni öldüreceğim ve öldürteceğim gibi cümleler kurduğunu buna ne diyeceğini" sorması üzerine sanık Rojhat Kızılban, "Hayır ne takip ettim ne de ettirdim. Ayrıca öldüreceğimi de öldürteceğimi de söylemedim" dedi.


Yine mahkeme başkanı, otomobilini 500 bin liraya satıp tetikçi olarak Gültekin’e vereceği yönünde bir şey söyleyip söylemediğini sorması üzerine sanık Rojhat Kızılban, "Hayır böyle bir şey söylemedim" diye ekledi.


Ardından diğer tanıklar da dinlendi. Tanıklardan öldürülen Mehmet Akgül ile sanık Anıl Akgül’ün oğlu U.A. (17), "Annem, Rojhat ile ilişkisi vardı. Babam ölümünden 20 gün önce annem boşanmak istediğini söyledi. Sürekli de talep ediyordu" dedi. Mahkeme başkanı, "Bu durumu babana söyledin mi" dedi. U.Ü. "Hayır" deyince nedenini sordu ve yanıt veremedi.


Savcı, sanıkların tutukluluğunun devamını istedi. Mahkeme başkanı, yeni tanıkların dinlenmesi, sanıkların HTS kayıtlarının istenmesi ve tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özgür Özel: "Kılıçdaroğlu ile aramızda bir uzlaşı yok" Özgür Özel, "‘Uzlaştılar, biri Grup Başkanı olacak, biri Genel Başkan olacak.’ Arkadaşlar böyle bir uzlaşı yok. Zaten biz bu butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok" dedi. Özgür Özel, CHP Genel Merkezinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kapalı grup toplantısında 110 oy ile grup başkanı seçilen Özel, gelemeyen vekillerin mazeretlerini bildirdiklerini söyleyerek, "Onların da destek ifadeleriyle ve daha sonra da ‘Seçim olacağını bilmiyorduk, bilseydik gelirdik’ diyen çok sayıda arkadaşımız var. Ama görünürde 110 arkadaşımızın açık desteğiyle yeniden Grup Başkanı seçildim. Bu konu artık her kararın istismar edildiği yerde Meclis’e de bunu sirayet ettirme ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubunda bir boşluk oluşturma ihtimaline karşı ve biraz da aslında bunun böyle olmasını ben de istedim. Olur, olmaz yerlerde okuyoruz. ‘Butlan kararının arkasında 90 milletvekili var’ falan. Bugün 110 milletvekilinin hangi kararının arkasında olduğu ki bunun üzerine de yapılan açıklamaları da siz takip ediyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi grubunda bilinen ayrışmanın ötesinde bir ayrışmanın olmadığının görülmesi çok önemli. O yüzden hep birlikte bu kararı aldık" açıklamasında bulundu. "Biz butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok" Özel, TBMM’de haftalık grup toplantılarını kendisinin yapacağını dile getirerek, "Yapılacak grup toplantısında, ben kurultayımız yapılana kadar Grup Başkanı olarak, kurultayımız yapıldıktan sonra da yeniden Genel Başkan ve Grup Başkanı olarak haftalık grup toplantılarımızı elbette ben yapacağım. Bunun dışında şöyle haberler okudum, yorumlar. İşte ‘Uzlaştılar, biri Grup Başkanı olacak, biri Genel Başkan olacak.’ Arkadaşlar böyle bir uzlaşı yok. Zaten biz bu butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok. Ama şöyle bir uzlaşı olacak veya onun olması elzem ve herkesin istediği bu. Herkesin istediği, herkesin beklediği bir tek şey var. O da kurultayın, tüzüğümüzde öngörülen en kısa sürede, bu da 40 gün gibi bir süredir. 40 günlük bir süre içerisinde toplanması, partinin bu tartışmalardan çıkıp iktidar yürüyüşünü sürdürmesi" diye konuştu. "Partiyi 40 gün içinde kurultaya götürürüz ve artık bu kabus biter" Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Parti Meclisimizin görüşünü alacağım, yarın il başkanlarının görüşleri alınacak. Dün Kemal Bey’le görüştüğümüzde demiştim, ‘Ben arkadaşların görüşlerini alacağım, ardından da bir temas kurarız’ diye tahmin ediyorum, biz bir görevlendirme yaparız. Kemal Bey’den de bu görevlendirmeyi talep ederiz. Oturur arkadaşlarımız ve hızlı şekilde partiyi sağ salim ayrışmadan, bölünmeden, tartışmadan 40 gün içinde ya da bayramdan sonraki 40 gün içinde, ilk mesaiyi takip eden 40 gün içinde, nasıl yapacaksak kurultaya götürürüz ve artık bu kabus biter, devamında yine herkesin umutlarını besleyen iktidar yürüyüşümüz başlar" açıklamasında bulundu. "Bu hiç istemediğimiz hiç de meşru olmayan ara dönemden partimizi hızla çıkarmak durumundayız" Kemal Kılıçdaroğlu’nun 40 gün içerisinde kurultayın yapılmasına nasıl baktığının sorulması üzerine Özel, "Dünkü telefon görüşmemizde kendisi ‘En uygun zamanda yapalım’ demişti. Ben de en uygun zamanın en kısa zaman olduğu görüşünü ifade etmiştim kendisiyle. Bu çerçevede arkadaşlarımız herhalde görüşürler ve ona göre en doğru karar hep birlikte verilir. Ama burada hiç şüphe yok ki siz de görüyorsunuz, en uygun zaman en kısa zamandır. Bu hiç istemediğimiz aslında hiç de meşru olmayan ara dönemden partimizi hızla çıkarmak durumundayız" dedi. "Genel Başkanımızla yüz yüze de görüşürüz sohbet de ederiz. Ama gazetede kurultay kararının ilanını okuduktan sonra" Özel, Kılıçdaroğlu’nun butlan kararı sonraki konuşmasını takip edip etmediği ve yüz yüze görüşme olup olmayacağının sorulmasına ise, "Siyasette çeşitli gelişmeler olur, ona göre pozisyonlar alınır. Biz dün telefonda birbirimize görüşlerimizi ifade ettik, şimdi teknik arkadaşların görüşmelerini yapma zamanı. Ondan sonrasında, kurultay kararı alındıktan sonra ki ben bundan önce defalarca Kılıçdaroğlu’yla yüz yüze görüştüm ve büyük bir memnuniyetle o zaman yine görüşürüm. Ama 40 gün sonraki kurultay kararını, gazete ilanını okumam lazım. Ondan sonra elbette önceki Genel Başkanımızla yüz yüze de görüşürüz, oturur sohbet de ederiz. Ama gazetede kurultay kararının ilanını okuduktan sonra" diye konuştu. "En kısa sürede kurultay ile ilgili adımı atması Kemal Beyin’de menfaatine" 40 günlük sürenin sonunda kurultaya gidilmemesi halindeki tutumunun ne olacağına ilişkin soruya ise Özel, "Kemal Bey’le bu konuyu arkadaşlarımız görüşecekler. 40 gün içinde kurultay ile ilgili o bir karar verir ve bir adım atarsa bu hem partimiz için, hem ülkemiz için ama hem de kendisi için en doğru karar olacak. Çünkü ben gerçekten üzülüyorum bazı sloganlara, bazı tepkilere. Sonuçta bunlar partimizde geçmişte seçilerek Genel Başkanlık yapmış birisine yönelen tepkiler. Sokağın sesini duyuyorsunuz, görüyorsunuz arkadaşlar. Bunu ben anlatmayayım yani size. O yüzden 40 gün sonraya en kısa sürede kurultay ile ilgili adımı Kemal Bey’in atması ya da bu adımı müştereken atmamız partinin de Kemal Bey’in de menfaatine. Yoksa biz bu noktada bize Siyasi Partiler Kanunu’nun, tüzüğün verdiği tüm imkanları kullanarak en kısa sürede kurultay için adımlarımızı atacağız zaten" dedi. "Delegemizin ‘Otur’ dediği yerde otururuz ve bizi onlardan başka kimse kaldıramaz" Özel, ‘Genel Merkezi terk etmeme kararı almıştınız. Bayramda da bu süreç devam edecek mi?’ sorusuna, "Bayramlar bitmez. Kurban Bayramı biter, arkasından bir başka bayram gelir. Biz delegemiz bizi layık gördüğü makamdan uzaklaştırmadıkça ya da görev süremiz dolup da bir başkasını oraya layık görmedikçe delegemizin ‘Otur’ dediği yerde otururuz ve bizi onlardan başka kimse kaldıramaz" diye konuştu.
Aydın Karya Farma HBX Ar-Ge, Karya Antik Kentleri’ne kültür turları düzenleyecek Aydın’da faaliyetlerini sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge, Karya Antik Kentleri’ne kültür turları düzenleyecek. "HBX Academy Kültür Gezisi Turları" projesi çerçevesinde gerçekleştirilecek kültür turları ile Karya coğrafyasının kadim mirasının, zeytin ve incir temalı doğal zenginliklerle bir araya getirilip bölgenin tanıtımına katkı sunulmasının hedeflendiği belirtildi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent’te yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla dikkat çeken Karya Farma HBX Ar-Ge’nin, bugüne kadar geliştirdiği 18 spesifik stratejik patent çerçevesinde bilim, inovasyon, kültür ve bölgesel tanıtımı aynı vizyonda buluşturmayı amaçladığı belirtildi. Hazırlanan proje ile Karya bölgesinde yer alan antik kentlerin tarihsel mirası, zeytin ve incir ağaçlarının kültürel sembol değeri, Büyük İskender’in Anadolu’daki izleri ve Kraliçe Ada’nın Karya tarihindeki önemi ele alınacak. Projede Tralleis, Alinda, Alabanda, Aphrodisias, Nysa, Mylasa, Labranda, Stratonikeia, Halikarnassos, Lasos, Euromos ve Herakleia gibi Karya bölgesinin önemli antik kentleri gezilerek gezi faaliyetleri kültür turizmine de yansıyacak. "Karya toprakları bizim için tarih, bilim ve esin kaynağıdır" Karya Farma HBX AR-GE Kurucusu Hakan Başlık, proje hakkında yaptığı değerlendirmede, Karya coğrafyasının yalnızca antik kentlerden ibaret olmadığını, aynı zamanda bilimsel düşünceye yön veren çok güçlü bir medeniyet hafızasına sahip olduğunu söyledi. Başlık, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bu topraklar binlerce yıllık bir hafızaya sahip. Karya uygarlığı, Büyük İskender’in Anadolu’daki yürüyüşünde, Kraliçe Ada’nın tarihi duruşunda ve antik kentlerin taşlarına sinmiş medeniyet izlerinde kendini gösteren çok güçlü bir kültürel mirastır. Biz Karya Farma HBX AR-GE olarak bu mirası sadece geçmişin hatırası olarak görmüyoruz. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi ADÜ Teknokent ekosistemi içinde yürüttüğümüz çalışmalarla, bu coğrafyanın zeytinini, incirini, doğasını, antik kentlerini ve insanlık tarihine katkı sunan değerlerini bilimsel bir esin kaynağı olarak ele alıyoruz." Projede, Büyük İskender’in Anadolu seferleri, Kraliçe Ada’nın Karya tarihindeki yeri ve bölgenin antik kentler üzerinden taşıdığı stratejik mirasın sembolik olarak işlendiğini de kaydeden Başlık, "Zeytin ve incir, Anadolu’nun en kadim iki sembolüdür. Bu iki değer, kutsal metinlerde, antik kültürlerde ve halk hekimliği geleneklerinde özel bir yere sahiptir. Biz bu değerleri yalnızca geleneksel bakış açısıyla değil, fenolik bileşikler, antioksidan kapasite, doğal formülasyonlar ve biyoteknolojik yaklaşım üzerinden de değerlendiriyoruz. HBX Academy Kültür Gezisi Turları ile Karya’nın kadim bilgisini, modern bilim ve kültür turizmiyle bir araya getirmek istiyoruz." Diye konuştu.