EKONOMİ - 28 Nisan 2025 Pazartesi 12:46

İzmirli gelinlik, damatlık ve abiyecilerin yeni hedefi: Dubai pazarı

A
A
A
İzmirli gelinlik, damatlık ve abiyecilerin yeni hedefi: Dubai pazarı

Avrupa’nın en büyük gelinlik imalatçılarından biri olan İzmir, rotayı Birleşik Arap Emirlikleri’ne çevirdi. İzmir’den Dubai’ye giden gelinlik, damatlık, abiye sektöründe hizmet veren iş insanları, Dubai pazarının kültürel kodları, kullanım alışkanlıkları ve stil beklentilerini yerinde inceledi. Ziyaret çerçevesinde Birleşik Arap Emirlikleri moda sektöründe faaliyet gösteren 33 alıcı firma ile 264 ikili iş görüşmesi yapıldı, ön sipariş talepleri alındı.


Ticaret Bakanlığı desteğinde İzmir Ticaret Odası’nca yürütülen UR-GE Gelinlik, Damatlık, Abiye Projesi çerçevesinde 14-18 Nisan tarihlerinde Dubai İkili İş Görüşmeleri Yurt Dışı Pazarlama Organizasyonu düzenlendi. İzmirli 18 firmadan 29 temsilcinin yer aldığı organizasyona, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Salkım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Hasan Koca, İzmir Ticaret Odası Genel Koordinatörü Pınar Karayılanoğlu ile İzmir Ticaret Odası Projeler Yönetmeni Sevim Güngörürler katıldı.



Dubai, İzmirli üreticiler için ciddi bir potansiyel taşıyor


İzmir heyetinin ilk durağı Türkiye’nin Dubai Başkonsolosluğu oldu. Dubai Başkonsolosu Onur Şayan ve Ticaret Ataşesi Muhammed Emin Erkal’ın ev sahipliği yaptığı görüşmede, İzmir ve Dubai arasında gelinlik, damatlık ve abiye sektörü özelinde ticari iş birliklerinin artırılması amacıyla görüş alışverişinde bulunuldu. Başkonsolos Şayan ile Ticaret Ataşesi Erkal, Birleşik Arap Emirlikleri moda pazarı, tüketici beklentileri, ithalat düzenlemeleri ve sektörel fırsatlara dair önemli bilgiler paylaştı. Görüşmelerde, Dubai’nin moda ve tekstil sektöründe sunduğu fırsatların İzmirli üreticiler için ciddi bir potansiyel taşıdığı ifade edildi. Başkonsolos Şayan, bu potansiyelin daha görünür hale getirilmesi ve İzmir menşeli üreticilerin uluslararası vitrine taşınması adına her türlü katkıyı sağlamaya hazır olduklarını belirtti.



264 ikili iş görüşmesi gerçekleşti


Dubai organizasyonu çerçevesinde İzmirli ve Dubaili firmalar arasında ikili iş görüşmeleri (B2B) organizasyonu düzenlendi. Görüşmelere, Birleşik Arap Emirlikleri moda sektöründe faaliyet gösteren 33 alıcı firma katıldı. Dubaili gelinlik, damatlık ve abiye ürünleri alanında faaliyet gösteren toptancı, perakendeci, distribütör ve butik zinciri temsilcilerinden oluşan heyet ile UR-GE projesi katılımcısı İzmirli firmalar bu çerçevede toplam 264 ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. Heyet, Dubai’de dijital ticaretin merkezi olarak konumlanan ve e-ticaret odaklı yapısıyla dikkat çeken Dubai Commercity Serbest Ticaret Bölgesini de ziyaret etti. Ziyarette depolama, gümrükleme, lojistik ve dağıtım konularına ilişkin bilgilendirme yapıldı.



Salkım: "İzmirli üreticiler Dubai pazarını yerinde inceledi"


Organizasyon kapsamında Dubai’nin perakende sektörüne dair doğrudan gözlem yapabilme imkanı sunan saha ziyaretleri de gerçekleştirildiğini ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Salkım, "Bu gözlemler, İzmirli üreticilerimizin ürün gamında nasıl farklılaşabileceklerine, Dubai pazarı için uygun koleksiyon stratejileri geliştirebileceklerine dair önemli veriler sundu. Katılımcılarımız, aynı zamanda bazı perakende temsilcileriyle de birebir görüşmeler yaparak ürün tedarik modelleri, ithalat süreçleri ve tercih edilen iş ortaklığı biçimleri hakkında doğrudan bilgi edindi" dedi.



Ön sipariş talepleri alındı


Salkım sözlerine şöyle devam etti:


"Dubaili alıcı firmaların, İzmir menşeli ürünlere gösterdiği yoğun ilgi, pazarda bu segmentte etkin biçimde doldurulmayı bekleyen bir boşluk olduğunu açıkça ortaya koydu. Görüşmeler sırasında bazı alıcı firmalardan ön sipariş talepleri alındı, aynı zamanda ürünlerin Dubai pazarının kültürel kodlarına, kullanım alışkanlıklarına ve stil beklentilerine daha uygun hale getirilmesi yönünde de karşılıklı görüş birliğine varıldı. Bu esneklik ve karşılıklı uyum yaklaşımı, İzmirli üreticilerin Dubai pazarında kalıcı yer edinme potansiyelini daha da güçlendiren bir etken olarak öne çıktı. Bu organizasyon, Dubai ile İzmir arasında gelinlik, damatlık ve abiye sektörü özelinde sürdürülebilir bir ticaret köprüsünün kurulmasına yönelik atılan ilk somut adım oldu."



İzmirli gelinlik, damatlık ve abiyecilerin yeni hedefi: Dubai pazarı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Baş diyetisyenden kurban eti uyarısı: "Kurban etini en az 12-24 saat dinlendirmemiz gerekir" Diyetisyen Filiz Beycan, Kurban Bayramı boyunca aşırı ve dengesiz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, kurban etinin en az 12-24 saat dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baş Diyetisyeni Filiz Beycan, Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme konusunda vatandaşlara uyarılarda bulundu. Bayram boyunca kontrolsüz et tüketiminin sindirim sistemi problemleri başta olmak üzere kolesterol, trigliserid ve tansiyon yükselmesine neden olabileceğini ifade eden Beycan, özellikle kurban etinin kesilir kesilmez tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Bayram sabahında hafif bir kahvaltı yapılmasının önemli olduğunu belirten Beycan, "Kurban etini en az 12-24 saat dinlendirmemiz gerekir. Etin içerisindeki ölüm sertliği dediğimiz bir sertlik oluşur ve bu da sindirim sistemimizde problemlere yol açabilir. Yediğimizde eğer hazımsızlık, şişkinlik oluşmasını istemiyorsak etimizi mutlaka dinlendirmeliyiz. Onun için ilk önce kahvaltıda peynir, yumurta tarzı protein kaynaklarından oluşan, yanına zeytin, yeşillikler eklenmiş bir dilim tam buğday ekmeği tarzında bir kahvaltı yapabiliriz" dedi. "Gün içerisinde mutlaka 2,5 litre kadar su tüketmemiz gerekiyor" Et pişirme yöntemlerine de değinen Beycan, "Daha çok haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemlerini tercih etmemiz gerekiyor. İçerisine ekstra tereyağı veya kuyruk yağı gibi yağlar kullanmamak lazım ki sağlığımız olumsuz etkilenmesin. Bir diğer önemli hususumuz sebze yemeklerini mutlaka tüketmemiz lazım. Hem etin sindirimini artırabilmek hem de içerisindeki demir emilimini artırabilmek için yanına sebze veya salata ilavesi yapmamız gerekiyor. Mutlaka yanında su tüketimi çok önemli. Böbreklerimize proteinden bir yük binecektir. Bu yükün hafifletilmesi için de gün içerisinde mutlaka 2,5 litre kadar su tüketmemiz gerekiyor. Aynı zamanda kahve ve çayın fazla tüketilmesi de vücuttaki sıvı ihtiyacını artıracağı için su tüketimi bu yönden de önemli" şeklinde konuştu. "Etin yanında asitli içecekler değil de ayran, su tarzı içecekler tercih edilebilir" Vatandaşların en sık yaptığı hatalardan birinin eti kesilir kesilmez tüketmek olduğunu söyleyen Beycan, "Eti kesilir kesilmez pişirmememiz gerekiyor ki sindirim sisteminde problemlere, hazımsızlığa, şişkinliğe, kabızlığa yol açmasın. Bir diğer husus yine etin yanında mutlaka sebze ve salatanın tüketilmesi gerekiyor. Bu da bizim sindirim sistemimizi daha rahatlatacaktır. Çok kızartmalı, yağlı değil de haşlama tarzı olabilir. İçerisinde baharatları çok fazla kullanmamak gerekir ki sindirim sistemimiz daha rahat çalışsın. Bunlara dikkat edebiliriz. Yine dediğimiz gibi su tüketimi çok önemli. Etin yanında mutlaka asitli içecekler değil de ayran, su tarzı içecekler tercih edebiliriz" ifadelerini kullandı. "Kolesterol hastaları haftada iki defa 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketebilir" Kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların beslenmelerine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Beycan, "Eğer hastamız diyabet hastasıysa tatlı tüketmesini, hamur işi tüketmesini hiç istemiyoruz. Ancak ikramlık olarak meyve tüketebilir veya kuru yemiş, kuru meyve gibi hafif ikramlıklar tercih edilebilir. Bunun yanında eğer kalp damar hastalığı mevcutsa, kolesterol yükseklikleri varsa et miktarları çok önemli. Haftada iki defa 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketmesi gerekiyor. Yine pişirirken yağlı değil de yağsız etleri tercih etmesini istiyoruz. Bunun yanında tansiyon hastalarımız için pişirirken içerisine ekstra tuz ilavesi yapmamalarını istiyoruz ki tansiyon yükselmesi meydana gelmesin. Sindirim ve mide problemleri olanlarda da daha çok haşlama öneriyoruz. Kızartılmış etler sindirim sisteminde problemlere yol açabilir" açıklamasında bulundu. "Eti tekrar dondurmuyoruz, aksi halde zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir" Etin saklama koşullarına ilişkin de bilgi veren Beycan, etlerin küçük porsiyonlara ayrılması gerektiğini ifade ederek, "3-4 gün içerisinde tüketeceksek buzdolabında 0-4 derecede, bir hafta içerisinde tüketeceksek daha çok eksi 2 derecede saklayabiliriz. Ama uzun vadede, yaklaşık 6 ay kadar bir süre saklamayı planlıyorsak eksi 18 derecede dondurarak muhafaza etmemiz gerekiyor. Pişireceğimiz zaman da oda sıcaklığında, kaynar su altında veya kalorifer yanında çözdürme işlemi yapmamalıyız. Buzdolabı içerisinde uzun sürede çözdürme yapmamız gerekiyor ki bakterilerin oluşmasını önleyelim. Ve çözdürdüğümüz eti tekrar dondurmuyoruz. Eğer dondurursak zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir" şeklinde konuştu. Bayram boyunca aşırı et tüketiminin halsizlik, baş ağrısı, tansiyon yükselmesi ve gut gibi sağlık problemlerine yol açabileceğini belirten Beycan, dengeli porsiyonlarla birlikte sebze tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Erzurum "Gelin koçu" şampiyon Erzurumspor bayrağı ve mavi-beyaz balonlarla süslendi Erzurum’da Kurban Bayramı öncesi asırlardır sürdürülen "gelin koçu" geleneği bu yıl da renkli görüntülere sahne oldu. Erzurumspor FK bayrağı ve mavi-beyaz balonlarla süslenen koç, vatandaşların yoğun ilgisini çekti. Erzurum’un merkezine 17 kilometre uzaklıkta bulunan Aziziye ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi’nde Kurban Bayramı öncesi asırlardır sürdürülen "gelin koçu" geleneği bu yıl da yaşatıldı. Damat tarafı tarafından hazırlanan ve çeşitli süslemelerle donatılan koç, gelin evine götürülerek hem bereketin hem de iki aile arasındaki bağlılığın simgesi oldu. Erzurumspor coşkusu gelin koçuna yansıdı Bu yıl gerçekleştirilen gelenekte gelin koçu, kırmızı tüllerin yanı sıra şampiyon Erzurumspor FK’nın bayrağı vee mavi-beyaz balonlarla süslendi. Erzurumspor’un şehirde oluşturduğu şampiyonluk coşkusu gelin koçuna yansırken, ortaya renkli görüntüler çıktı. Erzurum’da uzun yıllardır sürdürülen gelenekte damat tarafı tarafından hazırlanan koç, çeşitli süslemelerle gelin evine götürülüyor. Bazı aileler tarafından altın takılarla da süslenen koç, aile büyüklerinin duaları eşliğinde teslim ediliyor. Özellikle Kurban Bayramı öncesinde sıkça görülen gelenek, yeni neslin ilgisiyle yaşatılmaya devam ediyor. "Koçumuza Erzurumspor FK bayrağını da taktık" Damat Mikail Şen, Erzurum’un köklü geleneklerinden birini yaşattıklarını belirterek, "Erzurum’un yüzyıllardır geleneksel adetlerinden biri olan kurbanlık koçumuzu süsledik, gelin tarafına götürdük. Tabii bu koç hem damat tarafının hem gelin ailesinin bağlılığını ve saygınlığını gösterir. Koçumuza bir de Erzurumspor FK bayrağını taktık. Bu sene Erzurumspor’un şampiyonluk sevincini de yaşadık. Hem Erzurum hem Erzurumspor adına herkesin bayramı kutlu olsun, hayırlı bayramlar" dedi.