EKONOMİ - 30 Nisan 2025 Çarşamba 20:00

İZTO Başkanı Özgener’den İnciraltı planına destek

A
A
A
İZTO Başkanı Özgener’den İnciraltı planına destek

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, geçtiğimiz günlerde onaylanan İnciraltı planına destek vererek eleştirilerin yersiz olduğunu ve projelerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.


İzmir Ticaret Odası (İZTO) Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Selami Özpoyraz idaresinde, Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleşti. Güncel ekonomik değerlendirmelerde bulunan Başkan Özgener, "Sağlık turizminin, kentimizin nitelikli bir turizm modeli oluşturması ve sürdürülebilir yatırım çekebilmesine önemli katkı sunacağını düşünüyoruz. Daha önce de çeşitli platformlarda dile getirdiğimiz üzere; İnciraltı’nın bu vizyon doğrultusunda sağlık turizmine kazandırılmasının önemsediğimizi ve desteklediğimizi tekrarlamak istiyoruz. Bu projenin hayata geçmesiyle, kentimiz sağlık turizmi alanında, eğitim, spor, sosyal donatı ve yeşil alanı kapsayacak şekilde 2 milyon 200 bin metrekare yer kazanacak. Bu vesileyle; İzmir ve Bölgemiz ile ilgili her konuda desteğini hiçbir zaman bizden esirgemeyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, bu projemizde de bizlerin yanında olduğu için sizlerin huzurunda şükranlarımı sunuyorum" dedi.



"Afrika ile ticaretimizi genişletmeliyiz"


Amerika Birleşik Devletleri’nin uygulamaya aldığı yeni gümrük vergilerinin dünya ticaret düzeninde dalgalanmalara yol açtığını ancak bu durumun Türkiye için avantaj olacağını belirten Özgener, "Amerika Birleşik Devletleri’nin, diğer ülkelere yönelik açıkladığı yeni gümrük tarifelerinin küresel pazara etkilerinin doğru şekilde analiz edilmesinin; pazar özelinde ortaya konulacak özgün stratejiler ile hareket edilmesinin ülkemizi öne çıkaracağını düşünüyoruz. Her ne kadar ülkemizi de kapsayan ek gümrük tarifesi yüzde 10 ile sınırlı kalsa da; mevcut ekonomik şartlarda üretim ve istihdam maliyetlerinin yüksek olduğunu ve bunun rekabetçiliğimizi olumsuz etkilediğini gözardı etmemeliyiz. Bu anlamda, ülkemizin en çok ticaret yaptığı Avrupa Birliği ile yürürlükte olan Gümrük Birliği’nin revize edilerek dijital dönüşüm, bilişim ve sağlık gibi alanların mutlaka yeni süreçte ele alınmasının ülkemiz ekonomisi için elzem olduğuna inanıyoruz" diye ekledi.



İkinci çeyrekte ekonomik yavaşlama bekleniyor


2025 yılı ikinci çeyreğinde ekonominin yavaşlaması beklediklerini ifade eden Özgener, "2025 yılı 2. çeyrekte ise, ülkemiz ekonomisinin bir önceki çeyreğe göre yavaşlaması bekleniyor; fakat bu şartlar altında ekonominin yavaşlamasının enflasyonun gerilemesini destekleyici bir güçte olup olmayacağı sorusu önem taşıyor. Mayıs ayı sonunda açıklanacak ülkemiz 2025 yılı birinci çeyrek büyümesinin 2024 yılı dördüncü çeyrek ile eş değer olacağını öncü veriler bize gösteriyor. Ekonomik büyüme halen yurt içi tüketimden kaynaklanırken, üretim ve ihracattan yeterince destek alınamıyor. 2025 yılı birinci çeyrekte enflasyon düşüş ivmesinde ve beklentilerinde beklenen iyileşmenin olmadığını değerlendiriyoruz" diye konuştu.


Zirai don nedeniyle yaz meyve sebzelerinde fiyat artışları yaşanabileceğini söyleyen Özgener, "Ülkemizin farklı kesimlerinde yaşanan zirai don felaketinin, tarımsal üretimde ciddi hasara yol açtığını görüyoruz. Bu durumun özellikle yaz meyve ve sebzelerinde hasat kaybına yol açtığını ve rekoltenin az olmasına yol açacağı nedeniyle fiyat artışı olarak yansıyacağını öngörüyoruz. Yaşanan don olayları karşısında üretimin devamlılığı için üreticilerimizin desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ziraat Bankası başta olmak üzere bankalarımızdan tarımsal üreticilerimizin borçlarının faizsiz ertelenmesini, kredi imkanı sağlanmasını ve yaşanan kayıp nedeniyle sigorta konusunda kolaylık sağlanmasını bekliyoruz" dedi.



"KOBİ’lerin nakit akışlarını koruyabilmeleri için ticari kredi kartlarında taksitlendirme imkanlarının artırılması gerektiğine inanıyoruz"


Üretim amaçlı tedarik işlemlerinde kullanılan ticari kart harcamalarının kısıtlanmasının sektörlerin yaşadığı finansal sıkıntıları artırdığını belirten Özgener, "Finansal şartlar zaten zorken, bankalar tarafından işletmelere ait ticari kredi kartı harcamalarına getirilen işlem kısıtlamaları iş insanlarımızın elini kolunu bağlıyor. Üyelerimizden, kredi kartı limitlerinin fiilen tam olarak kullandırılmadığı, bankaların blokaj uygulamaları veya işlem bazlı kısıtlamalar getirdiğine ilişkin bildirimler alıyoruz. Bu çerçevede, işletmelere tahsis edilen ticari kredi kartı limitlerinin fiilen kullanılabilir hale getirilmesi, bu kartlara yönelik harcama kısıtlarının kaldırılması ve sektörel bazda farklılaşan ihtiyaçlara uygun esnek kullanım şartlarının sağlanması büyük önem taşıyor. Özellikle KOBİ’lerin nakit akışlarını koruyabilmeleri için ticari kredi kartlarında taksitlendirme imkanlarının artırılması gerektiğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.



İZTO Başkanı Özgener’den İnciraltı planına destek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da üretici don nöbetinde Antalya’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde düşmesiyle birlikte üreticiler, ürünlerini dondan koruyabilmek için seralarında sabaha kadar nöbet tuttu. Üreticiler, sobaları yakarak gece boyunca seraları ısıttı, ürünlerinin zarar görmemesi için gözlerini kırpmadan mücadele etti. Aksu İlçesi Yeşilkaraman Mahallesi’nde yaklaşık 13-14 yıldır kapya biber üretimi yapan Hasan Arslan, don tehlikesine karşı ilk nöbeti 5 dekarlık serasında başlattığını söyledi. Toplamda 10 dekar serası bulunduğunu belirten Arslan, "İlk don nöbetini buradan başlattım. Allah’ın izniyle diğer seralarımı da sırayla yakacağım. Sabah 07.30’a kadar seranın içindeyiz, bitkilerimiz üşümesin diye nöbet tutuyoruz" dedi. Soğuk havanın etkisini erken saatlerde hissettirdiğini ifade eden Arslan, "Dün gece sobaları 23.30-00.00 civarında yaktık. Bugün ise hava daha erken soğuduğu için 20.00- 20.30 gibi sobaları faaliyete geçirdik. Sabaha kadar don nöbetimiz devam edecek" diye konuştu. Don nöbetinin ailece tutulduğunu dile getiren Arslan, üretimin büyük bir özveri gerektirdiğini vurguladı. "Eşim ve çocuklarım da burada. Odun taşımada, sobaların kontrolünde bana yardımcı oluyorlar. Bu serada 9 soba yakıyoruz. Sabaha kadar sürekli kontrol etmek zorundayız" ifadelerini kullandı. Akdeniz bölgesinde olunmasına rağmen üreticinin soğukla mücadele ettiğini belirten Arslan, "Doğuda insanlar karda kışta yollarla mücadele ediyor. Biz de Antalya’da, sahil kesiminde ürettiğimiz ürünü dondan koruyabilmek için sabaha kadar serada bekliyoruz. Bitkiler üşümesin diye gözümüzü kırpmıyoruz" dedi. Don nöbetinin üreticiye ciddi bir yük getirdiğini belirten Arslan, maliyetlerin her geçen yıl arttığına dikkat çekti. Bir sobaya sabaha kadar defalarca odun atıldığını ifade eden Arslan, "Her sobaya gecede yaklaşık 150 kilo odun yakıyoruz. Odunun tonu 7 bin lira. Geçen yıl 19 ton odun aldım. Bu şartlarda üretim yapmak giderek zorlaşıyor" sözleriyle yaşadıkları zorluğu dile getirdi. "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz" Kurşunlu Mahallesi’nde domates üreticisi Songül Çimen’de dondan korunmak için gece boyunca serasını terk etmeyen üreticiler arasında yer aldı. 5,5 dekarlık alanda domates üretimi yaptığını belirten Çimen, sobaları akşam saatlerinden itibaren yakmaya başladıklarını söyledi. Çimen, "Saat 20.30 gibi sobalarımızı yaktık. Sabaha kadar, saat 07.00’ye kadar don nöbeti bekliyoruz. Dün de sabaha kadar buradaydık" dedi. Don nöbetinin uykusuz ve yoğun bir çalışma gerektirdiğini ifade eden Çimen, "Bugün hiç yatmadık desek yeridir. Odunlarımızı, kömürlerimizi taşıdık, sobaların başında bekledik. Çalışmasak olmuyor. Bu iş kolaylıkla olmuyor" diye konuştu. Domates üretiminin hem yazın sıcakla hem de kışın soğukla mücadele gerektirdiğini vurgulayan Çimen, "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz. Domates zor ama biz seve seve yapıyoruz. Zorluklarla yetiştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum" Serasındaki domateslerin henüz bir kez hasat edildiğini belirten Çimen, "Domatesimiz bir sefer toplandı, geri kalanı duruyor. Bugün piyasa 45 lira olarak okunmuş. İnşallah umduğumuz gibi olur, yüzümüz güler" dedi. Çiftçinin ayakta kalmasının herkes için önemli olduğunu vurgulayan Çimen, "Çiftçinin yüzü gülerse Türkiye’nin yüzü güler. İlaççının da, komisyoncunun da yüzü güler. Hepimiz mutlu oluruz. Bütün don nöbeti bekleyen kardeşlerime kolaylıklar diliyorum. Mücadele edelim, üretmeye devam edelim. Türkiye’mizi biz doyuruyoruz" ifadelerini kullandı. Devletin verdiği desteklere de değinen Çimen, "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum. Destek oldu, yardımcı oldu. Fiyatlar yükseldi" diyerek sözlerini tamamladı.