ÇEVRE - 09 Şubat 2026 Pazartesi 16:39

Maden sahaları rehabilitasyonla yeniden yeşeriyor

A
A
A
Maden sahaları rehabilitasyonla yeniden yeşeriyor

İzmir’in Dikili ilçesinde maden faaliyetleri sonucu yapısı bozulan 60 hektarlık alan, yürütülen rehabilitasyon çalışmalarıyla orman varlığına geri kazandırıldı. Dikilen 80 bin fidanın boy vermesiyle bölge, yabani hayvanların doğal yaşam alanı haline geldi.


İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Bergama Orman İşletme Müdürlüğü, Dikili ilçesinde geçmişte madencilik faaliyetlerinde kullanılan ve işlemi tamamlanan sahayı yeniden doğaya kazandırdı. Yaklaşık 10 yıl önce başlatılan rehabilitasyon çalışmaları kapsamında 60 hektarlık eski maden sahası yeşil örtüyle kaplandı.



76 bin kızılçam, 4 bin kara servi dikildi


2015 yılında başlatılan kapsamlı ağaçlandırma çalışmaları çerçevesinde, söz konusu alana 76 bin adet kızılçam ve 4 bin adet kara servi olmak üzere toplam 80 bin adet fidan dikimi gerçekleştirildi. Aradan geçen zaman zarfında ekiplerce titizlikle yürütülen bakım ve koruma faaliyetleri sonucunda fidanlar sağlıklı bir gelişim göstererek boy verdi.



Doğal yaşam yeniden canlandı


Maden sahasıyken orman ekosistemine dönüştürülen bölgede biyolojik çeşitlilik de artış gösterdi. Yeniden yeşil örtüsüne kavuşan sahada; yılkı atları, tavşanlar ve çeşitli kuş türleri gibi yabani hayvanlar yeniden görülmeye başlandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Mesleki eğitimin güçlendirilmesi için saha çalışmaları sürüyor Kütahya’da mesleki eğitimin güçlendirilmesi amacıyla yürütülen saha ziyaretleri kapsamında İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz ve beraberindekiler, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni ziyaret etti. Ziyaret kapsamında okulun sınıf ve atölyeleri gezilerek yürütülen eğitim-öğretim faaliyetleri yerinde incelendi. Öğrencilerin uygulamalı eğitim süreçleri, atölye imkânları ve üretim temelli mesleki eğitim çalışmaları hakkında okul yöneticileri ve öğretmenlerden bilgi alındı. Programın devamında öğretmenler odasında öğretmenlerle bir araya gelinerek eğitim süreçleri, mesleki eğitimin geleceği ve sahadaki uygulamalar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. "Meslek liselerinin daha güçlü rol alması hedefleniyor" İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra değer, erdem ve beceri temelli çok yönlü gelişimlerinin hedeflendiğini vurguladı. Eğitim süreçlerinde öğrencinin aktif olduğu, uygulama ve üretim temelli öğrenme yaklaşımlarının önemine dikkat çekti. Kütahya’da uygulamaya alınan HAMİ Projesi kapsamında mesleki eğitim kurumları ile sektör iş birliklerinin güçlendirildiğini belirten Yılmaz, öğrencilerin gerçek üretim ortamlarıyla buluşmasının sağlandığını ve meslek liselerinin üretim, istihdam ve kalkınma süreçlerinde daha güçlü rol almasının hedeflendiğini ifade etti. "Öğrencilerin hayatlarında en güçlü rehberlerin aileleri ve öğretmenleri" Ziyaret kapsamında velilerle de bir araya gelen İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, okul-veli iş birliğinin eğitim sürecinin en temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, velilerle güçlü iletişimin öğrencilerin gelişiminde kritik rol oynadığını dile getirdi. Dijital platformlar ve sosyal medya başta olmak üzere öğrencileri olumsuz etkileyebilecek unsurlara karşı aile-okul birlikteliğinin önemine dikkat çekti. Öğrencilerin hayatlarında en güçlü rehberlerin aileleri ve öğretmenleri olduğunu vurgulayan İl Milli Eğitim Müdürü Yılmaz, öğrenci-veli-öğretmen iletişiminin kopmamasının sağlıklı nesiller yetiştirilmesinde belirleyici olduğunu ifade etti. Sahadan gelen geri bildirimlerin eğitim kalitesini artırmada büyük önem taşıdığını belirten Yılmaz, öğretmenlerin uygulamada karşılaştıkları ihtiyaç ve eksiklikleri paylaşmalarının politika geliştirme süreçlerine katkı sağlayacağını söyledi. İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz’a İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Hakan Gölpınar ve Mesleki ile Teknik Eğitim Hizmetleri Şube Müdürü Ali Sezer eşlik etti.
İstanbul Esra Arıkboğa: "İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz" FIFA Kokartlı Yardımcı Hakem Esra Arıkboğa, yakın zamanda Süper Lig’de bir kadın hakemin maç yönettiğini görmek istediğini söyledi. Türkiye’yi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmeyi hedeflediğini belirten Arıkboğa, bu doğrultuda çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) tarafından düzenlenen 2026 FIFA kokart töreniyle FIFA yardımcı hakemi kokartı alan Esra Arıkboğa, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. FIFA kokartını takmanın gururunu yaşadığını dile getiren Arıkboğa, "Tüm hocalarımızla birlikte 2026 yılı FIFA kokartını taktık. Çok mutluyum. Yeni sezonda tüm hakem arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Umarım ülkemizi en iyi şekilde temsil edebiliriz" ifadelerini kullandı. "İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz" Kadın hakemlere yönelik verilen desteğin sahaya da yansıdığını vurgulayan Esra Arıkboğa, "Federasyon Başkanımız, Merkez Hakem Kurulu Başkanımız ve değerli hocalarımız kadın hakemlere ciddi anlamda destek veriyor. Bu desteği gerçekten güçlü bir şekilde hissediyoruz. Şu anda erkek koşusu koşmamıza rağmen üst liglerde maçlara çıkıyoruz. Ben de 2. Lig’de görev alıyorum ve bunun devamının geleceğine inanıyorum. İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz" diye konuştu. "Ben de en üst seviyelerde olmak istiyorum" Hedeflerine adım adım ilerlediklerini belirten Arıkboğa, "Ben de en üst seviyelerde olmak istiyorum. Bunun için çok çalışıyoruz, emek veriyoruz, kendimizden fedakarlık yapıyoruz. Antrenmanlarımıza daha iyi adapte oluyoruz. Erkek koşusu koşuyoruz ve koşmak zorundayız. Çünkü ligimizin temposu bunu gerektiriyor. Oyun çok hızlı ve bu nedenle erkek derecelerinde koşmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Ülkemizi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmek istiyorum" FIFA yardımcı hakemi olarak Dünya Kupası’nda görev almanın en büyük hayali olduğunu paylaşan Esra Arıkboğa, "Ülkemizi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. En yakın hedefim ise Süper Lig’de maç yönetmek" şeklinde konuştu.
İstanbul FIFA kokartlı hakem Ozan Ergün: "Hayatın içinde herkes için hatalar var" FIFA kokartlı hakem Ozan Ergün, sahadaki futbolcunun da hakemlerin de hatalar yaptığını söyleyerek, "Hatalarımıza maçtan sonra bakıyoruz. İzliyoruz, tekrar tekrar notlarımızı alıyoruz. Bunları tekrarlamamak için çalışıyoruz" dedi. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) tarafından düzenlenen 2026 FIFA kokart töreninde FIFA kokartı alan Ozan Ergün, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulundu. Törenle ilgili duygularını paylaşan Ergün, "Hepimiz için güzel, mutlu ve gurur duyduğumuz bir gün oldu. Bundan sonraki süreçte inşallah ülkemize en iyi şekilde hizmet ederiz" ifadelerini "En iyi şekilde, en odaklı ve konsantrasyonlu biçimde sahaya odaklanmak durumundayız" Hakemlikte en önemli unsurun saha içi odaklanma olduğunu vurgulayan Ergün, "Öncelikle saha içine odaklanıyoruz. İşimiz saha içinde. En iyi şekilde pozisyonları süzüp, onlarla ilgili kararımızı vermek durumundayız. Baskı konusunda hakemliğimizin ilk yıllarında bunu biraz daha fazla hissediyor olabiliriz ama bu da bir alışkanlık. Sonuçta alıştıkça, daha çok tecrübe ettikçe üzerimizde bir etmen olmuyor. En iyi şekilde, en odaklı ve konsantrasyonlu biçimde sahaya odaklanmak durumundayız" ifadelerini kullandı. "Genç hakemlerimiz bizden sonra da en iyi şekilde ülkemizi temsil edeceklerdir" Türk hakemliğinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ergün, genç hakemlerle ilgili şunları söyledi: "Genç hakemlerimiz bizden sonra da en iyi şekilde ülkemizi temsil edeceklerdir. Bu da onlar için, hakem camiamız ve bütün Türk futbolu için güzel olacaktır." "Her maçtan sonra burada hakem abilerimizle birlikte konuşuyoruz" Tecrübe paylaşımının gelişimde önemli rol oynadığını belirten FIFA kokartlı hakem, "Her maçtan sonra burada hakem abilerimizle birlikte konuşuyoruz. Onların tecrübelerinden faydalanıyoruz; maç maç, pozisyon pozisyon. Bu bir süreç, devam edecek bir süreç. Öğrenmenin bittiği bir durum yok. Öğrenmek her zaman devam ediyor. O şekilde biz de onların tecrübelerinden faydalanmaya devam edeceğiz" cümlelerine yer verdi. "Bütün hakemler en güzel finalleri yönetmek ister" Final hayallerine rağmen maç maç ilerlemenin önemine dikkat çeken Ergün, "Bütün hakemler en güzel finalleri yönetmek ister. Bu herkesin hayalidir. Ancak gerçekçi olup önümüzdeki maça bakmak gerekiyor. En iyi şekilde o maça hazırlanalım, en iyi analizlerimizi yapalım. O maça tam odaklı çıkalım. Sahada bütün konsantrasyonumuzla, bütün özgüvenimizle bulunalım. Biz o maçı en güzel ve adaletli şekilde yönetelim. Ondan sonrası nasiptir. Maç maç bakmak lazım" şeklinde konuştu. "Hayatın içinde herkes için hatalar var" Ozan Ergün, hataların oyunun doğal bir parçası olduğuna da değinerek, "Hata herkes için var. Sahadaki futbolcular için de var, hakemler için de var. Hayatın içinde herkes için hatalar var. Hatalarımıza maçtan sonra bakıyoruz. İzliyoruz, tekrar tekrar notlarımızı alıyoruz. Bunları tekrarlamamak için çalışıyoruz. Bu çalışmalarımız devam edecek. Bu sayede hatalarımızı minimize etmeye çalışıyoruz" dedi. "Biz futbolun içerisindeki bütün paydaşları çok seviyoruz" Son olarak futbolun tüm paydaşlarına sevgi ve saygı mesajı veren 34 yaşındaki hakem, "Biz futbolun içerisindeki bütün paydaşları çok seviyoruz. İnsani hatalar olabiliyor. Hepimiz hata yapıyoruz. Hep beraber, el ele vererek; sevgi ve saygıyla futbolumuzu ve ülkemizi daha iyi noktalara taşımak için çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Adana Çekiciyle gelen doğum günü sürprizi yüzleri güldürdü Adana’da araç çekiciliği işi yapan baba, 2 yaşındaki oğlunun doğum gününe şehir dışındaki işi nedeniyle geç kalınca, gönlünü almanın farklı bir yolunu buldu. Baba oğlunun çok istediği akülü oyuncak arabayı çekiciye yükleyip gece yarısı eve getirerek sürpriz yaptı. Çekicilik yaparak geçimini sağlayan bir çocuk babası 30 yaşındaki Muhammet Ali Namlu, oğlunun doğum gününde Kayseri’de işten çıkınca gitmek zorunda kaldı. Oğlunun doğum gününe geç kaldığı için çok üzülen baba Namlu, Hüseyin’in oyuncak araçlara olan ilgisini bildiği için, dönüş yolunda onun çok sevdiği bir oyuncak araba satın aldı. Gece saat 02.00 sıralarında eve dönebilen baba, aldığı oyuncağı farklı bir şekilde teslim etti. Oyuncak arabayı kendi kullandığı çekicinin üzerine yükleyen baba, sürprizi bu şekilde gerçekleştirdi. Yaşadıklarını anlatan Muhammet Ali Namlu, "Kayseri’de iş çıkınca acil oraya gitmem gerekti. Oğlum başkalarında araba görünce istiyordu. Gece iş dönüşü eve geç kaldım. Oğlumun çok sevdiği arabayı alarak ona sürpriz yapmak istedim. Arabayı çekicinin üzerine yükledim ve öyle getirdim. Bu şekilde görürse daha mutlu olur diye düşündüm. Gece yarısı getirebildim, çok mutlu oldu. Arabadan inmedi, hatta aldığımız gün içinde uyudu" dedi. Doğum gününe katılamadığı için üzgün olduğunu belirten Namlu, "Doğum gününe yetişemediğim için iş dönüşü gece 02.00’de çekiciyle arabasını getirdim. Çok mutlu olduğunu düşünüyorum. Çekici olunca nakliyeci tutmayalım dedim. O yüzden çekiciye yükleyip getirdim" diye konuştu. Gece yarısı gelen çekici üzerindeki oyuncak arabayı gören 2 yaşındaki Hüseyin’in mutluluğu ise ailesine duygusal anlar yaşattı. Babanın sürprizi, hem oğlunun doğum gününü unutulmaz kıldı hem de görenlerin yüzünü güldürdü.