SAĞLIK - 06 Mart 2026 Cuma 10:22

’Menopoz’ bir çalışan sağlığı ve verimlilik meselesi

A
A
A
’Menopoz’ bir çalışan sağlığı ve verimlilik meselesi

Menopoz gerçeği özellikle çalışan kadınlar için en önemli sorunların başında geliyor. Menopoz, dünya genelinde ise yaklaşık 1,1 milyar kadını etkiliyor. Dünya genelinde kadınların iş gücüne katılım oranı her geçen gün artarken, özellikle 45 yaş ve üzerindeki kadınlar ekonominin en hızlı büyüyen ve en tecrübeli grubunu temsil ediyor.


Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kadınların büyük çoğunluğu bu dönemi 45-55 yaşları arasında yaşarken, Türkiye’de bu ortalama 47-49 yaş aralığına iniyor. Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Turnalar Çetinkaya da menopoz sürecinin çalışma hayatı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) verilerine göre, dünya genelinde 2025 itibarıyla yaklaşık 1,1 milyar kadın menopoz döneminde bulunuyor.


Harvard Pilgrim Sağlık Bakım Enstitüsü tarafından Mayıs 2025’te yayımlanan kapsamlı araştırmaya göre; sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşayan ve yüksek stres altında çalışan kadınlar, akranlarına göre ortalama 2 yıl daha erken menopoza giriyor. Deloitte’un ‘Women at Work 2024’ raporundan veriler, kadınların giderek daha fazla menopoz semptomlarıyla çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını gösteriyor. Ağır semptomlara rağmen çalışmaya devam edenlerin oranı bir yılda yüzde 20’den yüzde 40’a çıkarken işveren desteği alan kadın oranının yüzde 30’dan yüzde 19’a düşmesi dikkat çekiyor.



Esnek uygulamalar


Endüstriyel psikoloji alanında çalışmalar yapan Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Turnalar Çetinkaya, menopozun her kadında farklı yaşanan doğal bir süreç olsa da çoğunlukla iş hayatını zorlaştıran semptomlar oluşturduğunu vurguluyor. Çetinkaya, konuyla ilgili şunları söylüyor: "Araştırmalar, iş yerinin fiziksel ve psikososyal şartlarının menopoz semptomlarını ağırlaştırabildiğini gösteriyor. Yetersiz havalandırma, yüksek ortam sıcaklığı, katı mola ve tuvalet politikaları kadınların bu süreci daha zor yaşamasına neden oluyor. Buna bir de menopozun hala tabu olması eklenince, birçok kadın damgalanma ve yetersiz algılanma korkusu nedeniyle yaşadıklarını gizlemeyi tercih ediyor. Menopoz, kadınların iş hayatındaki deneyimini doğrudan etkileyen, ancak uzun yıllardır görmezden gelinen bir gerçek. Oysa destekleyici kurumlar, deneyimli kadın çalışanlarını kaybetmiyor; aksine bağlılığı, üretkenliği ve kurumsal sürdürülebilirliği güçlendiriyor."



Fiziksel şartlar


Dr. Çetinkaya, "Kurumların öncelikle menopozu açıkça tanıyan iş yeri politikaları geliştirmesi ve ayrımcılığa karşı sıfır tolerans yaklaşımı benimsemesi gerekiyor. Fiziksel ortamda yapılacak havalandırma iyileştirmeleri, ortam ısısının düzenlenmesi ve kıyafet kurallarındaki esnekliklerin yanı sıra; esnek çalışma saatleri ile hibrit modellerin sunulması kadınların bu süreci daha verimli geçirmesini sağlayabilir. Ayrıca sağlık sigortaları kapsamında menopoz danışmanlığına erişimin kolaylaştırılması ve yöneticilere yönelik farkındalık eğitimleri, kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası haline gelmeli" diyor. Sürecin psikolojik boyutuna da değinen Dr. Neslihan Turnalar Çetinkaya, zihinsel sağlığın en az fiziksel belirtiler kadar kritik olduğunu vurguluyor.



’Menopoz’ bir çalışan sağlığı ve verimlilik meselesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Yumurta kolilerinden el yapımı kağıt üretiyorlar Trabzon’daki Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde bulunan Alacahan’da geri dönüşüm ve sürdürülebilir üretim anlayışını kültür ve sanatla bir araya getiren projede yumurta kolisi gibi kağıt atıklar işlenerek el yapımı kağıt üretimi gerçekleştiriliyor. Proje ile hem çevre bilincinin geliştirilmesi hem de geleneksel el sanatlarının yaşatılması amaçlanıyor. Trabzon Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde bulunan Alacahan’da düzenlenen proje kapsamında geri dönüşüm materyallerinden kağıt üretimi uygulamalı olarak öğretiliyor. El yapımı kağıt üretimi, çevresel farkındalık oluşturmanın yanı sıra kültürel değerlerin korunmasına da katkı sağlayan bir üretim alanı olarak değerlendiriliyor. Proje ile yetişkin kursiyerlerin geri dönüşüm materyallerinden kağıt üretim tekniklerini öğrenmeleri, çevreye duyarlı üretim becerileri kazanmaları ve üretilen kağıtların hat, minyatür ve tezhip gibi geleneksel sanat çalışmalarında kullanılması hedefleniyor. Projenin sonunda ise çevre bilinci gelişmiş, sanatsal üretim becerileri kazanmış bireylerin yetişmesi ve geri dönüşüm temelli sürdürülebilir bir eğitim modelinin oluşturulması amaçlanıyor. Kursiyerlere eğitim veren Görsel Sanatlar Öğretmeni Elif Emral, yumurta kolisinden el yapımı kağıt örneği olmadığını belirterek, "HOPO projesi, her okulun projesi olsun diye biz de katıldık. Geçen senelerde el yapımı kağıdı yumurta kolisinden yapmıştık. Bunun için patente başvurduk ve patentimizi aldık. Patentimiz varken bir de projemiz olsun, neden olmasın dedik ve bu şekilde ortaya çıktı. Şu anda yumurta kolisinden el yapımı kağıt üretiyoruz. Bu tamamen geri dönüşüme dayalı bir çalışma. Yumurta kolileri atık maddeydi ve hiçbir işe yaramıyordu. Biz bu kolileri topluyoruz, bir iki gün suda bekletiyoruz. Daha sonra içerisine belli miktarda nişasta ekleyip blenderden geçiriyoruz ve suyla birlikte elek yardımıyla kâğıda dönüştürüyoruz. Elde ettiğimiz bu kağıtları dekoratif amaçlı da kullanabilirsiniz. Üzerine hat, minyatür ve tezhip çalışmaları yapılabilir; resim de yapılabilir. Yani tamamen geri dönüşümle elde edilen bir ürün sanata kazandırılmış oluyor. Yumurta kolisinden el yapımı kağıt örneği yok. Zaten olmadığı için de patentini aldık. Aynı zamanda aile bütçesine ve ekonomiye de katkı sağlıyor. Evdeki yumurta kolilerinden kendi kâğıdımızı yapabiliriz. Ayrıca dokusu daha kalın ve yumuşak bir kâğıt oluyor; üzerine kolayca resim yapılabiliyor ve yazı yazılabiliyor. Bu çalışmalara katılan kursiyerlerimiz de var" dedi.
Kırıkkale Eski Belediye Başkanı Türkyılmaz’ın yargılandığı "irtikap" davasında mahkemeden keşif kararı Kırıkkale’de "irtikap" soruşturması kapsamında aralarında Yahşihan Belediyesi önceki dönem belediye başkanı Osman Türkyılmaz’ın da bulunduğu 11 sanığın yargılandığı davada, keşif yapılmasına karar verildi. Kırıkkale’de "irtikap" suçlamasıyla açılan davada, aralarında Yahşihan Belediyesi önceki dönem belediye başkanı Osman Türkyılmaz’ın da bulunduğu 11 tutuksuz sanığın yargılanmasına devam edildi. 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanıklar Osman Türkyılmaz, M.T., İ.A., Ü.T. ve F.M. ile taraf avukatları katıldı. Diğer sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Sanıklar savunmalarında önceki beyanlarını tekrar ederek dosyadaki eksikliklerin giderilmesini talep etti. Cumhuriyet savcısının mütalaasının ardından sanık avukatlarının savunmaları da dinlendi. Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verdi. Dosyadaki bazı hususların aydınlatılması amacıyla Ayyıldız Konutları’ndaki daire fiyatlarının araştırılması için 12 Mart tarihinde keşif yapılmasına hükmeden heyet, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 8 Mayıs tarihine erteledi. Olayın geçmişi: Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 27 Mayıs ve 19 Ağustos 2025 tarihlerinde düzenlenen operasyonlarda eski Yahşihan Belediye Başkanı Osman Türkyılmaz ile birlikte 10 kişi gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında Türkyılmaz ile M.T., Ü.T., İ.A. ve T.A. tutuklanırken diğer şüpheliler serbest bırakılmıştı. Hazırlanan iddianamede Türkyılmaz, M.T., İ.A., Ü.T., B.U. ve İ.A. hakkında "icbar suretiyle irtikap" suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, kamu görevlisi olmayan F.M., C.A., M.T., T.A. ve K.T. hakkında ise suça yardım ettikleri gerekçesiyle 2 yıl 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istendi. Önceki duruşmalarda tutuklu sanıkların tamamı adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.