GÜNDEM - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 11:54

MSB’den kritik hava savunma hamlesi: NATO patriotlarında Haziran ayında Almanya dönemi

A
A
A
MSB’den kritik hava savunma hamlesi: NATO patriotlarında Haziran ayında Almanya dönemi

Milli Savunma Bakanlığı, ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle NATO tarafından Türkiye’de görevlendirilen ilave Patriot sistemlerinden birinin haziran ayı içerisinde Almanya ile değiştirileceğini duyurdu. Bakanlık ayrıca, EFES-2026 Tatbikatı’nda Libya ve Suriye askeri unsurlarına eğitim desteği verildiğini ve ittifakın akaryakıt idamesini güçlendirecek 5 kat daha maliyet etkin bir boru hattı projesinin NATO’ya sunulduğunu açıkladı.


Ege Ordusu Komutanlığının sevk ve idaresinde İzmir Körfezi ile Seferihisar Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesinde devam eden EFES-2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında, Milli Savunma Bakanlığı tarafından tatbikat sahasında basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri, Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, NATO bünyesindeki hava savunma sistemlerinin görev değişimine ilişkin askeri planlamaları açıkladı. ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmalardan dolayı NATO tarafından Türkiye’de görevlendirilen ilave iki Patriot hava savunma sisteminden birinin, haziran ayı içerisinde Almanya tarafından değiştirileceği bildirildi. Ülkede görev yapan İspanya Patriot hava savunma sistemine ilave olarak yerleştirilecek bu sistemin yaklaşık altı ay süreyle görev yapması öngörülürken, sürecin mevcut güvenlik değerlendirmeleri doğrultusunda müttefiklerle koordineli şekilde sürdürüldüğü belirtildi. Son dönemde Avrupa ülkelerinin, Avrupa güvenlik mimarisinin geleceğinde Türkiye’nin stratejik rolünü değerlendirdiği ve savunma, güvenlik ile stratejik iş birliği alanlarında ilişkileri derinleştirmeye önem verdiği kaydedildi.


Libya ve Suriye orduları, sınır dışında ilk kez sahada


Toplantının soru-cevap bölümünde, EFES-2026 Tatbikatı’na Libya ve Suriye askeri unsurlarının katılımı hakkında detaylar paylaşıldı. Libya’nın doğusundan 331, batısından 171 olmak üzere toplam 502 personelin Türk Silahlı Kuvvetleri ile müşterek olarak eğitim yaptığı, Flintlock-2026’da başlayan sürecin ardından Libya ordusunun kendi toprakları dışında ilk defa bu tatbikata katıldığı ifade edildi. Tatbikata tek Libya olarak katılan personele bot, mayın/EYP, tahkimat ve beka, özel kuvvet harekatı, SAT/SAS, ilk yardım, amfibi harekat, MEBS ve muharebe enkazı arama kurtarma alanlarında eğitimler verildiği aktarıldı. Yeniden yapılanma sürecine olan desteğin bir parçası olarak Suriye Ordusu’nun da çekirdek bir unsur ile ilk defa Suriye toprakları dışında bir tatbikata katılım sağladığı ve eğitim desteğinin devam edeceği açıklandı. Dost ve müttefik 50 ülkeden gözlemci, birlik ve unsurların yer aldığı 10 binden fazla personelin katıldığı EFES-2026’da; birlikte çalışabilirliği geliştirmek, elektronik harp taktiklerini denemek, ortak siber güvenlik anlayışı oluşturmak ve hibrit harekat kabiliyetlerini artırmanın amaçlandığı bildirildi. Tatbikatta bu yıl, önceki yıllardan farklı olarak Ağ-Kara KOSATERE Harekat Yönetim Sistemi ile askerî karar verme sürecinde yapay zekâ destekli analiz uygulamasının kullanıldığı bilgisi verildi.


NATO’ya 5 kat daha ekonomik akaryakıt boru hattı önerisi


Açıklamada, Türkiye’nin NATO’ya sunduğu askeri akaryakıt boru hattı projesinin detaylarına da değinildi. Hürmüz Boğazı’ndaki son gelişmelere paralel olarak İttifak’ın deniz yakıt taşımacılığına olan bağımlılığını azaltması maksadıyla hazırlanan projenin onay çalışmalarının devam ettiği belirtildi. Söz konusu projenin alternatiflerine kıyasla 5 kat daha maliyet etkin olduğu, onaylanması halinde çok daha kısa sürede faaliyete geçirileceği ve müttefiklerin katkı paylarından oluşan NATO Ortak Fonları’nın ekonomik ve efektif kullanılmasını sağlayacağı ifade edildi. TSK unsurlarının diğer uluslararası faaliyetleri kapsamında; KKTC’de Doğal Afetler Arama Kurtarma Tatbikatı’nın icra edildiği, Hollanda, Sırbistan, İtalya, Tunus ve Romanya’daki çok uluslu tatbikatlara katılım sağlandığı ve 4-14 Haziran tarihleri arasında Denizkurdu-II Tatbikatı’nın planlandığı aktarıldı. Askeri diplomasi trafiğinde ise Genelkurmay Başkanı’nın NATO Askerî Komite Toplantısı’na katıldığı; Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Bakan Yardımcılarının Özbekistan, Romanya, Pakistan, Belçika ve Polonya askeri heyetleriyle ikili görüşmeler ve fuar temasları gerçekleştirdiği açıklandı. Ayrıca yarın Polonya hava sahasında icra edilecek NATO "Dinamik Hedefleme Görevi"ne Tanker, HİK uçakları ve GÖKTÜRK-1 uydusuyla katılım sağlanacağı paylaşıldı.


Savunma sanayiinde yeni envanterler ve ilk kez denenen silahlar


Yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanlığı liderliğinde tam bağımsız savunma sanayii hedefi doğrultusunda geliştirilen yüksek teknoloji ürünü silah sistemlerinin tatbikatta başarıyla kullanıldığı belirtildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığınca TAYFUN Blok-2 Füzesi’nin ilk kez olmak üzere, Fırtına-2 obüsü, Akıncı TİHA ve Milli Piyade Tüfeği’nin (MPT-76) muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlanarak envantere alındığı duyuruldu. Tatbikatta GÖKBEY helikopteri, M-60 T1 tankı, Panter ve Boran obüsleri, Hisar füze sistemleri, Korkut hava savunma silahları ve MEMATT gibi envanterdeki mevcut sistemlerin yanı sıra; MİLKAR-A sistemi, ALKA lazer silah sistemi, MAGAS-E, TOLGA yakın hava savunma sistemi, GÖKBERK lazer silah sistemi ve kamikaze sürü dron gibi muhtelif sistemlerin ilk defa kullanıldığı açıklandı. MKE tarafından yerli ve millî olarak geliştirilen Millî Deniz Topu Denizhan’ın 7’ncisinin de atışlı kabul testlerini tamamlayarak MİLGEM Projesinin 10’uncu gemisine monte edilmek üzere teslim edildiği bildirildi. Doğanbey’de açılan ve 55 savunma sanayii firmasının yer aldığı sergide, üniversiteler arası proje yarışmasında ilk 10’a giren projelerin de sergilendiği belirtildi.


Terörle mücadele, hudut güvenliği ve Ortadoğu gelişmeleri


TSK’nın yürüttüğü operasyonlar neticesinde son bir hafta içerisinde 5 PKK’lı teröristin daha teslim olduğu, harekât bölgelerinde mayın, EYP ve sığınak imha çalışmalarına devam edildiği açıklandı. Hudut güvenliği kapsamında son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 218 şahsın yakalandığı, 976 şahsın ise engellendiği bilgisi verildi. Böylelikle 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarda yakalananların sayısının 3 bin 162’ye, engellenen kişi sayısının ise 30 bin 170’e ulaştığı ifade edildi. Ortadoğu’daki gelişmeler kapsamında, Gazze’ye yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan "Küresel Sumud Filosu"na uluslararası sularda İsrail güçleri tarafından müdahale edildiği belirtilerek, alıkonulan vatandaşlarla beraber tüm katılımcıların derhâl serbest bırakılması gerektiği vurgulandı. İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinde tarafların sağduyulu davranmasının önemi hatırlatılırken, İsrail ve Lübnan arasındaki 45 günlük ateşkes uzatma kararının memnuniyetle karşılandığı eklendi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne Bienali kapılarını sanatseverlere açtı Edirne’de ilk kez düzenlenen Edirne Bienali, "Köprüler" temasıyla 23 ülkeden 213 sanatçıyı tarihi mekanlarda buluşturdu. Edirne’de bu yıl ilk kez düzenlenen Edirne Bienali, "Köprüler" temasıyla kapılarını sanatseverlere açtı. 23 ülkeden 213 sanatçının eserlerinin yer aldığı bienal, kentin tarihi mekanlarını çağdaş sanatla buluşturdu. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 21 Mayıs Dünya Kültürel Çeşitlilik Günü’nde başlayan bienalin açılışı, Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı’nda gerçekleştirildi. Açılışa sanatçılar, akademisyenler, sanatseverler ve çok sayıda davetli katıldı. Bienal kapsamında fotoğraf, heykel, yeni medya, performans ve farklı disiplinlerde hazırlanan eserler, Edirne’nin tarihi mekanlarında ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Açılış programında katılımcılar, Kervansaray’da sergilenen eserleri inceleyerek sanatçılardan çalışmalar hakkında bilgi aldı. "Köprüler" teması etrafında şekillenen bienal, geçmiş ile bugün, gelenek ile çağdaş sanat arasında bağ kurmayı hedefliyor. Edirne’nin kültürel yaşamına hareket katacak bienal, 28 Haziran’a kadar ziyaret edilebilecek. Edirne Valisi Yunus Sezer, "Bu kadar tarihi ve kültürel yapıya sahip dünyada çok ender yer var. Dolayısıyla Edirne’nin de bu tarihi yönüyle, kültürel yönüyle bir şehir olarak ön plana çıkması bizim açımızdan çok önemli" dedi.
Kocaeli 7 kişinin öldüğü fabrika yangını faciasında 1’i ev hapsi olmak üzere 3 kişi tahliye edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bir kozmetik dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin öldüğü yangına ilişkin görülen davada; 1’i ev hapsi olmak üzere 3 kişinin tahliyesine, 5 sanığın ise tutukluluk halinin devamına karar verildi. Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki salonda görülen davanın 2. celsesi, 2. gününde de devam etti. Duruşmaya tanık beyanları ile sanık Abdurrahman B’nin ifadeleri ile başladı. ’Suçluyu kayırma’ suçundan yargılanan Abdurrahman B., "Ali Osman Akat’ın kardeşi Ç.’nin fabrikasında çalıştığım için kendisini tanırım. Olay günü avukat beni arayarak Ali Osman Akat’ın yeğenleri İsmail ile Altay’a ulaşamadığını söyledi. Ali Osman Akat’ın Çerkezköy’deki fabrikasına yönlendirdi. Fabrikaya gittiğimde İsmail ve Altay oradaydı. Onay gelip onları aldı. Ben onlara, ’Nereye gidiyorsunuz, avukat beni buraya yönlendirdi" dedim. Onlar ise avukatla kendileri iletişim kuracaklarını söyledi. Daha sonra başka bir avukat beni arayarak, yeğenlerin fabrikaya geldiği aracı İstanbul’a götürmemi istedi. Ben sadece çekici ayarladım ve eve gittim. Benim bir suçum yok. İşin içinden çıkamadığım ve panik olduğum için bu zamana kadar teslim olamadım" dedi. Baz bilgileri ile sanığın söylediklerinin uyuşmadığı mahkemece aktarıldı. "İsmail’e borç para verdim" Dün SEGBİS ile dinlenen ancak arıza sebebiyle beyanı tam alınamayan tanık M.Ç. bugün tekrardan dinlendi. Tanık M.Ç., İsmail ve Altay Ali Oransal’ın ihracat hedefiyle firma kurmak istedi. Bunun üzerine kendilerine bir firma kurdum. Bir gün toplantı esnasında babaları Kurtuluş Oransal da geldi. Borcu olması sebebiyle çocukları adına şube açmak istediğini söyledi. Bunun üzerine Dilovası’nda Ravive Kozmetik şubesini açtık. Şubede sadece fason üretim yapılıyordu" diye konuştu. Çapraz sorguda avukatın, "İsmail Oransal’a birden fazla kez para göndermenin sebebi nedir?" sorusuna tanık, "Borç para gönderdim, iadesini aldım" şeklinde konuştu. "Yangının ilk sebebi gaz parlamasıdır" Sanık müdafilerinin özel olarak tuttuğu ve dosyaya bilirkişi raporu sunan yangın uzmanı A.S. davada dinlendi. Tanık A.S., "Olay yerine gittiğimde fabrika yıkılmıştı o sebeple sunduğumuz rapor; tanık beyanları ve o tarihle hazırlanan delillere istinaden hazırlanmıştır. Tuncay’ın IBS tankındaki kimyasal maddeyi mikserle karıştırması neticesinde ürünün buharlaşmış, mikseri yere koyduğunda parlama meydana geldiği görüşündeyiz. Kimyasal reaksiyon sonucunda tutuşma ile olay gerçekleşmiştir. Bu tür yerlerde çeşitli önlemler alınmalıdır. Tüm tedbirleri alınsa dahi parlama ve kıvılcım ihtimali sıfırlanmaz ancak minimuma iner. Kıvılcım üretmeyen ürünler kullanılmalıdır, ya da dışarda karıştırma yapılmalıdır. IBS tankında karışım yapılması uygun değildir. Tuncay’ın IBS tankında yaptığı işlem hatalıdır. Yangın merdiveni olsaydı kaçış kolaylaşırdı. Yangının ilk sebebi gaz parlamasıdır. Parlama noktası Tuncay’ın olduğu yerdir. Mikser çalışmazsa elektrik akımında dalgalanma olmaz. Tedbirlerin olması veya olmaması yangının çıkma sebebi değildir" ifadelerini kullandı. "Arkadaşlarımızın hepsi aç susuz vefat ettiler, hakları yerde kalmasın" Sırayla müşteki ve avukatlara söz hakkı verildi. Mağdur Ayten Aras, olay günü mikserin hiç çalışmadığını, elektrik arızası olduğunu ve sürekli sigortanın attığını dile getirdi. Aras, "Arkadaşlarımızın hepsi aç susuz vefat ettiler, hakları yerde kalmasın" dedi. Yangında kızını kaybeden Vedat Taşdemir, çalışanların fabrikada çıkış şanslarının olmadığını söyleyerek, sanıklardan şikayetçi olduğunu ifade etti. Ablası yangında vefat eden Emine Bulut, "Ablam sürekli elektrikte sorun olduğunu dile getiriyordu. Ablamın cenazesini aldığımızda korkuyla elini yüzüne kapatmış olduğunu gördük" diye konuştu. Alınan beyanlara ilişkin katılanların avukatları; Oransal ve Akat ailesinin fabrikalarında organik bağ olduğunu, Ali Osman Akat’ın olası kastla yargılanması gerektiğini ve buna ilişkin suç duyurusunda bulunduklarını dile getirdi. Aleyna Oransal için tahliye talebi Cumhuriyet savcısı, Aleyna Oransal’ın hamileliği sebebiyle tahliyesine, İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Ali Osman Akat, Gökberk Güngör, Ünal A., Güven D., Abdurrahman B’nin mevcut tutukluluk hallerinin devamını talep etti. "Ailemden ve çocuklarımdan uzaktayım" Tutukluluk durumları ve beyanlara ilişkin sanıklara söz hakkı verildi. Tahliyesini talep eden sanık Ali Osman Akat, "6 aydır tutukluyum, ailemden ve çocuklarımdan uzaktayım. Şirketime kayyum atandı, personel sayımda ciddi düşüş yaşandı." dedi. Aleyna Oransal ile Gökberk Güngör ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini söyleyerek tahliyelerini talep etti. Altay Ali Oransal da yaşanan olayda kusuru olmadığını söyleyerek tahliyesini istedi. "Ben bir şey üretmiyorum, sadece satışını yapıyorum" Sanık İsmail Oransal, "Ravive babama aittir, fabrikada fiili işleyişim yoktur. Shauran ve Lykke benim markamdır, ben sadece e-ticaretle uğraşırım. Ravive’ye sürekli gittiğim ve talimat verdiğim iddialarını kabul etmiyorum. Aleyhe olan hususları kabul etmiyorum. Yılın uzun süresini fuarlarda geçiriyorum. Ben bir şey üretmiyorum, sadece satışını yapıyorum. Dayımın kasası olduğum yönündeki beyanları kabul etmiyorum. Tahliyemi gerekirse ev hapsimi talep ediyorum" diye konuştu. "Adrese ulaşmak için elimden geleni yaptım. Tahliyemi talep ediyorum" Küresel OSGB sorumlu müdürü Ünal A., fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiklerini söyleyerek; "Ravive isimli iş yeri için görevlendirme geldi. Belirtilen adrese gittik ancak Ravive yerine başka bir iş yeri vardı. İsmail Oransal’ı aradım ama dönüş alamadım. Hatta Ataşehir’deki adresine gittim. En sonunda İsmail beni Mustafa Ç.’ye yönlendirdi. Mustafa ile telefonda konuşmamız tartışma havasında geçti; ’Siz kimsiniz, sizden hizmet alma zorunluluğumuz yok’ dedi. Başka yerden hizmet aldıklarını, sözleşmeleri olduğunu söyledi. Adrese ulaşmak için elimden geleni yaptım. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Çürük değil, sağlam yapı teslim ettim. Tutukluluğuma anlam veremiyorum" Suçlamaları kabul etmeyen eski bina maliki olan tutuklu Güven D., "6 aydır tutukluyum ve tutukluluğuma anlam veremiyorum. Olaydan 1 yıl önce yeri sattım. Satmadan önce fabrikayı Kurtuluş’a kiralamıştım. Buranın eksiklikleri olduğunu Kurtuluş’a kiraladığımda söylemiştim. Kendisi, yangın merdiveni ve elektrikle ilgili eksikliklerin yapacağını söylemişti, bunun için de kendisine süre vermiştim. Olayda bir suçum yoktur. Çürük değil, sağlam yapı teslim ettim. İmar kirliliği sebebiyle zaten daha önce yargılandım. 3 çocuğum var, bayram öncesi çocuklarım beni bekliyor. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Sanık Abdurrahman B. ise "6 aydır korktuğum için teslim olmadım. Olayda suçum yok, tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu. 1’i ev hapsi olmak üzere 3 kişi tahliye edildi Sanık avukatların beyanların ardından mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, Aleyna Oransal’ın riskli gebeliği sebebiyle ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi. Güven D. ve Ünal A. da tutuklu kaldığı süre ve suç vasıflarının değişmesi ihtimali göz önüne alınarak yurt dışı çıkış ve adli kontrolle tahliye edildi. Tutuklu bulunan diğer 5 sanığın ise mevcut durumlarının devamına karar verildi, duruşma ertelendi. Olayın geçmişi Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Ravive isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025’te çıkan yangında çalışanlardan Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmiş, 6 kişi yaralanmıştı. Fabrika sahiplerinden olan Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri tutuklu sanıklar İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede ayrıca fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü tutuklu Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi tutuklu Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Oransal kardeşlerin dayısı tutuklu Ali Osman Akat, Onay Y., tutuksuz Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Davanın ilk celsesinde mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan ’suçluyu kayırma’ iddiasıyla yargılanan Onay Y.’nin yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine hükmetmişti. Firari olan Abdurrahman B’de dün katıldığı duruşmada tutuklanmıştı.
Kayseri Kayserispor, FIFA ve UEFA’ya gidecek Trendyol Süper Lig’den bir alt lige düşen Kayserispor Kulübü; Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) ligleri tescil etmesinin ardından FIFA ve UEFA’ya başvuruda bulunacağını açıkladı. Kulüpten yapılan açıklamada; TFF’nin tüm teamülleri hiçe sayarak ligleri acele şekilde tescil ettiğini ve yaşanan gelişmeleri UEFA ve FIFA’ya bilgilendirme yapacaklarını açıkladı. Kulüp tarafından yapılan açıklamada; "Kulübümüz için adalet ve eşitlik, rekabet kavramını ayakta tutan iki temel sütundur. Bu iki unsurdan birinin dahi eksikliği futbolun özünü ve sportif rekabetin meşruiyetini ortadan kaldırmaktadır. Kulübümüz; adil ve eşit rekabet anlayışının tesis edilmediği bir ortamda sahada oynanan oyunun sportif gerçeklik taşımadığının altını bir kez daha çizmektedir. Kamuoyunun da yakından takip ettiği süreçte üzülerek ifade etmek isteriz ki; kulübümüzün dile getirdiği ve ülkemizin dört bir yanından destek gören ’adil ve eşit rekabet ortamının sağlanması’ yönündeki çağrılar Türkiye Futbol Federasyonu tarafından dikkate alınmamış, aksine tüm teamülleri hiçe sayan bir yaklaşımla ligler acele şekilde tescil edilmiştir. Oysa futbolun düzenleyici ve denetleyici kurumu olan Türkiye Futbol Federasyonu’nun, adil ve eşit rekabet talebine vereceği karşılık bu olmamalıdır. Bu nedenle kulübümüz, ülkemizde yaşanan gelişmeler hakkında FIFA ve UEFA nezdinde bilgilendirme yapmayı zorunlu görmüştür. Adil ve eşit rekabet ortamı futbolun vazgeçilmez bir unsurudur. Futbolu milyonlar için anlamlı ve değerli kılan yegane unsur, her takımın kazanma ihtimalini yalnızca sahada ortaya konan mücadeleye dayanmasıdır. Bu ilkenin ortadan kalktığı yerde futbolun ruhundan ve gerçek bir sportif rekabetten söz etmek mümkün değildir" ifadelerine yer verildi.
Hatay HATSU,Dörtyol’u asbestli borulardan kurtarıyor Hatay Büyükşehir Belediyesi HATSU Genel Müdürlüğü, Dörtyol ilçesinde yürüttüğü altyapı çalışmaları kapsamında 250 kilometrelik içme suyu hattının 177 kilometresini tamamladı. Hatay Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki HATSU, "Güçlü Altyapı, Güçlü Hatay" anlayışıyla il genelindeki altyapı yatırımlarını sürdürüyor. Dörtyol ilçesinde içme suyu altyapısını modernize etmek amacıyla yürütülen proje kapsamında Numuneevler, Kışlalar, Yeşil, Sanayi, Ocaklı ve Çaylı mahallelerinde çalışmalar devam ediyor. HATSU yetkilileri, toplam 250 kilometrelik içme suyu altyapı hattının 177 kilometresinin tamamlandığını, projede yaklaşık yüzde 70 fiziki gerçekleşme sağlandığını bildirdi. Proje kapsamında ilçede toplam 10 bin 500 abone bağlantısının yapılmasının hedeflendiği belirtilirken, bugüne kadar 6 bin 100 abone bağlantısının tamamlandığı ifade edildi. Çalışmaların özellikle Yeşil, Ocaklı ve Çaylı mahallelerinde yoğun şekilde sürdüğü kaydedildi. HATSU yetkilileri, ilçedeki mevcut altyapının yaklaşık 40-50 yıllık asbest borulardan oluştuğunu ve bu nedenle ciddi su kayıp-kaçaklarının yaşandığını belirtti. Yetkililer, eskiyen hatlar nedeniyle su kayıp-kaçak oranının yüzde 70’lere ulaştığını, yenileme çalışmalarıyla birlikte bu kayıpların önüne geçilmesinin amaçlandığını aktardı. Çalışmalar kapsamında isale hattına 700 milimetre çapında ve yaklaşık 150 yıl kullanım ömrüne sahip düktil borular döşendiği, şebeke hatlarında ise modern polietilen boruların kullanıldığı bildirildi. Yetkililer, modern altyapı yatırımları sayesinde su kayıplarının azalacağını, içme suyu iletim kapasitesinin güçleneceğini ve vatandaşlara daha kaliteli hizmet sunulacağını ifade etti.