GÜNDEM - 21 Mayıs 2026 Perşembe 10:42

Ormanlara koruma kalkanı

A
A
A
Ormanlara koruma kalkanı

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) öğretim üyeleri Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu ve Prof. Dr. Murat Aşkar tarafından, orman yangınlarının kısa sürede söndürülerek geniş alana yayılmasını önlemek amacıyla geliştirilen ‘yangın duvarı’ projesi patent almaya hak kazandı. Özellikle ormana yakın bölgelerdeki trafoların, termik santrallerin, hastanelerin, kamu binalarının ya da yerleşim yerlerinin etrafını saracak şekilde uygulanabilecek yangın duvarı, 150 metreye kadar su püskürtebilecek. Prefabrik yapıda olduğu için kolaylıkla taşınabilen ve hızlıca monte edilebilen yangın duvarları, 24 saat aktif olabilecek.


İzmir Ekonomi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Aşkar tarafından hayata geçirilen proje, yangınla mücadeleye büyük güç katacağı belirtildi. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek ‘patent’ verilen yangın duvarlarının üzerine, hızlıca su püskürtme özelliğine sahip pompaların yerleştirileceği kaydedildi.



Su, havuzlarda birikecek


Projeye göre, olası bir yangında, sıcaklığı ölçen sensörler yardımıyla duvarın içindeki su pompaları anında devreye girecek ve ateşin olduğu bölgeye müdahale edecek. Duvarlar, yangının geniş alanlara yayılmasını engelleyecek, yangına karşı set çekme görevini üstlenecek. Yangın duvarları, 1 dakikada çevresine toplamda yaklaşık 800 ton su boşaltabilecek ve yangının söndürülmesi için ortaya çıkan maliyeti de azaltacak. Pompaların ihtiyaç duyacağı su, duvarların çevresine ya da yerin altına yapılacak geniş havuzlardan karşılanacak.



"Yangın riski artıyor"


İEÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Aşkar, yangın duvarının teknolojik bir güvenlik mekanizması özelliği taşıdığını ifade ederek, "Orman yangınları; doğal alanların yanı sıra enerji alanlarını, yerleşim yerlerini ve kritik tesisleri de tehdit eden çok boyutlu bir risk haline geldi. Biz de bu riske karşı, yangını ilk anda algılayarak müdahale edebilen bir sistem tasarlamaya odaklandık. Geliştirdiğimiz yangın duvarı, klasik anlamda sadece fiziksel bir set değil. Üzerindeki sensörler, pompa sistemleri ve elektronik kontrol altyapısıyla yangını algılayan, değerlendiren ve hızlı şekilde tepki veren teknolojik bir güvenlik mekanizması. Sıcaklığı ölçen sensörler sayesinde olası bir yangın anında sistem, otomatik olarak devreye giriyor ve su püskürtme özelliğiyle alevlerin yayılmasını engellemeyi hedefliyor" ifadelerini kullandı.



"Çok önemli bir adım"


Özellikle ormana yakın trafolar, termik santraller, hastaneler, kamu binaları ve yerleşim alanları gibi kritik noktaların çevresine uygulanabilecek bu sistemin önemli bir koruma sağlayacağını belirten Prof. Dr. Aşkar, "Yangınların; elektrik altyapısındaki kısa devrelerden, kıvılcımlardan ya da teknik arızalardan kaynaklanabildiğini biliyoruz. Bu nedenle elektronik izleme, hızlı algılama ve otomatik müdahale kapasitesi, projemizin en değerli yönlerinden biri. Bu proje; toplumun güvenliğine, çevrenin korunmasına ve yangınla mücadelede yeni teknolojilerin kullanılmasına yönelik önemli bir adım" dedi.



"Savunma hattı oluşturacak"


İEÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu ise, yangın duvarlarının prefabrik yapıda olmasının uygulama açısından büyük avantaj sağlayacağını söyleyerek, "Yangın duvarı projesini geliştirirken en çok önem verdiğimiz konulardan biri, sistemin sahada hızlı, güvenli ve pratik biçimde uygulanabilir olmasıydı. Prefabrik yangın duvarları; taşınabilir, hızlı monte edilebilir ve ihtiyaç duyulan bölgenin koşullarına göre kolaylıkla konumlandırılabilir bir sistem sunuyor. Sistemin sabit ve tek bir noktaya bağlı kalmadan farklı alanlara uyarlanabilmesi, afet öncesi hazırlık kapasitesini de güçlendiriyor. Ayrıca yangın duvarının 24 saat aktif çalışabilecek şekilde kurgulanması, insan müdahalesinin gecikebileceği durumlarda dahi yangına karşı ilk savunma hattını oluşturmasını mümkün kılıyor" diye konuştu.



"Farklı arazilerde uygulanabilir"


Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnşaat mühendisliği açısından bu projenin temel değeri, yapısal güvenlik ile işlevselliği bir araya getirmesidir. Sistemin modüler yapısı; farklı arazi koşullarına ve değişik ölçekteki ihtiyaçlara göre planlama yapılmasına da olanak tanıyor. Bir tesisin çevresinde, yerleşim alanı sınırında ya da kritik altyapı noktalarında, risk analizine göre yangın duvarlarının konumlandırılması mümkün. Bu projenin patent alması; mühendislik açısından uygulanabilir, yenilikçi ve sahadaki gerçek bir ihtiyaca karşılık veren bir çözüm geliştirdiğimizi göstermesi bakımından çok değerli. Yangın duvarlarının, özellikle yüksek riskli bölgelerde hem yapı güvenliğini artıracağına hem de can kaybı, ekonomik zarar ve çevresel tahribatın azaltılmasına önemli katkı sunacağına inanıyorum."



Ormanlara koruma kalkanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara KARGU sürüsü EFES-2026’da hedefleri otonom imha etti Türk savunma sanayi şirketi STM tarafından geliştirilen KARGU vurucu İHA’ları, EFES-2026 Tatbikatı kapsamında sürü zekâsı altyapısıyla koordineli şekilde görev icra ederek belirlenen hedeflere eş zamanlı taarruz gerçekleştirdi. STM, gerçekleştirilen faaliyetin "dünya askeri literatüründe bir ilk" olduğunu açıkladı. STM’nin geliştirdiği KARGU vurucu İHA’ları, İzmir Seferihisar Doğanbey Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın gece safhasında görev aldı. 50 ülkeden 10 binden fazla personelin katıldığı tatbikat kapsamında 20 adet KARGU, sürü zekâsı altyapısıyla koordineli şekilde belirlenen hedeflere eş zamanlı saldırı düzenledi. "Canlı mühimmatlı sürü harekâtı" vurgusu STM’nin açıklamasına göre, tamamen milli algoritmalar ve dağıtık mimariye sahip sürü zekâsı ile donatılan 20 adet KARGU, tek bir operatörün kontrolünde havalanarak hedef bölgeye otonom intikal gerçekleştirdi. Tatbikatın fiili atışlı safhasında görev yapan KARGU sürüsünün, hedefleri otonom şekilde tespit ve sınıflandırdığı, sürü zekâsı sayesinde birbirleriyle gerçek zamanlı haberleşme ve hedef paylaşımı yaptığı belirtildi. Açıklamada, anti-personel harp başlığı taşıyan İHA’ların eş zamanlı satürasyon saldırısı gerçekleştirerek hedefleri başarıyla vurduğu kaydedildi. STM, söz konusu operasyonun "dünya askeri literatüründe bir tatbikat sırasında canlı mühimmatlı bulutaltı İHA’lar ile sürü harekâtı icra edilen ilk faaliyet" olarak kayıtlara geçtiğini bildirdi. "Dünya savunma tarihinde bir ilki gerçekleştirdik" STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz ise açıklamasında, "Ocak 2026’da Ankara’da gerçekleştirdiğimiz başarılı saha testlerinin ardından, bugün Türkiye’nin en prestijli tatbikatı EFES-2026’da bu kabiliyeti bir adım öteye taşıyarak dünya savunma tarihinde bir ilki gerçekleştirdik. 20 adet KARGU’dan oluşan sürümüzün, tam otonom şekilde hedeflerini imha etmesi, sadece STM için değil Türk savunma sanayii için bir gurur vesilesidir. Dünyada ilk kez bu ölçekte bir sürü drone saldırısının tatbikat ortamında başarıyla icra edilmesi, ülkemizin savunma teknolojilerindeki öncü konumunu daha da güçlendirmiştir. Bu operasyonla, sürü zekâsı ve otonom sistemler alanında dünyada takip eden değil, standart belirleyen ve ilki gerçekleştiren bir ülke olduğumuzu kanıtladık. Oyun değiştirici teknolojilerimizle dünyada ilkleri başarmaya, kahraman Ordumuzun gücüne güç katmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. STM’nin sürü zekâsı kabiliyetleri STM’nin sürü zekâsı mimarisinin merkezi bir kontrol birimine bağımlı olmadan çalıştığı belirtilirken, sistemde yer alan her bir İHA’nın görev kararlarını kendi alabileceği ifade edildi. Açıklamada, sürü içindeki İHA’ların hedef tespiti, paylaşımı ve önceliklendirmesi yapabildiği, görev sırasında sürüye yeni İHA eklenip çıkarılabildiği ve farklı alt görevlerin icra edilebildiği kaydedildi.
İstanbul TFF, Süper Lig’de yabancı kuralının 10+4 olarak uygulanacağını duyurdu Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Süper Lig’in 2026-2027 sezonunda yabancı kuralının 10+4 olarak uygulanacağını duyurdu. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Süper Lig’in 2026-27 sezonu için yabancı kuralında değişikliğe gitti. TFF, yeni sezonda yabancı kuralının 10+4 şeklinde uygulanacağını duyurdu. Federasyondan yapılan ’Süper Lig Futbolcu Uygunluğu’ başlıklı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "1 - Kulüpler A takım listesinde Türkiye A Milli Futbol Takımı’nda oynama uygunluğu bulunmayan en fazla 14 futbolcu bulundurabilirler. A takım listesine yazılabilecek 14 yabancı futbolcunun 10’u için herhangi bir yaş kriteri aranmaz. A takım listesine 14 yabancı futbolcu yazılması halinde bu futbolculardan 2026-2027 sezonunda en az 4’ünün 01.01.2003 veya daha sonraki tarihte doğmuş olması zorunludur. A takım listesine yazılabilecek 14 yabancı futbolcu hakkının bir kısmının veya tamamının kullanılmaması, Türkiye A Milli Futbol Takımı’nda oynama uygunluğuna sahip futbolcu sayısının fazla yazılmasına engel teşkil etmez. Önceki sezonlarda bu kapsamda sözleşme yapmış, A takım listesine yazılmış ve halen sözleşmesi devam eden 2002 yılı içerisinde doğmuş yabancı uyruklu futbolcular 2026-2027 sezonu boyunca bu kurala tabi olarak A takım listesine yazılabilirler. 2026-2027 sezonunda bu kapsamda sözleşme yapmış ve A takım listesine yazılmış 2003 yılı içerisinde doğmuş yabancı uyruklu futbolcular ile 1 sezondan fazla süreli sözleşme imzalanması halinde bu futbolcular 2 sezon boyunca bu kurala tabi olarak A takım listesine yazılabilirler. 2 - 14’ten fazla sayıda yabancı uyruklu futbolcu ile sözleşmesi bulunan Süper Lig kulüpleri, A takım listesine yazılmamış yabancı uyruklu futbolcuları A takım müsabakalarında oynatamazlar. 3 - Kulüpler birinci fıkrada öngörülen A takım listesine yazılan Türkiye A Milli Futbol Takımı’nda oynama uygunluğu bulunmayan futbolculara ilaveten; 2023-2024 sezonunda Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan ülkelerinin vatandaşı olarak A takım listesine yazılan 1 futbolcuyu ve Türkiye A Milli Futbol Takımı’nda oynama uygunluğu bulunmamakla birlikte Türk Vatandaşlığı veya mavi kart sahibi olarak A takım Listesine yazdıkları 1 futbolcuyu sözleşme süreleri sonuna kadar müktesep hakları sebebiyle Madde 2’nin e fıkrası kapsamında A takım listesine yazabilirler. Bu futbolcuların sözleşmelerinin sona ermesi halinde; sözleşme yenileme ve diğer kulüplerle imzalayacakları sözleşmeler A Milli Takım’da oynama uygunluğu bulunmayan futbolcu kapsamında tescil edilecek ve A takım listesine bu doğrultuda yazılacaktır. 4 - Kulüpler, 01.01.2006 veya daha sonra doğmuş ve Türkiye A Milli Takımı’nda oynama uygunluğu bulunan tescilli profesyonel futbolcularını A takım listesine yazma zorunluluğu olmaksızın müsabakalarda oynatabilirler. Bu futbolcuların son 6 ay süreyle kulübüne tescilli olması ve 15 yaşını tamamlamış olmaları kaydı ile profesyonel futbolcu olmaları koşulu aranmaz."
Adıyaman "Bu forma benden sana kardeşim" kampanyasıyla çocukların yüzü güldü Beşiktaş camiasının dayanışma projesi kapsamında düzenlenen "Bu forma benden sana kardeşim" kampanyasıyla deprem bölgesindeki çocuklara forma ve spor ayakkabı dağıtıldı. Adıyaman’da gerçekleştirilen organizasyonda çocuklara Beşiktaş formalarının yanı sıra çeşitli spor malzemeleri ve spor ayakkabıları hediye edildi. Etkinlikte çocukların büyük mutluluk yaşadığı gözlenirken, siyah-beyazlı taraftar grupları ve gönüllüler de dayanışma mesajı verdi. Kampanya çerçevesinde Adıyaman merkezde bulunan Zeynep Turgut İlkokulu’nda çocuklarla bir araya gelindi. Organizasyon, Beşiktaş Genel Kurul Üyeleri, taraftar platformları, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin iş birliğiyle gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında çocuklara yalnızca forma değil, spor ayakkabısı ve çeşitli spor ekipmanları da ulaştırıldı. Kampanya yetkilileri, amaçlarının depremden etkilenen çocuklara moral vermek ve sporun birleştirici gücüyle dayanışmayı büyütmek olduğunu belirtti. Etkinlik sonunda çocuklar Beşiktaş formalarıyla hatıra fotoğrafları çektirirken, organizasyonun farklı illerde de devam edeceği ifade edildi. Hacı Demir: "Depremzede çocuklarımızın kalplerine dokunduysak ne mutlu bize" Kampanyayla ilgili bilgi veren Beşiktaş Genel Kurul Üyeleri Dostluk Gurubu Başkanı Hacı Demir, "Beşiktaş gönüllülerinin, dostluk grubu üyelerinin oluşturduğu bir kampanyayı geçen sene mayıs ayında stadımızda başlatmıştık. Özellikle deprem bölgelerimizi seçtik. Malatya ilimize gittik, Kahramanmaraş, Hatay ve bugün de Adıyaman’dayız. ’Bu forma benden sana kardeşim’ kampanyamız çerçevesinde minik kardeşlerimize Beşiktaş formaları hediye edeceğiz. Onun yanında spor malzemesi, spor ayakkabıları... Onların spor aidiyetlerini geliştirmek istiyoruz. Moral motivasyon olarak yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Bir diğer taahhüdümüz var onlara. Okulumuzun en başarılı 3 öğrencisini İstanbul’a bütün ulaşım gideri, konaklama gideriyle karşılamak üzere Beşiktaş Stadı’nda bir maçı izletmek üzere İstanbul’a götüreceğiz. Aynı sözü dün Kahramanmaraş ilimizde de verdik. Başarılı çocuklarımızın, özellikle bu depremde zarar görmüş çocuklarımızın kalplerine dokunup mutlu edebildiysek ne mutlu bize" diye konuştu.