GÜNDEM - 01 Nisan 2026 Çarşamba 12:33

Sağlıklı yaş almanın merkezi Menemen olacak

A
A
A
Sağlıklı yaş almanın merkezi Menemen olacak

Menemen Belediyesi tarafından Huzur Eli Projesi (HEP Yanında) ile birlikte kurulacak yaşlı destek hizmetleri birimi, 65 yaş üstü vatandaşlar için görev yapacak. Projenin tanıtım toplantısında konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Büyüklerimiz bu toprakların hafızasıdır ve bizim de başımızın tacıdır." dedi.


Menemen Belediyesi, Aile ve Sosyal hizmetler Bakanlığı desteğiyle hayata geçirilen HEP Yanında - Huzur Eli Projesi için tanıtım töreni gerçekleştirdi. 65 yaş üzeri vatandaşların günlük yaşamlarını kolaylaştırmak ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla oluşturulan projenin tanıtım töreni, Menemen Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. YADES programı kapsamındaki proje için düzenlenen tanıtım toplantısına Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İzmir İl Müdür Yardımcısı Nadir Maşalacı, Menemen İlçe Sağlık Müdürü Burak Çetin, AK Parti Menemen İlçe Başkanı Hakkı Durmaz, MHP Menemen İlçe Başkanı Barbaros Çalışçı, ilçe protokolü, gaziler, yaş almışlar ve vatandaşlar katıldı.



65 yaş üstü için uzman bir birim kurulacak


Salonda bulunan konuklara proje hakkında detaylı bilgilendirmeyi proje koordinatörü Mehmet Baytar yaptı.Menemen Belediyesi bünyesinde alanında uzman isimlerle yaşlı destek hizmetleri birimi kurulmasını da içeren proje kapsamında proje ekibi dijital bir izleme ve takip sistemi oluşturarak ihtiyaçları kategorize edecek. Yaşlıların kişisel bakımı, sağlık desteği, beslenme ve çeşitli ihtiyaçları, kurulacak birimin çalışma alanı olacak. Moral etkinlikleri, psikolojik destek ve farkındalık çalışmaları yapılacak. Eğitim, isteyenler için istihdam ve ailelere bilinçlendirme çalışmaları yapılacak. Menemen Belediyesi’nin yürütücülüğündeki projenin ortağı İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı olurken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da YADES Programı kapsamında fonlayıcı olarak yer alacak.



"Hep yanınızdayız"


Projenin tanıtım toplantısında konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Kıymetli büyüklerimiz; sizler bu şehrin hafızasısınız, bu toprakların duasısınız, bizim baş tacımızsınız. Menemen’de hiçbir büyüğümüz yalnız değildir. Hiçbir ailemiz çaresiz değildir. Çünkü hep yanınızdayız." dedi.


Menemen’de yaşlılara yönelik hizmetlere değinen Başkan Pehlivan, "Evde bakım hizmetlerinden sağlık desteklerine, ambulans hizmetlerinden sosyal yardımlara kadar, Menemen’de hangi büyüğümüz ne zaman bir ihtiyaçla karşılaşsa; o ihtiyaca ortak olmak ve çözüm üretmek için var gücümüzle çalıştık, hamdolsun çalışmaya da devam ediyoruz. Lezzeti ve hijyeni uygun fiyatla sunduğumuz Aynısefa Sosyal Tesislerimizden, tamamen ücretsiz spor ve kültür kurslarımıza kadar birçok hizmetimizde büyüklerimizin mutluluğunu öncelik bildik. Bugün ise bu anlayışımızı; daha güçlü bir yapıya kavuşturmanın ve tek çatı altında toplamanın haklı gururunu yaşıyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın destekleriyle, Türkiye’deki en kapsamlı YADES birimlerinden birini Menemen’imizde hayata geçiriyoruz. İlçemizde yaşayan 65 yaş üstü büyüklerimiz; kendi evlerinden kopmadan, sağlık takibinden kişisel bakıma, ev temizliğinden sıcak yemeğe, psikososyal destekten sosyal ve kültürel etkinliklere kadar hayatlarını kolaylaştıran bütüncül hizmetlere artık daha kapsamlı, daha düzenli ve daha sürdürülebilir şekilde ulaşabilecek. Sadece büyüklerimizin değil Onlara emek veren, onların yükünü omuzlayan kıymetli yakınlarının da yanında olacağız." dedi.



"Belediyemizin hizmetlerinden çok memnunuz"


Tanıtım toplantısında, Menemen Belediyesi’nin yaşlılara yönelik hizmetlerinden faydalanan çınarlara da söz verildi. Abdülkadir Elçi, "Bütün dertlerimizi belediyemize anlatıyoruz. İsteklerimizi yazılı ve sözlü olarak ilettiğimizde yerine getirildiğini görüyoruz. Bu nedenle hizmetleri ve bizlere gösterdikleri ilgiden dolayı belediyemizden çok memnunuz" derken Hacer Esenli, "Yaklaşık 4 yıldır Menemen Belediyesi’nden destek almaktayım. İlk günden bugüne çok güzel bir ekiple bana çok destek verdiler. Eve gelen temizliğe yardımcı olan şahane bir ekip var. Ben bunun için öncelikle temizlik ekibine, Başkan Aydın Pehlivan’a ve ekibine teşekkür ediyorum. Kanser hastasıyım ve onun mücadelesi için belediyeye gelip başvurmuştum. Hepinize çok teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu.



Sağlıklı yaş almanın merkezi Menemen olacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yerli yapay zeka girişimleri artıyor Yapay zeka sohbet botları son dönemde çok fazla kullanılan teknoloji olarak dikkat çekiyor. Kullanıcılar artık hayatın her alanında bu yapay zeka sohbet botlarını kullanıyor. Artan taleple birlikte yapay zeka girişimlerinin sayısı her geçen gün artıyor. Türkiye’deki toplam yapay zeka girişimi sayısı da 457’ye ulaştı. Yapay zeka artık hayatın her alanında kullanılan bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Özellikle ChatGPT, Gemini veya Grok gibi sohbet botları kullanıcılar tarafından oldukça tercih ediliyor. Metinler oluşturabilen, soruları anlayan ve uygun yanıtlar vermeye çalışan yapay zeka sohbet botları dünyanın birçok yerinde aktif olarak kullanılıyor. Bu teknolojiyle birlikte talebin artması, yapay zeka girişimlerin de çoğalmasına neden oldu. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) tarafından açıklanan verilere göre; Türkiye’deki toplam yapay zeka girişimi sayısı 457’ye ulaştı. Sengi.surf adı altında bir uygulama geliştirdiklerini ve kullanıcıya daha sade bir dille ulaşmaya çalıştıklarını ifade eden Yazılım Uzmanı ve platformun kurucusu Uğur Toprakdeviren, "Bu uygulama daha sade bir dille kullanıcılarına hitap ediyor. İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte çok karmaşık bilgilere de maruz kalabiliyoruz. Bu amaç doğrultusunda birkaç arkadaşımızla birlikte bu siteyi kurduk. Bu tarz platformların örneği var ancak bu chatbot’lar daha çok seni sohbetin içinde tutmaya çalışıyor. Bizim yaptığımız platformda ise kişinin sadece sorduğu soruyla ilgileniyor. Platformumuz kullanıcı ile ilgili herhangi bir kayıt tutmuyor" dedi. "Yapay zekanın insanların mesleğini elinden alacağını düşünmüyorum" Yapay zekanın günümüzde bu kadar popüler olmasının ve gelişmiş olmasının çok fazla veriye sahip olunmasından kaynaklandığının altını çizen Toprakdeviren, "Eskiden çok fazla veriye sahip değildik. Yapay zekanın insanların mesleğini elinden alacağını düşünmüyorum. Yapay zeka insanların işlerini kolaylaştırır ama insanı doğallıktan uzaklaştırma ihtimalini de düşünmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka konusunda geride değiliz" Toprakdeviren, "Türkiye’de yapay zeka anlamında birçok çalışma yapılıyor. Özellikle ses teknolojilerinde ve doğal dil işleme gibi konularda çalışmalar bulunuyor. Yapay zeka konusunda geride değiliz. Sadece bu konudaki asıl problem veriye erişim. Çok fazla veri olmadığı için çok iyi bir ürün çıkaramıyor olabiliriz. Veriye ne kadar çok erişebilirsek, ne kadar çok kategorize edilmiş temiz veriye sahip olursak, çok daha iyi sonuçlar alacağımıza inanıyorum" açıklamalarında bulundu. "Yerli yapay zeka projelerinin daha fazla artacağını düşünüyorum" Yerli yapay zeka projelerinin en önemli ortak özelliğinin kendilerine has üsluplarının olması olduğunu vurgulayan Toprakdeviren, "Özellikle dilimiz ve kültürümüz bu anlamda ön plana çıkıyor. Yapay zekada dezavantajlı olduğumuz konu veriye erişim. Bu konunun üzerinde biraz daha çalışma yapılırsa, yerli yapay zeka projelerinin daha fazla artacağını düşünüyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Kocaeli Gebze’de çöken bina için yeni rapor Gebze’de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi. Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı. Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor. Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor. Zemin hareketi sınırlı kaldı Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor. Tünellerde hasar bulgusu yok Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.