GÜNDEM - 13 Mayıs 2025 Salı 09:50

Şehit babası İmam Taşdemir: "Artık gün kardeşlik günü"

A
A
A

Diyarbakır'da 2017 yılında terör örgütü PKK ile çıkan çatışmada şehit düşen Özel Harekat Polisi Ahmet Alp Taşdemir'in babası İmam İbrahim Taşdemir, "Terörsüz Türkiye" sürecine destek verdi.

PKK'nın kendini feshetmesi kararını değerlendiren Taşdemir, "Sürecin çok akıllı, dikkatli ve birçok açıdan izlenerek yürütülmesini arzu ediyoruz. Anneler ağlamasın, babalar ağlamasın, çocuklar yetim kalmasın diye biz bunu istiyoruz. Artık gün kardeşlik günü. Gün, birlik ve beraberlik günü. Gün, yaklaşan tehlikelere karşı kenetlenme günü" dedi.

Terör örgütü PKK, geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği kongrenin ardından dün yayımladığı sonuç bildirgesinde silahlı mücadeleye son verdiğini ve silah bırakma kararı aldığını duyurdu. Açıklama, Türkiye'nin terörle mücadelesinde önemli bir gelişme olarak kaydedildi. Kararın ardından, kamuoyunda şehit ailelerinin bu gelişmeye ilişkin görüşleri merak konusu oldu. Bu ailelerden biri de İzmir'in Selçuk ilçesinde yaşayan Taşdemir Ailesi. İsa Bey Camii İmamı İbrahim Taşdemir'in oğlu, Özel Harekat Polisi Ahmet Alp Taşdemir, 2017 yılında Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesinde düzenlenen bir operasyonda PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit düştü. Şehit oğlunun cenaze namazını kendisi kıldıran İmam Taşdemir, oğlunun şehadetiyle ilgili metanetli duruşu ve beyanatları ile dikkat çekmişti. Selçuk'a gelen turistlere yabancı dilde İslam'ı anlatan, Kur'an-ı Kedim hediye eden şehit babası imam, geçen yıl mayıs ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı törende Uluslararası İyilik Ödülü almıştı.
PKK'nın birileri tarafından 50 yıl önce kurulduğunu ve bugüne kadar kullanıldığını söyleyen şehit babası Taşdemir, "Biz vatanımızın, devletimizin ve milletimizin güven ve huzur içinde yaşamasını arzu ediyoruz. Tabii ki bu günlere kolay kolay gelinmedi. Yapılan çalışmaları açıkçası önemsiyoruz. Çünkü evlatlarımız güven içinde, milletimiz huzur içinde yaşasın istiyoruz. Bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanımızın ve devletimizin bu çabalarını gerçekten takdir ediyoruz. Terörsüz bir Türkiye istiyoruz. Ancak bunu yaparken, bu uğurda bedel ödeyen şehit ailelerini üzecek hiçbir şey yapılmamalı. Onlara çok dikkat edilmeli, hassas davranılmalı ve onlar incitilmemeli" ifadelerini kullandı.

"Devlet-i ebed müddet"

Terör konusunda atılan adımların akıllıca olduğunu vurgulayan Taşdemir, "Allah o genç beyinlerimizden ve devletimizin ferasetinden razı olsun. Ben bir şehit babası olarak devletimden beklentim şudur. Sayın Cumhurbaşkanımız, konuşmasında "Devletin kadife eldiven içindeki demir yumruğu" tabirini kullanmıştı. O yumruk sürekli teyakkuzda tutulmalı ve bu ülkenin, bu milletin birliğine, beraberliğine ve huzuruna kim kastederse o şer odaklarının başına indirilmelidir. Sürecin çok akıllı, dikkatli ve birçok açıdan izlenerek yürütülmesini arzu ediyoruz. Anneler ağlamasın, babalar ağlamasın, çocuklar yetim kalmasın diye biz bunu istiyoruz. ‘Devlet-i ebed müddet' felsefemiz gereği, bu davamıza sadığız. Bu 50 yıllık süreç sonunda gördük ki vatanımızı bölemediler. Bu yüzden bahtiyarız. Bedel ödeyenleriz, her zaman da bedel ödemeye, canımızla, malımızla, evlatlarımızla hazırız. Rabbim, ülkemizin birliğini ve beraberliğini daim eylesin. Bu vesileyle; bu topraklar için, devletin ve milletin huzuru için can veren kahraman şehitlerimizi ve bu uğurda mücadele eden değerli gazilerimizi hürmetle selamlıyorum" diye ekledi.

"Gün, yaklaşan tehlikelere karşı kenetlenme günü"

PKK mensuplarının topluma karışmaları konusu hakkında da konuşan Taşdemir sözlerini şu şekilde noktaladı:

"Şehitler ölmez, vatan bölünmez." Bu söz sadece bir slogan değildir; yaşanmış bir gerçektir. Bundan sonraki süreç çok önemlidir. Devlet, terör örgütü mensuplarından suça karışmamış olanları affedecek gibi görünüyor. Ancak burada herkesin çok dikkatli ve uyanık olması gerekiyor. Her vatandaşın, her insanın üzerine düşen sorumluluğu ve ağırbaşlılığı göstermesi gerekir. Aksi takdirde bizler gerçekten çok inciniriz. Buna herkes çok dikkat etmeli. Aileler de mutlaka bu insanlarla ilişkilerini gözden geçirmeli. Türkiye'mizde herkesin huzur içinde yaşaması için herkesin üzerine düşeni yapması gerekir. Teröre bulaşmamış olanlar bile bu konuda akılcı davranmalıdır. Artık gün kardeşlik günüdür. Gün, birlik ve beraberlik günüdür. Gün, yaklaşan tehlikelere karşı kenetlenme günüdür. Biz iki yerde safları sıklaştırırız: Biri vatan uğrunda, Allah yolunda savaşırken, diğeri ise Allah'ın huzurunda namaz kılarken. O nedenle gün, safları sıklaştırma günüdür. Elbette evlatlarımızı şehit edenlere karşı devlet bir el uzattı ve şu an barış sağlandı gibi görünüyor. Biz buna karşı değiliz. Ancak evlatlarımızın kanlarını dökenler ahirette bunun hesabını mutlaka vereceklerdir.

Abdurrahman Derici - Sinan Yeniçeri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Seyh’ül Kurra Hafız Yılmaz, Vali Makas’ı ağırladı Düzce Valisi Mehmet Makas, Seyh’ül kurra, Kur’an-ı Kerim’i yedi kıraat ve on rivayet üzere ezberleyip, bu alanda icazet almış hafızların, kıraat ilmi konusunda en üst düzey yetkinliğe sahip olan, en bilgili ve en kıdemli öğretici hayırsever Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Düzce’ye atanan Mehmet Makas, Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Mehmet Makas, "Kıymetlilerimizden Kurra Hafızımız Fahri Yılmaz Hocamıza iadeyi ziyarette bulunarak duasına talip olduk. Rabbim ilim ve kurana hizmet yolunda uzun sağlıklı ömürler versin" dileğinde bulundu. Yılmaz’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Ziyarette Fahri Yılmaz’ın oğlu İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Damadı Cihan Karadayı’da hazır bulundu. Vali Mehmet Makas, Yılmaz’ın kütüphanesini inceledi bilgiler aldı. Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz Kimdir? 1946 yılında Düzce Merkez Beçiyörükler Köyü’nde doğan Fahri Yılmaz, küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim eğitimine başladı. Konuralp Merkez Camii’nde aldığı derslerin ardından Düzce Merkez Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı ve 1962 yılında diplomasını aldı. İmam hatip eğitimini bitirdikten sonra çeşitli camilerde görev yaptı. 1980 yılında İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. Düzce Cedidiye Camii’nde uzun yıllar imam hatiplik yapan Yılmaz, İstanbul Haseki’de ilmi kıraat eğitimi alarak 1986’da icazetname aldı. Yaklaşık 25 yıl ders veren Yılmaz, çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Köy camisinin yeniden inşasına öncülük ederek 2014 yılında ibadete açılmasını sağladı. Halen ilmi ve hayır çalışmalarını sürdürüyor.
Ankara TFMD ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ yarışmasında İHA’ya 4 ödül Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) tarafından 41 yıldır düzenlenen "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının sonuçları açıklandı. Yılın basın fotoğrafı ödülü İHA’ya verilirken, İHA foto muhabirleri Ahmet Faruk Sarıkoç ve İsmail Coşkun toplamda 4 ödüle layık görüldü. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) düzenlediği "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının 2026 sonuçları açıklandı. Yarışmanın 41. yılında, ödüller çevre sorunları ve iklim değişikliğine dikkat çeken karelere verildi. Yarışmada, İHA foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç’un Arnavutköy’de çektiği fotoğraf "Yılın Basın Fotoğrafı" seçilirken, aynı kare çevre kategorisinde de birincilik ödülüne layık görüldü. İHA foto muhabiri İsmail Coşkun da iki ödüle layık görüldü. Coşkun, İstanbul’da çektiği fotoğraflarla TFMD Özel Ödülü ile Deprem Şehitleri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. 5 binin üzerinde fotoğrafın arasından seçildi 2025 yılında meydana gelen olaylardan 5 binin üzerinde fotoğrafın değerlendirildiği Yılın Basın Fotoğrafları’nda 6 farklı kategoride 23 fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödüle layık görüldü. TFMD’nin her yıl bir isme verdiği Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne bu sene 75 yaşındaki tecrübeli foto muhabiri Kadir Can layık görüldü. Organizasyona 343 foto muhabiri ve fotoğrafçının yanı sıra 47 öğrenci olmak üzere toplam 390 kişi katıldı. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, ASKA Lara Resort, AJet, SGDD-ASAM ve Vakıflar Genel Müdürlüğü desteği ile düzenlenen yarışmada verilen toplam para ödülü ise 335 bin lira olarak açıklandı. Yılın basın fotoğrafının hikayesi İhlas Haber Ajansı foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç, ödül alan fotoğrafının hikayesini şu sözlerle aktardı: "İstanbul’un kuzeyinde, Arnavutköy ilçesine bağlı Hacımaşlı Mahallesi üzerinde drone ile yaptığım bir çekim sırasında bu kareyi yakaladım. Gökyüzünden baktığınızda İstanbul’un nasıl büyüdüğünü, hatta nasıl yön değiştirdiğini çıplak gözle görmek mümkün oluyor. Bir tarafta henüz yeşilliğini koruyan tarım arazileri, diğer tarafta hızla yükselen yüzlerce konut Ortada ise İstanbul’un su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı. Bu üç unsur aynı kadrajda buluştuğunda, aslında tek bir fotoğraf değil; İstanbul’un dönüşüm hikâyesi ortaya çıkıyor. Dronu yüzlerce metre yükselttiğimde karşıma çıkan manzara çarpıcıydı: Bir zamanlar tarlaların ve boş arazilerin bulunduğu bölgede dev bir şantiye yükseliyordu. İnşaatların oluşturduğu beton dokusu, hemen yanındaki canlı yeşil tarlalarla keskin bir tezat oluşturuyordu. Bu fotoğrafı çekerken amacım sadece bir manzara kaydetmek değildi. İstanbul’un büyümesini, şehirleşmenin doğayla olan sınırını ve geleceğe bırakacağımız manzarayı tek karede anlatabilmekti. Çünkü yukarıdan bakınca şehir, sadece binalardan ibaret değil; kararlarımızın ve tercihlerimizin de bir haritası gibi görünüyor. ‘Büyüyen İstanbul’ adlı bu kare, bir metropolün genişleme hızını ve doğayla kurduğu hassas dengeyi anlatan sessiz bir belge niteliğinde." Yılın Basın Fotoğrafları Genel Jüri Başkanlığını Foto Muhabiri Coşkun Aral, Türkiye Güzellikleri Jüri Başkanlığını ise Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar üstlenirken, yarışmanın jüri üyeleri arasında Depo Photos Yayın Yönetmeni Tolga Adanalı, Medya İş Genel Başkan Yardımcısı Zihni Oğuz Akın, AFP Foto Muhabiri Adem Altan, İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Seçil Deren Van Het Hof, TFMD Başkanı Rıza Özel, Foto Muhabiri Sebati Karakurt, Fotoğraf Sanatçısı Sefa Yamak bulunuyordu. Özel jüri olarak ise Vakıflar Genel Müdürlüğü Temsilcisi Gül Aşık, Gençlik ve Spor Bakanlığı Temsilcisi İlhan Demir, ASKA Otels Temsilcisi Cengiz Kesici, SGDD-ASAM Başkanı Cumhur Özen, AJET Temsilcisi Saffet Yiğit yer aldı.